bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    ruhsal ya da fiziksel olarak baş gösteren bozukluk, bunalım.
    (bkz: yoksunluk krizi)
    (bkz: kıskançlık krizi)
    (bkz: alp krizi)
    ... cikarinbeniburdan
  2. 2.
    kriz kelimesi çince yazıldığında iki harften oluşmaktadır. bu harflerden birincisi tehlikeyi diğeri fırsatı ifade eder.
    ... kapaparantez
  3. 3.
    Beknelilmeyen ve onceden sezilemeyen isletmeleri zor durumda birakan gerilim durumlarina genel olarak verilen addir.
    ... helyum
  4. 4.
    henry kissenger'in 1973 arap israil savaşı ve vietnam'da kalan amerikalıların tahliyesi sırasında dünya liderleri ve büyükelçileriyle yaptığı telefon görüşmelerinin dökümanından oluşan kitaptır. kitap için gerekli düzenlemeleri dr. condoleezza rice yapmıştır.
    ... bohemian rhapsody
  5. 5.
    Kriz kelimesi Çince yazıldığında iki harften oluşmakta; bu harflerin biri tehlikeyi, diğeri ise fırsatı temsil etmektedir.

    (bkz: John F Kennedy)
    -1 ... purplepain
  6. 6.
    enseye inen tokat gibi olup nasıl geldiği belli olmayan fakar gidişi hiç de düzgün olmayan durum, maddi ve manevi olarak ikiye ayırırsak her ikisininde zararı büyük olup altından kalkmak çok zordur.
    ... efe misin
  7. 7.
    Türkiyede ekonomik olarak hissedilen ve doğan grubunun ateşe körükle gitme misali, abarttığı ve dahada büyüttüğü buhran.
    ... kariyerli
  8. 8.
    Sanırız bugünlerde "basın yayın organlarında en çok kullanılan kelime" sıralaması yapılsa, "kriz" kelimesi birinciliği kimseye kaptırmayacaktır.

    Acaba ne kadar yerli yerinde kulllanılıyor bu kelime?

    Bu biraz da krizden kimin ne anladığına bağlı. Çünkü, krizin hem tanımı, hem nedenleri ve hem de dolayısıyla nasıl aşılacağı konusunda farklı yaklaşımlar sözkonusudur. Farklılığın kaynağı ise her zamanki gibi sınıfsaldır.

    Marks, Kapital'de (üçüncü cildinde) krizin tanımını ve nedenini oldukça yalın bir biçimde anlatmıştır: "Bunalımın nedeni, kapitalist üretimde gittikçe ve zorunlu olarak artan malların, proleterler tarafından gittikçe ve zorunlu olarak satın alınamamasıdır."

    Yine bir başka yerde şöyle ifade edilir bu olgu: «Bütün bunalımların son nedeni, kapitalist üretimin, üretim güçlerini geliştirme eğilimi karşısında halk yığınlarının yoksulluğu ..ve sınırlı tüketimidir.»

    isterseniz, tanımı biraz daha yalın hale getirelim.

    Burjuvazi fabrikalarında mümkün olduğunca çok üretim yapmak ister. Ve ürettiğini satmalıdır ki, kâr elde edebilsin.

    Peki kim tüketecektir onları? Bir bölümünü elbette emekçiler tüketecektir. Fakat burjuvazi, işçiler üzerinden elde ettiği artık değeri daha da büyütebilmek için emekçiye mümkün olan "en az ücreti" verme eğilimindedir her zaman. Bu ise emekçilerin yeterince tüketememesi demektir.

    Bu, kapitalist sistemde hiçbir zaman bitmeyecek olan bir çelişki ve açmazdır. Ücretler ve fiyatlar arasında kurulan denge, zaman zaman iyice bozulur. Ücretler düştükçe düşer ve emekçi tüketememeye başlar. Aslında kapitalizmde kriz, en temel olarak, aşırı üretim krizi biçiminde gelişir. Olayın esası da budur.

    Bu durum da kapitalistin kar oranının düşmesi gibi bir sonuç yaratır. Ki bu da krizin nedenlerinden, görünümlerinden biridir.

    Mahir Çayan da bu konuda Marks'a atıfta bulunarak "Marks kapitalizmin bu devrevi bunalımların özünün 'kârın normal oranın altına düşmesi'ne dayandığını, bu devrevi bunalımların aşırı üretimin fazlalıklarını emerek ekonomiyi temelde düzenlediğini, yapıyı tedavi ettiğini ve de her devrevi bunalımdan sonra bir nispi refah döneminin başladığını açık bir şekilde ortaya koydu" der.

    Temeldeki bu olgu, o günün koşullarına, kapitalizmin gelişmesindeki şekillenişlere göre, şu veya bu alandan patlak verebilir. Krizler genellikle ortaya çıktıkları alana, döneme veya biçime göre adlandırılırlar: 1974 Petrol krizi, 1929 bunalımı gibi.. Son kriz de bu nedenle daha çok, "finans krizi" olarak adlandırılmaktadır. Fakat belirttiğimiz gibi, bu sadece sonuçtur.

    *

    Krizler, kapitalizmin serbest rekabetçi aşamasında dönemsel (devrevi) karakterde idi.

    Belli dönemlerin sonunda kapitalizm krize kendi içinde kısmi bir çözüm getirebiliyordu. Fakat serbest rekabetçi dönemin bitip, tekelci dönemin başlamasıyla, yani emperyalizm aşamasıyla birlikte krizler süreklileşmiştir.

    Lenin 1900 yıllarının başında, kapitalizmin artık tekelleşerek, emperyalizm adı verilen üst ve son aşamasına ulaştığı tespitini yaparken, bu aşamayla beraber de artık "kapitalizmin ekonomik kriz ve buhranlarının süreklileştiğini, bunun da dünya ölçeğinde proleter devrimler çağını başlattığını" söylemiştir.

    Yani krizler, sınıflar mücadelesinde aynı zamanda mevcut düzenin en zayıf anları olarak da adlandırılabilir.

    Bu yüzdendir ki, Marksist-Leninist teoride krizle ayaklanmalar, krizle devrimci durum gibi kavramlar genellikle yanyana anılmışlardır.

    Bu çerçevede en çok kullanılan kriz kavramı da "milli kriz"dir.

    Milli kriz, dünya çapında yaşanan bunalımın dışında, ülkede ezeni de ezileni de etkileyen bir krizin varlığı olarak tanımlanır. Biraz daha açarsak; ülkede,

    - yönetenlerin yani egemen sınıfların eskisi gibi yönetememesi,

    - yönetilenlerin de yani sömürülenlerin de eskisi gibi yönetilmek istememesi.

    işte bu iki olgunun varlığı bir milli krizin varlığına işaret eder. Milli krizin varlığı da devrimler açısından nesnel koşulların varlığı demektir bir yerde. Bu anlamda da krizlerin varlığı ve derinleşmesi, burjuvazinin korktuğu, işçi sınıfının ise, tam tersine bir devrim imkanı, koşullarının olgunlaşması olarak baktığı bir olgudur.

    Kapitalizmin aşırı üretimde somutlaşan klasik kriz nedeninin dışında, emperyalizm de kendi özelliğiyle birlikte bir kriz nedenini beraberinde getirmiştir.

    Tekelci kapitalizm elinde biriken sermayeyi aktaracak yeni pazarlar bulmak zorundadır. Biriken sermaye akacak pazarlar bulup yüksek kârlar sağlayarak tekrar sermayeye dönüşmezse, bu da sistemin işleyişinde krizlere neden olur.

    Ki emperyalizmin bu krizleri (1. ve 2. Dünya savaşlarında olduğu gibi) ancak savaşla çözülebilmiştir. emperyalizmin en büyük sorunu olan pazar ve talep yetersizliği, hemen her zaman şu veya bu düzeyde sürdüğü için, emperyalizmin krizi de sürmektedir. Ki bu da yukarıda belirttiğimiz gibi, dünya çapında ve ülkemiz özelinde devrimin nesnel koşullarının olgunlaşmamış da olsa varlığı anlamına gelir.

    yürüyüş.com
    ... lock
  9. 9.
    türkiye'de olmayan şey. cahide, black falan neredeyse her gece dolu. istinye park'ta louis vuitton, gap, armani falan neden kapanmadı? demek ki alış veriş yapanlar var. ben yapıyorum mesela*.
    4 -34 ... peniselin
  10. 10.
    Vodafone Türkiye'de işten çıkarma krizi

    iletişim devi Türkiye'de toplu işten çıkarma kararı aldı. Çalışanlar panikte, binaya çok sayıda ambulans geldi. Personeli sakinleştirmek için ilaç dağıtılıyor.

    Vodafone Türkiye merkez binasında toplu işten çıkarma kararı nedeniyle büyük panik yaşanıyor.

    HaberTürk'te yer alan habere göre, ambulanslar peş peşe binaya girerken, bir haftadır sinir harbi yaşanan binada gerilim zirveye tırmandı. içeriden aldığımız bilgilere göre, çalışanlara Passiflora isimli sakinleştirici dağıtılmış, toplantı odalarının kullanılması yasaklanmış ve dışarıdan girişlere izin verilmiyormuş. Ayrıca flash bellek kullanılması da iki gündür yasaklanmış durumda.

    KAÇ KiŞi ÇIKARILACAK?

    Şirketin basın ve halkla ilişkiler birimi toplu işten çıkarma iddialarını yalanlarken, yönetimin Maslaktaki merkez binadan 180, Mecidiyeköydeki binadan ise 80 kişiyi çıkaracağı öne sürülüyor. Bir üst düzey yöneticiden gelen bilgiler ise bu rakamın 600e yaklaşacağı yönünde

    BiR HAFTADIR BiLiNiYORDU

    Bir haftadır işten çıkarma söylentileriyle moralleri bozulan çalışanların ise şu an gergin bir şekilde bekleyişte olduğu belirtiliyor.

    Telsimi satın alarak Türkiye pazarına giren ingiliz GSM devi Vodafone 2008 yılını son aylarında Danone Türkiye Genel Müdürü Serpil Timuray CEO olarak atanmıştı. Timurayın gelmesinden sonra üst yönetimde başlayan değişimin şimdi alt kadrolara sıçradığı ifade ediliyor.

    Bu arada, şirket TMSF yönetimindeyken bile abone sayısını artırmak için büyük çaba harcayan genç kadronun da çıkarılacak listesinde olduğu öne sürülüyor.

    Saat 15.17 itibarıyla binan önünde büyük bir sesizlik var. Katlardaki güvenlik görevlilerinin sayısı artırıldı.

    Mecidiyeköy binasındaki çalışanlarda da tedirginlik sürüyor...

    Şu anda üst yönetim çalışanlara gönderilmek üzere bir metin hazırlıyor. Bu metin mail olarak tüm çalışanlara gönderilecek.

    iŞTEN ÇIKARILAN VODAFONE iŞÇiLERi GÖZYAŞLARINI TUTAMADI

    Vodafone GSM şirketinin Mecidiyeköy'deki binasında işten çıkarılan işçiler gözyaşlarını tutamadı.

    işten çıkarıldıklarını öğrenen Vodafone çalışanları Mecidiyeköy'deki bina önünde toplandı. işlerini kaybeden işçilerin hayli üzgün oldukları gözlenirken, bazılarının gözyaşlarını tutamadığı görüldü.

    Birbirlerine sarılarak destek olmaya çalışan işçilerin, olayın şaşkınlığını yaşadıkları gözlendi.

    VODAFONE DOĞRULADI

    Haberin hemen ardından şirket bir açıklama yaparak toplu işten çıkarma kararını doğruladı. Yapılan yazılı açıklamada, Vodafone Türkiye'nin birçok alanda yeniden yapılanma çalışmalarına odaklandığı, icra Kurulu Başkanı Serpil Timurayın önderliğinde uygulanacak yeni stratejiyle sektördeki pozisyonunun güçlendirileceği belirtildi.

    Vodafone Türkiyeden ayrılan çalışan sayısına dair sözü edilen rakamların gerçekleri yansıtmadığını belirten şirket yetkililere kesin rakam konusunda bilgi vermekten kaçınıyor. Kapatılan pozisyonlar da sır gibi saklanıyor.

    işte Vodafone'den yapılan açıklama: "Güçlü yatırımlarla devam ettiğimiz 2009 yılı Vodafone Türkiye için yeni bir döneme işaret ediyor. Türkiye GSM sektöründe iddialı ve kalıcı bir oyuncu olarak, kullanıcılarımıza en iyi, en kaliteli hizmeti sunmak için verimliliğe, kaynaklarımızı doğru kullanmaya ve uzmanlık alanlarımıza yoğunlaşmaya odaklanıyoruz.

    Sürdürülebilir başarının, varlığımızı yüksek performanslı bir organizasyon yapısı ve en etkin insan kaynağıyla devam ettirmekten geçtiği bilinciyle, organizasyon yapımızda gerekli değişiklikleri hayata geçiriyor, her kademede verimliliği artırıcı adımlar atıyoruz.

    Müşteri ihtiyaçlarını karşılamak üzere yalın ve hızlı hareket eden bir organizasyon yapısına geçiş için yürütülen reorganizasyon çalışmalarımız çerçevesinde bazı pozisyonlarımızı kapatıyoruz. Yollarımızı ayırdığımız çalışanlarımıza tüm yasal haklarının yanı sıra, kendi alanlarında değerli arkadaşlarımızın niteliklerine uygun işi, kısa zamanda bulabilmeleri için şirket olarak kendilerine profesyonel kariyer destek hizmeti (outplacement) sunuyoruz. Gerek kendi nitelikleri, gerekse bu destekle en uygun işi en kısa zamanda bulabileceklerine yürekten inanıyor, şimdiye kadar yaptıkları katkılar için kendilerine teşekkür ediyoruz."

    http://finans.mynet.com/n...art2009&type=anasayfa
    ... karanlik lord