bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu50
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü6
- iyi menemenin sırrı22
- fatma betül sayan kaya18
- fatma betülüm yapmaz6
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş3
- sinirlenen dilenci kadın3
- sevgilinin mantarlı ayak parmak arası3
- ayakla üzüm ezen kızlar3
- bu yazar sadece kadın yazarlardan mesaj alıyor3
- boğaz ağrısı5
- misafir terliği kokusu2
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- yorik'in kafatasına mum dikmek4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı11
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı3
- her sorunun çözümü2
- haram para2
- fon vurgunu5
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor3
- beşiktaş6
- murat ünalmış2
- yüz gerdirme ameliyatı olan doktorun ölmesi2
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- sözlüğün yeni tasarımı14
- kötüye bir şey olmaz5
- muslettin amca23
- aşk11
- işe gitmeye üşenmek2
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- uyudunuz mu4
- gece gelen açlık7
- sabahları nefret edilen şeyler4
- hayatın anlamı ne7
- alexander nübel7
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- gülşen in memeleri14
- yeraltı varlıkları7
- aşk bir yemek olsaydı8
- sigara içmek8
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- pankek7
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- sözlükte kim kimle sevgili27
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- nervio43
muhteşem whitesnake eseri.
a black cat moans
when he's burning with the fever,
a stray dog howls
when he's lonely in the night,
a woman goes crazy
with the though of retribution
but, a man starts weeping
when he's sick and tired of life.
i keep on dreaming dreams of tomorrow
feel i'm wasting my time
lighting candles in the wind.
always taking my chances
on the promise of the future
but, a heart full of sorrow
paints a lonely tapestry.
the sun is shining
oh, but, it's raining in my heart.
no one understands the heartache,
no one feels the pain,
'cos no one ever sees the tears
when you're crying in the rain,
when you're crying in the rain,
crying in the rain.
i can never deny
all the sweet things i have tasted,
tho' i've been mistreated
i keep coming back for more, more, more.
i know where i'm going
there's no hope of absolution,
i can't seem to separate
the good times from the bad.
the sun is shining
oh baby, it's still raining in my heart, in my heart.
no one understands the heartache,
no one feels the pain,
no one ever sees the tears
when you're crying in the rain,
when you're crying in the rain,
when you're crying in the rain,
when you're crying in the rain, no, no, no.
the sun is shining
but, it's raining in my heart.
no one understands the heartache,
no one feels the pain,
no one ever sees the tears
when you're crying in the rain...
crying in the rain.
a black cat moans
when he's burning with the fever,
a stray dog howls
when he's lonely in the night,
a woman goes crazy
with the though of retribution
but, a man starts weeping
when he's sick and tired of life.
i keep on dreaming dreams of tomorrow
feel i'm wasting my time
lighting candles in the wind.
always taking my chances
on the promise of the future
but, a heart full of sorrow
paints a lonely tapestry.
the sun is shining
oh, but, it's raining in my heart.
no one understands the heartache,
no one feels the pain,
'cos no one ever sees the tears
when you're crying in the rain,
when you're crying in the rain,
crying in the rain.
i can never deny
all the sweet things i have tasted,
tho' i've been mistreated
i keep coming back for more, more, more.
i know where i'm going
there's no hope of absolution,
i can't seem to separate
the good times from the bad.
the sun is shining
oh baby, it's still raining in my heart, in my heart.
no one understands the heartache,
no one feels the pain,
no one ever sees the tears
when you're crying in the rain,
when you're crying in the rain,
when you're crying in the rain,
when you're crying in the rain, no, no, no.
the sun is shining
but, it's raining in my heart.
no one understands the heartache,
no one feels the pain,
no one ever sees the tears
when you're crying in the rain...
crying in the rain.
whitesnake'in daha doğrusu david coverdale'in eskimeyen şarkılarından biridir. 1982 yılındaki saints an' sinners albümünden sonra 1987 albümünde tekrar yorumlanmıştır. her iki albümde de oldukça sert bir şekilde yorumlanmıştır ancak 82 versiyonunda blues melodileri daha ağır basar. 87 versiyonunda ise john sykes'ın durmak bilmez parmakları renklendirir şarkıyı.
whitesnake konserlerinde hala çalınan ve canlı performansında gitar ve davul soloları da barındırdığı için on dakikayı aşan bir şarkıdır.
whitesnake konserlerinde hala çalınan ve canlı performansında gitar ve davul soloları da barındırdığı için on dakikayı aşan bir şarkıdır.
yağmurda ağlayan bir insanın duygularını tam anlamıyla aktarmış bir parça. whitesnake gibi duygu seli bir gruba layık bir paçadır zanımca.
a-ha'nın romantik, harika şarkısıdır.
(bkz: singing in the rain)
aha'nın süper şarkısı, şarkının girişindeki şimşek çakması sesleriyle birlikte gerçekten yağmur yağıyo hissine kapılıp şarkıyı daha bir keyifle dinleyebiliyorsunuz.
aha gibi art garfunkel' ında mükemmel yorumları bulunduğu fakat orjinalinin everyl brothers' a ait bulunup, yağmurlu havalarda rakı balık ya da laurel and hardy gibi harika ikili oluşturduğu gözlemlenen hüzün- huzur dolu şarkı.
ingilizcede; üzülsem de, ağlasam da belli etmem mealinde bir deyim. aynı zamanda a hanın gök gürültüsü efektleriyle başlayan muhteşem, hüzün dolu şarkısı. klibi de şarkı kadar etkileyicidir.
coverdale'in deep purple etkisinden tam anlamıyla kurtulduğunu ve kendini bulduğu şarkıdır.
"no one understands the heartache,
no one feels the pain,
no one ever sees the tears
when you're crying in the rain,"
sözlerin kalitesi bakımından bir aşmışlık söz konusudur bu şarkıda.
1987 versiyonu çok daha iyidir.
"no one understands the heartache,
no one feels the pain,
no one ever sees the tears
when you're crying in the rain,"
sözlerin kalitesi bakımından bir aşmışlık söz konusudur bu şarkıda.
1987 versiyonu çok daha iyidir.
carole king yorumunun dinlenmesi önerilen şarkı.
çok başarılı ve duygu dolu david coverdale şarkısı.
bu şarkıyı dinleyenler, bunları da dinledi;
(bkz: mistreated)
(bkz: aint no love in the heart of the city)
bu şarkıyı dinleyenler, bunları da dinledi;
(bkz: mistreated)
(bkz: aint no love in the heart of the city)
82" versiyonu hafif deep purple, 87" versiyonu ise eşşşek gibi hard rock olan whitesnake parçasıdır.
Daha önce bir entrymde kullanmıştım ki nakaratı çok şey anlatır;
"no one understands the heartache,
no one feels the pain,
Cause no one ever sees the tears
when you're crying in the rain,
crying in the rain.."
Gaz olmasına rağmen çok içlidir..
edit:
naçizane bir çevirisidir;
Kara kedi inliyor
O şehvet ile yanarken
Başıboş köpek uluyor
O gecede yapayalnızken
Bir kadın giderek çıldırıyor
intikam düşüncesiyle
fakat adam ağlayarak başlıyor
Hayatın hastalıklılığı ve yorgunluğuyla
Yarının rüyalarını düşlüyorum
Zamanı harcadığımı düşünerek
Rüzgarlarda yanan mumlar
Ve her zaman şansımı elimden aldılar
Geleceğin sözlerinde
Ama, bu kalp umutsuzlukla dolu
tabloları boyuyorlar
Güneş parıldıyor
Ama kalbimde yağmurlar yağdırıyor
Hiç kimse bu kalp ağrısını anlayamaz
Hiç kimse bu acıyı hissedemez
Çünkü kimse gözyaşlarını göremez
Sen yağmurda ağlarken
Asla reddetmedim tattığım tüm küçük şeyleri
Kötü davrandım hepsine
bir çoğu için Geri dönüyorum
Nereye gittiğimi biliyorum
fakat yanlışlar için umut yok
Ayrılmış görünemiyorum
o zamanlar ki kötüden iyiye
Güneş parıldıyor
Ama kalbimde yağmurlar yağdırıyor
Hiç kimse kalp ağrısını anlayamaz
Hiç kimse acıyı hissedemez
Çünkü kimse gözyaşlarını göremez
Sen yağmurda ağlarken
Daha önce bir entrymde kullanmıştım ki nakaratı çok şey anlatır;
"no one understands the heartache,
no one feels the pain,
Cause no one ever sees the tears
when you're crying in the rain,
crying in the rain.."
Gaz olmasına rağmen çok içlidir..
edit:
naçizane bir çevirisidir;
Kara kedi inliyor
O şehvet ile yanarken
Başıboş köpek uluyor
O gecede yapayalnızken
Bir kadın giderek çıldırıyor
intikam düşüncesiyle
fakat adam ağlayarak başlıyor
Hayatın hastalıklılığı ve yorgunluğuyla
Yarının rüyalarını düşlüyorum
Zamanı harcadığımı düşünerek
Rüzgarlarda yanan mumlar
Ve her zaman şansımı elimden aldılar
Geleceğin sözlerinde
Ama, bu kalp umutsuzlukla dolu
tabloları boyuyorlar
Güneş parıldıyor
Ama kalbimde yağmurlar yağdırıyor
Hiç kimse bu kalp ağrısını anlayamaz
Hiç kimse bu acıyı hissedemez
Çünkü kimse gözyaşlarını göremez
Sen yağmurda ağlarken
Asla reddetmedim tattığım tüm küçük şeyleri
Kötü davrandım hepsine
bir çoğu için Geri dönüyorum
Nereye gittiğimi biliyorum
fakat yanlışlar için umut yok
Ayrılmış görünemiyorum
o zamanlar ki kötüden iyiye
Güneş parıldıyor
Ama kalbimde yağmurlar yağdırıyor
Hiç kimse kalp ağrısını anlayamaz
Hiç kimse acıyı hissedemez
Çünkü kimse gözyaşlarını göremez
Sen yağmurda ağlarken
kafayı boşaltmak için ideal aha parçası
(bkz: blowin in the wind)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar