bugün
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan9
- bana onu sormayin'a zeytin dalı uzatmak7
- sevilmeyen yazara budaklı kütük uzatmak4
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları10
- bana onu sormayin15
- ayağıma masaj yapacak bir sözlük erkeği bulamamak8
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi8
- bana onu sormayin tatlışlığı11
- anın görüntüsü26
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak8
- yarragi olan adam10
- iltica27
- izmir bombası4
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- chp'li cb adayının çin de fuhuş'tan yakalanması7
- gunluklerim aylik olmus15
- kurban olduğum şuraları bi aydınlat hele2
- benim büyük bir yaram var2
- 173 boyunda zengin göbekli bir erkek olmak2
- 2000 model porche 9114
- 1 55 boyunda fakir ve şişman bir erkek olmak2
- biri bana acil kahve4
- yeni kullanıcı adlarını ve feykleri takip edememek4
- from gold from dust nervio birlikteliği2
- dostluk2
- sözlüğün en seksi en güzel hatunu5
- sarapci koala hatayi6
- sözlük yazarlarının engellediği yazar sayısı6
- kayseri3
- allah'ın çocukları olarak insanlık4
- game of thrones taki kerhaneci12
- 26 nisan 2026 galatasaray fenerbahçe maçı2
- ruyada cansu dere'yi görmek3
- anın üzücü görüntüsü3
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi10
- yasin kolun tutuklanması3
- fatma betül sayan kaya51
- sizi sözlükten soğutan yazar gerçek dostunuzdur6
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat10
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar10
- silvermist15
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- doğum yapmanın hücreleri 11 yıl yaşlandırması4
- günün yorumu3
- ak partililerin apoya villa yaptırması11
- ingiliz valisi ile gizlice buluşan cb adayı ekrem5
- yobaz kudurtan kıyafetler6
- cemil tugay akp'ye katılırsa olacaklar4
- patlak tekerleğe bijon anahtarı uzatmak3
- keşke benim olsa denilen şeyler8
...Öyle sevmelisin ki beni, Bu yazdıklarım korkutmamalı seni,
Tebessümler açtırmalı yüzünde.
Bir gün bu hayatı bırakıp giderken,
Sadece mutluluk olmalı yüzümüzde
Birbirimiz sevmenin gururu olmalı "HER ŞEYDE"...
Tebessümler açtırmalı yüzünde.
Bir gün bu hayatı bırakıp giderken,
Sadece mutluluk olmalı yüzümüzde
Birbirimiz sevmenin gururu olmalı "HER ŞEYDE"...
Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar
Değiştim,
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil!
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
Sorun değil!
Elbet alışırım,
Biraz alıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Alıştım,
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
Bir yanım bırak diyor bir yanım ma,
Kesin değil!
Henüz tanıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda
Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
Samimi değil!
Bir hayli kırıldım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
Aslında ne sana, ne olanlara
Kendime kırgınım
Maziye hiç değil, ana kırgınım.
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına
Bir hayli kırgınım
Beni ben kırdım oysa,
iyi değil!
Galiba yoruldum,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum...
gün boyunca defalarca okudum bu şiiri. hala da okuyorum. belki kendimi buluyorum. belki de kendimi kandırıyorum. ama bildiğim bi şey var ki ben bu şiiri seviyorum.
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar
Değiştim,
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil!
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
Sorun değil!
Elbet alışırım,
Biraz alıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Alıştım,
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
Bir yanım bırak diyor bir yanım ma,
Kesin değil!
Henüz tanıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda
Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
Samimi değil!
Bir hayli kırıldım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
Aslında ne sana, ne olanlara
Kendime kırgınım
Maziye hiç değil, ana kırgınım.
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına
Bir hayli kırgınım
Beni ben kırdım oysa,
iyi değil!
Galiba yoruldum,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum...
gün boyunca defalarca okudum bu şiiri. hala da okuyorum. belki kendimi buluyorum. belki de kendimi kandırıyorum. ama bildiğim bi şey var ki ben bu şiiri seviyorum.
bağlanmayacaksın adlı şiiriyle beni benden alan yüce şair...
edebiyatın inci sözlüğü.. küfürbaz komik anarşist amaçsızmış gibi duran.. populer olmaya başlamasıyla kendi kendiyle çelişkiye düşen..
Facebooktaki '' NE DÜŞÜNÜYORUM'' kısmının bariz kurtarıcısıdır.
Unutma! Yüreğinde bir ismin imzası var.
Ve sen onu silemezsin, söküp atamazsın, ne kadar uğraşsan da... seninle beraber büyür içindeki sızı.
ilk önce onu hissedersin başkasına dokunduğunda. .
Unutma! Bir kere sevdin mi uzun uzun yanarsın. Sitemler öfkeler birikirken içinde, sen azalırsın.
Dilinde küfür elinde kadeh, eksik olmaz. Günler böyle geçer alışırsın.
Unutma! Sabahlar artık gecikir. ister sağa dön ister sola, gözüne uyku değil gidenin hayali gelir.
Kendini şiirlere verirsin. Elin sigaraya gider her on dakika da bir fena zehirlenirsin.
Unutma! Bir süre güvenmeyeceksin kimseye, kendine sığınacaksın.
Aşk konuşulduğunda sen susacaksın, of'larla ah'larla başlayacaksın her cümleye.
Çevrende senden başka herkes haksız olacak. Senin haklılığınsa çaresiz gidecek çöpe.
Unutma! Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın. Biri seni bulacak. .
Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan, biraz ürkeceksin.
Ne kadar dirensen de nafile. insansın sonuçta seveceksin.
Eski acılara bakıp da küsme sevdalara, gâvura kızıp da oruç bozulmaz.
Sök at kafandan acaba'ları! Bir kemik aynı yerden iki defa kırılmaz.
Artık kararmaz gecelerin. Bir daha yaşlar akmaz gözünden. Sabahların gecikmez.
Kim bilir ağladığın günlere gülersin. Bir defa öldün ya zamanında? Bir daha ölmezsin.
Ve sen onu silemezsin, söküp atamazsın, ne kadar uğraşsan da... seninle beraber büyür içindeki sızı.
ilk önce onu hissedersin başkasına dokunduğunda. .
Unutma! Bir kere sevdin mi uzun uzun yanarsın. Sitemler öfkeler birikirken içinde, sen azalırsın.
Dilinde küfür elinde kadeh, eksik olmaz. Günler böyle geçer alışırsın.
Unutma! Sabahlar artık gecikir. ister sağa dön ister sola, gözüne uyku değil gidenin hayali gelir.
Kendini şiirlere verirsin. Elin sigaraya gider her on dakika da bir fena zehirlenirsin.
Unutma! Bir süre güvenmeyeceksin kimseye, kendine sığınacaksın.
Aşk konuşulduğunda sen susacaksın, of'larla ah'larla başlayacaksın her cümleye.
Çevrende senden başka herkes haksız olacak. Senin haklılığınsa çaresiz gidecek çöpe.
Unutma! Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın. Biri seni bulacak. .
Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan, biraz ürkeceksin.
Ne kadar dirensen de nafile. insansın sonuçta seveceksin.
Eski acılara bakıp da küsme sevdalara, gâvura kızıp da oruç bozulmaz.
Sök at kafandan acaba'ları! Bir kemik aynı yerden iki defa kırılmaz.
Artık kararmaz gecelerin. Bir daha yaşlar akmaz gözünden. Sabahların gecikmez.
Kim bilir ağladığın günlere gülersin. Bir defa öldün ya zamanında? Bir daha ölmezsin.
Olmuyorsa zorlamayacaksın...
Olsun istersin
Hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin.
Aşktır; değer verirsin, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı gösterirsin, olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin. Bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiş (?) ne de çözüm için bir şeyler yapma gayretinde.
iştir; sabahlarsın,olsun diye ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin.
Dosttur; hayatta kimseyi dinlemediğin kadar dinler, kendine ayırmadığın onca şeyi ona ayırmaya çalışırsın.
Sonra olayın içinden kendini çıkartır şöyle karşıdan yaptıklarına bir bakarsın. Bakarsın ki her şey başladığın gibi!
Olmuyorsa, olmuyordur!
Gönlün rahat mı?
Elinden geleni yaptın mı?
Cidden olmuyorsa zorlamayacaksın.
Olsun istersin
Hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin.
Aşktır; değer verirsin, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı gösterirsin, olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin. Bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiş (?) ne de çözüm için bir şeyler yapma gayretinde.
iştir; sabahlarsın,olsun diye ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin.
Dosttur; hayatta kimseyi dinlemediğin kadar dinler, kendine ayırmadığın onca şeyi ona ayırmaya çalışırsın.
Sonra olayın içinden kendini çıkartır şöyle karşıdan yaptıklarına bir bakarsın. Bakarsın ki her şey başladığın gibi!
Olmuyorsa, olmuyordur!
Gönlün rahat mı?
Elinden geleni yaptın mı?
Cidden olmuyorsa zorlamayacaksın.
Sevgili, arayıp da bulduğun birisi değil; Hiç aklında yokken aşık olduğun kişidir...
hayatımın idolü olan şair.
Bıraksaydınızda Yalnız Kalsaydım...
Keşke hep masum kalsaydın benim için,
Uzaktan ve duvarlara dayanarak izleseydim seni.
Keşke tanışmamıza hiç fırsat olmasaydı.
Ve seni hayatıma şeker misali karıştırmasaydım.
Hayat kavramım senden ibaret olmasaydı keşke.
Seni hayatımın öznesi yaptım da ne oldu ?
Her gece bir acı, her anımda yaralı bir kalp...
Öznesi olmayan bir hayata mahkûm bir nesne kaldım sayende.
Oysa ne kadar masumdun önceleri,
Bir gülerdin dünya gülerdi sanki.
Kazara göz göze gelsek yıkılırdı içim.
Öpülesi bir el uzanırdı tenime,
Dokunurdu içime işlercesine.
Ne güzeldi eskiden, uzaktan seyreder,
En yakınlarıma anlatırdım seni.
Ne masumdun sen bana.
Aniden çıkınca karşıma,
Yağmuruna kavuşmuş toprak misali sevindi yüreğim.
Keşke hep masum kalsaydın benim için,
Uzaktan ve duvarlara dayanarak izleseydim seni.
Keşke tanışmamıza hiç fırsat olmasaydı.
Ve seni hayatıma şeker misali karıştırmasaydım.
Hayat kavramım senden ibaret olmasaydı keşke.
Seni hayatımın öznesi yaptım da ne oldu ?
Her gece bir acı, her anımda yaralı bir kalp...
Öznesi olmayan bir hayata mahkûm bir nesne kaldım sayende.
Oysa ne kadar masumdun önceleri,
Bir gülerdin dünya gülerdi sanki.
Kazara göz göze gelsek yıkılırdı içim.
Öpülesi bir el uzanırdı tenime,
Dokunurdu içime işlercesine.
Ne güzeldi eskiden, uzaktan seyreder,
En yakınlarıma anlatırdım seni.
Ne masumdun sen bana.
Aniden çıkınca karşıma,
Yağmuruna kavuşmuş toprak misali sevindi yüreğim.
kibrit çakıyorsun karanlıkta
badem çiçeklerini görmek için
ve mart denizlerinde tedirgin bir çift
sarnıç gemisi gözlerin.
bir iş açacaksın başımıza
yangın mı olur artık, bahar mı?
ps: sol frame'de, bunca saçma başlığın arasında çok cana yakın geldin be baba...
badem çiçeklerini görmek için
ve mart denizlerinde tedirgin bir çift
sarnıç gemisi gözlerin.
bir iş açacaksın başımıza
yangın mı olur artık, bahar mı?
ps: sol frame'de, bunca saçma başlığın arasında çok cana yakın geldin be baba...
Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın,
Biri seni bulacak
Önce korkacaksın, eski acılara yakalanmaktan
Biraz ürkeceksin.!
Ne kadar dirensen de nafile...
insansın sonuçta, seveceksin
Eski acılara bakıp da küsme sevdalara
Gâvura kızıp da oruç bozulmaz.!
Sök at kafandan ''acaba''ları.!
BiR KEMiK AYNI YERDEN iKi DEFA KIRILMAZ...
Biri seni bulacak
Önce korkacaksın, eski acılara yakalanmaktan
Biraz ürkeceksin.!
Ne kadar dirensen de nafile...
insansın sonuçta, seveceksin
Eski acılara bakıp da küsme sevdalara
Gâvura kızıp da oruç bozulmaz.!
Sök at kafandan ''acaba''ları.!
BiR KEMiK AYNI YERDEN iKi DEFA KIRILMAZ...
Gönlün ne kadar şık, sen ondan haber ver!
Şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver!
Koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
Yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
Sen inan yüreğine,
hem ona geçmezse kime geçer sözün?
Büyü, büyü..
Bak ellerin, ayakların kocaman,
aklın da maaşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
Akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver!
Takılmışsın yüzündeki, gözündeki çizgilere.
O çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü,
öl gitsin..
Parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
savrul gitsin..
Boş ver be yaşı başı,
kim tutar seni kim,
kendi yüreğinden başka kim?
Aklını al da öyle git,
ister bir duvara, ister bir odaya, ister kıra bayıra vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna...
Yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa..
Yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş,
sen mi biteceksin?
Çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar diyemeyecek misin?
Şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver!
Koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
Yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
Sen inan yüreğine,
hem ona geçmezse kime geçer sözün?
Büyü, büyü..
Bak ellerin, ayakların kocaman,
aklın da maaşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
Akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver!
Takılmışsın yüzündeki, gözündeki çizgilere.
O çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü,
öl gitsin..
Parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
savrul gitsin..
Boş ver be yaşı başı,
kim tutar seni kim,
kendi yüreğinden başka kim?
Aklını al da öyle git,
ister bir duvara, ister bir odaya, ister kıra bayıra vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna...
Yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa..
Yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş,
sen mi biteceksin?
Çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar diyemeyecek misin?
...baktım gökte bir kırmızı bir uçak
bol çelik bol yıldız bol insan
bir gece sevgi duvarını aştık
düştüğüm yer öyle açık seçik ki
başucumda bir sen varsın bir de evren
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi.
bol çelik bol yıldız bol insan
bir gece sevgi duvarını aştık
düştüğüm yer öyle açık seçik ki
başucumda bir sen varsın bir de evren
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi.
Can Yücel ilk Milli Eğitim Bakanımız Hasan Ali YÜcel'in oğludur.
Can Yücel şiirleri ve yaşam tarzıyla bir fenomendir. Mezarı Datça'dadır. Ama o ölümsüzdür. Birbirinden güzel fevkaledenin fevkinde şiirleriyle, özlü sözleriyle ve hazırcevap tavırlarıyla ölümsüzdür.
Çok sevdiği Alsancak meyhanelerinden birinde herzamanki gibi arkadaşları ve yeniyetme şairlerle içerken sabahın yakın olduğunu anlar ve kalkar masadan. Kendini Kordon çimlerine atar ve yıldızların kayboluşunu ve tan yerinin ağarmasını izlemeye koyulur. Bu durumu gören yeniyetme şairlerden biri şöyle der:
- Üstad ne görmektesin anlat bize. Anlat ki senden bugun son dersimizi alalım.
Can Baba manalı manalı baktıktan sonra şu ölümsüz cevabı verir.
- Çok sarhoşum amına goyim burnumun ucunu görmüyorum.
işte Can Baba bu doğallığından ötürü ölümsüzdür.
Can Yücel şiirleri ve yaşam tarzıyla bir fenomendir. Mezarı Datça'dadır. Ama o ölümsüzdür. Birbirinden güzel fevkaledenin fevkinde şiirleriyle, özlü sözleriyle ve hazırcevap tavırlarıyla ölümsüzdür.
Çok sevdiği Alsancak meyhanelerinden birinde herzamanki gibi arkadaşları ve yeniyetme şairlerle içerken sabahın yakın olduğunu anlar ve kalkar masadan. Kendini Kordon çimlerine atar ve yıldızların kayboluşunu ve tan yerinin ağarmasını izlemeye koyulur. Bu durumu gören yeniyetme şairlerden biri şöyle der:
- Üstad ne görmektesin anlat bize. Anlat ki senden bugun son dersimizi alalım.
Can Baba manalı manalı baktıktan sonra şu ölümsüz cevabı verir.
- Çok sarhoşum amına goyim burnumun ucunu görmüyorum.
işte Can Baba bu doğallığından ötürü ölümsüzdür.
bukowski özentisi bir şairimizdir.
yazdıklarıyla, üslubuyla, dış görünüşüyle tam bir imitasyon bukowski'dir.
bu da o'nu sevmememin tek nedenidir.
yazdıklarıyla, üslubuyla, dış görünüşüyle tam bir imitasyon bukowski'dir.
bu da o'nu sevmememin tek nedenidir.
Okunduğu zaman ''aa bunu geçen nerede okumuştum?'' diye düşünülür. genelde hep olmuşlar vardır yazdıklarında...Eline kalem almış herkesten etkilenme potansiyeline sahip ,kalem gereksizidir.
iki saatir hakkında yazılanları okumaktan sıkılmadığım, hakkında birşeyler yazmaktan çekindiğim babalar babası, bana beni benden daha çok anlatan şair. Buraya yazılanlar, onun yazdıkları yanında çok sikindirik kalır gerçekten de.Saygılar CAN BABA!!
Biraz değiştim
Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar
Değiştim,
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil!
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
Sorun değil!
Elbet alışırım,
Biraz alıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Alıştım,
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
Bir yanım ''bırak'' diyor bir yanım ''-ma''
Kesin değil!
Henüz tanıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda
Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
Samimi değil!
Bir hayli kırıldım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
Aslında ne sana, ne olanlara
Kendime kırgınım
Maziye hiç değil, an'a kırgınım.
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına
Bir hayli kırgınım
Beni ben kırdım oysa,
iyi değil!
Galiba yoruldum,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum...
Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar
Değiştim,
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil!
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
Sorun değil!
Elbet alışırım,
Biraz alıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Alıştım,
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
Bir yanım ''bırak'' diyor bir yanım ''-ma''
Kesin değil!
Henüz tanıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda
Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
Samimi değil!
Bir hayli kırıldım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
Aslında ne sana, ne olanlara
Kendime kırgınım
Maziye hiç değil, an'a kırgınım.
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına
Bir hayli kırgınım
Beni ben kırdım oysa,
iyi değil!
Galiba yoruldum,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum...
işçi marşı
hava döndü işçiden işçiden esiyor yel
dumanı dagıtacak yıldız-poyraz başladı
bahar yakın demekki mevsim böyle kışladı
bu fırtına yarınki sütlimanlara bedel
hava döndü işçiden,işçiden esiyor yel
tekliyor işte çagın çarkına okuyan çark
ve durdumuydu bir gün bu kör avara,kasnak
bir zincir yitirenler bir dünya kazanacak
sende o dünyadansın sınıfın bil safa gel
hava döndü işçiden,işçiden esiyor yel
köylükler uykusunda döndü dönüyor sola
güne bakıyor bebek büyüyen yumruğuyla
başaklar gövderdi bak baş koydular bu yola
saltere uzanıyor tanrıya açılmış el
hava döndü işçiden,işçiden esiyor yel.
can yücel
saygılar hocam...
hava döndü işçiden işçiden esiyor yel
dumanı dagıtacak yıldız-poyraz başladı
bahar yakın demekki mevsim böyle kışladı
bu fırtına yarınki sütlimanlara bedel
hava döndü işçiden,işçiden esiyor yel
tekliyor işte çagın çarkına okuyan çark
ve durdumuydu bir gün bu kör avara,kasnak
bir zincir yitirenler bir dünya kazanacak
sende o dünyadansın sınıfın bil safa gel
hava döndü işçiden,işçiden esiyor yel
köylükler uykusunda döndü dönüyor sola
güne bakıyor bebek büyüyen yumruğuyla
başaklar gövderdi bak baş koydular bu yola
saltere uzanıyor tanrıya açılmış el
hava döndü işçiden,işçiden esiyor yel.
can yücel
saygılar hocam...
kral.
öyle bir seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle bile aldatmayacak..
öyle bir seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle bile aldatmayacak..
Sebepsiz sevmektir aşk,
nedeni olmadan bağlanmak birine.
Gözlerine baktığında erimektir içten içe,
Ellerini tuttuğunda titremektir tüm benliğinle.
Hatta sarıLamamktır utançtan,
Çünkü utanmaktır sevmek aslında,
Sevmek nedir aslen?
Ölmek mi uğruna?
Yaşamak mı onunla?
Sevmek mi ömür boyunca?
yoksa ayrılmak mı gerekince?
Nedir insanı başkasına bağlayan?
Güzelliğimi?
bilmez kimse bu soruların cevabını..
Kimi sever güzelini,
Kimi sever özelini...
nedeni olmadan bağlanmak birine.
Gözlerine baktığında erimektir içten içe,
Ellerini tuttuğunda titremektir tüm benliğinle.
Hatta sarıLamamktır utançtan,
Çünkü utanmaktır sevmek aslında,
Sevmek nedir aslen?
Ölmek mi uğruna?
Yaşamak mı onunla?
Sevmek mi ömür boyunca?
yoksa ayrılmak mı gerekince?
Nedir insanı başkasına bağlayan?
Güzelliğimi?
bilmez kimse bu soruların cevabını..
Kimi sever güzelini,
Kimi sever özelini...
ağlatabilen ender şairlerdendir can baba. ne zaman okusam gözlerim dolar, sonra kendi sesinden bizim deniz ve seke seke'yi dinler, gözlerimden yaşlar süzülür.
seke seke geldik can baba, sike sike gideceğiz * güzel uyu.
seke seke geldik can baba, sike sike gideceğiz * güzel uyu.
Hasan Ali Yücel'in oğludur.Bir tv programında Nazım Hikmet'e 'kartpostal şairi' denince,programa telefonla bağlanıp:'kart sensin,postal da sana girsin' diyebilecek kadar Nazım'ı,Odtü'de yaptığı bir konuşma da 'küfür bizim ağzımız da bi çiçek,brujuva sınıfının ağzında ise bir lağım çukuru gibidir' diyebilecek kadar küfürü seven.Hayatta en çok babasını seven.Mütevazi yaşayan,inandığını yazan,yazdığına inanan.'Herşey sende gizli' belki de en önemli şiiri olan büyük şair.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar