bugün
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya4
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar7
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba10
- hangi mbti tipisiniz2
- ahmed reis mi2
- ayda yılda bir gelip sözlüğe sallayıp giden tip3
- gece gece kokoreç gömmek9
- evliya çelebi'nin hiç evlenmemesi6
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı10
- putin 18 sözlük yazarı hakkında rapor istedi9
- 31 aralık 20263
- bu devirde2
- başkenti siz belirleseydiniz neresi olurdu4
- coskuyla sabunlanan pipi7
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler9
- 31 ekim 2026 bursaspor bandırmaspor maçı2
- engineer285
- bez bebek nana ne yapıyor sorusu2
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği11
- yanlışlıkla pasif olmak3
- bu devirde evlenmek2
- bik bik 219
- nervio18
- evlenmek istememek ama yalnızlıktan da sıkılmak2
- türkiye şahlanıyor2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek6
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı4
- kpss ön lisans 70 puan mealinin yorumu3
- engineer28'e bırak bu ayakları demek4
- galatasaray ın 4 nala şampiyonluğa koşması3
- tarikat şeyhleri2
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması2
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- israil de arapların seçim dengelerini değiştirmesi2
- teomancalmasur23
- street fighter4
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı12
- anın görüntüsü18
- ücretsiz kargo sınırı için sepet şişirme2
- ne bikbikmiş beee4
- kol saati8
- nick istemeyen adam ile engineer283
- ayak yalarken aniden gelen ben ne yapıyorum hissi2
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- 1800 ler sibirya da kış gecesi3
- türk solu16
- herzevekil13
- akın gürlek4
ucuz cennet bekleyenlerin, lüzümsuz olmayan cezası.
yaz günleri bilumum devlet daireleri.
(bkz: vergi dairesi)
(bkz: yerkure)
yaramazlık yapan küçük çocuklara söylenen "seni öcülere veririm" masalının büyüklere anlatılan versiyonu.
"insanların en çok korktuğu ölüm türü ve acı olan yanma korkusunun üzerine inşa edilmiş hayali yer" olarak filozofların tanımladığı yer.
zamanında ihtiyaca göre soyut kavramlarla kabataslak çizilmiş ütopya.
ahmet kaya dan "olmasaydı sonumuz böyle" şarkısının en içten dinleneceği yer.
gideceğimden emin olduğum yer. aslında burası da pek farklı değil, hiç gerek yoktu....
paris hiltonla lindsay lohan in opustugunu gorebileceginiz yegane yer.
cehennem insanların samimiyetsiz yakınlığıydı...ben bu tarafta hakkımı doldurdum...
ve duşunduk ki her şey cehennem
bir bakışta
ve cehennem
başarılmamış bir savaştır
dünyanın ortasında kullanılmamış bir su
cehennem, insanin kendi ciğeri
* *
bir bakışta
ve cehennem
başarılmamış bir savaştır
dünyanın ortasında kullanılmamış bir su
cehennem, insanin kendi ciğeri
* *
Konuyla ilgili iki hadis şöyledir :
"Bir defasında kadının biri çocuğunu kaybetmiş, deli gibi bir oraya bir buraya koşuyor, yavrusunu arıyor, bulduğu yabancı çocukları da bağrına basıp hemen oracıkta emdiriyordu
Kadının bu heyecanını gören Efendimiz (sav) yanındakilere;
-Böylesine şefkatli şu kadın hiç yavrusunu ateşe atar mı, diye sordu
-Atmaz! dediler
Efendimiz (sav) de tasdik etti;
-Ben de öyle biliyorum, atmaz, dedikten sonra buyurdu ki:
-işte Allah (cc) da bu kadından çok fazla merhametlidir Kullarını ateşe atmaz, onlar kendilerini ateşlik amelin içine atmadıkça! "
"Bir yolculuktan dönülüyordu Mola verilmiş, bir kadın da ateş yakarak hazırlık yapmaya başlamıştı Ateşin alevleri yükselince kadın koşuşturan çocuğunun ateşe düşmesinden korktuğu için hemen onu bağrına bastı ve ateşe düşmesi halindeki dehşeti de tasavvur ederek buna gönlünün dayanamayacağını hayal edip orada bulunan Efendimiz (sav)e dönerek sordu:
- Sen Allah (cc)ın peygamberisin değil mi? Efendimiz (sav) de;
- Hiç şüphen olmasın, buyurdu
Bunun üzerine kadın şöyle dedi:
- Allah (cc)ın kullarına merhameti bir ananın yavrusuna olan merhametinden daha çok değil mi?
Efendimiz (sav):
- Hiç şüphen olmasın öyledir, buyurunca kadın:
- Öyle ise bir ana yavrusunu ateşe atmaz, diye sızlandı
Efendimiz (sav)in gözleri yaşardı da buyurdu ki:
- Yüce Allah (cc) ancak kendisine isyan edenleri ateşe atar Müstahak olmayanları asla!"
Yazarın Notu : Kabul edelim ki her ülke kendi adalet sistemini mükemmele yakın yapmak istese bile mükemmeli yakalayamaz yapılan bir çok şey cezasız kalır. Masum milyonlarca kişinin vahşice öldürülmesiyle sonuçlanan olayların faillerinin yaptıklarının karşılığını görememesi insanın yüreğini sızlatıyor. Peki Allah'ın suçsuzca can veren kişilere merhametini değerlendirmek gerekmez mi? Allah şüphesiz adalet sahibidir ve yapılanlar karşılığını bulmalıdır.
"Bir defasında kadının biri çocuğunu kaybetmiş, deli gibi bir oraya bir buraya koşuyor, yavrusunu arıyor, bulduğu yabancı çocukları da bağrına basıp hemen oracıkta emdiriyordu
Kadının bu heyecanını gören Efendimiz (sav) yanındakilere;
-Böylesine şefkatli şu kadın hiç yavrusunu ateşe atar mı, diye sordu
-Atmaz! dediler
Efendimiz (sav) de tasdik etti;
-Ben de öyle biliyorum, atmaz, dedikten sonra buyurdu ki:
-işte Allah (cc) da bu kadından çok fazla merhametlidir Kullarını ateşe atmaz, onlar kendilerini ateşlik amelin içine atmadıkça! "
"Bir yolculuktan dönülüyordu Mola verilmiş, bir kadın da ateş yakarak hazırlık yapmaya başlamıştı Ateşin alevleri yükselince kadın koşuşturan çocuğunun ateşe düşmesinden korktuğu için hemen onu bağrına bastı ve ateşe düşmesi halindeki dehşeti de tasavvur ederek buna gönlünün dayanamayacağını hayal edip orada bulunan Efendimiz (sav)e dönerek sordu:
- Sen Allah (cc)ın peygamberisin değil mi? Efendimiz (sav) de;
- Hiç şüphen olmasın, buyurdu
Bunun üzerine kadın şöyle dedi:
- Allah (cc)ın kullarına merhameti bir ananın yavrusuna olan merhametinden daha çok değil mi?
Efendimiz (sav):
- Hiç şüphen olmasın öyledir, buyurunca kadın:
- Öyle ise bir ana yavrusunu ateşe atmaz, diye sızlandı
Efendimiz (sav)in gözleri yaşardı da buyurdu ki:
- Yüce Allah (cc) ancak kendisine isyan edenleri ateşe atar Müstahak olmayanları asla!"
Yazarın Notu : Kabul edelim ki her ülke kendi adalet sistemini mükemmele yakın yapmak istese bile mükemmeli yakalayamaz yapılan bir çok şey cezasız kalır. Masum milyonlarca kişinin vahşice öldürülmesiyle sonuçlanan olayların faillerinin yaptıklarının karşılığını görememesi insanın yüreğini sızlatıyor. Peki Allah'ın suçsuzca can veren kişilere merhametini değerlendirmek gerekmez mi? Allah şüphesiz adalet sahibidir ve yapılanlar karşılığını bulmalıdır.
--spoiler--
ne korkunçtur; tanrının caniliğine işarettir ki yoktur aslında tümüyle ütopyadır! nasıl ama nasıl büyük bir yaratıcı olduğuna inanıp da böyle bir yerin dahi var olduğuna inanabilir insanlar! anlamazlar mı ki böyle bir inancın temelinde korku yatar; anlamazlar mı ki cehennem denilen yerin varlığı bir yüce varlık tarafından değil de bir canavar tarafından yaratıldığımıza işarettir. demeyin sakın "günah işleme" diye, demeyin nafile! bu dünya insani kavramlarla, ahlakla, geleneklerle süslü bir dünyadır. elbette bazıları herkes tarafından benimsenmiş; herkesin kalbine görünüşü acıyla işlenmiştir. fakat insan pişman olmak zorundadır ölünce, eğer çıkacaksa yaratıcının karşısına ve yaratıcı, her şey bitmişken nasıl yakabilir, artık günah işleyemeyecekken bu ceza niçindir!? öyle ya şu fani dünyada tüm bu caniliklere göz yuman o varlık; o yaratıcı elbette zamanı gelince kendisi de yakar! peh peh ben işte bu yüzden sevemedim, bu yüzden anlamadım. ne küçük cahil bir çocuğun çığlıkları bunlar; ne ölmek üzere bir ihtiyarın son serzenişleri; ne de başka bir dönemden geçen adamın küçüklüğünden kalan gözyaşları...bir insana ait olamaz bu şikâyat, bu tehevvür! tanrı denen varlığa yüklenemez bir insan! değil mi...? ben sadece insandan daha basit düşünen bir varlığım.
--spoiler--
bu yazı ne zaman olduğunu kestiremediğim bir günde tarafımca yazılmış ve sözlüğün "sakla" eklentisi ile bu başlık altına bırakılmıştır. şimdi ise farklı bir yazı yazacağım, ancak üstteki spoiler'ımda yazanları silmeye gönlüm el vermedi; her ne kadar birtakım fikir değişikliklerine gitsem de temelde aynı şeyi savunuyorum, sadece farklı bir bakış açısıyla...
cehennem yoktur! burada tanrının varlığını değil, cehennemin varlığını tartışıyorum! tanrının kudretini kabul edenlere sesleniyorum burada! ey inananlar, tanrının kudretinden ve merhametinden şüpheniz yok değil? o, hepimizden daha merhametlidir. bunu söylüyorsunuz. peki bu durumda cehenneme, o acımasız ateşlerin bulunduğu yere nasıl inanabilirsiniz? siz gerçekten herhangi bir acı çığlığı dinlemeye katlanabilir misiniz? ben dayanamam, o çığlık kime ait olursa olsun dayanamam. tanrı nasıl dayanacak? tanrınız yakabilecek mi, dinleyecek mi tüm o çığlıkları? eğer merhametinden şüphe etmediğiniz bir tanrıya inanıyorsanız, aynı anda cehenneme inanamazsınız. kötülük ve iyilik kavramları kapsamında canilik diye addedilen bütün her şeyin bir sebebi vardır. bunları düşünmeyi duygular önler çoğu zaman. affedilemeyecek insan yoktur, hele ki inanıyorsanız bundan şüphe bile duymamalısınız. ruhsal acı fiziki acıyla dindirilemez. önlenemez de. anlayışsızlık ve duygudaş olamama göstergesidir bu. tanrıysa bunların hepsine sahip olmalıdır.
söylesenize,
tanrı adaleti acıyla mı sağlayacak?
madem cehennem yok adalet nasıl sağlanacak diye sormalısınız. tanrıya inanmamak da bu sorudan kaçış yoludur...
not: aydınlatın beni!
ne korkunçtur; tanrının caniliğine işarettir ki yoktur aslında tümüyle ütopyadır! nasıl ama nasıl büyük bir yaratıcı olduğuna inanıp da böyle bir yerin dahi var olduğuna inanabilir insanlar! anlamazlar mı ki böyle bir inancın temelinde korku yatar; anlamazlar mı ki cehennem denilen yerin varlığı bir yüce varlık tarafından değil de bir canavar tarafından yaratıldığımıza işarettir. demeyin sakın "günah işleme" diye, demeyin nafile! bu dünya insani kavramlarla, ahlakla, geleneklerle süslü bir dünyadır. elbette bazıları herkes tarafından benimsenmiş; herkesin kalbine görünüşü acıyla işlenmiştir. fakat insan pişman olmak zorundadır ölünce, eğer çıkacaksa yaratıcının karşısına ve yaratıcı, her şey bitmişken nasıl yakabilir, artık günah işleyemeyecekken bu ceza niçindir!? öyle ya şu fani dünyada tüm bu caniliklere göz yuman o varlık; o yaratıcı elbette zamanı gelince kendisi de yakar! peh peh ben işte bu yüzden sevemedim, bu yüzden anlamadım. ne küçük cahil bir çocuğun çığlıkları bunlar; ne ölmek üzere bir ihtiyarın son serzenişleri; ne de başka bir dönemden geçen adamın küçüklüğünden kalan gözyaşları...bir insana ait olamaz bu şikâyat, bu tehevvür! tanrı denen varlığa yüklenemez bir insan! değil mi...? ben sadece insandan daha basit düşünen bir varlığım.
--spoiler--
bu yazı ne zaman olduğunu kestiremediğim bir günde tarafımca yazılmış ve sözlüğün "sakla" eklentisi ile bu başlık altına bırakılmıştır. şimdi ise farklı bir yazı yazacağım, ancak üstteki spoiler'ımda yazanları silmeye gönlüm el vermedi; her ne kadar birtakım fikir değişikliklerine gitsem de temelde aynı şeyi savunuyorum, sadece farklı bir bakış açısıyla...
cehennem yoktur! burada tanrının varlığını değil, cehennemin varlığını tartışıyorum! tanrının kudretini kabul edenlere sesleniyorum burada! ey inananlar, tanrının kudretinden ve merhametinden şüpheniz yok değil? o, hepimizden daha merhametlidir. bunu söylüyorsunuz. peki bu durumda cehenneme, o acımasız ateşlerin bulunduğu yere nasıl inanabilirsiniz? siz gerçekten herhangi bir acı çığlığı dinlemeye katlanabilir misiniz? ben dayanamam, o çığlık kime ait olursa olsun dayanamam. tanrı nasıl dayanacak? tanrınız yakabilecek mi, dinleyecek mi tüm o çığlıkları? eğer merhametinden şüphe etmediğiniz bir tanrıya inanıyorsanız, aynı anda cehenneme inanamazsınız. kötülük ve iyilik kavramları kapsamında canilik diye addedilen bütün her şeyin bir sebebi vardır. bunları düşünmeyi duygular önler çoğu zaman. affedilemeyecek insan yoktur, hele ki inanıyorsanız bundan şüphe bile duymamalısınız. ruhsal acı fiziki acıyla dindirilemez. önlenemez de. anlayışsızlık ve duygudaş olamama göstergesidir bu. tanrıysa bunların hepsine sahip olmalıdır.
söylesenize,
tanrı adaleti acıyla mı sağlayacak?
madem cehennem yok adalet nasıl sağlanacak diye sormalısınız. tanrıya inanmamak da bu sorudan kaçış yoludur...
not: aydınlatın beni!
dev boyutta akreplerin olacağının söylendiği sıcak yer.
kademe kademe olup 7 kademeli olduğu söylenmişti.
hristiyanlara göre müslümanların sonsuza kadar yanacağı mekan. şimdi ben kararsızım. mantıken hristiyanların sayısı müslümanlardan daha fazla. adamlar güzel medeniyet de kurmuş. sanki onların iddiası daha inandırıcı. ama anam babam müslüman, o zaman islam doğrudur. boşver kim okuyacak şimdi incil'i falan.
düşünmesi bile insanın kalbine ateş düşürüyor.zerre kadar imanlı insanların gitmeyeceği yer.
yunus der ki burada hiç odun yokmuş. her insan odununu yanında götüüyormuş. ilginç tabi.
Sıcak bir yer.
insanlar tarafından en çok yanlış anlaşılan şey gibi geliyor bana. insanların toplanıp işkence gördüğü bir mekan fikri çok "insanca". büyük ihtimalle insanların anlayabilmesi için çok basitçe, böyle ateşler var yanacaksınız şeklinde özetlenmiştir. işin arkasında çok daha karmaşık bir yapı olmalı bence.
örneğin tamamen gerçek sandığımız bir ortamda yaşayacaklarımız ile yaptığımız kötü şeylerin ne kadar yanlış olduğu bize gösterilebilir. yani silent hill gibi ne bileyim.
bunu ben uydurdum şimdi de, bedensel işkence görülecek bir yer olmadığı kesin bence.
örneğin tamamen gerçek sandığımız bir ortamda yaşayacaklarımız ile yaptığımız kötü şeylerin ne kadar yanlış olduğu bize gösterilebilir. yani silent hill gibi ne bileyim.
bunu ben uydurdum şimdi de, bedensel işkence görülecek bir yer olmadığı kesin bence.
"Kötü" insanların ölümden sonra gidecekleri yermiş.
Kapısı olsaydı cehennem olduğu sıcaklıgından anlaşılabilirdi.
Kapısı olsaydı cehennem olduğu sıcaklıgından anlaşılabilirdi.
--spoiler--
Cehennemden korkuyorum. Kabuslarıma giriyor. Rüyamda cehennemin girişindeydim. iblisin biri bana doğru geliyor. Sonra da "em bakalım şeyimi" diyor. Sonra... iblise bir süre saksofon çaldıktan sonra.... sonra işim bittiğinde cehennemi idare eden adam, bana doğru geldi ve "Dostum ona sakso çekmene gerek yoktu. O dışarıda öylesine takılıyordu. Senin azabınla bir ilgisi yoktu. Burada sonsuza kadar kalacaksın. Bu işi bir sürü iblise yapacaksın. O yüzden girişte kendi kafana göre iş yapma." dedi. Kendimi aptal gibi hissettim. Çünkü iblis yüzüme ateş karıncalarını boşaltmıştı.
--spoiler--
(bkz: Lucky Louie)
Cehennemden korkuyorum. Kabuslarıma giriyor. Rüyamda cehennemin girişindeydim. iblisin biri bana doğru geliyor. Sonra da "em bakalım şeyimi" diyor. Sonra... iblise bir süre saksofon çaldıktan sonra.... sonra işim bittiğinde cehennemi idare eden adam, bana doğru geldi ve "Dostum ona sakso çekmene gerek yoktu. O dışarıda öylesine takılıyordu. Senin azabınla bir ilgisi yoktu. Burada sonsuza kadar kalacaksın. Bu işi bir sürü iblise yapacaksın. O yüzden girişte kendi kafana göre iş yapma." dedi. Kendimi aptal gibi hissettim. Çünkü iblis yüzüme ateş karıncalarını boşaltmıştı.
--spoiler--
(bkz: Lucky Louie)
(bkz: #4759304)
öbür dünyaya dair en büyük korkudur. aklıma gelip kendimi birçok cinayet işlemekten alıkoyduğum yerdir!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar