bugün
- pandela24
- birazdan temmuza giriyoruz16
- futbol34
- 2026 dünya kupası39
- dünya17
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı10
- sonra döner yiyecek olmam2
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası8
- fildişi sahili7
- 1 temmuz 2026 fransa isveç maçı12
- yazarların akıl hocaları9
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması21
- yengeç burcu zamanında olmamız8
- norveç5
- 0 0 717
- atatürk'ü sevmemek7
- tai lung17
- sevişirken yapılması gerekenler8
- 1 temmuz 2026 meksika ekvador maçı4
- matrix'deki zencinin torbacı olması3
- beyler bik bik erkek8
- 2026 dünya kupası şampiyonu2
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
- çin mahallesindeyim çabuk çince küfür öğretin6
- boyalı da saçların6
- samuel chukwueze'nin trabzonspor'a transferi2
- siyonizm yahudilik değildir5
- sözlüğün en şişko kadın yazarı9
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak5
- hoşgörü dini islam12
- velvet52
- ben geldim naneler7
- sözlükte dillere destan bir aşk yaşamak istemek7
- meksika6
- fransa8
- iyi futbol oynar mısınız5
- hür iradenin bir yanılsama olması3
- isveç6
- kocamın ayaklarını yıkarım6
- ateist dövmek11
- hiç kız olmayan sözlük5
- gerizekalı yazarlar zirvesi4
- en sevilen gavur adı soyadı4
- şeyhin götüne priz sokmak8
- ferdi özbeğen dinleyen erkek5
- almanya6
- iremga6
- türkçülük3
- filistin in ermeni soykırımını tanıması35
- ameliyat olmak15
sıkıntı, bunalım.
avrupa yakasında selin'in burhan deme biçimi...
kaos ortamı , karışıklık , sıkıntı..
avrupa yakası adlı dizide selin tarafından yorumlanan burhan adlı karakteri anımsatan sözcük. Bildiğiniz üzere bu şahsiyet nişantaşı çocuğudur ve ben de üniversite mezunuyum, açık öğretimi bitirdim insanıdır. (bkz: saygıyla anıyoruz)
ruhun kabz ve bast hallerinden ilki.
kabz hali ile daralan ruh, bast hali ile genişlemektedir.
kabz hali ile daralan ruh, bast hali ile genişlemektedir.
final haftası öncesi çok gelir.gitmek bilmez
kriz, karışıklık, olumsuzluklar bütünü.
(bkz: büyük buhran)
pastel renkli şehirlerin resmi duygusu.
(bkz: 1929)
Bazı anlar, bir buhran kapladığında ruhumu, mucizelerin gerçek olmasını diliyorum en derinden.
dilimize tanzimat döneminde bir ara * ekonominin sakata gelmesi üzerine o zamana kadar "kriz" kelimesine osmanlıca'da kullanılacak bir karşılığın üretilmemiş olduğunun farkedilmesiyle paşalar arasında ekonomik kriz konularının görüşülmesi sürecinde kazandırılmış bir kelime.
(bkz: tezakir)
(bkz: ahmet cevdet paşa)
(bkz: tezakir)
(bkz: ahmet cevdet paşa)
mideye giren sebepsiz ağrı. iç sıkıntısı, bunalım.
(bkz: Duygusal sıçıntılar)
Kafa neyin kafası. Midede ki öküz neyin öküzü bilemedim ben. Bu aralar sık yaşıyorum hadi hayırlısı.
Kafa neyin kafası. Midede ki öküz neyin öküzü bilemedim ben. Bu aralar sık yaşıyorum hadi hayırlısı.
pis moruk yine döktürmüş;
çok fazla
çok az
ya da çok geç
çok şişman
çok zayıf
ya da çok kötü
kahkaha
ya da gözyaşı
ya da kusursuz
kayıtsızlık
nefret edenler
sevenler
ellerindeki şarap şişelerini sallayarak
önlerine çıkanları süngüleyip
kadınların ırzına geçen ordular
ya da ucuz bir pansiyon odasında
Marilyn Monroe'nun fotoğrafıyla yaşayan bir ihtiyar
o denli büyük ki dünyadaki yalnızlık
onu saatin kollarının ağır hareketlerinde
bile görebilirsiniz.
o denli büyük ki dünyadaki yalnızlık
onu Vegas'ta, Baltimore'da ya da Münih'te
yanıp sönen neon ışıklarında görebilirsiniz.
insanlar yorgun,
hayat tarafından cezalandırılmış,
ya sevgiyle ya da sevgisizlikle
sakatlanmış.
yeni hükümetlere ihtiyacımız yok
yeni devrimlere ihtiyacımız yok
yeni kadınlara ihtiyacımız yok
yeni yollara ihtiyacımız yok
şevkate ihtiyacımız var.
müşfik davranmıyoruz
birbirimize.
müşfik davranmıyoruz.
korkuyoruz.
nefretin gücü simgelediğini
sanıyoruz.
cezalandırmanın
sevgi olduğunu.
daha az sahte bir eğitim bize gereken
daha az kural
daha az polis
ve daha iyi öğretmenler.
bir odada
bir başına acı çeken
öpülmemiş
dokunulmamış
bir başına bitki sulayan
olsa da çalmayacak
bir telefondan yoksun
insanın dehşetini unutuyoruz.
müşfik davranmıyoruz birbirimize
müşfik davranmıyoruz birbirimize
müşfik davranmıyoruz birbirimize
boncuklar sallanır, bulutlar örter
köpekler gül bahçesine işer
bir çocuğun kafasını koparır cani
dondurma külahından bir ısırık alır gibi
okyanus bir gelip
bir giderken
anlamsız bir ayın esaretinde.
müşfik davranmıyor insanlar birbirine.
çok fazla
çok az
ya da çok geç
çok şişman
çok zayıf
ya da çok kötü
kahkaha
ya da gözyaşı
ya da kusursuz
kayıtsızlık
nefret edenler
sevenler
ellerindeki şarap şişelerini sallayarak
önlerine çıkanları süngüleyip
kadınların ırzına geçen ordular
ya da ucuz bir pansiyon odasında
Marilyn Monroe'nun fotoğrafıyla yaşayan bir ihtiyar
o denli büyük ki dünyadaki yalnızlık
onu saatin kollarının ağır hareketlerinde
bile görebilirsiniz.
o denli büyük ki dünyadaki yalnızlık
onu Vegas'ta, Baltimore'da ya da Münih'te
yanıp sönen neon ışıklarında görebilirsiniz.
insanlar yorgun,
hayat tarafından cezalandırılmış,
ya sevgiyle ya da sevgisizlikle
sakatlanmış.
yeni hükümetlere ihtiyacımız yok
yeni devrimlere ihtiyacımız yok
yeni kadınlara ihtiyacımız yok
yeni yollara ihtiyacımız yok
şevkate ihtiyacımız var.
müşfik davranmıyoruz
birbirimize.
müşfik davranmıyoruz.
korkuyoruz.
nefretin gücü simgelediğini
sanıyoruz.
cezalandırmanın
sevgi olduğunu.
daha az sahte bir eğitim bize gereken
daha az kural
daha az polis
ve daha iyi öğretmenler.
bir odada
bir başına acı çeken
öpülmemiş
dokunulmamış
bir başına bitki sulayan
olsa da çalmayacak
bir telefondan yoksun
insanın dehşetini unutuyoruz.
müşfik davranmıyoruz birbirimize
müşfik davranmıyoruz birbirimize
müşfik davranmıyoruz birbirimize
boncuklar sallanır, bulutlar örter
köpekler gül bahçesine işer
bir çocuğun kafasını koparır cani
dondurma külahından bir ısırık alır gibi
okyanus bir gelip
bir giderken
anlamsız bir ayın esaretinde.
müşfik davranmıyor insanlar birbirine.
Oturmuşum elimde kahve bardağı.
Kahvenin o keskin kokusu burnuma geldikçe seni hissediyorum.
Kokuların duygulardaki etkisini bizzati anlıyorum.
Kahve ve sen.
Sen ve hüznüm.
Kaçış var sanki
Gerçeklerden kaçış.
Benim gerçekliğimden.
Emin de değilim aslında.
Benim de içime bir nebze de olsun su serpen de bu ya.
Emin olmamak bazen hem sıkıntı
Bazense büyük bir hayat sebebi.
Yok ya ne alaka demek
Ya da kesin öyle demek.
Denge işte, hayatın her yerinde olduğu gibi.
Hem yaşam sevinci hem de ölüm gibi veya ikisini de birarada hissedebilmek.
Kahvenin o keskin kokusu burnuma geldikçe seni hissediyorum.
Kokuların duygulardaki etkisini bizzati anlıyorum.
Kahve ve sen.
Sen ve hüznüm.
Kaçış var sanki
Gerçeklerden kaçış.
Benim gerçekliğimden.
Emin de değilim aslında.
Benim de içime bir nebze de olsun su serpen de bu ya.
Emin olmamak bazen hem sıkıntı
Bazense büyük bir hayat sebebi.
Yok ya ne alaka demek
Ya da kesin öyle demek.
Denge işte, hayatın her yerinde olduğu gibi.
Hem yaşam sevinci hem de ölüm gibi veya ikisini de birarada hissedebilmek.
her şair bir dönem yaşar bunu. kalbinden geçenleri zihnine onaylatamayınca ortada kalır. konuşmayı bile fazla bulur. üstüne gitmeyin
takıntı adlı rock grubunun murat ilkan ile yaptığı düet parça.
bak! istemem ben yalnız ölmek zor
kalmam burada
bu sokaklar bu beden ev
benim değil
zor değil inan vazgeçmek
olmayan şeyi kaybetmek
bir kapı daha var açılır
özgürlüğe
bedenlere hapsolan ruhlar
acıları bir gün biter mi
sonu gelmeyen buhran
gözyaşları diner mi
git istiyorsan kaybetmek çok
mühim değil
bu sokaklar bu yaşam ev
senin değil
zor değil inan vazgeçmek
olmayan şeyi kaybetmek
bir kapı daha var açılır
özgürlüğe
bedenlere hapsolan ruhlar
acıları bir gün biter mi
sonu gelmeyen buhran
gözyaşları diner mi.
bak! istemem ben yalnız ölmek zor
kalmam burada
bu sokaklar bu beden ev
benim değil
zor değil inan vazgeçmek
olmayan şeyi kaybetmek
bir kapı daha var açılır
özgürlüğe
bedenlere hapsolan ruhlar
acıları bir gün biter mi
sonu gelmeyen buhran
gözyaşları diner mi
git istiyorsan kaybetmek çok
mühim değil
bu sokaklar bu yaşam ev
senin değil
zor değil inan vazgeçmek
olmayan şeyi kaybetmek
bir kapı daha var açılır
özgürlüğe
bedenlere hapsolan ruhlar
acıları bir gün biter mi
sonu gelmeyen buhran
gözyaşları diner mi.
Bazı bazı yaşadığım. Böyle durumlarda ne yapılması makbuldur. Deneyimli buhranlı kızlar eklesin.
göm beni buk.
..
insanlar yorgun,
hayat tarafından cezalandırılmış,
ya sevgiyle ya da sevgisizlikle
sakatlanmış.
yeni hükümetlere ihtiyacımız yok
yeni devrimlere ihtiyacımız yok
yeni kadınlara ihtiyacımız yok
yeni yollara ihtiyacımız yok
şevkate ihtiyacımız var.
müşfik davranmıyoruz
birbirimize.
müşfik davranmıyoruz.
korkuyoruz.
nefretin gücü simgelediğini
sanıyoruz.
cezalandırmanın
sevgi olduğunu.
daha az sahte bir eğitim bize gereken
daha az kural
daha az polis
ve daha iyi öğretmenler.
bir odada
bir başına acı çeken
öpülmemiş
dokunulmamış
bir başına bitki sulayan
olsa da çalmayacak
bir telefondan yoksun
insanın dehşetini unutuyoruz.
müşfik davranmıyoruz birbirimize
müşfik davranmıyoruz birbirimize
müşfik davranmıyoruz birbirimize
boncuklar sallanır, bulutlar örter
köpekler gül bahçesine işer
bir çocuğun kafasını koparır cani
dondurma külahından bir ısırık alır gibi
okyanus bir gelip
bir giderken
anlamsız bir ayın esaretinde.
müşfik davranmıyor insanlar birbirine.
----
..
insanlar yorgun,
hayat tarafından cezalandırılmış,
ya sevgiyle ya da sevgisizlikle
sakatlanmış.
yeni hükümetlere ihtiyacımız yok
yeni devrimlere ihtiyacımız yok
yeni kadınlara ihtiyacımız yok
yeni yollara ihtiyacımız yok
şevkate ihtiyacımız var.
müşfik davranmıyoruz
birbirimize.
müşfik davranmıyoruz.
korkuyoruz.
nefretin gücü simgelediğini
sanıyoruz.
cezalandırmanın
sevgi olduğunu.
daha az sahte bir eğitim bize gereken
daha az kural
daha az polis
ve daha iyi öğretmenler.
bir odada
bir başına acı çeken
öpülmemiş
dokunulmamış
bir başına bitki sulayan
olsa da çalmayacak
bir telefondan yoksun
insanın dehşetini unutuyoruz.
müşfik davranmıyoruz birbirimize
müşfik davranmıyoruz birbirimize
müşfik davranmıyoruz birbirimize
boncuklar sallanır, bulutlar örter
köpekler gül bahçesine işer
bir çocuğun kafasını koparır cani
dondurma külahından bir ısırık alır gibi
okyanus bir gelip
bir giderken
anlamsız bir ayın esaretinde.
müşfik davranmıyor insanlar birbirine.
----
son dört yılın zirvelerini yaşadığım birkaç ayın sonunda da çevremdeki herkesi bıktırmış ve kendime küstürmüşümdür. son üç kaftada bunalım atağını bir kez yaşadım normalde üç günde bir tekrarlıyordu. iyi hissediyorum. bursa’ya bir ay sonra döneceğim en çok bu yalnızlıkta tetiklenmişti. umarım daha kötü olmaz çünkü hayatıma beni motive eden bir kişi eksik olarak döneceğim.
tesellisizliktir. bu hayatta sizi teselli eden, sizi anlayabilen ve sizin de onu anlayabildiğiniz, dertleşebildiğiniz bir yoldaşınızın olmadığının işaretidir. burada olma nedeninizdir.
bunalım dönemi.
altıntop karakteriyle ünlüdür...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar