bugün
- bal tereyağ kaşar peynir ve çay4
- mazotun yarım litresi 50 tl4
- sevilen hitap şekilleri5
- alarmı kapatıp beş dakika daha uyuma3
- gagavuzları çok seviyorum ne yapmalıyım4
- sözlüğün kalitesinin bu aralar düşmesi4
- kanadalı ünlüler10
- çizgi filmleri en iyi yapan ülkeler3
- sabahları nefret edilen şeyler19
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- herkese garip size normal gelen şeyler4
- pipinin ortasında kıllar çıkması4
- durduk yere bir yere rezervasyon yaptırmak2
- güne almanca bir cümle bırak4
- vardiyalı çalışmak2
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması6
- hava muhalefeti2
- ikinci abdülhamid abartılmış bir balondur2
- gülsen tuncer2
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- sabahları sevilen şeyler8
- bin entry girmek2
- beni kaybettin diyen erkek14
- mazotun litresi 101 lira35
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı14
- iç sıkıntısı7
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- anın görüntüsü24
- tecrübe edilen en korkunç şey7
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- vermio4
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- sadece filistin'i önemsemek15
- ekşiye gidiyorum ben10
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- felsefe mezunu öğretmen olmak4
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları34
- gocu38
- trabzonspor'un thomas reis ile anlaşması2
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz45
- g i l d e d l i l y27
- kahve falı bakabilen muhteşem fevkalade yazarlar8
- ana haber bülteni2
- iblis'in sesini duymak11
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- sevgiliyi kediye onaylatmak7
kapitalizm vurgusu üzerinden dikkat çekici bir ferzan özpetek filmi.
konusunu sonsuz sahip olma ve kapitalizm ekseninde değerlersek filmi daha iyi masaya yatırmış oluruz. zira din ve maneviyat gibi konuların ışığında yapıyor bunu. ırene hırsıyla, açık arttırmaların tamamını kazanmaya kendisini endekslemiş bir iş kadınıyken benny'nin hayatına girmesiyle dönüşüm yaşıyor. konu hamam'dakine benzer annesinin anılarıyla kaplı evin satılması üzerinden ilerliyor. sonuçta bu dönüşümle annesinin evi topluma hizmet odağında bir yer haline getiriliyor.
maddi düşüncenin zamanla manevi düşünceye evrilmesi güzel bir argüman olsa da film içinde benny'le ırene'nin tanışmalarının az biraz inandırıcılıktan uzak ve zorlama sahneler yarattığını düşünenlerdenim. buna takılmadan kapitalizm eleştirisine uzanırsak güzelleşiyor kutsal yürek.
özellikle ırene'in finalde yürürken sahip olma olgusunu yerin dibine soktuğu üst baş çıkarma sahnesi ve bunların dağıtımı unutulur gibi değildi. özpetek filmlerinin içinde en maneviyat temelli olanı buydu kuşkusuz.
takıldığım noktaları saymazsam beğendiğim bir film oldu. nitekim şu cüzdanını çalan benny'nin poşetlerini o statüdeki bir kadının tanımadığı insanlara servis yapabilme eşiğini mantıklı bulmadım. hala daha bulmuyorum ama inanılan değerler açısından anıların yaşatılması ve para içinde yüzerken evin bir ticarethaneye dönüştürülmesi gereksizliği sağlam bir alt metin olarak ilgimi çekiyor.
herkesin beğeneceği tarz da bir film değil kutsal yürek. kişiye özel. külliyat içinde cahil periler, karşı pencere ve serseri mayınlar kadar ön planda değil.
10 üzerinden 7!
zorunlu edit: ekşisözlük 'te bir arkadaş yazmış, yazı yazmadan önce okumama alışkanlığı edindiğimden şimdi göz atarken ilgimi çekti mutlaka katıldığım bir önerme filme binaen. ''fakirliği gösterip, bunun yardımlarla halledilemiyecek bir sorun olduğunu sistemli bir kuvvet gerektiğini söylüyor.'' yani işin diğer kısmı don kişotluğa uzanıyor değil mi? ırene don kişotluk yapıyor ve işin sonunda maalesef yalnız.
konusunu sonsuz sahip olma ve kapitalizm ekseninde değerlersek filmi daha iyi masaya yatırmış oluruz. zira din ve maneviyat gibi konuların ışığında yapıyor bunu. ırene hırsıyla, açık arttırmaların tamamını kazanmaya kendisini endekslemiş bir iş kadınıyken benny'nin hayatına girmesiyle dönüşüm yaşıyor. konu hamam'dakine benzer annesinin anılarıyla kaplı evin satılması üzerinden ilerliyor. sonuçta bu dönüşümle annesinin evi topluma hizmet odağında bir yer haline getiriliyor.
maddi düşüncenin zamanla manevi düşünceye evrilmesi güzel bir argüman olsa da film içinde benny'le ırene'nin tanışmalarının az biraz inandırıcılıktan uzak ve zorlama sahneler yarattığını düşünenlerdenim. buna takılmadan kapitalizm eleştirisine uzanırsak güzelleşiyor kutsal yürek.
özellikle ırene'in finalde yürürken sahip olma olgusunu yerin dibine soktuğu üst baş çıkarma sahnesi ve bunların dağıtımı unutulur gibi değildi. özpetek filmlerinin içinde en maneviyat temelli olanı buydu kuşkusuz.
takıldığım noktaları saymazsam beğendiğim bir film oldu. nitekim şu cüzdanını çalan benny'nin poşetlerini o statüdeki bir kadının tanımadığı insanlara servis yapabilme eşiğini mantıklı bulmadım. hala daha bulmuyorum ama inanılan değerler açısından anıların yaşatılması ve para içinde yüzerken evin bir ticarethaneye dönüştürülmesi gereksizliği sağlam bir alt metin olarak ilgimi çekiyor.
herkesin beğeneceği tarz da bir film değil kutsal yürek. kişiye özel. külliyat içinde cahil periler, karşı pencere ve serseri mayınlar kadar ön planda değil.
10 üzerinden 7!
zorunlu edit: ekşisözlük 'te bir arkadaş yazmış, yazı yazmadan önce okumama alışkanlığı edindiğimden şimdi göz atarken ilgimi çekti mutlaka katıldığım bir önerme filme binaen. ''fakirliği gösterip, bunun yardımlarla halledilemiyecek bir sorun olduğunu sistemli bir kuvvet gerektiğini söylüyor.'' yani işin diğer kısmı don kişotluğa uzanıyor değil mi? ırene don kişotluk yapıyor ve işin sonunda maalesef yalnız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar