bugün
- osuruktan şiirler40
- kanal ayarlama 1500 lira10
- adana kebap5
- devletin temeli adalettir7
- yeni anayasa4
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- sözlükten soğuma nedenleri17
- bir sözlük kızına peynir basma isteği2
- mini elbise4
- şeytanın insanlardan ders alması4
- küçük sürprizler yapmak5
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- bir daha doğmayacak olmak4
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- ben geldim kerkenezler18
- mini etek karşıtı seküler2
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- türbanı yasaklayan mallar2
- beyaz tenli gotik kız3
- mısırın türkiyeden güvenli olduğu iddası2
- claudian clouds22
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- gerdek gecesinde sevişmek zorunda mıyız3
- iyi parti17
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener3
- yazarların özel mesaj sayıları5
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- kısır9
- çocukluğun son günü3
- 777 diyen erkolar8
- simko315
- bir gün uludağda kapanacak3
- cem yılmaz'dan daha komik olmak2
- tai lung4
- türbanlı bir kadınla evlenir misiniz2
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- yobazlık belirtileri2
- karınıza haşema giydirir misiniz2
- normal taklidi yapmak4
- herkesi yakalayan falcı yalanları2
- akrep burcu kini8
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- gollumun gözü yüzükte6
- aklınıza gelen şarkı sözü10
montenegro'nun turstik sehri. her yazlık sehir gibi budva da kışları ölü bir kent gibidir. ama yazın baslamasıyla birlikte canlılık artar. özellikle rusya ve polonya dan gelen turistler sehri canlandırır. barlar sokagı olarak tanımlayabilecegım kesimde sokak sovlari insanin gözlerine senlik yasatır.
eski şehri, dubrovnik in daha minyatür halidir, montenegro nun en güzel şehri.
1 haziran sezon başlar, 1 eylül sezon biter.
1 haziran sezon başlar, 1 eylül sezon biter.
Karadağ'da sahil şehri. Yaklaşık 10,000 kişilik bir nüfusa sahip olan şehir Budva Belediyesinin de merkezidir.Budva şehrinin bulunduğu bölge Karadağ turizminin merkezi konumundadır. Şehir 2,500 yıllık geçmişiyle Adriyatik Denizi kıyısındaki en eski yerleşim yerlerinden biridir.
Karadağ,yakın zamanda Sırbistan'dan ayrılarak bağımsızlığını kazanmış bir ülke.Girişinde hep camiilere ve müslüman mezarlıklarına rastlıyoruz,en sonunda kalacağımız meşhur tatil mekanı Budva'ya varıyoruz.Pansiyona yerleştikten sonra da sahile yollanıyoruz.
Yaygın bir efsaneye göre Sırplar çok zalim ve nemrut bir halk olduğundan Tanrı onları kızlarını taşa çevirerek cezalandırmış.
Nüfusunun büyük kısmı Sırp etniğinden olan Karadağ'da bu mitin doğruluğunu test edebilirsiniz.
Kadınlar oldukça serbest, erkekler de çoğunlukla üstsüz bir şekilde plajlara doğru yöneliyor, daha önceden de belirttiğim gibi Balkanlarda kıro/barzo/apaçi tayfalarının yoksunluğundan dolayı bir sıkıntı yaşanmıyor bu konuda.
Halka açık ücretsiz plaja giriyoruz,oldukça kalabalık.Herkes çakıl taşından plaja havlusunu serip yatıyor, denize giriyor. 'Adriyatik Denizi'nde yüzmedim demem' diyerek denize giriyorum.Akdeniz'den farkı yok,çaktırmayın, ama su çok temiz ve güzel. Plajda Sırp takımları olan Partizan ve Crvena Zvezda armalarının olduğu havlular oldukça fazla. Zaten Budva'ya gelenlerin çoğu denize kıyısı olmayan Sırplar.Plajdan çıkıp sahil boyunca yürüdüğümüzde karşımıza diğer plajlar çıkıyor, 10 euro karşılığında 2 adet şezlong bulunan bir pavilyon kiralayabiliyorsunuz ki oldukça ucuz. St Trope isimli mekanda dj performansı ve çeşitli çıldırmacalar var (meraklısına), yine sahilde masörler var, nedense masaj yaptıranlar hep -affedersiniz- erik gibi kadınlar,bana masörlerin reklamı gibi geldi ya neyse.
sahil boyunca yürüyüp plajların sonuna gelince surlar içindeki Old Town'a ulaşıyorsunuz.Her Balkan şehrinde bir Old Town var neredeyse.Buradaki hatıra eşyaları arasında Partizan ve Sırbistan formaları ve bayrakları da görünce 'Aga,hadi Kosovayı,Bosnayı falan anladık da siz neden ayrıldınız,La siz zaten Sırpsınız?' dememek elde değil.Bodrum'a nazaran çok daha ucuz, çok daha bakir, çok daha medeni bir yer Budva. Pansiyondaki şehir rehberinde halka kapatılan bir adada Madonna dahil birçok ünlünün villa aldığı yazıyor.Madonna'ya bak arkadaş, gitmiş Karadağ'ı öğrenmiş de ev almış,breh breh.
Karadağ'da restorana gitmektense marketten alışveriş yapıp pansiyonda menemen yapıyoruz, hem ertesi gün için de yolluğumuz oluyor.Şehirde her yerde 'Sobe' denilen ucuz pansiyonlar mevcut,THY'nin başkent Podgorica'ya seferlerinin olduğu da düşünülürse,Bodrum'da tatil yapmak yerine Budva'da kalmak çok daha mantıklı.
Yaygın bir efsaneye göre Sırplar çok zalim ve nemrut bir halk olduğundan Tanrı onları kızlarını taşa çevirerek cezalandırmış.
Nüfusunun büyük kısmı Sırp etniğinden olan Karadağ'da bu mitin doğruluğunu test edebilirsiniz.
Kadınlar oldukça serbest, erkekler de çoğunlukla üstsüz bir şekilde plajlara doğru yöneliyor, daha önceden de belirttiğim gibi Balkanlarda kıro/barzo/apaçi tayfalarının yoksunluğundan dolayı bir sıkıntı yaşanmıyor bu konuda.
Halka açık ücretsiz plaja giriyoruz,oldukça kalabalık.Herkes çakıl taşından plaja havlusunu serip yatıyor, denize giriyor. 'Adriyatik Denizi'nde yüzmedim demem' diyerek denize giriyorum.Akdeniz'den farkı yok,çaktırmayın, ama su çok temiz ve güzel. Plajda Sırp takımları olan Partizan ve Crvena Zvezda armalarının olduğu havlular oldukça fazla. Zaten Budva'ya gelenlerin çoğu denize kıyısı olmayan Sırplar.Plajdan çıkıp sahil boyunca yürüdüğümüzde karşımıza diğer plajlar çıkıyor, 10 euro karşılığında 2 adet şezlong bulunan bir pavilyon kiralayabiliyorsunuz ki oldukça ucuz. St Trope isimli mekanda dj performansı ve çeşitli çıldırmacalar var (meraklısına), yine sahilde masörler var, nedense masaj yaptıranlar hep -affedersiniz- erik gibi kadınlar,bana masörlerin reklamı gibi geldi ya neyse.
sahil boyunca yürüyüp plajların sonuna gelince surlar içindeki Old Town'a ulaşıyorsunuz.Her Balkan şehrinde bir Old Town var neredeyse.Buradaki hatıra eşyaları arasında Partizan ve Sırbistan formaları ve bayrakları da görünce 'Aga,hadi Kosovayı,Bosnayı falan anladık da siz neden ayrıldınız,La siz zaten Sırpsınız?' dememek elde değil.Bodrum'a nazaran çok daha ucuz, çok daha bakir, çok daha medeni bir yer Budva. Pansiyondaki şehir rehberinde halka kapatılan bir adada Madonna dahil birçok ünlünün villa aldığı yazıyor.Madonna'ya bak arkadaş, gitmiş Karadağ'ı öğrenmiş de ev almış,breh breh.
Karadağ'da restorana gitmektense marketten alışveriş yapıp pansiyonda menemen yapıyoruz, hem ertesi gün için de yolluğumuz oluyor.Şehirde her yerde 'Sobe' denilen ucuz pansiyonlar mevcut,THY'nin başkent Podgorica'ya seferlerinin olduğu da düşünülürse,Bodrum'da tatil yapmak yerine Budva'da kalmak çok daha mantıklı.
4 gundur tatil yaptigim kotor-budva ikilisinin daha islek olani. Harika bir yer olarak ozetlenebilir.
Vizesiz gidilecek en güzel yerlerden biri.
yazın bodrum havası kazanan ve tarihsel dokusu ile de dikkat çeken karadağ şehri. her yerinde güzel kadınlara rastlamak mümkündür.
gölyazı ile benzer manzaralara sahip şirin tatil şehri.
bir podgorica olmayan.
görsel
Şu Balerin heykelidir benim için.
(foto alıntıdır)
Biraz pahalı bir şehirdi.
1 defa gittim, bir daha gitmem sanırım.
Şu Balerin heykelidir benim için.
(foto alıntıdır)
Biraz pahalı bir şehirdi.
1 defa gittim, bir daha gitmem sanırım.
Yazın çok kalabalık olan tatil beldesi. Müzesi var limanının yakınında.
aynı kotor gibi tarihi binaların da bulunduğu ama yaz turizmine daha çok hitap eden hatta bayağı popüler olan şehir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar