bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı62
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim23
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- fenerbahçeli yazarlar7
- kale3112 ifşa8
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar7
- sözlükte kim kimle sevgili25
- sözlüğün en şık erkeği12
- kassız erkek neye benzer6
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- 27 ocak 2027 atletico madrid fenerbahçe maçı3
- muhallebi yerken disi kirmak3
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- hangi yazarlar nereliye benziyor4
- istanbul cin kaynıyor3
- traveler of secret moments sakso sözü3
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- suyolu bileklik hediye edecek erkek yazarlar3
- nervio43
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- tarihin en iyi liverpoolunu gs yendi2
- mermere tokat atmak2
- liverpool paf takımını yenen feneri kutlarım2
- tarihin en kötü liverpolunu yendiler2
- yanlışlıkla travelerla fingirdemek3
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız8
- gece gece eve acılı tantuni söylemek3
- sözlükte fingirdemek yerine yapılacak şeyler3
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- fenerbahçe 3 liverpool 22
- aşk9
- tebrikler fenerbahçem2
- ibrahim çocuğunu keserken gökten brokoli inmesi4
- herif olmanın zorlukları2
- judas'ın ölmesi4
- final destination 73
- sözlük erkeklerinin göğüsleri2
- 31 aralık 2026 uludağ sözlük yılbaşı partisi5
- fenerbahçe 3 liverpool 16
- fener 3 yaptı2
- cinle alay edenlere hodri meydan2
- fener attı2
- irfan can'ın meksikalılara benzemesi2
- futbol15
- fenerbahçe12
- uefa şampiyonlar ligi5
- arkadaşlar sizce ben ruh hastası mıyım6
- televizyonun bozulması2
bir ferzan ozpetekfilmi.kasım 2005te vizyona girmişti.la finestra di fronte gibi birçok insanın kalbinde ayrı bir yere dokunmuştur.müzikleri her ne kadar la finestra di fronteye benzese de şahanedir..
(bkz: kutsal yürek)
müzikleri, görüntüleri, muhteşem kurgusu ve öyküsüyle içe en çok dokunan Ferzan Özpetek filmlerindendir. Bırak herşeyi de git dedirtir insana ama ne bırakmak mümkündür ne de çekip gitmek...
ferzan özpetek in diğer filmleriyle karşılaştırılmasına gerek olmayan; yönetmenini referans almadan bir bütün olarak değerlendirildiğinde dahi kalitesini ortaya koyan film...
filmdir.
sığ kalmış, çiğ kalmış sanki.
semboller semboller...
sığ kalmış, çiğ kalmış sanki.
semboller semboller...
kapitalizm vurgusu üzerinden dikkat çekici bir ferzan özpetek filmi.
konusunu sonsuz sahip olma ve kapitalizm ekseninde değerlersek filmi daha iyi masaya yatırmış oluruz. zira din ve maneviyat gibi konuların ışığında yapıyor bunu. ırene hırsıyla, açık arttırmaların tamamını kazanmaya kendisini endekslemiş bir iş kadınıyken benny'nin hayatına girmesiyle dönüşüm yaşıyor. konu hamam'dakine benzer annesinin anılarıyla kaplı evin satılması üzerinden ilerliyor. sonuçta bu dönüşümle annesinin evi topluma hizmet odağında bir yer haline getiriliyor.
maddi düşüncenin zamanla manevi düşünceye evrilmesi güzel bir argüman olsa da film içinde benny'le ırene'nin tanışmalarının az biraz inandırıcılıktan uzak ve zorlama sahneler yarattığını düşünenlerdenim. buna takılmadan kapitalizm eleştirisine uzanırsak güzelleşiyor kutsal yürek.
özellikle ırene'in finalde yürürken sahip olma olgusunu yerin dibine soktuğu üst baş çıkarma sahnesi ve bunların dağıtımı unutulur gibi değildi. özpetek filmlerinin içinde en maneviyat temelli olanı buydu kuşkusuz.
takıldığım noktaları saymazsam beğendiğim bir film oldu. nitekim şu cüzdanını çalan benny'nin poşetlerini o statüdeki bir kadının tanımadığı insanlara servis yapabilme eşiğini mantıklı bulmadım. hala daha bulmuyorum ama inanılan değerler açısından anıların yaşatılması ve para içinde yüzerken evin bir ticarethaneye dönüştürülmesi gereksizliği sağlam bir alt metin olarak ilgimi çekiyor.
herkesin beğeneceği tarz da bir film değil kutsal yürek. kişiye özel. külliyat içinde cahil periler, karşı pencere ve serseri mayınlar kadar ön planda değil.
10 üzerinden 7!
zorunlu edit: ekşisözlük 'te bir arkadaş yazmış, yazı yazmadan önce okumama alışkanlığı edindiğimden şimdi göz atarken ilgimi çekti mutlaka katıldığım bir önerme filme binaen. ''fakirliği gösterip, bunun yardımlarla halledilemiyecek bir sorun olduğunu sistemli bir kuvvet gerektiğini söylüyor.'' yani işin diğer kısmı don kişotluğa uzanıyor değil mi? ırene don kişotluk yapıyor ve işin sonunda maalesef yalnız.
konusunu sonsuz sahip olma ve kapitalizm ekseninde değerlersek filmi daha iyi masaya yatırmış oluruz. zira din ve maneviyat gibi konuların ışığında yapıyor bunu. ırene hırsıyla, açık arttırmaların tamamını kazanmaya kendisini endekslemiş bir iş kadınıyken benny'nin hayatına girmesiyle dönüşüm yaşıyor. konu hamam'dakine benzer annesinin anılarıyla kaplı evin satılması üzerinden ilerliyor. sonuçta bu dönüşümle annesinin evi topluma hizmet odağında bir yer haline getiriliyor.
maddi düşüncenin zamanla manevi düşünceye evrilmesi güzel bir argüman olsa da film içinde benny'le ırene'nin tanışmalarının az biraz inandırıcılıktan uzak ve zorlama sahneler yarattığını düşünenlerdenim. buna takılmadan kapitalizm eleştirisine uzanırsak güzelleşiyor kutsal yürek.
özellikle ırene'in finalde yürürken sahip olma olgusunu yerin dibine soktuğu üst baş çıkarma sahnesi ve bunların dağıtımı unutulur gibi değildi. özpetek filmlerinin içinde en maneviyat temelli olanı buydu kuşkusuz.
takıldığım noktaları saymazsam beğendiğim bir film oldu. nitekim şu cüzdanını çalan benny'nin poşetlerini o statüdeki bir kadının tanımadığı insanlara servis yapabilme eşiğini mantıklı bulmadım. hala daha bulmuyorum ama inanılan değerler açısından anıların yaşatılması ve para içinde yüzerken evin bir ticarethaneye dönüştürülmesi gereksizliği sağlam bir alt metin olarak ilgimi çekiyor.
herkesin beğeneceği tarz da bir film değil kutsal yürek. kişiye özel. külliyat içinde cahil periler, karşı pencere ve serseri mayınlar kadar ön planda değil.
10 üzerinden 7!
zorunlu edit: ekşisözlük 'te bir arkadaş yazmış, yazı yazmadan önce okumama alışkanlığı edindiğimden şimdi göz atarken ilgimi çekti mutlaka katıldığım bir önerme filme binaen. ''fakirliği gösterip, bunun yardımlarla halledilemiyecek bir sorun olduğunu sistemli bir kuvvet gerektiğini söylüyor.'' yani işin diğer kısmı don kişotluğa uzanıyor değil mi? ırene don kişotluk yapıyor ve işin sonunda maalesef yalnız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar