bugün
- cumhuriyet bayramı14
- sırrı süreyyacı ünlülerin 29 ekim kutlaması4
- ısparta nokulu2
- alzheimer günlüğü3
- haftanın gammazları listesi2
- akın gürlek3
- 29 ekim cumhuriyet bayramı10
- koşmak yerine ağırlık kaldırmak5
- hayat koçu ile yaşam koçu arasındaki fark6
- apo piçtir piç kalacak2
- trabzonspor16
- sözlük yazarlarının çayları2
- ezberin gereksiz olduğu yanılgısı4
- sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez3
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek8
- yuzırların ekşiye kaçması3
- alışveriş yapmak2
- ne mutlu türküm diyene2
- eski sevgilinin 29 ekim bayramını kutlamak2
- sarı saçın yakıştığı ünlüler9
- müslüm gürses şarkılarındaki felsefi sözler4
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına7
- beşbuçuk tek mi çift midir2
- bir kıza saklama kabı hediye etmek10
- insan aklıyla açıklanamayan konular6
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- acil durumda aranacak kişi6
- şiir yazmak4
- sohbete hmmm ile bitiren kıza verilecek cevaplar3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı71
- kedilerle uyumak9
- cengiz kurtoğlu şarkılarından bir söz bırak5
- rafine zevkleri olan erkek11
- escort taş mı yesin5
- gecenin şarkısı9
- turkcell3
- istanbul11
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco4
- tuvalet kağıdını renkli alan insan10
- fırında tavuk10
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar4
- psikolojik wabi sabi nedir2
- cumhuriyetten rahatsız olan insan18
- satranç3
- türkiye cumhuriyeti3
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- 29 ekim 20262
- dolapta iki biram var6
- giysi fiyatlarının uçması9
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı12
ahmet haşim in her gencin mutlaka okuması gereken kitap dediği bir `andre gide ' kitabıdır.
gide in kendini anlattığı kitapta; öz yaşam öyküsüne göndermeler yaparak, kendi deneyimlerini ve hayatı anlamlandırma çabalarını gözler önüne serer. Romanın baş karakteri Jerome, tıpkı Gide gibi küçük yaşta önce babasını, daha sonra annesini kaybettikten sonra kendisini, derin saygı ve aşk duygularıyla bağlandığı kuzeni Alissa’ya adamıştır. Alissa ise Gide’in henüz on üç yaşındayken âşık olduğunu fark ettiği ve evlendiği kuzeni Madeleine’in ta kendisidir. Romandaki mektuplaşmaların çoğu da genç Andre ve Madeleine’in yazışmalarından alınmıştır.
dar kapı; aşkın bir insanı erdeme götüren en üstün halinin sembolüdür. bu anlamda insan ruhunun en derinlerine inmeyi başarabilmiş bir kitaptır.
“Bu kapıdan girenler çoktur…” diye tekrarlıyordu Papaz Vauti-er, sonra konuyu iyice anlatıyordu. Ben süslü püslü, gülen bir kalabalığın gruplar hâlinde neşeyle ilerlediğini görüyor, bu kalabalığın içinde yerimin olmadığını, olmasını da istemediğimi hissediyordum. Çünkü onlarla beraber attığım her adım beni Alissa’dan uzaklaştıracaktı. Papaz metnin başına tekrar dönüyor, ben girmek için çabalanması gereken dar kapıyı görüyordum. içine daldığım rüyada kapıyı bir silindir gibi canlandırıyor, büyük çaba harcayıp, mutluluğun lezzetini de aldığım olağanüstü bir acı duyarak giriyordum o kapıdan. Bu kapı Alissa’nın odasının kapısına dönüşüyordu, ben girmek için küçülüyor, içimde bencillikle ilgili ne varsa boşaltıyordum. “Çünkü yaşama götüren yol dardır.” diye devam ediyordu Papaz Vautier. Ben her türlü çile ve üzüntüyü çekmenin dışında ruhumun daha şimdiden susadığı, saf, mistik ve meleklere özgü bir başka sevinci hayal ediyor, onu anlamaya çalışıyordum. Keskin, aynı zamanda yumuşak bir keman sesinde Alissa ve benim yüreklerimizin eriyip tükendiği şiddetli bir alev olarak tasarlıyordum bu sevinci. Beraber, Apocalypse’in bize bahsettiği bembeyaz giysilere bürünmüş olarak el ele, aynı amaca bakarak ilerliyorduk. Bu çocukluk düşlerimin insanı güldürmesinin hiç önemi yok benim için. Hiç değiştirmeden anlatıyorum onları. Eğer karışık gibi görünüyorlarsa, karışıklık kelimelerden ve bir duyguyu tam olarak açıklamak için gereken görüntülerin eksikliğinden geliyordur ancak.
- “Bu yolu bulanlar çok azdır”, diye tamamlıyordu papaz Vautier.
Dar kapının nasıl bulunacağını anlatıyordu. “…çok azdır”, ben de bu kişilerden olacaktım.''
gide in kendini anlattığı kitapta; öz yaşam öyküsüne göndermeler yaparak, kendi deneyimlerini ve hayatı anlamlandırma çabalarını gözler önüne serer. Romanın baş karakteri Jerome, tıpkı Gide gibi küçük yaşta önce babasını, daha sonra annesini kaybettikten sonra kendisini, derin saygı ve aşk duygularıyla bağlandığı kuzeni Alissa’ya adamıştır. Alissa ise Gide’in henüz on üç yaşındayken âşık olduğunu fark ettiği ve evlendiği kuzeni Madeleine’in ta kendisidir. Romandaki mektuplaşmaların çoğu da genç Andre ve Madeleine’in yazışmalarından alınmıştır.
dar kapı; aşkın bir insanı erdeme götüren en üstün halinin sembolüdür. bu anlamda insan ruhunun en derinlerine inmeyi başarabilmiş bir kitaptır.
“Bu kapıdan girenler çoktur…” diye tekrarlıyordu Papaz Vauti-er, sonra konuyu iyice anlatıyordu. Ben süslü püslü, gülen bir kalabalığın gruplar hâlinde neşeyle ilerlediğini görüyor, bu kalabalığın içinde yerimin olmadığını, olmasını da istemediğimi hissediyordum. Çünkü onlarla beraber attığım her adım beni Alissa’dan uzaklaştıracaktı. Papaz metnin başına tekrar dönüyor, ben girmek için çabalanması gereken dar kapıyı görüyordum. içine daldığım rüyada kapıyı bir silindir gibi canlandırıyor, büyük çaba harcayıp, mutluluğun lezzetini de aldığım olağanüstü bir acı duyarak giriyordum o kapıdan. Bu kapı Alissa’nın odasının kapısına dönüşüyordu, ben girmek için küçülüyor, içimde bencillikle ilgili ne varsa boşaltıyordum. “Çünkü yaşama götüren yol dardır.” diye devam ediyordu Papaz Vautier. Ben her türlü çile ve üzüntüyü çekmenin dışında ruhumun daha şimdiden susadığı, saf, mistik ve meleklere özgü bir başka sevinci hayal ediyor, onu anlamaya çalışıyordum. Keskin, aynı zamanda yumuşak bir keman sesinde Alissa ve benim yüreklerimizin eriyip tükendiği şiddetli bir alev olarak tasarlıyordum bu sevinci. Beraber, Apocalypse’in bize bahsettiği bembeyaz giysilere bürünmüş olarak el ele, aynı amaca bakarak ilerliyorduk. Bu çocukluk düşlerimin insanı güldürmesinin hiç önemi yok benim için. Hiç değiştirmeden anlatıyorum onları. Eğer karışık gibi görünüyorlarsa, karışıklık kelimelerden ve bir duyguyu tam olarak açıklamak için gereken görüntülerin eksikliğinden geliyordur ancak.
- “Bu yolu bulanlar çok azdır”, diye tamamlıyordu papaz Vautier.
Dar kapının nasıl bulunacağını anlatıyordu. “…çok azdır”, ben de bu kişilerden olacaktım.''
Gündemdeki Haberler