bugün
- ölümlü bir erkekle evlenmek7
- sürekli güler yüzle dolaşan tip5
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- türkler barbar ve köpektir7
- yeni parti39
- arkadaşlar bakar mısınız bi7
- bursalı erkeklere vurulan ibne damgası5
- psikopat erkek seven kızlar3
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak2
- avokado tadı3
- kadınlardan ilgi göremeyince erkeklere yönelmek2
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- enayimiknatisii10
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- tas kafalı hırt istilası3
- yazarların acı eşiği5
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- güne bir şarkı bırak14
- topluma nasıl faydalı olunur7
- ahmet vehbi bakırlıoğlu2
- alparslan türkeş sonrası mhp5
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor2
- en güzel sevişme13
- iştahın kapanması5
- franklyfourfingers2
- ciguli kral ve velvet erdoğan'a oy verir mi4
- sony ericsson t1002
- feminizm2
- ipkis2
- zeynep sude oktay6
- şahane pazar2
- eye of tiger dinlerken saçı başı yırtmak6
- bay turnike2
- zaman baba4
- susam sokağı2
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- akciğerden gelen cikleme sesleri7
- kitap yerine pdf okumak5
- nervio35
- yeni parti'nin logosu5
- bu koyden olsam ne olacak18
- gelmiş geçmiş en büyük kemalist4
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- kendini üç kelime ile tanımla2
- sigmund freud vs carl gustav jung6
- masterchef de kerhane tatlısı yapmak2
- 2 zamanlı motosiklet sesi3
Büyük canavar, tekerlekli şemsiye, ördek, çirkin ördek, keçi, teneke sümüklü böcek, dekovil, yada şefkatli... Bunlar, birbirinden farklı ulusların, 2CV ye taktıkları isimler. O, 1948-1990 yılları arasında üretilmiş bir halk arabası.
Çıktığı dönemde, yani ikinci dünya savaşından hemen sonra, maliyetleri yüksek olduğu için bu otomobil Fransa' da benimsenmemişti. 2CV, 100 kilometrelik bir mesafeyi 3 litreden az benzinle gidebilecek, kırsal kesimindeki halkın 100 kg.lık ürününü, saatte 60 kilometre hızla, gerekirse, asfalt döşenmemiş bozuk yollarda bile, pazara ulaştırabilmesine imkan verebilecek bir tasarımdı. En önemlisi, bozuk arazide köylülerin yumurtalarını kırmadan nakletmelerine imkan veriyordu. Ayrıca, yenilenen versiyonları ve yükseltilen tavanı sayesinde, sürücünün şapkası ile aracı kullanmasını mümkün kılıyordu.
ikinci dünya savaşında Almanlar Fransa'yı işgal ettiğinde, Citroen yöneticileri 2CV projesini, tasarım, savaş aracı olarak kullanılmasın diye gizlediler; 2VC'lerden bir kısmı pikaba benzetilerek gizlendi, bazıları gömüldü, bazıları ise yok edildi. 1939 yılında 2CV projesi geliştirilirken üretilen prototipler çok enteresan araçlardı öyle ki arka koltuk tavana bağlanmış bir hamaktan oluşuyordu. Tasarımcıların üstünde düşünmeleri için 6 yılı vardı artık. 1994 yılında gizlenmiş 3 prototip bulunana kadar, savaştan geriye, sadece 2 prototipin kaldığına inanılıyordu. Savaştan sonra, alüminyum ve magnezyum şase ve koparta ile su soğutmalı motor üretmenin, çok maliyetli olduğuna karar verildi ve aracın çelikten imal edilerek, hava soğutmalı motor ile donatılmasına karar verildi. Tasarımcı Flaminio Bertoni gövdeyi tekrar dizayn etti.
Tasarım 1948 de Paris'te beğeniye sunuldu. Çok eleştirildi, ama düşük gelirli kesim üstünde çok büyük etkisi oldu.
Citroen'in, basın bülteni göndermeden lansman yapması, gazetecilerin alay konusu oldu. Bazı basın mensupları, otomobili "yuvarlanan dalalet" olarak nitelerken, bazıları ise "sardalye konservesi" gibi isimler taktılar. Ama tarih gösterdi ki, tüketici 2CV yi sevimli, hoş ve çekici buluyordu. Fransa'da ulaşımda devrime neden olmuştu.
2CV büyük bir ticari başarıydı. Satışa sunulduktan kısa bir süre sonra, 3 yıllık bir bekleme listesi oluştu. Bu yüzden ikinci eli, sıfırından daha pahalı el değiştirmeye başladı. 1949 da günde 4 adet olan üretim, bir sene sonra 400 adete çıktı. Fiyatı o kadar ucuzdu ki, VW Beetle modeli, iki adet 2CV'ye bedeldi.
Ucuz fiyatına rağmen, teknolojisi dönemine göre oldukça iyiydi. Dört tekerlekte bağımsız süspansiyon, 4 vitesli manuel şanzıman, önden çekiş, hafif ve ufak hava soğutmalı iki silindirli boxer motor... Hatta motorun klasik BMW boxer motosiklet motorundan devşirildiği de söylenir.
Cam silecekleri gücü şanzımandan alıyordu, araç hızlandıkça sileceklerde hızlanıyordu. Cam sileceklerini içerden elle çalıştırmak da mümkündü (araç dururken). Aracın hava soğutmalı motoru olması dolayısı ile soğutma sıvısı, radyatör, su pompası veya termostat olmaması, dayanıklılığını arttırıyordu. Bujiler aynı anda ateşlediği için, distribütör de bulunmuyordu.
ilk motoru 375cm3 ve 9 beygirdi. Daha sonra 425 cm3, 602 cm3 ve 28 beygir oldu. Evrim geçiren motorların gücü 33 beygire kadar yükseldi.
2CV, 1990'lara doğru, teknoloji ve güvenlik açısından çok geride kaldı. Ancak tasarımın kendine has olması nedeniyle alıcı buluyordu. 1988 yılında Fransa'daki üretimi tamamen durdu. 27 Temmuz 1990 yılında, gri bir 2CV Portekiz'deki fabrikada üretilen son araçtı.
BMW Isetta, Renault 4, Mini ve VW Beetle diğer üreticilerin o aynı dönemde ürettiği benzer modelleridir.
Daha önce de belirttiğim gibi ilk çıktığı yıllarda alay konusu olan, insanların "konserve açacağı da veriyorlar mıymış?" diye takıldığı 2CV başarılı oldu ve popüler kültürde de kendine yer kazandı. En bilinenleri 1981 de oynayan James Bond filmi ve 1963 ve 1978 yıllarındaki Pembe Panter filmlerinde olmak üzere 30'dan çok filimde sahne aldı.
http://otomobil.ntvmsnbc.com/inceleme-k-2cv.asp
Çıktığı dönemde, yani ikinci dünya savaşından hemen sonra, maliyetleri yüksek olduğu için bu otomobil Fransa' da benimsenmemişti. 2CV, 100 kilometrelik bir mesafeyi 3 litreden az benzinle gidebilecek, kırsal kesimindeki halkın 100 kg.lık ürününü, saatte 60 kilometre hızla, gerekirse, asfalt döşenmemiş bozuk yollarda bile, pazara ulaştırabilmesine imkan verebilecek bir tasarımdı. En önemlisi, bozuk arazide köylülerin yumurtalarını kırmadan nakletmelerine imkan veriyordu. Ayrıca, yenilenen versiyonları ve yükseltilen tavanı sayesinde, sürücünün şapkası ile aracı kullanmasını mümkün kılıyordu.
ikinci dünya savaşında Almanlar Fransa'yı işgal ettiğinde, Citroen yöneticileri 2CV projesini, tasarım, savaş aracı olarak kullanılmasın diye gizlediler; 2VC'lerden bir kısmı pikaba benzetilerek gizlendi, bazıları gömüldü, bazıları ise yok edildi. 1939 yılında 2CV projesi geliştirilirken üretilen prototipler çok enteresan araçlardı öyle ki arka koltuk tavana bağlanmış bir hamaktan oluşuyordu. Tasarımcıların üstünde düşünmeleri için 6 yılı vardı artık. 1994 yılında gizlenmiş 3 prototip bulunana kadar, savaştan geriye, sadece 2 prototipin kaldığına inanılıyordu. Savaştan sonra, alüminyum ve magnezyum şase ve koparta ile su soğutmalı motor üretmenin, çok maliyetli olduğuna karar verildi ve aracın çelikten imal edilerek, hava soğutmalı motor ile donatılmasına karar verildi. Tasarımcı Flaminio Bertoni gövdeyi tekrar dizayn etti.
Tasarım 1948 de Paris'te beğeniye sunuldu. Çok eleştirildi, ama düşük gelirli kesim üstünde çok büyük etkisi oldu.
Citroen'in, basın bülteni göndermeden lansman yapması, gazetecilerin alay konusu oldu. Bazı basın mensupları, otomobili "yuvarlanan dalalet" olarak nitelerken, bazıları ise "sardalye konservesi" gibi isimler taktılar. Ama tarih gösterdi ki, tüketici 2CV yi sevimli, hoş ve çekici buluyordu. Fransa'da ulaşımda devrime neden olmuştu.
2CV büyük bir ticari başarıydı. Satışa sunulduktan kısa bir süre sonra, 3 yıllık bir bekleme listesi oluştu. Bu yüzden ikinci eli, sıfırından daha pahalı el değiştirmeye başladı. 1949 da günde 4 adet olan üretim, bir sene sonra 400 adete çıktı. Fiyatı o kadar ucuzdu ki, VW Beetle modeli, iki adet 2CV'ye bedeldi.
Ucuz fiyatına rağmen, teknolojisi dönemine göre oldukça iyiydi. Dört tekerlekte bağımsız süspansiyon, 4 vitesli manuel şanzıman, önden çekiş, hafif ve ufak hava soğutmalı iki silindirli boxer motor... Hatta motorun klasik BMW boxer motosiklet motorundan devşirildiği de söylenir.
Cam silecekleri gücü şanzımandan alıyordu, araç hızlandıkça sileceklerde hızlanıyordu. Cam sileceklerini içerden elle çalıştırmak da mümkündü (araç dururken). Aracın hava soğutmalı motoru olması dolayısı ile soğutma sıvısı, radyatör, su pompası veya termostat olmaması, dayanıklılığını arttırıyordu. Bujiler aynı anda ateşlediği için, distribütör de bulunmuyordu.
ilk motoru 375cm3 ve 9 beygirdi. Daha sonra 425 cm3, 602 cm3 ve 28 beygir oldu. Evrim geçiren motorların gücü 33 beygire kadar yükseldi.
2CV, 1990'lara doğru, teknoloji ve güvenlik açısından çok geride kaldı. Ancak tasarımın kendine has olması nedeniyle alıcı buluyordu. 1988 yılında Fransa'daki üretimi tamamen durdu. 27 Temmuz 1990 yılında, gri bir 2CV Portekiz'deki fabrikada üretilen son araçtı.
BMW Isetta, Renault 4, Mini ve VW Beetle diğer üreticilerin o aynı dönemde ürettiği benzer modelleridir.
Daha önce de belirttiğim gibi ilk çıktığı yıllarda alay konusu olan, insanların "konserve açacağı da veriyorlar mıymış?" diye takıldığı 2CV başarılı oldu ve popüler kültürde de kendine yer kazandı. En bilinenleri 1981 de oynayan James Bond filmi ve 1963 ve 1978 yıllarındaki Pembe Panter filmlerinde olmak üzere 30'dan çok filimde sahne aldı.
http://otomobil.ntvmsnbc.com/inceleme-k-2cv.asp
tek kelimeyle efsane. kaplumbağa tabir edilen vosvoslarla beraber bana kalırsa otomobil tarihinin en efsane 2 tasarımından biridir ki ikisi de ikinci dünya savaşı zamanlarında ortaya çıkmıştır. yavaşlığı sayesinde 2004 senesinde gumball 3000'i kazanmıştır ki oraya nasıl hayvanat araçların katıldığını bilen bilir. bordo renkli sevimli bir üyesi halen odtü teknokent'te bulunabilir, lastikleri bisiklet lastiği gibidir, tor tor deyu gider.
türkiyede meraklılarının döşova diye isimlendirdikleri sevimli arabadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar