bugün
- yunanistan15
- irmik helvası vs un helvası11
- adanalı ateist9
- sözlük erkeklerinin helvaları7
- hiç porno izlememiş erkek9
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- bik bikle yemek yapmak9
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti9
- ketçap aromalı ruffles7
- sözlük yazarlarının kombinleri7
- üşüyen erkek12
- mutsuzluğun katlanarak büyümesi3
- japonya22
- halı saha maçına giden erkek3
- uludağ sözlük kızlarının terlikleri5
- herkesin hayatına kimse karışamaz5
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı9
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek2
- gavs darbesi2
- gelecek partisi'nin kapanması12
- sözlük yazarları ölünce hangi helva4
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası9
- nervio ile kedi beslemek5
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması9
- misokinesia3
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı2
- soyulacak devlet malının kalmaması5
- isveç5
- arkadaşlar7
- dekolteye bakar mısınız6
- muskacılık yapıp çomar yolmak2
- irmik helvası2
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin5
- ota boka başlık açan yazar2
- vergi iadesi doldurmak5
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması8
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin16
- bulgaristan4
- sağa sinyal verip sola dönmek7
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- yaz yavaştan bitiyor eylül geliyor 20264
- nervio hamferdi12
- danimarka8
- kerhaneye gitmek3
- ahmet davutoğlu7
- kawase hasui2
- belçika3
- mal varlıklarınız nelerdir5
- hollanda2
- ismet gürbüz11
15 dakikada mudanya da denizle buluşturan 20 dakikada dağ yoluyla yeşil bir şenlik sunan muradiye de osmanlı dönemine götüren heykel de kalabalığa karışılabilen içinde yaşadığım için çok mutlu olduğum memleketimdir. evet istanbul'un yanında köydür ama bursa'da yaşamak da ayrı bir zevktir.
havasını, suyunu, kalabalığını, herşeyini özlediğim canım şehrimdir. keşke sevgilimi de katıp getirebilsem sana da bir daha ayrılık olmasa...
gri bir sanayi şehri.
her ne kadar "yeşil bursa" deseler de.
yeşilligi doğasında değil, tutuculuğunda sanırım.
her ne kadar "yeşil bursa" deseler de.
yeşilligi doğasında değil, tutuculuğunda sanırım.
yeşil ile pembenin buluştuğu yer.
bursa $ehir ise venedik nedir diye sordurtan $ehir.
eski fotograflarına bakıldıgında cenneti andıran sehir.
bir sene yaşadıktan sonra acayip bağlanırsınız. çok acayip bi şehir. seviyelilikle seviyesizlik iç içedir bu ilde. yıldırımı bok götürürken nilüferde sosyete hayatı vardır. nilüferde kimse selam vermezken yıldırımda akraba gibi olursunuz insanlarla. osman gaziyse ikisinin ortasıdır. ve işin güzel tarafıysa bu 3 ilçenin yani yıldırım, nilüfer ve osmangazinin üçünün birden bursa-merkez olarak geçiyor olması. manidar değil mi? her şeyi özetliyor. keşke lafı bu kadar uzatmasaydım esen kalın.
tarihinle, doğanla hayran bıraktın; belediye otobüsçülerinle, 15-16 yaşlarındaki gerizekalı liseli taraftarınla tiskindirdin.
bulvar'ı trafiğe kapatan galatasaraylı taraftarların sevincinin 10 dakika sonra ortalığın savaş alanına dönmesiyle son bulan şehir.
burasıda kent meydanı diye bilinen yer ; https://www.youtube.com/watch?v=OVh88RZ74g4
burasıda kent meydanı diye bilinen yer ; https://www.youtube.com/watch?v=OVh88RZ74g4
sanırım hiçbir zaman bursaspor dışında hiçbir takım taraftarının şampiyonluk kutlayamayacağı yerdir. biraz göt ister orada şampiyonluk kutlamak.
şampiyonluk turuna çıkan galatasaraylıların gece boyunca dayak yiyeceği şehir.
güzel insanların var olduğu şehirdir. yeri ayrıdır benim için.
emeğin şehridir.
çeşme suyu içilebilen nadir şehirlerdendir.
denize kıyısı olmasına rağmen uludağ'ın eteklerine kurulmuş güzide şehirdir.
25-b, 25-a, 38, s-2, s-1 gibi belediye otobüsleri vardır ki, üç adet s-2 peşpeşe gelir ancak 25-b yarım saatte bir geçer. sinir bozucudur. terminal otobüsleri ise sadece bursa'yı değil tüm dünyayı dolaşarak herkesi duraklarına bırakır. 20 dakikalık yol 1 saatte tamamlanır.
her şehirde olduğu gibi kaldırımları beş senede bir sökülüp tekrar yapılır.
uludağ'ın doruklarına ulaşım teleferiklerle de sağlanır ve bu araçlara binildiğinde şehrin tüm güzelliği ortaya çıkar.
liseler arası kavgaları meşhurdur, iki grup karşılaşır ve iki gruptan tanıdık çıkan arkadaşlar işi bağlar, binlerce kez buluşan gruplar bir kez bile kavga edemez.
genellikle muhafazakar bir halktan oluşur.
otobüslerde yaşlılara yer verilir. uyuz yaşlı teyzelerin bahsettiği ''yer vermeyen genç'' yoktur.
şampiyonluk kutlamaları genellikle heykel'de yapılır.
canımızı yakan şehit haberleri her seferinde sitem dolu yürüyüşlere neden olur, halk her şeye tepki koymasını bilir.
çeşme suyu içilebilen nadir şehirlerdendir.
denize kıyısı olmasına rağmen uludağ'ın eteklerine kurulmuş güzide şehirdir.
25-b, 25-a, 38, s-2, s-1 gibi belediye otobüsleri vardır ki, üç adet s-2 peşpeşe gelir ancak 25-b yarım saatte bir geçer. sinir bozucudur. terminal otobüsleri ise sadece bursa'yı değil tüm dünyayı dolaşarak herkesi duraklarına bırakır. 20 dakikalık yol 1 saatte tamamlanır.
her şehirde olduğu gibi kaldırımları beş senede bir sökülüp tekrar yapılır.
uludağ'ın doruklarına ulaşım teleferiklerle de sağlanır ve bu araçlara binildiğinde şehrin tüm güzelliği ortaya çıkar.
liseler arası kavgaları meşhurdur, iki grup karşılaşır ve iki gruptan tanıdık çıkan arkadaşlar işi bağlar, binlerce kez buluşan gruplar bir kez bile kavga edemez.
genellikle muhafazakar bir halktan oluşur.
otobüslerde yaşlılara yer verilir. uyuz yaşlı teyzelerin bahsettiği ''yer vermeyen genç'' yoktur.
şampiyonluk kutlamaları genellikle heykel'de yapılır.
canımızı yakan şehit haberleri her seferinde sitem dolu yürüyüşlere neden olur, halk her şeye tepki koymasını bilir.
çok güzel gidilesi bir şehirdir , çok güzel anılarım vardır o şehirde...
şeftalinin ve kayağın başkenti bir güzel memleket, hep yeşildir güzeldir.
duyduğuma göre şuanlarda deprem olmuş olan ildir.
(bkz: <a href="https://twitter.com/#!/MetinGkdemir/status/195637021019086850" target="_blank" rel="nofollow noopener" >https://twitter.com/#!/Me...status/195637021019086850</a>)
(bkz: <a href="https://twitter.com/#!/MetinGkdemir/status/195637021019086850" target="_blank" rel="nofollow noopener" >https://twitter.com/#!/Me...status/195637021019086850</a>)
şehirden bunalıp kaçmak istediğinizde mundanya , trilye gibi güzelliğe sahip bir şehirdir.
Şeftali ağaçları çok güzel çiçek açar.
Çiçeklerin renginde gençliğin özlemi var!
Pembe kağıt üstüne yazılmış mektup gibi
Şeftali çiçekleri mutlu günler muştular!
Üç cemrenin ardından gelen yeşil baharı
Bursa'da,
ağaçlardan,
şeftaliler karşılar!
Tıpkı tarihim gibi her yerdedir kökleri
Bu yüzden Bursa kokar,
....................................şeftali bahçeleri!
Şeftaliler açınca renkleri yola taşar!
Bursa toz-pembe olur
Gönüller pembe bakar!
Anlatmak ister gibi Bursa'nın kokusunu
Şeftali çiçekleri caddelerde tur atar!
Ne
Hacivat-Karagöz!
Ne Uludağ
Ne parklar!
Bursa'da köşe-bucak
Yazın şeftali kokar!
Hava şeftali eser!
Kızlar şeftali bakar!
Bahçelerde şeftali,
Şeftali, Bursa kokar!
Seyyar satıcıların
meyve tezgahlarından
Bursa sokaklarına
en çok şeftali bakar!
işte bizim okulda
böyle bir bahçe vardı;
Şeftaliler,
dallardan
Bursa Bursa sarkardı!
Şeftalinin kokusu bir türlü dalda durmaz
Okulun ta içine, sınıflara akardı!
ilk kez bu bahçelerde şeftaliyi sevmiştim.
Temmuzda, ağustosta..
.............................ne şeftali yemiştim!
Bu yüzden yazlarına;
............................'şeftali ' dedim,
................................................. Bursa!
Gönül dalımda açan,
.............................şeftali güzeli Bursa!
Şimdi nerede görsem;
dallarında gül pembe
..........................Bursa yüklü ağaçlar,
Salkım söğütler gibi
........................yere doğru sarkarlar!
Bana şeftali satan
...........O şeftali bakışlı
...............Bursa kokan güzeli
...................gözlerim hemen arar!
Ona şeftali kokan
........................sevgiler sunuyorum.
Anılar bahçesine
...........................şeftali dikiyorum!
Çiçeklerin renginde gençliğin özlemi var!
Pembe kağıt üstüne yazılmış mektup gibi
Şeftali çiçekleri mutlu günler muştular!
Üç cemrenin ardından gelen yeşil baharı
Bursa'da,
ağaçlardan,
şeftaliler karşılar!
Tıpkı tarihim gibi her yerdedir kökleri
Bu yüzden Bursa kokar,
....................................şeftali bahçeleri!
Şeftaliler açınca renkleri yola taşar!
Bursa toz-pembe olur
Gönüller pembe bakar!
Anlatmak ister gibi Bursa'nın kokusunu
Şeftali çiçekleri caddelerde tur atar!
Ne
Hacivat-Karagöz!
Ne Uludağ
Ne parklar!
Bursa'da köşe-bucak
Yazın şeftali kokar!
Hava şeftali eser!
Kızlar şeftali bakar!
Bahçelerde şeftali,
Şeftali, Bursa kokar!
Seyyar satıcıların
meyve tezgahlarından
Bursa sokaklarına
en çok şeftali bakar!
işte bizim okulda
böyle bir bahçe vardı;
Şeftaliler,
dallardan
Bursa Bursa sarkardı!
Şeftalinin kokusu bir türlü dalda durmaz
Okulun ta içine, sınıflara akardı!
ilk kez bu bahçelerde şeftaliyi sevmiştim.
Temmuzda, ağustosta..
.............................ne şeftali yemiştim!
Bu yüzden yazlarına;
............................'şeftali ' dedim,
................................................. Bursa!
Gönül dalımda açan,
.............................şeftali güzeli Bursa!
Şimdi nerede görsem;
dallarında gül pembe
..........................Bursa yüklü ağaçlar,
Salkım söğütler gibi
........................yere doğru sarkarlar!
Bana şeftali satan
...........O şeftali bakışlı
...............Bursa kokan güzeli
...................gözlerim hemen arar!
Ona şeftali kokan
........................sevgiler sunuyorum.
Anılar bahçesine
...........................şeftali dikiyorum!
bu gün gittiğim il. istanbula göre trafik sorunu çok az istanbul dan daha sakin. iskender olayına hiç girmiyorum (süper) ancak ulaşım olayı biraz kötü.
22 nisan günü yani yarın başbakanın da katılımıyla gerçekleşecek turizm zirvesinde şehrin kaderinin belirlenecegini düşünüyorum. nitekim bu zirveden çok önemli yatırımlar cıkması cok yüksek olasılık. zaten sanayi ve tarımda bir üs olan sehrin yanına birde turizm eklenirse düşünemiyorum bursayı. 10 sene sonra 5 milyon nüfus ve türkiye'nin 2 büyük şehri olması beni hiç şaşırtmayacaktır.
bursa her zaman yalnızlığımı doya doya yaşayabildiğim hem de huzur içinde yaşayabildiğim bir şehirdir, amma velakin bu yalnızlık artık huzursuzluk vermeye başlamıştır bana
sadece bana olduğunu zannetmiyorum bu diken üstündeliğin, hemen hemen tüm bursaya sirayet ettiğini düşünmeye başladım
artık yalnızların yüzleri gülmüyor, zaten ne zaman gülüyordu ki diyeceksiniz, bence artık daha da bir somurtkan yüz ifadeleri.
daha da derinlere çekiliyor o sigara dumanları, sanki daha fazla alkol alınıyormuş gibi.
bursa dedim ya yalnızlığımın baş şehri, başka şehirlerde hiç böyle olmamıştım halbuki, yeminler içmeme gerek yok ben her şeyimi başka bir şehirde yaşadım ve orada bıraktım her şeyimi geldim yalnızlığımın şehrine, yalnızlar şehrine, bursaya!
seni her şeye rağmen özlüyorum bursam ve senin yokluğunda her şey senden farklı kokmuyor, kuş bakışı bakıyorum sana seni her özlediğimde ve seni yalnızlığıma rağmen çok seviyorum, neden biliyor musun?
bana sorma, ben de bilmiyorum bunu, eğer bir gün buradan gidersem seni de alıp giderim yanıma, nice nice mutlu yıllar yalnızlığımın baş şehri Bursa!
dün bütün caddelerini ve sokaklarını dolaştım şehrimin,
Şehr-i Evliya'nın...
Anılarım teker teker çıktılar sokak köşelerinden
ve peşimden geldiler, gezdik
o cadde senin bu cadde benim...
Size şimdi anlatacağım hikaye
gelmişten geleceğe uzanan bir tanesi;
benim hikayem,
karşıma çocukluğum gelir
ve ben dalarım o taşlı sokaklara...
tombul adımlarla koşuyorum mutluluğa,
esaretin kollarından kurtulmuşçasına.
heyecanlarım, ümitlerim de yuvarlana yuvarlana
o çamurlu topraklara basa basa
geliyor peşimden rüzgarım,
kayboluşlarım geliyor peşimden,
bata çıka...
hatırlıyorum
kaldırımın duvarındaki korkulukları
neden korkulukmuş ki adı,
hiç korkmazdım oysa ben onlardan
ve hiç belli etmemişim mutluluklarımı
o zamanlar...
yarım kalmış mutluluklarım,
benim yokuş aşağılarım...
severmişim ben onları,
inerken hissettiğim duyguları:
heveslerim, heyecanlarım, kavgalarım..!
koşarak inmesi kolay olurdu o yolları,
düşmekten korkmadan, usanmadan koşmak;
esip geçmek tozların, taşların üstünden...
belki de şimdiki cesaretim ondandır,
hala düşmekten korkmam,
acımaz düşsem bile yılmam;
yeter ki yokuş aşağı olsun yollarım
böyle hızlı geçiyor sanki yıllarım
aldanışlarım, saflığım, temiz umutlarım
onlar benim yokuş aşağılarım.
bir alışkanlık oldu , oturdu varlığıma:
herkes gibi sevmem,
taparım yokuş aşağılara!
hele zemin de dar ve yamansa
kaybederim kendimi,
kontrolümü alır eski anılarım;
yeni ufuklara soluksuz, kesintisiz uçarım.
yarım kalmış sevdalarım,
yokuş aşağılarım.
(Eylül 2007, Bursa)
sadece bana olduğunu zannetmiyorum bu diken üstündeliğin, hemen hemen tüm bursaya sirayet ettiğini düşünmeye başladım
artık yalnızların yüzleri gülmüyor, zaten ne zaman gülüyordu ki diyeceksiniz, bence artık daha da bir somurtkan yüz ifadeleri.
daha da derinlere çekiliyor o sigara dumanları, sanki daha fazla alkol alınıyormuş gibi.
bursa dedim ya yalnızlığımın baş şehri, başka şehirlerde hiç böyle olmamıştım halbuki, yeminler içmeme gerek yok ben her şeyimi başka bir şehirde yaşadım ve orada bıraktım her şeyimi geldim yalnızlığımın şehrine, yalnızlar şehrine, bursaya!
seni her şeye rağmen özlüyorum bursam ve senin yokluğunda her şey senden farklı kokmuyor, kuş bakışı bakıyorum sana seni her özlediğimde ve seni yalnızlığıma rağmen çok seviyorum, neden biliyor musun?
bana sorma, ben de bilmiyorum bunu, eğer bir gün buradan gidersem seni de alıp giderim yanıma, nice nice mutlu yıllar yalnızlığımın baş şehri Bursa!
dün bütün caddelerini ve sokaklarını dolaştım şehrimin,
Şehr-i Evliya'nın...
Anılarım teker teker çıktılar sokak köşelerinden
ve peşimden geldiler, gezdik
o cadde senin bu cadde benim...
Size şimdi anlatacağım hikaye
gelmişten geleceğe uzanan bir tanesi;
benim hikayem,
karşıma çocukluğum gelir
ve ben dalarım o taşlı sokaklara...
tombul adımlarla koşuyorum mutluluğa,
esaretin kollarından kurtulmuşçasına.
heyecanlarım, ümitlerim de yuvarlana yuvarlana
o çamurlu topraklara basa basa
geliyor peşimden rüzgarım,
kayboluşlarım geliyor peşimden,
bata çıka...
hatırlıyorum
kaldırımın duvarındaki korkulukları
neden korkulukmuş ki adı,
hiç korkmazdım oysa ben onlardan
ve hiç belli etmemişim mutluluklarımı
o zamanlar...
yarım kalmış mutluluklarım,
benim yokuş aşağılarım...
severmişim ben onları,
inerken hissettiğim duyguları:
heveslerim, heyecanlarım, kavgalarım..!
koşarak inmesi kolay olurdu o yolları,
düşmekten korkmadan, usanmadan koşmak;
esip geçmek tozların, taşların üstünden...
belki de şimdiki cesaretim ondandır,
hala düşmekten korkmam,
acımaz düşsem bile yılmam;
yeter ki yokuş aşağı olsun yollarım
böyle hızlı geçiyor sanki yıllarım
aldanışlarım, saflığım, temiz umutlarım
onlar benim yokuş aşağılarım.
bir alışkanlık oldu , oturdu varlığıma:
herkes gibi sevmem,
taparım yokuş aşağılara!
hele zemin de dar ve yamansa
kaybederim kendimi,
kontrolümü alır eski anılarım;
yeni ufuklara soluksuz, kesintisiz uçarım.
yarım kalmış sevdalarım,
yokuş aşağılarım.
(Eylül 2007, Bursa)
erkekleri nişantaşı tikky'si çakması, kadınları çirkin olan 7/24 dumanla boğuşulan kent.
bir kere gittim, bir daha gideni de s.ksinler.
bir kere gittim, bir daha gideni de s.ksinler.
Canınız ne isterse yapabileceğiniz her türlü doğal imkana sahip bir şehir.
öyle bir şehir düşünün ki mudanya'dan marmara denizi'ni aşıp istanbul'a gitmek, mudanya'dan uludağ üniversitesi'ne gitmekten daha ucuz olsun.
oğlum lafa böyle girince bir şiirsel yapıt geliyor sandım allama, olmadı yine.
oğlum lafa böyle girince bir şiirsel yapıt geliyor sandım allama, olmadı yine.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar