bugün
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- yunanistan23
- hayvan gibi acı salça yemek3
- irmik helvası vs un helvası18
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi11
- yapay zeka sohbet botları ve flört2
- aşka düşmek2
- gürsel tekin'in görevden alındığı iddiası2
- aylık 414 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak28
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- dekolteye bakar mısınız11
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin19
- paranın üstüne instagram adresini yazan sığır6
- japonya23
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- katates ve mermi'nin sözlükten kovulması6
- granny sevgili3
- fırın poşetinde tavuk patates2
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız7
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin7
- borsa 10 000 lere gidebilir mi5
- bik bikle yemek yapmak10
- ketçap aromalı ruffles10
- adanalı ateist10
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- türk kahvesi7
- gammaz çetesi çökertildi8
- 31 çekerken dinlenecek şarkılar2
- priapizm3
- melamin tabak5
- eye of the tiger dinleyerek yapılabilecek şeyler4
- üşüyen erkek12
- ekşi bir yazar kaybetti uludağ bir yazar kazandı5
- hiç porno izlememiş erkek9
- daş göprü sarmsağ geldih2
- keşke küçükken sanayiye verselerdi3
- gelecek partisi'nin kapanması12
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması11
- gürcistan26
- inek sütü içmemize rağmen inek olmamamız4
- japon karı alacan eşikte diz çökecek2
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket10
- king crimson epitaph dinleyip hüzünlenmek2
- bir insanı unutamamak4
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
başın sağolsun kardeşim. allah sabırlar versin.
dostum,kardesim,arkadaşım başın saolsun annenin mekanı cennet olsun..
başın sağolsun, acını yürekten paylaşıyorum. sana ve ailene sonsuz sabirlar dilerim.
anneciğinin mekanı cennet olsun ,kendisine ve ailesine de sabırlar dilediğim kişi.başka acı vermesin yaradan....
başın sağolsun, yattığı yer nurla dolsun.
pek fazla şey kalmadı bana söylenecek. özetlendi güzel yüreklerinizden çıkan kelimelerle. tek tek cevap yazmak isterdim hepinize, tek tek teşekkür etmek... anlattıkça acıyor bişeyler, o yüzden affedin bir kerede olsun bitsin istedim.
ben daha çok küçüktüm annem hastalandığında. ilkokuldaydım annem için 3 yıl ömür biçtiklerinde... her gece Allah'la pazarlığa oturdum. "Büyüyene kadar onu alma nolur" dedim. Bu pazarlık yüzünden, 23 yaşıma gelsem de asla büyüdüğümü itiraf edemedim. Aynı pazarlığa annem de oturdu biliyorum: "çocuklarım büyüyene kadar izin ver..." Sürekli hastane koridorlarıyla bizim evin koridorlarında mekik dokudu annem. asla "hastayım" demedi, sızlanmadı, inlemedi, gücü yokmuş gibi davranmadı. kendi hastalığını unutup moral verdi insanlara. biliyorum bu hayata bağlılığı yüzünden yaşadı bu kadar. hayatı, okulları birinciliklerle geçmişti; ödülleri vardı, 48 yaşında yüksek lisansa başladı. yenilmeyi kabul etmedi asla. Hep güçlü oldu, bize öğrettiği, öğütlediği tek şey de buydu...
cenazeye 15 yıllık doktoru geldi, "anneni asla yenilmiş gibi düşünme, bu öyle bir hastalıktı ki, 'galiptir bu savaşta mağlup...'" diye ağladı. Eminim annem kızdı bize ağladığımız için...
Son zamanlarda ne kadar acı çektiğini görmesem, belki ben de bu kadar sağlam duramazdım. Daha fazla bizimle kalmasını beklemek bencillik olurdu. Doğru dürüst, haykırarak ağlayamadım bile bu yüzden. Onun sınavı bu kadardı, Allah da istemedi daha fazla acı çekmesini. Onu hep istediği gibi güneşli bir havada, tüm sevdikleriyle yolculamamıza izin verdi. Annemi bizden aldığı için kızamadım* Allah'a. Zaten 3 gün önce göstermişti rüyasını apaçık bana, kendimi hazırlamam , veda etmem için. Kimse kimseye veda etmedi ama bilsek de...
sadece annemi değil; en yakın dostumu, sohbet arkadaşımı, akıl danışmanımı, yaşayan ansiklopedimi, poh poh perimi kaybettim ben. öğütler unutulmuyor ama... bir yerlerden mutlaka izlediğini biliyorum. o yüzden çıplak ayakla yerlere basamıyorum, atkısız sokağa çıkamıyorum, kendimi hırpalayamıyorum üzülmesin diye.
birbirimizden uzaktayken hep "herkes olduğu yerde kendine iyi baksın ki kimse kimseyi merak etmek zorunda kalmasın" derdi annem. onu çok merak etsem de iyi bakıyorum kendime, en azından o rahat olsun diye. Biliyorum, benim için, ablam için yapmak istediği bir çok şey vardı. yapmak istediklerini bizler yapmak zorundayız artık, gözü arkada kalmasın diye...
şimdi hayat daha zor... Eskişehir'de kalmak mı, bursa'ya evime dönmek mi, ankara'da teyzemle dayımın yanında yaşamak mı, ablama yakın olayım diye edirne'ye gitmek mi, yazın babamın tayini çıkınca babamla doğuya doğru gitmek mi? kendime bir hayat çizmeliyim. nerede yaşıyacaksam iş bulmalıyım. bursa'da kalacaksam ev arkadaşı bulmalıyım ya da ev arkadaşı arayan birinin yanına taşınmalıyım. arkadaşlarımın çoğu şehri terk ettiği için bambaşka bir çevre kurmalı, oyalanmalıyım... dört yol ağzında pusulasını kaybetmiş bir çocuk gibiyim, yıldızlara bakarak yön arıyorum...
size gelince...
sanırım buraya sadece "sözlük" demek yetmeyecek bundan sonra. yüreği güzel bir sürü insanın buluşma, paylaşma mekanı. ne kadar teşekkür etsem az biliyorum. acıları alan arkadaşlardır... hepinizi tek tek tanımak isterdim; hayatlarınızı öğrenmek... üzüldüğünüz yerde elinizi tutmak isterdim ben de... "hayatın zemini çok kaygandır, yerdeki her an siz olabilirsiniz..." diye bir söz vardı; annem çok kullanırdı. umarım bu kaygan zeminlerde yetişebilirim ben de sizin imdadınıza, keşke yapabilsem...
biraz zaman geçse üstümden, ayrı ayrı tanışsak... hayata gülsek pis pis sırıtarak. gıcık olsa bize, güçlü olduğumuz için. doya doya yaşasak...
sanırım annem de sevinir o zaman...
hepinizi daha çok seviyorum. bu 23 yaşındaki kız çocuğunu da büyütecek bu hayat; kimbilir, belki büyüttü bile...
Birlikte büyümek dileğiyle... hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum, herşey için...
----
annem bir yazardı. kitabından ufacık kesitler için http://gunesiavcumakoy.spaces.live.com/ adresine bakabilirsiniz...
----
ben daha çok küçüktüm annem hastalandığında. ilkokuldaydım annem için 3 yıl ömür biçtiklerinde... her gece Allah'la pazarlığa oturdum. "Büyüyene kadar onu alma nolur" dedim. Bu pazarlık yüzünden, 23 yaşıma gelsem de asla büyüdüğümü itiraf edemedim. Aynı pazarlığa annem de oturdu biliyorum: "çocuklarım büyüyene kadar izin ver..." Sürekli hastane koridorlarıyla bizim evin koridorlarında mekik dokudu annem. asla "hastayım" demedi, sızlanmadı, inlemedi, gücü yokmuş gibi davranmadı. kendi hastalığını unutup moral verdi insanlara. biliyorum bu hayata bağlılığı yüzünden yaşadı bu kadar. hayatı, okulları birinciliklerle geçmişti; ödülleri vardı, 48 yaşında yüksek lisansa başladı. yenilmeyi kabul etmedi asla. Hep güçlü oldu, bize öğrettiği, öğütlediği tek şey de buydu...
cenazeye 15 yıllık doktoru geldi, "anneni asla yenilmiş gibi düşünme, bu öyle bir hastalıktı ki, 'galiptir bu savaşta mağlup...'" diye ağladı. Eminim annem kızdı bize ağladığımız için...
Son zamanlarda ne kadar acı çektiğini görmesem, belki ben de bu kadar sağlam duramazdım. Daha fazla bizimle kalmasını beklemek bencillik olurdu. Doğru dürüst, haykırarak ağlayamadım bile bu yüzden. Onun sınavı bu kadardı, Allah da istemedi daha fazla acı çekmesini. Onu hep istediği gibi güneşli bir havada, tüm sevdikleriyle yolculamamıza izin verdi. Annemi bizden aldığı için kızamadım* Allah'a. Zaten 3 gün önce göstermişti rüyasını apaçık bana, kendimi hazırlamam , veda etmem için. Kimse kimseye veda etmedi ama bilsek de...
sadece annemi değil; en yakın dostumu, sohbet arkadaşımı, akıl danışmanımı, yaşayan ansiklopedimi, poh poh perimi kaybettim ben. öğütler unutulmuyor ama... bir yerlerden mutlaka izlediğini biliyorum. o yüzden çıplak ayakla yerlere basamıyorum, atkısız sokağa çıkamıyorum, kendimi hırpalayamıyorum üzülmesin diye.
birbirimizden uzaktayken hep "herkes olduğu yerde kendine iyi baksın ki kimse kimseyi merak etmek zorunda kalmasın" derdi annem. onu çok merak etsem de iyi bakıyorum kendime, en azından o rahat olsun diye. Biliyorum, benim için, ablam için yapmak istediği bir çok şey vardı. yapmak istediklerini bizler yapmak zorundayız artık, gözü arkada kalmasın diye...
şimdi hayat daha zor... Eskişehir'de kalmak mı, bursa'ya evime dönmek mi, ankara'da teyzemle dayımın yanında yaşamak mı, ablama yakın olayım diye edirne'ye gitmek mi, yazın babamın tayini çıkınca babamla doğuya doğru gitmek mi? kendime bir hayat çizmeliyim. nerede yaşıyacaksam iş bulmalıyım. bursa'da kalacaksam ev arkadaşı bulmalıyım ya da ev arkadaşı arayan birinin yanına taşınmalıyım. arkadaşlarımın çoğu şehri terk ettiği için bambaşka bir çevre kurmalı, oyalanmalıyım... dört yol ağzında pusulasını kaybetmiş bir çocuk gibiyim, yıldızlara bakarak yön arıyorum...
size gelince...
sanırım buraya sadece "sözlük" demek yetmeyecek bundan sonra. yüreği güzel bir sürü insanın buluşma, paylaşma mekanı. ne kadar teşekkür etsem az biliyorum. acıları alan arkadaşlardır... hepinizi tek tek tanımak isterdim; hayatlarınızı öğrenmek... üzüldüğünüz yerde elinizi tutmak isterdim ben de... "hayatın zemini çok kaygandır, yerdeki her an siz olabilirsiniz..." diye bir söz vardı; annem çok kullanırdı. umarım bu kaygan zeminlerde yetişebilirim ben de sizin imdadınıza, keşke yapabilsem...
biraz zaman geçse üstümden, ayrı ayrı tanışsak... hayata gülsek pis pis sırıtarak. gıcık olsa bize, güçlü olduğumuz için. doya doya yaşasak...
sanırım annem de sevinir o zaman...
hepinizi daha çok seviyorum. bu 23 yaşındaki kız çocuğunu da büyütecek bu hayat; kimbilir, belki büyüttü bile...
Birlikte büyümek dileğiyle... hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum, herşey için...
----
annem bir yazardı. kitabından ufacık kesitler için http://gunesiavcumakoy.spaces.live.com/ adresine bakabilirsiniz...
----
kendisini tanımam amma ve lakin üzüntüsünü samimiyetle paylaştığımı belirtmek istedim. güçlü ol dostum.
başın sağolsun.
başın saolsun kardeşim
ateş düştüğü yakar anasını satayım...
"seni anlıyorum" demicem çünkü asla anlayamam. allah sana sabır, bu zor günlerde ayakta tutacak güç versin.
başın saolsun.
(aklınızdan çıkarmayın:yalan dünya)
"seni anlıyorum" demicem çünkü asla anlayamam. allah sana sabır, bu zor günlerde ayakta tutacak güç versin.
başın saolsun.
(aklınızdan çıkarmayın:yalan dünya)
başın sağolsun arkadaşım.*
başınız sağolsun.
başınız, başımız sağolsun.
başın sağolsun.allah sabır versin.
anneciğinin mekanı cennet olsun.
anneciğinin mekanı cennet olsun.
herkesin anası bi defa ölür
ölür kınaları, yemek tarifleri ve türküleri
herkesin anası bir defa ölür
ölür sevgileri, kokuları ve öpüşleri
herkesin anası bir defa ölür
bir hançer,
birden,
böler,
ikiye
yüreklerimizi
başın sağolsun.....
ölür kınaları, yemek tarifleri ve türküleri
herkesin anası bir defa ölür
ölür sevgileri, kokuları ve öpüşleri
herkesin anası bir defa ölür
bir hançer,
birden,
böler,
ikiye
yüreklerimizi
başın sağolsun.....
başın sağolsun, allah sabır versin dileklerimizin az geleceğini bile bile acısını yürekten paylaştığımız yazardır. anneciğinin mekanı cennet olsun..
az önce taziye için yazılan tüm mesajları tek tek artı oylamış yazar.
tekrar başın sağolsun arkadaşım.
kısa zamanda toparlanmış bir şekilde aramızda görmek istiyoruz seni.
tekrar başın sağolsun arkadaşım.
kısa zamanda toparlanmış bir şekilde aramızda görmek istiyoruz seni.
sözün bittiğ yerdir. başın sağ olsun cococabana.
kelimelerin kifayetsiz kalmasının vuku bulduğu andır. ne söylesek eksik. ne kadar üzüntünü anlıyorum desek de bir şeyler hep eksik kalacak anlayışımızda. acını paylaşıyorum arkadaşım. başın sağolsun...
allah yardımcın olsun.
bazı durumlarda söylenecek söz, yapılacak iş kalmaz. o durumlardan birindesin ama inanıyorum ki atlatacak güçtesin. *
dua etmek annene en buyuk iyilik olacaktir. basin sag olsun.
hepimizin başına gelecek nasılsa ha üç gün geç olmuş ha üç gün erken...
allah sabır versin...
(bkz: ateş düştüğü yeri yakar)
fakat farklı bir açı da var düşünülmesi gereken;
(bkz: şeb i arus)
allah sabır versin...
(bkz: ateş düştüğü yeri yakar)
fakat farklı bir açı da var düşünülmesi gereken;
(bkz: şeb i arus)
öLüm; bir kaç seneLik ayrıLık ondan sonra sonsuz bir beraberLik.. başın sağoLsun.. acını payLaşıyorum.. ALLah sabır versin..
hayaLet fiLminden.. adam cennete giderken şöyLe der;
- ne garip, giderken sevgimi de yanımda götürüyorum..
hayaLet fiLminden.. adam cennete giderken şöyLe der;
- ne garip, giderken sevgimi de yanımda götürüyorum..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar