bugün
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- odanın içine baykuş girmesi9
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- sözlük kezoları7
- meyveli soda içen erkek7
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- yorgun mermi9
- yeni parti39
- erkeklerin biraz şey olması7
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- parmak patates vs elma dilim patates7
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- hiç ufak tefek mükremin olmaması4
- gece yatağın altından uzanan el5
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- cinleri olan sözlük kızı5
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak3
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- soğan salatası6
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- hogwarts cadılık büyücülük okuluna davet mektubu4
- havanın buz gibi olması4
- cin mısır kabilesi5
- iştahın kapanması7
- gece yatağın altından sözlük yazarı çıkması4
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- türkler barbar ve köpektir7
- gece mezarda erkekle sevişen travesti görmek4
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- en güzel sevişme13
- bir sözlük kızı için 400 km yol gitmek4
- mercimek çorbası4
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak5
- güne bir şarkı bırak14
- gece duyulan kahkaha sesleri fobisi3
- nervio'nun aşkıma yanıt vermemesi5
- nervio35
- korku romanı yazmak3
- hoşlanılan kızın yeni partili çıkması2
- bu koyden olsam ne olacak18
Büyük canavar, tekerlekli şemsiye, ördek, çirkin ördek, keçi, teneke sümüklü böcek, dekovil, yada şefkatli... Bunlar, birbirinden farklı ulusların, 2CV ye taktıkları isimler. O, 1948-1990 yılları arasında üretilmiş bir halk arabası.
Çıktığı dönemde, yani ikinci dünya savaşından hemen sonra, maliyetleri yüksek olduğu için bu otomobil Fransa' da benimsenmemişti. 2CV, 100 kilometrelik bir mesafeyi 3 litreden az benzinle gidebilecek, kırsal kesimindeki halkın 100 kg.lık ürününü, saatte 60 kilometre hızla, gerekirse, asfalt döşenmemiş bozuk yollarda bile, pazara ulaştırabilmesine imkan verebilecek bir tasarımdı. En önemlisi, bozuk arazide köylülerin yumurtalarını kırmadan nakletmelerine imkan veriyordu. Ayrıca, yenilenen versiyonları ve yükseltilen tavanı sayesinde, sürücünün şapkası ile aracı kullanmasını mümkün kılıyordu.
ikinci dünya savaşında Almanlar Fransa'yı işgal ettiğinde, Citroen yöneticileri 2CV projesini, tasarım, savaş aracı olarak kullanılmasın diye gizlediler; 2VC'lerden bir kısmı pikaba benzetilerek gizlendi, bazıları gömüldü, bazıları ise yok edildi. 1939 yılında 2CV projesi geliştirilirken üretilen prototipler çok enteresan araçlardı öyle ki arka koltuk tavana bağlanmış bir hamaktan oluşuyordu. Tasarımcıların üstünde düşünmeleri için 6 yılı vardı artık. 1994 yılında gizlenmiş 3 prototip bulunana kadar, savaştan geriye, sadece 2 prototipin kaldığına inanılıyordu. Savaştan sonra, alüminyum ve magnezyum şase ve koparta ile su soğutmalı motor üretmenin, çok maliyetli olduğuna karar verildi ve aracın çelikten imal edilerek, hava soğutmalı motor ile donatılmasına karar verildi. Tasarımcı Flaminio Bertoni gövdeyi tekrar dizayn etti.
Tasarım 1948 de Paris'te beğeniye sunuldu. Çok eleştirildi, ama düşük gelirli kesim üstünde çok büyük etkisi oldu.
Citroen'in, basın bülteni göndermeden lansman yapması, gazetecilerin alay konusu oldu. Bazı basın mensupları, otomobili "yuvarlanan dalalet" olarak nitelerken, bazıları ise "sardalye konservesi" gibi isimler taktılar. Ama tarih gösterdi ki, tüketici 2CV yi sevimli, hoş ve çekici buluyordu. Fransa'da ulaşımda devrime neden olmuştu.
2CV büyük bir ticari başarıydı. Satışa sunulduktan kısa bir süre sonra, 3 yıllık bir bekleme listesi oluştu. Bu yüzden ikinci eli, sıfırından daha pahalı el değiştirmeye başladı. 1949 da günde 4 adet olan üretim, bir sene sonra 400 adete çıktı. Fiyatı o kadar ucuzdu ki, VW Beetle modeli, iki adet 2CV'ye bedeldi.
Ucuz fiyatına rağmen, teknolojisi dönemine göre oldukça iyiydi. Dört tekerlekte bağımsız süspansiyon, 4 vitesli manuel şanzıman, önden çekiş, hafif ve ufak hava soğutmalı iki silindirli boxer motor... Hatta motorun klasik BMW boxer motosiklet motorundan devşirildiği de söylenir.
Cam silecekleri gücü şanzımandan alıyordu, araç hızlandıkça sileceklerde hızlanıyordu. Cam sileceklerini içerden elle çalıştırmak da mümkündü (araç dururken). Aracın hava soğutmalı motoru olması dolayısı ile soğutma sıvısı, radyatör, su pompası veya termostat olmaması, dayanıklılığını arttırıyordu. Bujiler aynı anda ateşlediği için, distribütör de bulunmuyordu.
ilk motoru 375cm3 ve 9 beygirdi. Daha sonra 425 cm3, 602 cm3 ve 28 beygir oldu. Evrim geçiren motorların gücü 33 beygire kadar yükseldi.
2CV, 1990'lara doğru, teknoloji ve güvenlik açısından çok geride kaldı. Ancak tasarımın kendine has olması nedeniyle alıcı buluyordu. 1988 yılında Fransa'daki üretimi tamamen durdu. 27 Temmuz 1990 yılında, gri bir 2CV Portekiz'deki fabrikada üretilen son araçtı.
BMW Isetta, Renault 4, Mini ve VW Beetle diğer üreticilerin o aynı dönemde ürettiği benzer modelleridir.
Daha önce de belirttiğim gibi ilk çıktığı yıllarda alay konusu olan, insanların "konserve açacağı da veriyorlar mıymış?" diye takıldığı 2CV başarılı oldu ve popüler kültürde de kendine yer kazandı. En bilinenleri 1981 de oynayan James Bond filmi ve 1963 ve 1978 yıllarındaki Pembe Panter filmlerinde olmak üzere 30'dan çok filimde sahne aldı.
http://otomobil.ntvmsnbc.com/inceleme-k-2cv.asp
Çıktığı dönemde, yani ikinci dünya savaşından hemen sonra, maliyetleri yüksek olduğu için bu otomobil Fransa' da benimsenmemişti. 2CV, 100 kilometrelik bir mesafeyi 3 litreden az benzinle gidebilecek, kırsal kesimindeki halkın 100 kg.lık ürününü, saatte 60 kilometre hızla, gerekirse, asfalt döşenmemiş bozuk yollarda bile, pazara ulaştırabilmesine imkan verebilecek bir tasarımdı. En önemlisi, bozuk arazide köylülerin yumurtalarını kırmadan nakletmelerine imkan veriyordu. Ayrıca, yenilenen versiyonları ve yükseltilen tavanı sayesinde, sürücünün şapkası ile aracı kullanmasını mümkün kılıyordu.
ikinci dünya savaşında Almanlar Fransa'yı işgal ettiğinde, Citroen yöneticileri 2CV projesini, tasarım, savaş aracı olarak kullanılmasın diye gizlediler; 2VC'lerden bir kısmı pikaba benzetilerek gizlendi, bazıları gömüldü, bazıları ise yok edildi. 1939 yılında 2CV projesi geliştirilirken üretilen prototipler çok enteresan araçlardı öyle ki arka koltuk tavana bağlanmış bir hamaktan oluşuyordu. Tasarımcıların üstünde düşünmeleri için 6 yılı vardı artık. 1994 yılında gizlenmiş 3 prototip bulunana kadar, savaştan geriye, sadece 2 prototipin kaldığına inanılıyordu. Savaştan sonra, alüminyum ve magnezyum şase ve koparta ile su soğutmalı motor üretmenin, çok maliyetli olduğuna karar verildi ve aracın çelikten imal edilerek, hava soğutmalı motor ile donatılmasına karar verildi. Tasarımcı Flaminio Bertoni gövdeyi tekrar dizayn etti.
Tasarım 1948 de Paris'te beğeniye sunuldu. Çok eleştirildi, ama düşük gelirli kesim üstünde çok büyük etkisi oldu.
Citroen'in, basın bülteni göndermeden lansman yapması, gazetecilerin alay konusu oldu. Bazı basın mensupları, otomobili "yuvarlanan dalalet" olarak nitelerken, bazıları ise "sardalye konservesi" gibi isimler taktılar. Ama tarih gösterdi ki, tüketici 2CV yi sevimli, hoş ve çekici buluyordu. Fransa'da ulaşımda devrime neden olmuştu.
2CV büyük bir ticari başarıydı. Satışa sunulduktan kısa bir süre sonra, 3 yıllık bir bekleme listesi oluştu. Bu yüzden ikinci eli, sıfırından daha pahalı el değiştirmeye başladı. 1949 da günde 4 adet olan üretim, bir sene sonra 400 adete çıktı. Fiyatı o kadar ucuzdu ki, VW Beetle modeli, iki adet 2CV'ye bedeldi.
Ucuz fiyatına rağmen, teknolojisi dönemine göre oldukça iyiydi. Dört tekerlekte bağımsız süspansiyon, 4 vitesli manuel şanzıman, önden çekiş, hafif ve ufak hava soğutmalı iki silindirli boxer motor... Hatta motorun klasik BMW boxer motosiklet motorundan devşirildiği de söylenir.
Cam silecekleri gücü şanzımandan alıyordu, araç hızlandıkça sileceklerde hızlanıyordu. Cam sileceklerini içerden elle çalıştırmak da mümkündü (araç dururken). Aracın hava soğutmalı motoru olması dolayısı ile soğutma sıvısı, radyatör, su pompası veya termostat olmaması, dayanıklılığını arttırıyordu. Bujiler aynı anda ateşlediği için, distribütör de bulunmuyordu.
ilk motoru 375cm3 ve 9 beygirdi. Daha sonra 425 cm3, 602 cm3 ve 28 beygir oldu. Evrim geçiren motorların gücü 33 beygire kadar yükseldi.
2CV, 1990'lara doğru, teknoloji ve güvenlik açısından çok geride kaldı. Ancak tasarımın kendine has olması nedeniyle alıcı buluyordu. 1988 yılında Fransa'daki üretimi tamamen durdu. 27 Temmuz 1990 yılında, gri bir 2CV Portekiz'deki fabrikada üretilen son araçtı.
BMW Isetta, Renault 4, Mini ve VW Beetle diğer üreticilerin o aynı dönemde ürettiği benzer modelleridir.
Daha önce de belirttiğim gibi ilk çıktığı yıllarda alay konusu olan, insanların "konserve açacağı da veriyorlar mıymış?" diye takıldığı 2CV başarılı oldu ve popüler kültürde de kendine yer kazandı. En bilinenleri 1981 de oynayan James Bond filmi ve 1963 ve 1978 yıllarındaki Pembe Panter filmlerinde olmak üzere 30'dan çok filimde sahne aldı.
http://otomobil.ntvmsnbc.com/inceleme-k-2cv.asp
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar