bugün
- yılbaşı gecesinin diğer gecelerden farkı olmaması3
- sözlük yazarlarının kombinleri15
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı28
- kadınların güçlü erkek tercihi20
- fantastik sinemanın sıkıcılığı5
- anın fotoğrafı20
- para tip fizik olmadan bir kız nasıl etkilenir11
- sarapci koala hatayi13
- sözlükte eğlence arayan yazarlar10
- çok iyi birisin diyen ama ayrılan kız9
- sözlük erkeklerinin kol kasları8
- üzülünce halıya uzanmak10
- telegram kullanan erkek8
- uludağ itiraf10
- yazarların en sevdiği şeyler15
- kolları damarlı erkek6
- sanatımı ekşi sözlükte icra etmeye karar vermem7
- aşk nedir8
- dövmesiz bir kızı gelin getirmek5
- islamda namaz yoktur21
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz40
- iremga7
- sözlük yazarlarının yaşadığı mistik olaylar7
- silvermist'in mutfağına konuk olmak26
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası7
- haydi yorgun mermi okula6
- aragorn'un düğününde damatlık giyen cüce4
- jalapeno6
- partiden partiye giden erkekle evlenir misiniz5
- aragornun düğününde havaya ok sıkan terbiyesiz elf4
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri27
- ortak2
- çok zeki olup belli etmemek4
- galatasaray12
- zorbalanmaya alışkın insan6
- yarın okulların açılacak olması5
- whatsapp grubu kuralım5
- akçomarların beynini açıp incelemek4
- futbol8
- s'i l v'e r m'i s t21
- fenerbahçe14
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- reddit kullanan erkek4
- özgür özel9
- başı kapalı ama her şeyi torpilli tipler6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak16
- pazarcıların seçtirmemesi9
- kuş pisliği diye soyada sahip olmak3
- mastürbasyon5
- ekşi sözlük8
bursa her zaman yalnızlığımı doya doya yaşayabildiğim hem de huzur içinde yaşayabildiğim bir şehirdir, amma velakin bu yalnızlık artık huzursuzluk vermeye başlamıştır bana
sadece bana olduğunu zannetmiyorum bu diken üstündeliğin, hemen hemen tüm bursaya sirayet ettiğini düşünmeye başladım
artık yalnızların yüzleri gülmüyor, zaten ne zaman gülüyordu ki diyeceksiniz, bence artık daha da bir somurtkan yüz ifadeleri.
daha da derinlere çekiliyor o sigara dumanları, sanki daha fazla alkol alınıyormuş gibi.
bursa dedim ya yalnızlığımın baş şehri, başka şehirlerde hiç böyle olmamıştım halbuki, yeminler içmeme gerek yok ben her şeyimi başka bir şehirde yaşadım ve orada bıraktım her şeyimi geldim yalnızlığımın şehrine, yalnızlar şehrine, bursaya!
seni her şeye rağmen özlüyorum bursam ve senin yokluğunda her şey senden farklı kokmuyor, kuş bakışı bakıyorum sana seni her özlediğimde ve seni yalnızlığıma rağmen çok seviyorum, neden biliyor musun?
bana sorma, ben de bilmiyorum bunu, eğer bir gün buradan gidersem seni de alıp giderim yanıma, nice nice mutlu yıllar yalnızlığımın baş şehri Bursa!
dün bütün caddelerini ve sokaklarını dolaştım şehrimin,
Şehr-i Evliya'nın...
Anılarım teker teker çıktılar sokak köşelerinden
ve peşimden geldiler, gezdik
o cadde senin bu cadde benim...
Size şimdi anlatacağım hikaye
gelmişten geleceğe uzanan bir tanesi;
benim hikayem,
karşıma çocukluğum gelir
ve ben dalarım o taşlı sokaklara...
tombul adımlarla koşuyorum mutluluğa,
esaretin kollarından kurtulmuşçasına.
heyecanlarım, ümitlerim de yuvarlana yuvarlana
o çamurlu topraklara basa basa
geliyor peşimden rüzgarım,
kayboluşlarım geliyor peşimden,
bata çıka...
hatırlıyorum
kaldırımın duvarındaki korkulukları
neden korkulukmuş ki adı,
hiç korkmazdım oysa ben onlardan
ve hiç belli etmemişim mutluluklarımı
o zamanlar...
yarım kalmış mutluluklarım,
benim yokuş aşağılarım...
severmişim ben onları,
inerken hissettiğim duyguları:
heveslerim, heyecanlarım, kavgalarım..!
koşarak inmesi kolay olurdu o yolları,
düşmekten korkmadan, usanmadan koşmak;
esip geçmek tozların, taşların üstünden...
belki de şimdiki cesaretim ondandır,
hala düşmekten korkmam,
acımaz düşsem bile yılmam;
yeter ki yokuş aşağı olsun yollarım
böyle hızlı geçiyor sanki yıllarım
aldanışlarım, saflığım, temiz umutlarım
onlar benim yokuş aşağılarım.
bir alışkanlık oldu , oturdu varlığıma:
herkes gibi sevmem,
taparım yokuş aşağılara!
hele zemin de dar ve yamansa
kaybederim kendimi,
kontrolümü alır eski anılarım;
yeni ufuklara soluksuz, kesintisiz uçarım.
yarım kalmış sevdalarım,
yokuş aşağılarım.
(Eylül 2007, Bursa)
sadece bana olduğunu zannetmiyorum bu diken üstündeliğin, hemen hemen tüm bursaya sirayet ettiğini düşünmeye başladım
artık yalnızların yüzleri gülmüyor, zaten ne zaman gülüyordu ki diyeceksiniz, bence artık daha da bir somurtkan yüz ifadeleri.
daha da derinlere çekiliyor o sigara dumanları, sanki daha fazla alkol alınıyormuş gibi.
bursa dedim ya yalnızlığımın baş şehri, başka şehirlerde hiç böyle olmamıştım halbuki, yeminler içmeme gerek yok ben her şeyimi başka bir şehirde yaşadım ve orada bıraktım her şeyimi geldim yalnızlığımın şehrine, yalnızlar şehrine, bursaya!
seni her şeye rağmen özlüyorum bursam ve senin yokluğunda her şey senden farklı kokmuyor, kuş bakışı bakıyorum sana seni her özlediğimde ve seni yalnızlığıma rağmen çok seviyorum, neden biliyor musun?
bana sorma, ben de bilmiyorum bunu, eğer bir gün buradan gidersem seni de alıp giderim yanıma, nice nice mutlu yıllar yalnızlığımın baş şehri Bursa!
dün bütün caddelerini ve sokaklarını dolaştım şehrimin,
Şehr-i Evliya'nın...
Anılarım teker teker çıktılar sokak köşelerinden
ve peşimden geldiler, gezdik
o cadde senin bu cadde benim...
Size şimdi anlatacağım hikaye
gelmişten geleceğe uzanan bir tanesi;
benim hikayem,
karşıma çocukluğum gelir
ve ben dalarım o taşlı sokaklara...
tombul adımlarla koşuyorum mutluluğa,
esaretin kollarından kurtulmuşçasına.
heyecanlarım, ümitlerim de yuvarlana yuvarlana
o çamurlu topraklara basa basa
geliyor peşimden rüzgarım,
kayboluşlarım geliyor peşimden,
bata çıka...
hatırlıyorum
kaldırımın duvarındaki korkulukları
neden korkulukmuş ki adı,
hiç korkmazdım oysa ben onlardan
ve hiç belli etmemişim mutluluklarımı
o zamanlar...
yarım kalmış mutluluklarım,
benim yokuş aşağılarım...
severmişim ben onları,
inerken hissettiğim duyguları:
heveslerim, heyecanlarım, kavgalarım..!
koşarak inmesi kolay olurdu o yolları,
düşmekten korkmadan, usanmadan koşmak;
esip geçmek tozların, taşların üstünden...
belki de şimdiki cesaretim ondandır,
hala düşmekten korkmam,
acımaz düşsem bile yılmam;
yeter ki yokuş aşağı olsun yollarım
böyle hızlı geçiyor sanki yıllarım
aldanışlarım, saflığım, temiz umutlarım
onlar benim yokuş aşağılarım.
bir alışkanlık oldu , oturdu varlığıma:
herkes gibi sevmem,
taparım yokuş aşağılara!
hele zemin de dar ve yamansa
kaybederim kendimi,
kontrolümü alır eski anılarım;
yeni ufuklara soluksuz, kesintisiz uçarım.
yarım kalmış sevdalarım,
yokuş aşağılarım.
(Eylül 2007, Bursa)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar