bugün
- gelecek partisi'nin kapanması6
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması7
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı5
- japonya19
- sağa sinyal verip sola dönmek6
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- mal varlıklarınız nelerdir3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin14
- üşüyen erkek3
- sabahın köründe entry giren işsizler3
- battal gazi3
- günaydın sözlük uyanın artık2
- klima çarpması4
- silah çekildiği zaman patlar3
- sabaha bir şiir bırak2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması2
- gürcistan25
- prensesler gibi uyanmak3
- ahmet davutoğlu4
- ağlamamak için kendini tutmak12
- kırgızistan8
- ctrlx22
- geceniz nasıl geçiyor7
- çin8
- latin atasözleri6
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- hewal ebo18
- kuran da namaz yok21
- geceye bir şarkı bırak17
- suca suruklenen cocuk8
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- yeni yazarlara öneriler3
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- lahmacunu elle yiyen kız14
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- ilgi isteyen kız16
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- antalya şu an 28 derece4
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- alison blaire2
- tez yazmak4
- cep telefonu4
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- içim yanıyor be sözlük7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- hikayeyi devam ettir52
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- sözlük sağ baştan saysın2
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- nickten isim tahmini yapmak71
andre gide'in kendi karışık fikir anlayışının kitabına yansımış şekli,farklı varlıkların aşklarını aynı algılayan dolayısıyla bir türlü fıtratıyla aşklarını bağdaştıramayan iki insan... alisse,vadideki zambaktaki henriteyi hatırlattı bana
kitaba başlarken yapılan sunum nedeniyle,yani kitabın yaşanmışlığının olması sebebiyle, midir bilinmez ama müthiş odaklanırsanız. böyle olunca da yazarın karakterle yansıtmak istediği duyguların esiri olur elinizden bırakamaz bir çırpıda bitiriverirsiniz. iki insanın çocukluklarından başlayan saf sevgilerinin erdem gösterisi eşliğinde karşılıklı aşka dönüşmesi ve birlikta tanrı ya ulaşmak temasıyla akarken esas oğlan jerome un fikirleri andre gide in hayatındakilere paralel şekilde hissettirilmeden değiştirilir yazar tarafından. esas ablamız alissa bu kendince seyr ü sülük de yalnız kalmış gibidir...okurken düşündüren kitaptır önemli olan yazarın sundukları arasından doğru ve yanlışı ayıklamaktır. ayrıca insanın içinde taşıdığı sevgi potansiyelinin tamamını tek bir insanın üzerinde kinetiğe dönüştürmesi genelde iki insanı da mutsuz eder. çünkü bu potansiyel kendisi gibi bir insanı yüceltmek için lütfedilmemiştir insana. aşk hikayelerinde de bu tema işlenir leyla mecnun kerem aslı ferhat şirin...kavuşmak nasip olmayan bu sevgililer burda bir hata mı yapmışlardır acaba?
"hayatın biricik anlamı olacak kadar derinden duyulan bir aşkın trajediye dönüştüğü bu romanda asıl sorgulanan, erdeme giden yolun zorluğudur. erdeme giden yolda, insanın içinde hiç dinmeyen bir sızı gibi varlığını daima hissettiren yalnızlıklar, bekleyişler, ayrılıklardan doğan ve tahammülü trajediler doğuran çatışmalar yaşanacaktır."
andre gide imzalı bir kitap. okuduktan sonra epey bir süre etkisini gösteriyor.
" insan kendini sürükleyeni isteyerek izlediği vakit bağını hissetmez; ama direnmeye, uzaklaşarak yürümeye başladığı vakit çok acı çeker."
" insan kendini sürükleyeni isteyerek izlediği vakit bağını hissetmez; ama direnmeye, uzaklaşarak yürümeye başladığı vakit çok acı çeker."
alacakaranlık, harry potter gibi kitapları okumaktan beyni dumura uğramış genç kardeşlerim sade şunu bilsinler bu kitap için;
bu kitap Jerome ve Alissa' nın ilişkisini mektuplar üzerinden ilerletmektedir.
günlük tarzı düşünün ve iki kişinin günlüklerindekinden farklı bir dönüşüm içinde olmasının nedenini çözmeye çalışın.
beyninizi geliştirir gerçekten, zorlar kişiyi.
lise yıllarımın başlangıcında yıllar önce okuduğum ve hala aklımdan çıkmayan kitaptır bu kitap. kitabın sonunu okumayanlara haksızlık edeceğimi düşündüğüm için yazmıyorum ama şu kadarını söylemek lazım ki jerome' yi kınıyorsunuz, böyle olmamalıydı diyorsunuz.
bu kitap Jerome ve Alissa' nın ilişkisini mektuplar üzerinden ilerletmektedir.
günlük tarzı düşünün ve iki kişinin günlüklerindekinden farklı bir dönüşüm içinde olmasının nedenini çözmeye çalışın.
beyninizi geliştirir gerçekten, zorlar kişiyi.
lise yıllarımın başlangıcında yıllar önce okuduğum ve hala aklımdan çıkmayan kitaptır bu kitap. kitabın sonunu okumayanlara haksızlık edeceğimi düşündüğüm için yazmıyorum ama şu kadarını söylemek lazım ki jerome' yi kınıyorsunuz, böyle olmamalıydı diyorsunuz.
çok güzel bir Orhan Veli Kanık şiiri.
Nedir bu geceyle gelen bir sam?
Duyuyorum serzenişlerini.
Karanlıkta ağzının yerini
Arıyor deli gibi hafızam.
'Yanıyor unutulmuş buhurdan
Yine gecenin içinde sessiz'
Hatıralarla kabaran deniz,
Doluyor ruhun oluklarından
Işık yağıyor doğan geceden;
Nasıl diriliş bu, neden sonra?
Bu rüya gibi geceden sonra
Gidecek mi o maziden gelen?
Seziyorum senelerce susan
Ruhumda taptaze bir geriniş.
Sonuna vardığım çölden geniş
Ayaklarıma açılan umman.
Bütün mevsimlerimin üstüne
Geriliyor bembeyaz bir kanat.
Gelip durdu artık işte hayat
Bana hep onu vadeden güne.
Artık ebedi huzur deminin
içebilirim sırlı taşından
Girmek üzereyim dar kapısından
O eski rüyalar aleminin.
Nedir bu geceyle gelen bir sam?
Duyuyorum serzenişlerini.
Karanlıkta ağzının yerini
Arıyor deli gibi hafızam.
'Yanıyor unutulmuş buhurdan
Yine gecenin içinde sessiz'
Hatıralarla kabaran deniz,
Doluyor ruhun oluklarından
Işık yağıyor doğan geceden;
Nasıl diriliş bu, neden sonra?
Bu rüya gibi geceden sonra
Gidecek mi o maziden gelen?
Seziyorum senelerce susan
Ruhumda taptaze bir geriniş.
Sonuna vardığım çölden geniş
Ayaklarıma açılan umman.
Bütün mevsimlerimin üstüne
Geriliyor bembeyaz bir kanat.
Gelip durdu artık işte hayat
Bana hep onu vadeden güne.
Artık ebedi huzur deminin
içebilirim sırlı taşından
Girmek üzereyim dar kapısından
O eski rüyalar aleminin.
Ateisttim, merhameti sevmem...
Gide'i bilmiyordum. Ben ismet özel'den bu yazarı varoluşçu sanıyordum; oysa herif bildiğin ahlak adamıymış. Kitap iyi geldi. Ilk başların betimleme olması canımı sıkmadı değil. Nedense sevmiyorum. Ben kitaba girip Delirmeyi seviyorum. Bu kitap kısmen gerçek hayatı anlatıyordu yani normal hayatı. Uzun zaman sonra böyle bir kitap okudum. Bulantı'nın üzerine çok iyi geldi.
Gide'i bilmiyordum. Ben ismet özel'den bu yazarı varoluşçu sanıyordum; oysa herif bildiğin ahlak adamıymış. Kitap iyi geldi. Ilk başların betimleme olması canımı sıkmadı değil. Nedense sevmiyorum. Ben kitaba girip Delirmeyi seviyorum. Bu kitap kısmen gerçek hayatı anlatıyordu yani normal hayatı. Uzun zaman sonra böyle bir kitap okudum. Bulantı'nın üzerine çok iyi geldi.
zamanında çok beğendiğimi ve üzüldüğümü hatırladığım ama olayları hatırlayamadığım kitap. of allahım neden böyle oluyor?
okunduğu döneme göre etki gücü değişir dar kapının, eğer büyüme döneminin ilk yıllarındaysanız oldukça vurucu bir etkisi olur, derinden sarsar. hatırlamanızın etkisi de buna göre şekillenir. tercih sizin ama bana kalırsa fazla büyümeden mutlaka okuyun. Yaşattığı, faydası olan acılardan..
ahmet haşim in her gencin mutlaka okuması gereken kitap dediği bir `andre gide ' kitabıdır.
gide in kendini anlattığı kitapta; öz yaşam öyküsüne göndermeler yaparak, kendi deneyimlerini ve hayatı anlamlandırma çabalarını gözler önüne serer. Romanın baş karakteri Jerome, tıpkı Gide gibi küçük yaşta önce babasını, daha sonra annesini kaybettikten sonra kendisini, derin saygı ve aşk duygularıyla bağlandığı kuzeni Alissa’ya adamıştır. Alissa ise Gide’in henüz on üç yaşındayken âşık olduğunu fark ettiği ve evlendiği kuzeni Madeleine’in ta kendisidir. Romandaki mektuplaşmaların çoğu da genç Andre ve Madeleine’in yazışmalarından alınmıştır.
dar kapı; aşkın bir insanı erdeme götüren en üstün halinin sembolüdür. bu anlamda insan ruhunun en derinlerine inmeyi başarabilmiş bir kitaptır.
“Bu kapıdan girenler çoktur…” diye tekrarlıyordu Papaz Vauti-er, sonra konuyu iyice anlatıyordu. Ben süslü püslü, gülen bir kalabalığın gruplar hâlinde neşeyle ilerlediğini görüyor, bu kalabalığın içinde yerimin olmadığını, olmasını da istemediğimi hissediyordum. Çünkü onlarla beraber attığım her adım beni Alissa’dan uzaklaştıracaktı. Papaz metnin başına tekrar dönüyor, ben girmek için çabalanması gereken dar kapıyı görüyordum. içine daldığım rüyada kapıyı bir silindir gibi canlandırıyor, büyük çaba harcayıp, mutluluğun lezzetini de aldığım olağanüstü bir acı duyarak giriyordum o kapıdan. Bu kapı Alissa’nın odasının kapısına dönüşüyordu, ben girmek için küçülüyor, içimde bencillikle ilgili ne varsa boşaltıyordum. “Çünkü yaşama götüren yol dardır.” diye devam ediyordu Papaz Vautier. Ben her türlü çile ve üzüntüyü çekmenin dışında ruhumun daha şimdiden susadığı, saf, mistik ve meleklere özgü bir başka sevinci hayal ediyor, onu anlamaya çalışıyordum. Keskin, aynı zamanda yumuşak bir keman sesinde Alissa ve benim yüreklerimizin eriyip tükendiği şiddetli bir alev olarak tasarlıyordum bu sevinci. Beraber, Apocalypse’in bize bahsettiği bembeyaz giysilere bürünmüş olarak el ele, aynı amaca bakarak ilerliyorduk. Bu çocukluk düşlerimin insanı güldürmesinin hiç önemi yok benim için. Hiç değiştirmeden anlatıyorum onları. Eğer karışık gibi görünüyorlarsa, karışıklık kelimelerden ve bir duyguyu tam olarak açıklamak için gereken görüntülerin eksikliğinden geliyordur ancak.
- “Bu yolu bulanlar çok azdır”, diye tamamlıyordu papaz Vautier.
Dar kapının nasıl bulunacağını anlatıyordu. “…çok azdır”, ben de bu kişilerden olacaktım.''
gide in kendini anlattığı kitapta; öz yaşam öyküsüne göndermeler yaparak, kendi deneyimlerini ve hayatı anlamlandırma çabalarını gözler önüne serer. Romanın baş karakteri Jerome, tıpkı Gide gibi küçük yaşta önce babasını, daha sonra annesini kaybettikten sonra kendisini, derin saygı ve aşk duygularıyla bağlandığı kuzeni Alissa’ya adamıştır. Alissa ise Gide’in henüz on üç yaşındayken âşık olduğunu fark ettiği ve evlendiği kuzeni Madeleine’in ta kendisidir. Romandaki mektuplaşmaların çoğu da genç Andre ve Madeleine’in yazışmalarından alınmıştır.
dar kapı; aşkın bir insanı erdeme götüren en üstün halinin sembolüdür. bu anlamda insan ruhunun en derinlerine inmeyi başarabilmiş bir kitaptır.
“Bu kapıdan girenler çoktur…” diye tekrarlıyordu Papaz Vauti-er, sonra konuyu iyice anlatıyordu. Ben süslü püslü, gülen bir kalabalığın gruplar hâlinde neşeyle ilerlediğini görüyor, bu kalabalığın içinde yerimin olmadığını, olmasını da istemediğimi hissediyordum. Çünkü onlarla beraber attığım her adım beni Alissa’dan uzaklaştıracaktı. Papaz metnin başına tekrar dönüyor, ben girmek için çabalanması gereken dar kapıyı görüyordum. içine daldığım rüyada kapıyı bir silindir gibi canlandırıyor, büyük çaba harcayıp, mutluluğun lezzetini de aldığım olağanüstü bir acı duyarak giriyordum o kapıdan. Bu kapı Alissa’nın odasının kapısına dönüşüyordu, ben girmek için küçülüyor, içimde bencillikle ilgili ne varsa boşaltıyordum. “Çünkü yaşama götüren yol dardır.” diye devam ediyordu Papaz Vautier. Ben her türlü çile ve üzüntüyü çekmenin dışında ruhumun daha şimdiden susadığı, saf, mistik ve meleklere özgü bir başka sevinci hayal ediyor, onu anlamaya çalışıyordum. Keskin, aynı zamanda yumuşak bir keman sesinde Alissa ve benim yüreklerimizin eriyip tükendiği şiddetli bir alev olarak tasarlıyordum bu sevinci. Beraber, Apocalypse’in bize bahsettiği bembeyaz giysilere bürünmüş olarak el ele, aynı amaca bakarak ilerliyorduk. Bu çocukluk düşlerimin insanı güldürmesinin hiç önemi yok benim için. Hiç değiştirmeden anlatıyorum onları. Eğer karışık gibi görünüyorlarsa, karışıklık kelimelerden ve bir duyguyu tam olarak açıklamak için gereken görüntülerin eksikliğinden geliyordur ancak.
- “Bu yolu bulanlar çok azdır”, diye tamamlıyordu papaz Vautier.
Dar kapının nasıl bulunacağını anlatıyordu. “…çok azdır”, ben de bu kişilerden olacaktım.''
aklımda, gözümün önünde tuttuğum bir alıntı,
dar kapıdan girin, çünkü yıkıma götüren kapı geniş ve yol enlidir. bu kapıdan giren çoktur.
oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. bu yolu bulanlar azdır.
incilden.
bu arada muazzam bir andre gide kitabidir.
dar kapıdan girin, çünkü yıkıma götüren kapı geniş ve yol enlidir. bu kapıdan giren çoktur.
oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. bu yolu bulanlar azdır.
incilden.
bu arada muazzam bir andre gide kitabidir.
Alissa, erdeme ulaşmak için Jerome'ye duyduğu aşkı kullanıyor. Jerome de aynı hamleyi Alissa'yı kullanarak yapmaya çalışıyor. ikisinin de hedefi birbirilerini kullanıp ilahi aşka erişmek. Juliette ise beşeri aşk için uğraşıyor. sonuçta mutlu olan tek kişi Juliette oluyor. Romandaki kahramanlardan beşeri aşkı hedefleyen tek karakter Juliette ama mutlu olan tek karekter de o.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar