bugün
- nervio42
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu9
- yakıştırdığım çiftler serisi 113
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük6
- sözlükte kim kimle sevgili15
- karıya şiddet4
- bir sözlük kızına heimlich manevrası yapmak4
- yağmur altında bankta öpüşmek4
- ısparta havalimanı5
- aleksey batrakov vs fyodor dostoyevski4
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- çoçuk sahibi olmadan dünya'dan ayrılmak5
- fon vurguncularının fetva alması9
- muslettin amca17
- teoman müziği bıraktı8
- sözlük klasikleri12
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı32
- yağmurlu bir güne uyanmak9
- kadınların yaptığı en büyük hata4
- erkekler neden teşhirci giyinmez9
- evlenmek5
- 14 ekim2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı9
- ahmet nazif zorlu11
- bacak arasına falçata dayanan erkek2
- şarjım bitiyor kendinize iyi bakın sözlük2
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar11
- insan sevmemek6
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı6
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar6
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan9
- mohamed salah ghaly nickli yazar4
- fenerbahçe 0 liverpool 83
- gol olunca gol diye bagiran insan2
- iskenderpaşa cemaati3
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı7
- fenerbahçe 3 liverpool 15
- sadettin saran ve ela rümeysa cebeci davası2
- cezaevine özenen gençler9
- israil'in gazze saldırılarında 3 kişinin ölmesi4
- yeni tanışılan kimse8
- ne oldu3
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı26
- muslettin amca ile halı sahaya gitmek5
- fenerlilerin ağlaması5
- atatürk düşmanı değilim6
- sex shop6
- 6 milyon lirayı zimmetine geçiren zabıt katibi6
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı6
- aleksey batrakov27
bir ferzan ozpetekfilmi.kasım 2005te vizyona girmişti.la finestra di fronte gibi birçok insanın kalbinde ayrı bir yere dokunmuştur.müzikleri her ne kadar la finestra di fronteye benzese de şahanedir..
(bkz: kutsal yürek)
müzikleri, görüntüleri, muhteşem kurgusu ve öyküsüyle içe en çok dokunan Ferzan Özpetek filmlerindendir. Bırak herşeyi de git dedirtir insana ama ne bırakmak mümkündür ne de çekip gitmek...
ferzan özpetek in diğer filmleriyle karşılaştırılmasına gerek olmayan; yönetmenini referans almadan bir bütün olarak değerlendirildiğinde dahi kalitesini ortaya koyan film...
filmdir.
sığ kalmış, çiğ kalmış sanki.
semboller semboller...
sığ kalmış, çiğ kalmış sanki.
semboller semboller...
kapitalizm vurgusu üzerinden dikkat çekici bir ferzan özpetek filmi.
konusunu sonsuz sahip olma ve kapitalizm ekseninde değerlersek filmi daha iyi masaya yatırmış oluruz. zira din ve maneviyat gibi konuların ışığında yapıyor bunu. ırene hırsıyla, açık arttırmaların tamamını kazanmaya kendisini endekslemiş bir iş kadınıyken benny'nin hayatına girmesiyle dönüşüm yaşıyor. konu hamam'dakine benzer annesinin anılarıyla kaplı evin satılması üzerinden ilerliyor. sonuçta bu dönüşümle annesinin evi topluma hizmet odağında bir yer haline getiriliyor.
maddi düşüncenin zamanla manevi düşünceye evrilmesi güzel bir argüman olsa da film içinde benny'le ırene'nin tanışmalarının az biraz inandırıcılıktan uzak ve zorlama sahneler yarattığını düşünenlerdenim. buna takılmadan kapitalizm eleştirisine uzanırsak güzelleşiyor kutsal yürek.
özellikle ırene'in finalde yürürken sahip olma olgusunu yerin dibine soktuğu üst baş çıkarma sahnesi ve bunların dağıtımı unutulur gibi değildi. özpetek filmlerinin içinde en maneviyat temelli olanı buydu kuşkusuz.
takıldığım noktaları saymazsam beğendiğim bir film oldu. nitekim şu cüzdanını çalan benny'nin poşetlerini o statüdeki bir kadının tanımadığı insanlara servis yapabilme eşiğini mantıklı bulmadım. hala daha bulmuyorum ama inanılan değerler açısından anıların yaşatılması ve para içinde yüzerken evin bir ticarethaneye dönüştürülmesi gereksizliği sağlam bir alt metin olarak ilgimi çekiyor.
herkesin beğeneceği tarz da bir film değil kutsal yürek. kişiye özel. külliyat içinde cahil periler, karşı pencere ve serseri mayınlar kadar ön planda değil.
10 üzerinden 7!
zorunlu edit: ekşisözlük 'te bir arkadaş yazmış, yazı yazmadan önce okumama alışkanlığı edindiğimden şimdi göz atarken ilgimi çekti mutlaka katıldığım bir önerme filme binaen. ''fakirliği gösterip, bunun yardımlarla halledilemiyecek bir sorun olduğunu sistemli bir kuvvet gerektiğini söylüyor.'' yani işin diğer kısmı don kişotluğa uzanıyor değil mi? ırene don kişotluk yapıyor ve işin sonunda maalesef yalnız.
konusunu sonsuz sahip olma ve kapitalizm ekseninde değerlersek filmi daha iyi masaya yatırmış oluruz. zira din ve maneviyat gibi konuların ışığında yapıyor bunu. ırene hırsıyla, açık arttırmaların tamamını kazanmaya kendisini endekslemiş bir iş kadınıyken benny'nin hayatına girmesiyle dönüşüm yaşıyor. konu hamam'dakine benzer annesinin anılarıyla kaplı evin satılması üzerinden ilerliyor. sonuçta bu dönüşümle annesinin evi topluma hizmet odağında bir yer haline getiriliyor.
maddi düşüncenin zamanla manevi düşünceye evrilmesi güzel bir argüman olsa da film içinde benny'le ırene'nin tanışmalarının az biraz inandırıcılıktan uzak ve zorlama sahneler yarattığını düşünenlerdenim. buna takılmadan kapitalizm eleştirisine uzanırsak güzelleşiyor kutsal yürek.
özellikle ırene'in finalde yürürken sahip olma olgusunu yerin dibine soktuğu üst baş çıkarma sahnesi ve bunların dağıtımı unutulur gibi değildi. özpetek filmlerinin içinde en maneviyat temelli olanı buydu kuşkusuz.
takıldığım noktaları saymazsam beğendiğim bir film oldu. nitekim şu cüzdanını çalan benny'nin poşetlerini o statüdeki bir kadının tanımadığı insanlara servis yapabilme eşiğini mantıklı bulmadım. hala daha bulmuyorum ama inanılan değerler açısından anıların yaşatılması ve para içinde yüzerken evin bir ticarethaneye dönüştürülmesi gereksizliği sağlam bir alt metin olarak ilgimi çekiyor.
herkesin beğeneceği tarz da bir film değil kutsal yürek. kişiye özel. külliyat içinde cahil periler, karşı pencere ve serseri mayınlar kadar ön planda değil.
10 üzerinden 7!
zorunlu edit: ekşisözlük 'te bir arkadaş yazmış, yazı yazmadan önce okumama alışkanlığı edindiğimden şimdi göz atarken ilgimi çekti mutlaka katıldığım bir önerme filme binaen. ''fakirliği gösterip, bunun yardımlarla halledilemiyecek bir sorun olduğunu sistemli bir kuvvet gerektiğini söylüyor.'' yani işin diğer kısmı don kişotluğa uzanıyor değil mi? ırene don kişotluk yapıyor ve işin sonunda maalesef yalnız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar