bugün
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- queen ravenna ifşası15
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği11
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri8
- 50 kilo üstü kız tripleri4
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- saat12
- kol saati8
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- tavuklu pilav8
- arkadaşlar çok sıkıcısınız4
- kolye143
- ioçk'nın ifşası4
- bir erkek adam kadınlara yükselmez8
- beşiktaş18
- ayaklara fısıldayan adam5
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- at9
- crystal palace8
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- true'nun çaylak olması5
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek3
- denenecek çok şey var4
- beşiktaş 2 crystal palace 23
- fırın sütlaç8
- futbol20
- gocu nerede gocu3
- avrupa11
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- ümit akdağ3
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak4
- hava yapmış kavanoz kapağı açmak2
- from gold from dust8
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- özlemek3
- güney afrika4
- izmirin en güzel semtleri10
- akepe dönemi15
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- 40'a doğru yaklaşmak4
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları5
- yeşil3
- izmirde murtakeye nezih yer diyen tip3
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati3
- meksika açmazı macerası3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı2
rihanna'nın uzaklara götüren parçasıdır.
bir onurlu insanı anlatır. ve derinlere götürür çevirisi budur.
--spoiler--
i'm not the type to get my heart broken
-kalbimi kıracak bir tip değilim.
i'm not the type to get upset and cry
-sinirlenip ağlayacak bir tip değilim.
cause i never leave my heart open
-çünkü kalbimi hiç açık bırakmadım.
never hurts me to say goodbye
-hoşçakal demek hiç incitmedi beni,
relationships don't get deep to me
-yakınlarım anlamıyor ben,
never got the whole in love thing
-tam bir aşka sahip olmadım.
and someone can say they love me truly
-ve bazıları bana, beni gerçekten sevdiğini söyleyebilir.
but at the time it didn't mean a thing
-ama zamanında birşey ifade etmedi.
my mind is gone, i'm spinning round
-aklım gitti, ben (başa)dönen bir sürecim,
and deep inside, my tears i'll drown
-derinlerde, gözyaşlarımda boğulacağım.
i'm losing grip, what's happening
-kontrolu kaybediyorum, ne oluyor.
i stray from love, this is how i feel
-aşktan ayrılıyorum, böyle hissediyorum.
this time was different
-zaman farklıydı.
felt like, i was just a victim
-aynı bir kurban gibi hissettim.
and it cut me like a knife
-ve bu beni bir bıçak gibi kesti.
when you walked out of my life
-yaşamın dışına çıktığında.
now i'm, in this condition
-şimdi ben, bu haldeyim.
and i've, got all the symptoms
-ve bütün belirtilerine sahibim.
of a girl with a broken heart
-kalbi kırılmış bir kızın.
but no matter you'll never see me cry
-ama önemi yok beni hiç ağlarken görmeyeceksin.
did it happen when we first kissed
-ilk öpüştüğümüzde bu olmuş muydu.
cause it's hurting me to let it go
-çünkü gitmesine izin vermek canımı acıtıyor.
maybe cause we spent so much time
-belki de çok zaman harcadığımız içindir.
and i know that it's no more
-ve biliyorum daha fazla yok.
i should never let you hold me baby
-beni tutmana izin vermemeliyim.
maybe why i'm sad to see us apart
-belki de bu neden bizi ayrı gördüğümüze üzüldüğümün nedenidir.
i didn't give to you on purpose
-sana bilerek vermedim.
gotta figure out how you stole my heart
-kalbimi nasıl çaldığını anlamam lazım.
my mind is gone, i'm spinning round
-aklım gitti, ben (başa)dönen bir sürecim.
and deep inside, my tears i'll drown
-derinlerde, gözyaşlarımda boğulacağım.
i'm losing grip, what's happening
-kontrulu kaybediyorum, ne oluyor.
i stray from love, this is how i feel
-aşktan ayrılıyorum, böyle hissediyorum.
this time was different
-zaman farklıydı.
felt like, i was just a victim
-aynı bir kurban gibi hissettim.
and it cut me like a knife
-ve bu beni bir bıçak gibi kesti.
when you walked out of my life
-yaşamın dışına çıktığında.
now i'm, in this condition
-şimdi ben, bu haldeyim.
and i've, got all the symptoms
-ve bütün belirtilerine sahibim.
of a girl with a broken heart
-kalbi kırılmış bir kızın.
but no matter you'll never see me cry
-ama önemi yok beni hiç ağlarken görmeyeceksin.
how did i get here with you, i'll never know
-buraya seninle nasıl geldim, hiç bilmeyeceğim.
i never meant to let it get so, personal
-bunun kişiselleşmesine izin vermek hiç istemedim.
after all i tried to do, stay away from loving you
-herşeyden sonra seni sevmekten uzak dumayı denedim.
i'm broken hearted, i can't let you know
-ben kırık kalpliyim, anlamana izin veremiyorum.
and i won't let it show
-göstermesine izin vermeyeceğim.
you won't see me cry
-beni ağlarken görmeyeceksin.
this time was different
-zaman farklıydı.
felt like, i was just a victim
-aynı bir kurban gibi hissettim.
and it cut me like a knife
-ve bu beni bir bıçak gibi kesti.
when you walked out of my life
-yaşamın dışına çıktığında.
now i'm, in this condition
-şimdi ben, bu haldeyim.
and i've, got all the symptoms
-ve bütün belirtilerine sahibim.
of a girl with a broken heart
-kalbi kırılmış bir kızın.
but no matter you'll never see me cry
-ama önemi yok beni hiç ağlarken görmeyeceksin.
all my life...
-hayatım boyunca...
--spoiler--
bir onurlu insanı anlatır. ve derinlere götürür çevirisi budur.
--spoiler--
i'm not the type to get my heart broken
-kalbimi kıracak bir tip değilim.
i'm not the type to get upset and cry
-sinirlenip ağlayacak bir tip değilim.
cause i never leave my heart open
-çünkü kalbimi hiç açık bırakmadım.
never hurts me to say goodbye
-hoşçakal demek hiç incitmedi beni,
relationships don't get deep to me
-yakınlarım anlamıyor ben,
never got the whole in love thing
-tam bir aşka sahip olmadım.
and someone can say they love me truly
-ve bazıları bana, beni gerçekten sevdiğini söyleyebilir.
but at the time it didn't mean a thing
-ama zamanında birşey ifade etmedi.
my mind is gone, i'm spinning round
-aklım gitti, ben (başa)dönen bir sürecim,
and deep inside, my tears i'll drown
-derinlerde, gözyaşlarımda boğulacağım.
i'm losing grip, what's happening
-kontrolu kaybediyorum, ne oluyor.
i stray from love, this is how i feel
-aşktan ayrılıyorum, böyle hissediyorum.
this time was different
-zaman farklıydı.
felt like, i was just a victim
-aynı bir kurban gibi hissettim.
and it cut me like a knife
-ve bu beni bir bıçak gibi kesti.
when you walked out of my life
-yaşamın dışına çıktığında.
now i'm, in this condition
-şimdi ben, bu haldeyim.
and i've, got all the symptoms
-ve bütün belirtilerine sahibim.
of a girl with a broken heart
-kalbi kırılmış bir kızın.
but no matter you'll never see me cry
-ama önemi yok beni hiç ağlarken görmeyeceksin.
did it happen when we first kissed
-ilk öpüştüğümüzde bu olmuş muydu.
cause it's hurting me to let it go
-çünkü gitmesine izin vermek canımı acıtıyor.
maybe cause we spent so much time
-belki de çok zaman harcadığımız içindir.
and i know that it's no more
-ve biliyorum daha fazla yok.
i should never let you hold me baby
-beni tutmana izin vermemeliyim.
maybe why i'm sad to see us apart
-belki de bu neden bizi ayrı gördüğümüze üzüldüğümün nedenidir.
i didn't give to you on purpose
-sana bilerek vermedim.
gotta figure out how you stole my heart
-kalbimi nasıl çaldığını anlamam lazım.
my mind is gone, i'm spinning round
-aklım gitti, ben (başa)dönen bir sürecim.
and deep inside, my tears i'll drown
-derinlerde, gözyaşlarımda boğulacağım.
i'm losing grip, what's happening
-kontrulu kaybediyorum, ne oluyor.
i stray from love, this is how i feel
-aşktan ayrılıyorum, böyle hissediyorum.
this time was different
-zaman farklıydı.
felt like, i was just a victim
-aynı bir kurban gibi hissettim.
and it cut me like a knife
-ve bu beni bir bıçak gibi kesti.
when you walked out of my life
-yaşamın dışına çıktığında.
now i'm, in this condition
-şimdi ben, bu haldeyim.
and i've, got all the symptoms
-ve bütün belirtilerine sahibim.
of a girl with a broken heart
-kalbi kırılmış bir kızın.
but no matter you'll never see me cry
-ama önemi yok beni hiç ağlarken görmeyeceksin.
how did i get here with you, i'll never know
-buraya seninle nasıl geldim, hiç bilmeyeceğim.
i never meant to let it get so, personal
-bunun kişiselleşmesine izin vermek hiç istemedim.
after all i tried to do, stay away from loving you
-herşeyden sonra seni sevmekten uzak dumayı denedim.
i'm broken hearted, i can't let you know
-ben kırık kalpliyim, anlamana izin veremiyorum.
and i won't let it show
-göstermesine izin vermeyeceğim.
you won't see me cry
-beni ağlarken görmeyeceksin.
this time was different
-zaman farklıydı.
felt like, i was just a victim
-aynı bir kurban gibi hissettim.
and it cut me like a knife
-ve bu beni bir bıçak gibi kesti.
when you walked out of my life
-yaşamın dışına çıktığında.
now i'm, in this condition
-şimdi ben, bu haldeyim.
and i've, got all the symptoms
-ve bütün belirtilerine sahibim.
of a girl with a broken heart
-kalbi kırılmış bir kızın.
but no matter you'll never see me cry
-ama önemi yok beni hiç ağlarken görmeyeceksin.
all my life...
-hayatım boyunca...
--spoiler--
opposite of smile.
Michael Jackson'ın invincible albümünde yer alan şarkı. Şarkının klibinde MJ oynamamıştır. Klibinde insanlar el ele tutuşmaktadırlar * ve insanı MJ'nin o güzel sesiyle klipten alıp başka diyarlara götürmektedirler. *
izlenesi klibi izlemeyenler için;
http://www.dailymotion.co...michael-jackson-cry_music
izlenesi klibi izlemeyenler için;
http://www.dailymotion.co...michael-jackson-cry_music
i Have seen peace. I have seen pain,
barışı gördüm, acıyı gördüm,
Resting on the shoulders of your name.
adının omuzları üzerinde uzanarak.
Do you see the truth through all their lies?
doğruyu görüyor musun onların bütün yalanları arasında?
Do you see the world through troubled eyes?
beddualı gözler arasında dünyayı görüyor musun
And if you want to talk about it anymore,
Ve daha fazla konuşmak istersen
Lie here on the floor and cry on my shoulder,
uzan burda ve omuzlarımda ağla
im a friend
Ben bir arkadaşım
I have seen birth. I have seen death.
Doğum'u gördüm, ölüm'ü gördüm
Lived to see a lover's final breath.
bir sevgilinin son nefesini görmek için yaşadım
Do you see my guilt? Should I feel fright?
kabahatime baksana! Korkuyu hissetmeli miyim?
Is the fire of hesitation burning bright?
Kuşkunun ateşi parlak yanıyor mu?
And if you want to talk about it once again,
ve eğer bunun hakkında bir kez daha konuşmak istersen,
On you I depend. I'll cry on your shoulder.
ben sana bağlıyım. Omuzlarında ağlayacağım.
You're a friend.
Sen bir arkadaşsın
You and I have been through many things.
sen ve benim başımızdan çok şey geçti
I'll hold on to your heart.
kalbin için bekleyeceğim
I wouldn't cry for anything,
bi bok için ağlamazdım
But don't go tearing your life apart.
ama gitme ağlayarak hayatınla uzaklara
I have seen fear. I have seen faith.
Korkuyu gördüm. inancı gördüm
Seen the look of anger on your face.
yüzündeki kızgın bakışı gördüm
And if you want to talk about what will be,
ve eğer ne olacağı hakkında konuşmak istersen
Come and sit with me, and cry on my shoulder,
Gel ve benimle otur, ve omuzlarımda ağla
I'm a friend.
Ben bir arkadaşım
And if you want to talk about it anymore,
Ve eğer onun hakkında daha fazla konuşmak istersen
Lie here on the floor and cry on my shoulder,
uzan burda ve omuzlarımda ağla
I'm a friend.
Ben bir arkadaşım.
james blunt
barışı gördüm, acıyı gördüm,
Resting on the shoulders of your name.
adının omuzları üzerinde uzanarak.
Do you see the truth through all their lies?
doğruyu görüyor musun onların bütün yalanları arasında?
Do you see the world through troubled eyes?
beddualı gözler arasında dünyayı görüyor musun
And if you want to talk about it anymore,
Ve daha fazla konuşmak istersen
Lie here on the floor and cry on my shoulder,
uzan burda ve omuzlarımda ağla
im a friend
Ben bir arkadaşım
I have seen birth. I have seen death.
Doğum'u gördüm, ölüm'ü gördüm
Lived to see a lover's final breath.
bir sevgilinin son nefesini görmek için yaşadım
Do you see my guilt? Should I feel fright?
kabahatime baksana! Korkuyu hissetmeli miyim?
Is the fire of hesitation burning bright?
Kuşkunun ateşi parlak yanıyor mu?
And if you want to talk about it once again,
ve eğer bunun hakkında bir kez daha konuşmak istersen,
On you I depend. I'll cry on your shoulder.
ben sana bağlıyım. Omuzlarında ağlayacağım.
You're a friend.
Sen bir arkadaşsın
You and I have been through many things.
sen ve benim başımızdan çok şey geçti
I'll hold on to your heart.
kalbin için bekleyeceğim
I wouldn't cry for anything,
bi bok için ağlamazdım
But don't go tearing your life apart.
ama gitme ağlayarak hayatınla uzaklara
I have seen fear. I have seen faith.
Korkuyu gördüm. inancı gördüm
Seen the look of anger on your face.
yüzündeki kızgın bakışı gördüm
And if you want to talk about what will be,
ve eğer ne olacağı hakkında konuşmak istersen
Come and sit with me, and cry on my shoulder,
Gel ve benimle otur, ve omuzlarımda ağla
I'm a friend.
Ben bir arkadaşım
And if you want to talk about it anymore,
Ve eğer onun hakkında daha fazla konuşmak istersen
Lie here on the floor and cry on my shoulder,
uzan burda ve omuzlarımda ağla
I'm a friend.
Ben bir arkadaşım.
james blunt
rihanna'nın klibi ile iç gıdıklayan, şarkı seçme başarısını ve ses rengini bir kez daha kanıtlayan çalışması. ağlayan bir girişi var şarkının*
(bkz: ağlatan şarkılar)
(bkz: ağlatan şarkılar)
(bkz: dont cry)
harika bir kurguyla yazılmış jimmy blunt şarkısı.
if you want to talk about it anymore,
lie here on the floor and cry on my shoulder,
i'm a friend.
if you want to talk about it once again,
on you i depend. i'll cry on your shoulder.
you're a friend.
(bkz: same mistake)
if you want to talk about it anymore,
lie here on the floor and cry on my shoulder,
i'm a friend.
if you want to talk about it once again,
on you i depend. i'll cry on your shoulder.
you're a friend.
(bkz: same mistake)
cigarettes after sex grubunun 25 ekim’de çıkardığı son albümleri olan cry’ı dinledim.
çiçeği burnunda albümler için acele davranıp, yorumlar yapmayı pek tercih etmesem de bu albüm için bazı şeyler karalayacağım buraya.
öncelikle, ilk izlenimlerime göre önceki cigarettes after sex albümleri tarzında bir albüm olmuş, diğer bir ifadeyle grup, yine kendi tarzının dışına çık(a)mamış.
grubun müzikal tarzı hoşuma gitmiyor değil fakat albümün tüm şarkıları birbirine benziyor. sanki grup, bütün müzikal kariyerlerini tek bir şarkı üzerinden oluşturmuş ve bu çizgide de devam edeceklermiş gibi duruyor.
haliyle 2-3 şarkından sonra da iyice bayıyor beni. bu durumun bence iki ana sebebi olabilir. bir grubun yaptıkları müzikte en ufak bir değişime, gelişime gitmemesinin birinci sebebi, maddiyattır. ikinci sebebi ise hayal gücü, yaratıcılık eksikliğidir. şahsen böyle grupların, sanatçıların çok da hayranı olamam.
canlı performanslarında şarkıyı bambaşka bir şekle çeviren, albümdeki halinin dışına çıkaran, başka bir boyuta taşıyan eric clapton gibi, mike oldfield gibi hayal gücü uçsuz bucaksız olan adamların hayranıyım daha çok.
canlı performanslarında attığı soloları bir daha çal(a)mayacak kadar doğaçlama yeteceğine sahip bir müzik dahisi olan red hot chili peppers’in efsanevi gitaristi john frusciante’ye hayranlık besleyebilirim ben.
tüm bunlara rağmen yine de dinlenebilir bir albüm olduğunu da söyleyebilirim.
çiçeği burnunda albümler için acele davranıp, yorumlar yapmayı pek tercih etmesem de bu albüm için bazı şeyler karalayacağım buraya.
öncelikle, ilk izlenimlerime göre önceki cigarettes after sex albümleri tarzında bir albüm olmuş, diğer bir ifadeyle grup, yine kendi tarzının dışına çık(a)mamış.
grubun müzikal tarzı hoşuma gitmiyor değil fakat albümün tüm şarkıları birbirine benziyor. sanki grup, bütün müzikal kariyerlerini tek bir şarkı üzerinden oluşturmuş ve bu çizgide de devam edeceklermiş gibi duruyor.
haliyle 2-3 şarkından sonra da iyice bayıyor beni. bu durumun bence iki ana sebebi olabilir. bir grubun yaptıkları müzikte en ufak bir değişime, gelişime gitmemesinin birinci sebebi, maddiyattır. ikinci sebebi ise hayal gücü, yaratıcılık eksikliğidir. şahsen böyle grupların, sanatçıların çok da hayranı olamam.
canlı performanslarında şarkıyı bambaşka bir şekle çeviren, albümdeki halinin dışına çıkaran, başka bir boyuta taşıyan eric clapton gibi, mike oldfield gibi hayal gücü uçsuz bucaksız olan adamların hayranıyım daha çok.
canlı performanslarında attığı soloları bir daha çal(a)mayacak kadar doğaçlama yeteceğine sahip bir müzik dahisi olan red hot chili peppers’in efsanevi gitaristi john frusciante’ye hayranlık besleyebilirim ben.
tüm bunlara rağmen yine de dinlenebilir bir albüm olduğunu da söyleyebilirim.
her dilde aynı. ağlamak deyinde şiirler çıkıyor karşına.
25 Ekim’de çıkmış olan Cigarettes after sex albümü.
şarkı listesi:
01. Don’t let me go
02. Kiss it of me
03. Heavenly
04. You’re the only good thing in my life
05. Touch
06. Hentai
07. Cry
08. Falling in love
09. Pure
şarkı listesi:
01. Don’t let me go
02. Kiss it of me
03. Heavenly
04. You’re the only good thing in my life
05. Touch
06. Hentai
07. Cry
08. Falling in love
09. Pure
etkinin tepkisi.
(bkz: michael jackson)
mandy moore'un söylediği parça rüyalarımın soundtracki olmuştur.
james blunt- cry
çok güzeldir kesinlikle tavsiye ederim.
çok güzeldir kesinlikle tavsiye ederim.
michael jackson' ın olmuş bu dedirten şarkılarından biri daha.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar