bugün
- güzel kızların isimleri3
- gocu29
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek7
- karşı cinste hayran olunan özellik11
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- selenoid valfin ne olduğunu bilen kız3
- evlenmeyi başaramamış kadın12
- sueda uluca5
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- deliliğin tedavisi3
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi3
- sözlüğün amacı2
- git commit mesajlarında duygu durumu2
- 14 haziran 2026 maden işçilerine silahlı saldırı5
- sevgilisine ayı diyen kız6
- milli maçı izlemeyen erkek22
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı2
- almanya 7 curaçao 13
- hilal yelekçi3
- curaçao4
- leyla cengiz beauty'nin 4000 tl kaporaya çökmesi3
- iremga ve mokv'yi özlemek4
- evlenmemeyi başarı olarak görmek3
- ayak fetişistiyim ve bununla gurur duyuyorum5
- arda güler8
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı8
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz6
- elmas bey birader bay bey biraderdir4
- zion suzuki2
- bardağı taşıran son damla7
- bugün hollanda japonya maçı saat 23 te trt 1 de2
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi9
- ayak yalamamış erkek kalmaması5
- ertan özyiğiti uzaylılar kaçırsaydı3
- mantı abartılmış balon bir yemektir7
- tarihte yaşamış birini ölesiye savunmak5
- arkadaşlar çok sıkıcısınız2
- naylon çorap fetişi2
- kemal kılıçdaroğlu15
- trt 13
- kadınlar neyden hoşlanır10
- vincenzo montella9
- yeşil burun adaları3
- carlsberg elephant2
- ilk ev hapsi bilekliğim4
- avustralya9
- karısını döven erkekler2
- başıboş köpek sorunu4
- deyyus u ekber2
- enayimiknatisii10
"ah olivır.." diye hıçkırdı nancy; "..alışmak zordur, bilirim londra'ya.."
olivır şöyle bir iç çektikten sonra konuştu; "yok be nenci mevzu o değil de.. montu yetimhanede unutmuşum biliyon mu, e malum buralar da hep yağmurlu.. her yağmurda tanya'nın pembe montuyla dışarı çıkmak koyuyor bana.."
(...)
olivır sigaradan derin bir nefes çekip yere attı..
"hay ben sizin lan!" diye söverek baktı londra caddelerine.. "bir izmaritinizi de iki çekişlik bırakıp atın yere!"
ve başka izmaritler bulmak için gözünü yere dikip gezerken birden irkildi; sokağın öbür ucunda bir gürültü kopmuştu..
chelsea otobüsüne eşlik etmeye çalışan taraftarlarla polis birbirine giriyordu.. olivır koşa koşa gitti kavga alanına.. tazyikli su yüzünden ayaklarının önüne yığılan bir taraftara tekme atan olivır, adamın cüzdanını almayı akıl etti.. bir diğer taraftarın polisi yumrukladığını gören olivır koşa koşa gidip polisin arkasına çömeldi; adamın polisi itmesiyle polisin düşmesi bir oldu..
olivır buna gülerken birden suratında patlayan suyla yere yığıldı.. panzerden ona da su sıkmışlardı!
hayatını düşündü olivır, geçirdiği günler geliyordu gözlerinin önüne.. neden sonra, kendine geldi..
"höyt!" diye bağırdı; bu arkadaşı gibbs'ti, cüzdanı ondan almaya çalışıyordu. "insan yemek yediği tasa sıçar mı hayvan!" diye bağıran olivır yerden kalkıp koşa koşa uzaklaştı..
(...)
gözyaşlarını mavi kazağının koluna sildi, daha önce burnunu silerken kolunda kalıp kuruyan sümükler gözüne girdi; daha bir ağladı..
"su iç!" dedi gibbs..
olivır bakmadan aldı uzatılan bardağı ama içi boştu.. kafasını kaldırdığında gibbs 'nah' işareti yapıp hain hain güldü..
bir an tepkisiz kalsa da olivır da kendini tutamadı gülmeye başladı..
gülüştüler..
londra'da bir gün daha bitiyordu..
olivır şöyle bir iç çektikten sonra konuştu; "yok be nenci mevzu o değil de.. montu yetimhanede unutmuşum biliyon mu, e malum buralar da hep yağmurlu.. her yağmurda tanya'nın pembe montuyla dışarı çıkmak koyuyor bana.."
(...)
olivır sigaradan derin bir nefes çekip yere attı..
"hay ben sizin lan!" diye söverek baktı londra caddelerine.. "bir izmaritinizi de iki çekişlik bırakıp atın yere!"
ve başka izmaritler bulmak için gözünü yere dikip gezerken birden irkildi; sokağın öbür ucunda bir gürültü kopmuştu..
chelsea otobüsüne eşlik etmeye çalışan taraftarlarla polis birbirine giriyordu.. olivır koşa koşa gitti kavga alanına.. tazyikli su yüzünden ayaklarının önüne yığılan bir taraftara tekme atan olivır, adamın cüzdanını almayı akıl etti.. bir diğer taraftarın polisi yumrukladığını gören olivır koşa koşa gidip polisin arkasına çömeldi; adamın polisi itmesiyle polisin düşmesi bir oldu..
olivır buna gülerken birden suratında patlayan suyla yere yığıldı.. panzerden ona da su sıkmışlardı!
hayatını düşündü olivır, geçirdiği günler geliyordu gözlerinin önüne.. neden sonra, kendine geldi..
"höyt!" diye bağırdı; bu arkadaşı gibbs'ti, cüzdanı ondan almaya çalışıyordu. "insan yemek yediği tasa sıçar mı hayvan!" diye bağıran olivır yerden kalkıp koşa koşa uzaklaştı..
(...)
gözyaşlarını mavi kazağının koluna sildi, daha önce burnunu silerken kolunda kalıp kuruyan sümükler gözüne girdi; daha bir ağladı..
"su iç!" dedi gibbs..
olivır bakmadan aldı uzatılan bardağı ama içi boştu.. kafasını kaldırdığında gibbs 'nah' işareti yapıp hain hain güldü..
bir an tepkisiz kalsa da olivır da kendini tutamadı gülmeye başladı..
gülüştüler..
londra'da bir gün daha bitiyordu..
Bir yazarın herhangi bir konuda kendi özel görüş ve düşüncelerini anlattığı yazılardır.
yanılma eşliğinde olursa bir öğrenme şekline dönüşür.
uygulayarak tecrübe etmek, doğru yanlış kavramı ile gerçeği anlamak yoludur.
sınamadır, kontroldür, iradeye söz geçirme hadisesidir.
lisedeyken dil bilgisi dersinde hocanın sizden isteyeceği ilk şeylerden.sonra bakarsınız yazdığınız deneme değil,fıkraymış,makaleymiş falan.uğraşıp durursunuz aradaki farkları çözmeye.
yeri gelmişken bir deneme örneği de paylaşmadan geçmeyelim:
(bkz: http://bit.ly/ben-buyumusum-artik)
yeri gelmişken bir deneme örneği de paylaşmadan geçmeyelim:
(bkz: http://bit.ly/ben-buyumusum-artik)
(bkz: nurullah ataç)ve (bkz: gülse birsel)
ikinci kelimesinin sınav olduğunda tiksindiren kelimedir.
(bkz: test etmek)
her duyduğumda ferhan şensoy un "denememeler" adlı kitabını hatırlatan bir kelime.
her duyduğumda ferhan şensoy un "denememeler" adlı kitabını hatırlatan bir kelime.
ardından genelikle "yanılma" durumu zuhur etse de, özünde umut barındıran eylemdir..
program eğitimi verirken en az 100 yere yazılan kelime.
kendi içinde derin anlamlar içeren bir kelimedir deneme. bazı zamanlar gönlü ister fiil olur. bazı zamanlar zamir olur, tümleç olur hatta sıfat bile olur.
deneme yada deneme.
deneme yada deneme.
yazar'ın düşündüğü şey'i kanıtlama çabası içine girmeden yazdığı yazıdır.
Türkiye'de en iyisini Ahmet Altan'ın yazdığını (bkz: Diyorlar ki yenilmişiz) düşündüğüm yazı türüdür.
günün ilk entrysini kasmaya çalışmaktır.* umarım başarırım.
denemek basarili azizim
afacan, düşündüm de, diyeceksin ne zaman; çok oldu be çocuk; derim ki; her "benin", "senin" onun" birilerine anlatılışı; hikayesi vardır; belki acıklıdır; beli kahkahaların ortasında yapa yalnız; bilir misin hepimizin sokağı vardı kendine; kendine hayattır giden; kuşları bilirsin muhakkak; sokakların en yalnız kalabalığı; her sabah bir ağaç dalında dalgın bulurdum onu; ürkek bakışlarıyla göz göze gelirim onunla; onunla her gün hayatımı yaşarım yoksunluğun titrek, belki ürkek kanat çırpınışlarında; hiç anlatamadım o kuşu, o kuşun saklı zenginliğini kimseye; bilir misin her sabah soran bakışlarında gizli bulurum o soruyu; yine mi, yine mi anlatamadın beni hani o çok bildiğin belki bana benzemeyen, ama uçmaya; evet uçmaya hevesli insanlarına? dedim ki kuş kolay mı senin gibi uçmak; uçmanın uzaklaşmanın ne zor olduğunu, biz seninle ikimiz biliriz; şaşkın dedi bana, düşünebiliyor musun; ben aşağıda bir insandım o da bir kuş; heyecanlandım o gün; evet çok hemde; gizin sır kapısı açılır, açılacak beklentisi işte; o kuş sadece kanat çırptı, çırparak ve hemde çarparak yüreği uzaklaştı; yalnızdım işte; biçare; anlatamadan, anlayamadan belki; ben, sen o, gidince; gidince yani biz; anlatabilmenin o muazzam ne sırrı ne kalacak ve ne merakı belki; bak sorgucu, soruyorsan eğer; onu seni beni, belki bizi nasıl anlatmalıydı, anlatabilmenin ihtişamını diye; bu mısraların nefes darlığında imkansızdı diye düşündüm kanat çırpınışların uzaklaşan son seslerinde; sonuna geldik çocuk dedi bir ses; kader bilir misin dedi bana, düşünebiliyor musun iki ayağı üstüne durabilen bana; kader keder dedim ona; bir örgü gibi başladığın hayatının sonunu bilemeden bilmek gibi bir şey. belki ama dedi ses; belki ama bir şey daha var belki anlamadığın; bahane, bahane sana göre değil evlat. sustum, kederim kader olana kadar; çocuk bu akşamın vedası sen oldun; hepinize kedersiz kaderler; dedim; içim mi hafifledi emanet kanatlar mı bilinmez, miraçta döndü başım; bak kuş kırıntıdır kanat izinde, her sabah o ağaca bak soluksuz bilmece. hayat düğümdür, çözdüğün anı bilmediğin.
hadi.
hadi.
deneme, yazarın belli bir konuya ilişkin kişisel duygu ve düşüncelerini anlattığı metinlere denir.(bkz: https://tr.wikipedia.org/wiki/Deneme_(edebiyat))
Ses bir ki.
herhangi bir şeyi bir referansa göre ölçme, değerlendirme durumudur..
buyrun, konu budur.
buyrun, konu budur.
denemek işi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar