bugün
- sarapci koala69
- biraderlerin vurduyor olması11
- günün sözü16
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması9
- erkeklerin istediği tek şey15
- en son ne zaman namaz kıldın13
- rafael leao14
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi22
- instagram3
- sarapci diye nick alan akpli17
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- sosyalizm her ülkede farklı tecelli eder6
- neden sosyalizm'e karşısınız ve ne istiyorsunuz5
- yavşak koala5
- bir yazarı savunmak4
- kadınların yaşlanmaması haksızlıktır5
- namaz kılmayan erkekle evlenir misiniz4
- fener balı15
- iş yerinde sözlükte takılmak14
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- roose bolton2
- manifest11
- yediğiniz eriğin bile bilinci var4
- joffrey baratheon2
- birader baylar birader beyefendilerdir4
- barristan selmy2
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- sabah namazına camiye gitmek2
- biraderlerin mafyalaşması3
- aylık 666 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- mehdi3
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız4
- 26 mart 2000 galatasaray fenerbahçe maçı4
- ismet gürbüz2
- türkiye ekonomide çin'i örnek almalıdır2
- teröristlerin konuşma yapabilmesi3
- hiç çalışası olmamak5
- beşiktaş'ın uefa kupasını kazanacağı gerçeği3
- mutlu bey birader birader beydir4
- şarapçı koala'nın sünnet düğünü2
- sözlükteki birbirlerini yalayan kankacılar2
- sözlükten kaç sevgili edindiniz6
- kapadokya23
- dine inanmak isteyip inanamamak5
- game of thrones taki kerhaneci15
- şarapçı koala niye akp'li oldu sorunsalı4
- masa başı iş vs ayakta iş6
- bir yazarı 1 saat içinde 6 kez eksileyebilmek2
- fenerbahçe vs galatasaray26
merhamet dolu, komşusu açken tok yatmayan müslümanların eylemi.
komşusu bırak tek gecelik açlığı, sefaletten ölecek, adam günahlarımdan arınacağım diye ver elini hac, tut beni umre...
ulan ben ne anladım o umreden o hacdan. bir umre adam başı 2000 dolara mal olsa o parayla kaç tane adam doyar.
sonra yok komünistler eşitlikçi değil , yok sosyalistler böyle.
bsg diyorum.
komşusu bırak tek gecelik açlığı, sefaletten ölecek, adam günahlarımdan arınacağım diye ver elini hac, tut beni umre...
ulan ben ne anladım o umreden o hacdan. bir umre adam başı 2000 dolara mal olsa o parayla kaç tane adam doyar.
sonra yok komünistler eşitlikçi değil , yok sosyalistler böyle.
bsg diyorum.
buna en güzel örnek, şöyledir;
--spoiler--
BiR ZAMANLAR, Erzurum ilinin bir köyünde, kendi halinde yaşayan bir adamcağız vardı. Kunduracılık yaparak geçimini temin ederdi. Kazanndığından bir kısmını da kenara ayırmayı adet edinmişti. Adamcağızın bundan muradı, bir kere çıktığı hac yolculuğuna bir kere daha çıkmaktı.
Zaman geçti, Kunduracının kenarda biriktirdiği paralar, hatırı sayılır bir miktara ulaştı. Hesabını kitabını yaptı. Para hac için kâfi idi. O da yol hazırlıklarına başlayıverdi.
O hazırlık yapadursun, kümesindeki üç-beş tavuktan biri hastalanıp öldü. Adam da bu ölü tavukları alıp kapısının önündeki çöplüğe attı. Ertesi sabah bir baktı ki, ölü tavuk attığı yerde değil.
''Acaba'' dedi. '' Köpekler mi aldı götürdü ? '' Ama köpekler alıp gitmez oracıkta yerdi. Kimin aldığıın pek merak etti. Birisinin almış olacağından şüphe etti.
'' Birisi bu hasta tavuğu yerse, o da hastalanır. Ah keşke gömeydim de böyle ortalığa bırakmayaydım'' diye eyvahlandı.
Sağa sola bakınırken, üç beş ev ötesinde oturan dul ve fakir bir kadıncağızın evinden pişmiş tavuk kokusunun geldiğini farketti.
'' Eyvahlar olsun! Bu fukara kadıncağız tavuğu almış olmasın'' dedi.
Gidip kapılarını çaldı. Hakikaten de, dul ve fakir kadın, adamın çöpe attığı tavuğu almıştı.
''Bacım, o tavuk hasta idi. Yenmez ki! '' dedi.
Kadın:
''Ağam, ben fakirim, günler oldu şu çocukcağızlarıma aş edemedim. Bu ölü tavuğu da o sebeble aldım ki, kursaklarına lokma girsin.''
Bu sözleri duyan kunduracı:
''Vay benim halime'' der. ''Şu kadıncağız ile yavruları aç yatar aç kalkarlar da, ben kenara akçe yığarım.'' Sonra da ikinci kez hacca gitmekten vazgeçer. Elinde avucunda ne biriktirdiyse kadına verir, doyurur giydirir. Kendisini bekleyen hac kafilesini de:
''Siz varın gidin. Allah haccınızı mubarek etsin'' diye uğurlar.
Kafilesi, kunduracıyı köyünde bırakarak yola çıkar. Ova ğeçilir, dağ aşılır, çöl adımlanır.. Onlar mübarek Hicaz'a varırlar. Kâbe'ye vardıklarında bir de ne görsünler, kunduracı, beyaz ihrama bürünmüş, tavaf ediyor. Şaşırıp kalırlar. içlerinden bir kaçı koşarak yanına gidip sormak ister. Ancak gittiklerinde onu gördükleri yerde bulamazlar. Bakarlar, başka bir tarafta yine görürler. Bu sefer de o yana koşarlar. Ancak yine aynı şey olur. Gözlerinin değdiği yere, ayakları değdiğinde, kunduracı orada yoktur. Seslenirler, seslerini duyuramazlar. Bu böyle çokca olur. Nihayet hac vazifesi biter ve kafile geriye, köylerine doğru yola çıkar.
Köye dönüp geldiklerinde, konu komşu, hısım akraba, torun torba ziyarete gelip el öpmek için sıraya girince, hacılar bir türlü ellerini vermezler. ''Boşverin'' derler, ''Bizim elimizi öpüp de ne yapacaksınız! Gelin hep beraber kunduracıya gidelim, onun ellerini öpelim. Esas hacı odur.''
--spoiler--
yani defalarca kez hacca gitmeye gerek yok, o hac parasını fakir fukaraya da dağıtsanız olurdur.
--spoiler--
BiR ZAMANLAR, Erzurum ilinin bir köyünde, kendi halinde yaşayan bir adamcağız vardı. Kunduracılık yaparak geçimini temin ederdi. Kazanndığından bir kısmını da kenara ayırmayı adet edinmişti. Adamcağızın bundan muradı, bir kere çıktığı hac yolculuğuna bir kere daha çıkmaktı.
Zaman geçti, Kunduracının kenarda biriktirdiği paralar, hatırı sayılır bir miktara ulaştı. Hesabını kitabını yaptı. Para hac için kâfi idi. O da yol hazırlıklarına başlayıverdi.
O hazırlık yapadursun, kümesindeki üç-beş tavuktan biri hastalanıp öldü. Adam da bu ölü tavukları alıp kapısının önündeki çöplüğe attı. Ertesi sabah bir baktı ki, ölü tavuk attığı yerde değil.
''Acaba'' dedi. '' Köpekler mi aldı götürdü ? '' Ama köpekler alıp gitmez oracıkta yerdi. Kimin aldığıın pek merak etti. Birisinin almış olacağından şüphe etti.
'' Birisi bu hasta tavuğu yerse, o da hastalanır. Ah keşke gömeydim de böyle ortalığa bırakmayaydım'' diye eyvahlandı.
Sağa sola bakınırken, üç beş ev ötesinde oturan dul ve fakir bir kadıncağızın evinden pişmiş tavuk kokusunun geldiğini farketti.
'' Eyvahlar olsun! Bu fukara kadıncağız tavuğu almış olmasın'' dedi.
Gidip kapılarını çaldı. Hakikaten de, dul ve fakir kadın, adamın çöpe attığı tavuğu almıştı.
''Bacım, o tavuk hasta idi. Yenmez ki! '' dedi.
Kadın:
''Ağam, ben fakirim, günler oldu şu çocukcağızlarıma aş edemedim. Bu ölü tavuğu da o sebeble aldım ki, kursaklarına lokma girsin.''
Bu sözleri duyan kunduracı:
''Vay benim halime'' der. ''Şu kadıncağız ile yavruları aç yatar aç kalkarlar da, ben kenara akçe yığarım.'' Sonra da ikinci kez hacca gitmekten vazgeçer. Elinde avucunda ne biriktirdiyse kadına verir, doyurur giydirir. Kendisini bekleyen hac kafilesini de:
''Siz varın gidin. Allah haccınızı mubarek etsin'' diye uğurlar.
Kafilesi, kunduracıyı köyünde bırakarak yola çıkar. Ova ğeçilir, dağ aşılır, çöl adımlanır.. Onlar mübarek Hicaz'a varırlar. Kâbe'ye vardıklarında bir de ne görsünler, kunduracı, beyaz ihrama bürünmüş, tavaf ediyor. Şaşırıp kalırlar. içlerinden bir kaçı koşarak yanına gidip sormak ister. Ancak gittiklerinde onu gördükleri yerde bulamazlar. Bakarlar, başka bir tarafta yine görürler. Bu sefer de o yana koşarlar. Ancak yine aynı şey olur. Gözlerinin değdiği yere, ayakları değdiğinde, kunduracı orada yoktur. Seslenirler, seslerini duyuramazlar. Bu böyle çokca olur. Nihayet hac vazifesi biter ve kafile geriye, köylerine doğru yola çıkar.
Köye dönüp geldiklerinde, konu komşu, hısım akraba, torun torba ziyarete gelip el öpmek için sıraya girince, hacılar bir türlü ellerini vermezler. ''Boşverin'' derler, ''Bizim elimizi öpüp de ne yapacaksınız! Gelin hep beraber kunduracıya gidelim, onun ellerini öpelim. Esas hacı odur.''
--spoiler--
yani defalarca kez hacca gitmeye gerek yok, o hac parasını fakir fukaraya da dağıtsanız olurdur.
(bkz: dön baba dön) *
insanın içinde ibnelik olduktan sonra bir şeye yaramazdır.
lan anlamıyorum ki birileri bi yerlere ayrıca bi açıklama yazıyor da ben mi görmüyorum! adamın parası vardır, çoktur hem de, zekatını da veriyordur, öğrencilere burs da dağıtıyordur, aç da doyuruyordur, yetim de giydiriyordur.. hacca her yıl gider isterse.. sana ne? kaldı ki, etrafındaki fukarayı gözü görmeyecek kadar kör adamın kalp gözü nasıl açık olacak da hacca ya da umre'ye defaatle gitmeyi isteyecek ki? varsa bi tanıdık, yazın edin bilelim, ona göre kınayalım.. olmayan bi adam üstünden durduk yere günaha sokmayın arkadaşım insanları. parayla imanın kimde olduğu, kimin kime ne yardımı yaptığını takdir etme makamı mı oldunuz?
gerekliliği tartışılır.
ama farklı bir konu var ortada. şimdi ikinci kere hacca gitmek yerine fakiri fukarayı doyur gibi popülist yaklaşımlar oluyor bazı dimağlarda. aslına bakarsan gayet mantıklı ve insancıl bir düşünce. tabi işin iç yüzü öyle mi bilemiyoruz. bunu söyleyen insanların acaba kaç tane ayakkabısı var? kaç para harcıyorlar cafelerde barlarda. kaç tane elbiseleri var acaba? yazın tatile gidip milyarlar döküyorlar mı?
bu soruların cevapları sizde.
kimsenin ibadeti kimseye batmasın.
ama farklı bir konu var ortada. şimdi ikinci kere hacca gitmek yerine fakiri fukarayı doyur gibi popülist yaklaşımlar oluyor bazı dimağlarda. aslına bakarsan gayet mantıklı ve insancıl bir düşünce. tabi işin iç yüzü öyle mi bilemiyoruz. bunu söyleyen insanların acaba kaç tane ayakkabısı var? kaç para harcıyorlar cafelerde barlarda. kaç tane elbiseleri var acaba? yazın tatile gidip milyarlar döküyorlar mı?
bu soruların cevapları sizde.
kimsenin ibadeti kimseye batmasın.
defalarca tatile gitmek
birsürü arabaya sahip olmak
birsürü eve sahip olmak
gereksiz masraf yapmak
vs
"bunların hepsi olması gereken ve normal karşılanası şeylerdir fakat bir müslümanın inancı gereği tekrardan hac ibadetini yapması mı gereksiz" denilesidir.
bu ülkenin fakirlerini sadece inançlı olanlar mı doyuracak? herkes* versin bakayım 1/40 zekatını noluyo.
birsürü arabaya sahip olmak
birsürü eve sahip olmak
gereksiz masraf yapmak
vs
"bunların hepsi olması gereken ve normal karşılanası şeylerdir fakat bir müslümanın inancı gereği tekrardan hac ibadetini yapması mı gereksiz" denilesidir.
bu ülkenin fakirlerini sadece inançlı olanlar mı doyuracak? herkes* versin bakayım 1/40 zekatını noluyo.
gidenlerin, hep orayı özleyip yeniden gitme isteğini anlattıkları eylemdır.
bir sike faydası olmayan eylemdir. zira hac vazifesi bir defadan fazla yapılması gerek diye bir kaide yoktur. ayrıca bir kez giden hacı amca madem o kadar çok taşaklı paran var, fakir fukarayı gönder de o ikinci,üçüncü gidişinden alacağın sevabın kat kat fazlasını kazan. bu işin ehli necmettin erbakan'dır. eğer götümden uydurmuyorsam 25 kere falan gitmişti.
parası olduğu için hac ibadetini tazeleyen müslümandır.
mekke'nin verdiği hazza doyamamak. ki paran olduğu sürece de en az bir kere gitmek üstüme farz.
ilk defa gitmek isteyenin sınıfsal farklılık veya torpil yoluyla hakkını gasp etmektir. Bu sene de sira gelmedi diyen adamları duydukça insan kötü oluyor.
beyinsizliktir.allah onların izdihamda ezilmesini nasip etsin inşallah.amin.
fakirin fukaranın karnını doyurmak varken...
fakirin fukaranın karnını doyurmak varken...
2 dağ kadar günah biriktirdiysen hac felan kurtarmaz.
Valla dayım en az 8 kere gitmiştir. Ve ondan kibirli paraya düşkününü görmedim.
Bir bilgisayar gibi düşünürsek eğer
O kadar virüslü ki senede bir kez reset atıyo mk.
Bir bilgisayar gibi düşünürsek eğer
O kadar virüslü ki senede bir kez reset atıyo mk.
tamamen gösteriş.Bir defa gidersin ha gösteriş için değil de sevap için allah için tekrar gitmek istersin o zaman ona vereceğin parayı çevrendeki yoksula ver,bağış yap,yetim sevindir.Üç-dört defa hacca gitmenden daha sevap,daha hayırlı.
Sonra hacdan gelip eskiden yenilen her halt tekrar yenecektir. Kendisi ile tutarsız insan eylemidir.
yapılan ilk hac hariç diğerleri sünnet olan hacdır.
adam zenginse ne ala bin kerede gidebilir. sevabını almış olur. ama tabi hac türkiye'de kota ile yapılan bir ibadet olduğu için diğer gitmeyenleri düşünerekten çokda ısrar etmenin gereği yoktur. bir kere hac yapıldıysa sonraki gidişler umre olarak değerlendirilebilir.
adam zenginse ne ala bin kerede gidebilir. sevabını almış olur. ama tabi hac türkiye'de kota ile yapılan bir ibadet olduğu için diğer gitmeyenleri düşünerekten çokda ısrar etmenin gereği yoktur. bir kere hac yapıldıysa sonraki gidişler umre olarak değerlendirilebilir.
Her gidip gelişinde bu olmadı deyip tekrar gideyim şeklindeki vesveselerden dolayıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar