bugün
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması7
- fon vurgunu37
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur12
- acı soslu süs domuzu7
- devletin bisiklet ehliyeti zorunluluğu4
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- özelden gelen saçma mesajlar12
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek6
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- sergen yalçın7
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor5
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- nohut köftesi3
- haberler3
- kim bu erzincanlı9
- clemence baptista16
- günü geçmiş buz gibi süt4
- mercimek makarnası5
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması10
- palmiye4
- kylie jenner4
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz6
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- tabiat4
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- anın görüntüsü17
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- kolye140
- pavyon bu dünya4
- fenerbahçe 5 slavia prag 12
- hakkını helal etmeyen anne3
- toplantı bitmek üzereyken soru soran çalışan3
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi10
- murat ağırel4
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
- hakkını helal etmeyen evlat2
- platon un mağara alegorisi10
- s'i l v'e r m'i s t15
- boşalırken anıran erkek2
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- saraca'ya uzaylı soruları4
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek6
- kemal kılıçdar3
- terkedilmiş yaşlı amcalar3
- yemek yapmayı bilmeyen erkek2
- buz mavisi gözler3
- kahvaltım güzel mi8
bilge kişi.
(bkz: Anderson Vital da Silva)
az önce tanıştığım kişi.
evet yirmi yaşındayım ve dedemi ilk defa gördüm. bizi pek sevmezdi. koca bir ömrü meyhanelerde, pavyonlarda harcadı. onun bunun peşine takıldı. ailenin servetini tüketti. bizi sevmedi, oğlunu görmek istemedi. buna rağmen, hacca gidiyorum diye helallik almaya gelmiş.
ah be dedem, ne kafa adammışsın sende kantarın topuzunu biraz, hatta çok, kaçırmışsın.
evet yirmi yaşındayım ve dedemi ilk defa gördüm. bizi pek sevmezdi. koca bir ömrü meyhanelerde, pavyonlarda harcadı. onun bunun peşine takıldı. ailenin servetini tüketti. bizi sevmedi, oğlunu görmek istemedi. buna rağmen, hacca gidiyorum diye helallik almaya gelmiş.
ah be dedem, ne kafa adammışsın sende kantarın topuzunu biraz, hatta çok, kaçırmışsın.
dedeye sahip çıkalım, dede bizim gomşumuz.
bayramlarda-seranalarda bol harçlık veren, annemin ya da babamın babası.
dedeler önemlidir.
anne'nin veyahutta baba'nın babası'dır. büyükbaba veya dede diye hitap edilir.
anne'nin annesine anneanne dersin baba'nın annesi'ne babaanne dersin böylece kimin annesi olduğu anlaşılır, ancak dede kavramında böyle bir lüks yoktur.
anne'nin annesine anneanne dersin baba'nın annesi'ne babaanne dersin böylece kimin annesi olduğu anlaşılır, ancak dede kavramında böyle bir lüks yoktur.
insanın hayatındaki en önemli insanlardan biridir, gerçekten sevendir. dört senedir, eve her gittiğimde* bana gözleri dolarak bakan, telefonda konuşurken sesi titreyen tontonum, iyiki vardır.
golün tekrarına da sevinen rahmetlidir.
büyük bir çınar ağacı, bir dağ gibidir.
var olduğunu bilmek ayrı bir güven verir adama. veriyormuş daha doğrusu.
ne kadar yaşlı olursa olsun, hasta bile olsa, insan kendi dedesine ölümü yakıştıramıyor. daha doğrusu ölümün hayatın bir gerçeği olduğunu bilsekte, insan sevdiği kimseye konduramıyor ölümü.
ev içinde ağlayanları görsede, kefeninin biçilmesine şahit olsanda, o soğuk taş üstünde yıkandığını izlesen de, o dört kollu geminin içinde omuzlarda götürülüşüne baka kalsanda inanamıyormuşsun.
hele birde insanın dedesi tam bir dedeyse. hani o televizyonlarda izledğimiz her durumda söleyeceği bir özlü sözü olan adamlar varya.
sen gittin ya, benim gözüm o yolda kaldı. gittiğin yerden geleceksin gibi.
birde ne var biliyor musun dede. insanın acısını yaşatmıyorlar. ben bu yazdıklarımı kime söylemeye kalksam üzülme sakın diyorlar. deden azap çeker diyorlar.
ben isyan etmiyorumki. senin gitmene üzülüyorum sadece. üzülmeyim mi yani.
rahat uyu dedemm.alışmak zor olacak gitmene.
var olduğunu bilmek ayrı bir güven verir adama. veriyormuş daha doğrusu.
ne kadar yaşlı olursa olsun, hasta bile olsa, insan kendi dedesine ölümü yakıştıramıyor. daha doğrusu ölümün hayatın bir gerçeği olduğunu bilsekte, insan sevdiği kimseye konduramıyor ölümü.
ev içinde ağlayanları görsede, kefeninin biçilmesine şahit olsanda, o soğuk taş üstünde yıkandığını izlesen de, o dört kollu geminin içinde omuzlarda götürülüşüne baka kalsanda inanamıyormuşsun.
hele birde insanın dedesi tam bir dedeyse. hani o televizyonlarda izledğimiz her durumda söleyeceği bir özlü sözü olan adamlar varya.
sen gittin ya, benim gözüm o yolda kaldı. gittiğin yerden geleceksin gibi.
birde ne var biliyor musun dede. insanın acısını yaşatmıyorlar. ben bu yazdıklarımı kime söylemeye kalksam üzülme sakın diyorlar. deden azap çeker diyorlar.
ben isyan etmiyorumki. senin gitmene üzülüyorum sadece. üzülmeyim mi yani.
rahat uyu dedemm.alışmak zor olacak gitmene.
Masallarımız ve asıl kahramanlarımız diyerbileceğimiz kişilerden sadece bir tanesi.
kısaca buruşuk bir çocuk gibi.
asabidir...
insanın yaşlı olması ölmeyi hak etmesi anlamına gelmez !
edit: bugün ellerimle yatırdım ebedi istirahatgahına..çektiğim acının tarifi yok..
edit: bugün ellerimle yatırdım ebedi istirahatgahına..çektiğim acının tarifi yok..
(bkz: dede efendi)
canımdır.
ve aynı zamanda seksen küsur yaşında olmasına rağmen mükemmel espriler yapabilen çınar ağacıdır.
bu gün gelip, "şu pantalonumu ütüleyiversen" diye elime tutuşturduğu pantolona bir baktım ki ne göreyim, mavi markalı.
vay dedem maviden giyiniyorsun, dedim. mavi siyah bilmem ben abin aldı giyiyorum işte, dedi. mavi'de tarzı bulunabilen bir adam işte, öyle bir adam.
ve aynı zamanda seksen küsur yaşında olmasına rağmen mükemmel espriler yapabilen çınar ağacıdır.
bu gün gelip, "şu pantalonumu ütüleyiversen" diye elime tutuşturduğu pantolona bir baktım ki ne göreyim, mavi markalı.
vay dedem maviden giyiniyorsun, dedim. mavi siyah bilmem ben abin aldı giyiyorum işte, dedi. mavi'de tarzı bulunabilen bir adam işte, öyle bir adam.
emre nalbantoğlunun ısparta'da edindiği bir lakaptır.
annenin babası ve babanın babası olarak ikiye ayrılırlar.
şu an en çok ihtiyacım olan. keşke yine başımda olsan da dertlerimi anlatsam dedem. kimseye söyleyemediklerimi sana söylesem...
bugün, senin, belki de hayatımda en çok sevdiğim insanın ölümünün üzerinden 6 ay geçti..
koca çınar , bir anda hiç beklenmedik şekilde çıktın hayatımdan.
haklı üzüntüm ve kızgınlığım var sana. sen ölmeden 2 gün önce bir kandildi, arayıp ellerinden öpemiyorum dedeciğim, kandilin mübarek olsun demiştim.. gelişime 2 hafta kaldığına çok sevinmiştin. ben de çok özlemiştim söyleyemedim.
çok vakit geçiremedim seninle, varlığın yetti bana çoğu zaman. ama öğütlerini hatta yeri geldiğinde yaptığın soğuk esprileri o kadar özlüyorum ki. seni canlı kanlı bir şekilde, son kez göremedim ya. ona kızıyorum.
isyan değil bu...
o konuşmadan 2 gün sonra vefat etti dedem.. ben trabzon da üniversite okurken, bir gece vakti geldi haberi.
ölümün ne kadar acı, ne kadar üzücü olduğunu seninle öğrendim.
22 yaşında bir insanın ölümünü duyunca aklımı kaybettim. ağladım, durduramadım kendimi.
bir insanın yıkanması bu kadar hüzünlü olurdu, senin yıkanışını izlerken, yaptığın tüm fedakarlıklar geldi gözümün önüme. verdiğin öğütler, yaptığın soğuk espriler. sen yıkanırken bi ara çıkıp güldüm. sonra hüngür hüngür tekrar ağladım. inandıramadım kendimi, kandırdım sürekli. size gitmeye korktum, gelmeyeceğini bildiğim için orda kalmaya gönlüm razı olmadı..
hakkını helal et dedeceğim. ben senin kıymetini çok fazla bilemedim kabulum. ama sen herşeyden ders çıkarmamızı isteyen, öğütleyen insandın. senin ölümün beni, bıraktığın mirasa daha değerli bakmamı sağladı. her işte bir hayır vardır derler ya, ben de buna yoruyorum kendi kendime..
anneannem..
evet, her gün gidip ellerini ayaklarını öpüyorum. sarılıp, kokluyorum...
sana gösteremediğim sevgiyi göstermeye çalışıyor, şu fani hayatta kalan zamanı güzel değerlendirmeye çalışıyorum...
hakkını helal et dedem...
seni hep güler yüzlü hatırlayacağım.
allah gani gani rahmet eylesin, ruhun şâd olsun güzel insan.
koca çınar , bir anda hiç beklenmedik şekilde çıktın hayatımdan.
haklı üzüntüm ve kızgınlığım var sana. sen ölmeden 2 gün önce bir kandildi, arayıp ellerinden öpemiyorum dedeciğim, kandilin mübarek olsun demiştim.. gelişime 2 hafta kaldığına çok sevinmiştin. ben de çok özlemiştim söyleyemedim.
çok vakit geçiremedim seninle, varlığın yetti bana çoğu zaman. ama öğütlerini hatta yeri geldiğinde yaptığın soğuk esprileri o kadar özlüyorum ki. seni canlı kanlı bir şekilde, son kez göremedim ya. ona kızıyorum.
isyan değil bu...
o konuşmadan 2 gün sonra vefat etti dedem.. ben trabzon da üniversite okurken, bir gece vakti geldi haberi.
ölümün ne kadar acı, ne kadar üzücü olduğunu seninle öğrendim.
22 yaşında bir insanın ölümünü duyunca aklımı kaybettim. ağladım, durduramadım kendimi.
bir insanın yıkanması bu kadar hüzünlü olurdu, senin yıkanışını izlerken, yaptığın tüm fedakarlıklar geldi gözümün önüme. verdiğin öğütler, yaptığın soğuk espriler. sen yıkanırken bi ara çıkıp güldüm. sonra hüngür hüngür tekrar ağladım. inandıramadım kendimi, kandırdım sürekli. size gitmeye korktum, gelmeyeceğini bildiğim için orda kalmaya gönlüm razı olmadı..
hakkını helal et dedeceğim. ben senin kıymetini çok fazla bilemedim kabulum. ama sen herşeyden ders çıkarmamızı isteyen, öğütleyen insandın. senin ölümün beni, bıraktığın mirasa daha değerli bakmamı sağladı. her işte bir hayır vardır derler ya, ben de buna yoruyorum kendi kendime..
anneannem..
evet, her gün gidip ellerini ayaklarını öpüyorum. sarılıp, kokluyorum...
sana gösteremediğim sevgiyi göstermeye çalışıyor, şu fani hayatta kalan zamanı güzel değerlendirmeye çalışıyorum...
hakkını helal et dedem...
seni hep güler yüzlü hatırlayacağım.
allah gani gani rahmet eylesin, ruhun şâd olsun güzel insan.
ben onu aramayı unuttuğumda kendini hatırlatmasını bilendir. aslında çok konuşmaz, telefonu hemen babaanneye paslar ama yine de gülümsemeye sebeptir.
Bir asker torunuysanız şanslı mı diyim şanssız mı diyim bilemedim. Çok disiplinlidirler. Asker anılarını sürekli anlatırlar. Ama iyidir. Kendimden biliyorum.
daha 2 gün önce toprağa verildi.
yüzünü kıbleye çevirdiler. kefeni içinde güzeldi. yüzü kıbleden dönmesin diye sırt tarafına toprak koydular.allahım sen günahlarını affet. sen affetmeyi seversin.
yüzünü kıbleye çevirdiler. kefeni içinde güzeldi. yüzü kıbleden dönmesin diye sırt tarafına toprak koydular.allahım sen günahlarını affet. sen affetmeyi seversin.
90 yaşında olmasına rağmen taa gençlik yıllarını hatırlayıp torununu *unutan adam. babamla 4 yıllık bi küslükten sonra hastalanması, iyice kötüleşmesiyle buzları eritmiş yanına gitmiştik. gelince el öpme faslı, nasılsın muhabbeti yapıp bi köşeye oturmuştum. aradan 2 saat geçer.
dede: ''hadi git simdi''yi niye getirmediniz.
baba: baba getirdik elini öptü ya.
ben: burdayım dede, elini öptüm, geçmiş olsun dedim ya.
dede: yavrum kusura bakma unutuyorum, okuyon mu sen?
baba: valla bize bize okuyoz diyo ama...
ben: ASDFG 0_o
dede:bu da büyümüş artık evlendirin bunu.
ben asdfg 0_o
baba: asdf 0_o
dıttttt.
dede: ''hadi git simdi''yi niye getirmediniz.
baba: baba getirdik elini öptü ya.
ben: burdayım dede, elini öptüm, geçmiş olsun dedim ya.
dede: yavrum kusura bakma unutuyorum, okuyon mu sen?
baba: valla bize bize okuyoz diyo ama...
ben: ASDFG 0_o
dede:bu da büyümüş artık evlendirin bunu.
ben asdfg 0_o
baba: asdf 0_o
dıttttt.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar