bugün
- sözlükler arası savaş çıksa8
- çay içen kız8
- yıkık yazarlar4
- ütü12
- çaya şeker atan erkek4
- latte içen erkek4
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz8
- oralet içen erkek3
- en gey özelliğiniz3
- ayrılık8
- oturunca göbeği kat kat olan kız2
- iki porsiyon döner yiyip osuran kız arkadaş2
- placebo dinleyen erkeklerdeki hafif gaylik2
- tavada yumurta yapmak2
- iq düşüren şeyler3
- kadınların erkeklerin götlerine bakması2
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor3
- zaman2
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu3
- uludağ sözlük çeteleri9
- sevda gazozcusu2
- anın fotoğrafı14
- forlove197
- ütü ile yemek yapmak3
- tinder'ı mastürbasyon için kullanmak2
- gocu bak bi5
- renault vel satis2
- sözlük yazarları nerede sorunsalı4
- en boktan on yıl7
- aylık 423 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- çabasız şıklık3
- akşam esintisi3
- yazılım öğrenmeye yeni başlayanların ortak hatası2
- beyler çok acil bakar mısınız4
- 2 ağustos 2026 kim milyoner olmak ister programı3
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor4
- davetsiz misafir2
- saat2
- patates kızartması2
- demokratik sol parti3
- altın oran kaş3
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye2
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- 2 ağustos dünya yakışıklılar günü5
- türkiye de fiyatların çok uygun olması2
- red flag erkek listesi9
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- dede torun ilişkisi2
bir ferzan ozpetekfilmi.kasım 2005te vizyona girmişti.la finestra di fronte gibi birçok insanın kalbinde ayrı bir yere dokunmuştur.müzikleri her ne kadar la finestra di fronteye benzese de şahanedir..
(bkz: kutsal yürek)
müzikleri, görüntüleri, muhteşem kurgusu ve öyküsüyle içe en çok dokunan Ferzan Özpetek filmlerindendir. Bırak herşeyi de git dedirtir insana ama ne bırakmak mümkündür ne de çekip gitmek...
ferzan özpetek in diğer filmleriyle karşılaştırılmasına gerek olmayan; yönetmenini referans almadan bir bütün olarak değerlendirildiğinde dahi kalitesini ortaya koyan film...
filmdir.
sığ kalmış, çiğ kalmış sanki.
semboller semboller...
sığ kalmış, çiğ kalmış sanki.
semboller semboller...
kapitalizm vurgusu üzerinden dikkat çekici bir ferzan özpetek filmi.
konusunu sonsuz sahip olma ve kapitalizm ekseninde değerlersek filmi daha iyi masaya yatırmış oluruz. zira din ve maneviyat gibi konuların ışığında yapıyor bunu. ırene hırsıyla, açık arttırmaların tamamını kazanmaya kendisini endekslemiş bir iş kadınıyken benny'nin hayatına girmesiyle dönüşüm yaşıyor. konu hamam'dakine benzer annesinin anılarıyla kaplı evin satılması üzerinden ilerliyor. sonuçta bu dönüşümle annesinin evi topluma hizmet odağında bir yer haline getiriliyor.
maddi düşüncenin zamanla manevi düşünceye evrilmesi güzel bir argüman olsa da film içinde benny'le ırene'nin tanışmalarının az biraz inandırıcılıktan uzak ve zorlama sahneler yarattığını düşünenlerdenim. buna takılmadan kapitalizm eleştirisine uzanırsak güzelleşiyor kutsal yürek.
özellikle ırene'in finalde yürürken sahip olma olgusunu yerin dibine soktuğu üst baş çıkarma sahnesi ve bunların dağıtımı unutulur gibi değildi. özpetek filmlerinin içinde en maneviyat temelli olanı buydu kuşkusuz.
takıldığım noktaları saymazsam beğendiğim bir film oldu. nitekim şu cüzdanını çalan benny'nin poşetlerini o statüdeki bir kadının tanımadığı insanlara servis yapabilme eşiğini mantıklı bulmadım. hala daha bulmuyorum ama inanılan değerler açısından anıların yaşatılması ve para içinde yüzerken evin bir ticarethaneye dönüştürülmesi gereksizliği sağlam bir alt metin olarak ilgimi çekiyor.
herkesin beğeneceği tarz da bir film değil kutsal yürek. kişiye özel. külliyat içinde cahil periler, karşı pencere ve serseri mayınlar kadar ön planda değil.
10 üzerinden 7!
zorunlu edit: ekşisözlük 'te bir arkadaş yazmış, yazı yazmadan önce okumama alışkanlığı edindiğimden şimdi göz atarken ilgimi çekti mutlaka katıldığım bir önerme filme binaen. ''fakirliği gösterip, bunun yardımlarla halledilemiyecek bir sorun olduğunu sistemli bir kuvvet gerektiğini söylüyor.'' yani işin diğer kısmı don kişotluğa uzanıyor değil mi? ırene don kişotluk yapıyor ve işin sonunda maalesef yalnız.
konusunu sonsuz sahip olma ve kapitalizm ekseninde değerlersek filmi daha iyi masaya yatırmış oluruz. zira din ve maneviyat gibi konuların ışığında yapıyor bunu. ırene hırsıyla, açık arttırmaların tamamını kazanmaya kendisini endekslemiş bir iş kadınıyken benny'nin hayatına girmesiyle dönüşüm yaşıyor. konu hamam'dakine benzer annesinin anılarıyla kaplı evin satılması üzerinden ilerliyor. sonuçta bu dönüşümle annesinin evi topluma hizmet odağında bir yer haline getiriliyor.
maddi düşüncenin zamanla manevi düşünceye evrilmesi güzel bir argüman olsa da film içinde benny'le ırene'nin tanışmalarının az biraz inandırıcılıktan uzak ve zorlama sahneler yarattığını düşünenlerdenim. buna takılmadan kapitalizm eleştirisine uzanırsak güzelleşiyor kutsal yürek.
özellikle ırene'in finalde yürürken sahip olma olgusunu yerin dibine soktuğu üst baş çıkarma sahnesi ve bunların dağıtımı unutulur gibi değildi. özpetek filmlerinin içinde en maneviyat temelli olanı buydu kuşkusuz.
takıldığım noktaları saymazsam beğendiğim bir film oldu. nitekim şu cüzdanını çalan benny'nin poşetlerini o statüdeki bir kadının tanımadığı insanlara servis yapabilme eşiğini mantıklı bulmadım. hala daha bulmuyorum ama inanılan değerler açısından anıların yaşatılması ve para içinde yüzerken evin bir ticarethaneye dönüştürülmesi gereksizliği sağlam bir alt metin olarak ilgimi çekiyor.
herkesin beğeneceği tarz da bir film değil kutsal yürek. kişiye özel. külliyat içinde cahil periler, karşı pencere ve serseri mayınlar kadar ön planda değil.
10 üzerinden 7!
zorunlu edit: ekşisözlük 'te bir arkadaş yazmış, yazı yazmadan önce okumama alışkanlığı edindiğimden şimdi göz atarken ilgimi çekti mutlaka katıldığım bir önerme filme binaen. ''fakirliği gösterip, bunun yardımlarla halledilemiyecek bir sorun olduğunu sistemli bir kuvvet gerektiğini söylüyor.'' yani işin diğer kısmı don kişotluğa uzanıyor değil mi? ırene don kişotluk yapıyor ve işin sonunda maalesef yalnız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar