bugün
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu7
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke14
- geliyorum diyen kız4
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği26
- yeğen ile dondurma yemeye gitmek3
- yunus emrenin sik gibi şair olması5
- cehennem korkusu12
- arkadaşlar bitlendim3
- hayat hiç kolaylaşmayacak mı beyler6
- ezan sesinden rahatsız olmak6
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak9
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu12
- ölü balık eli7
- biraderikos5
- cuckold4
- en büyük değişimler alkış istemez2
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi22
- acı bitmeden yeni bir acı yaşanması2
- mesajlara geç cevap veren kız4
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar17
- nato3
- sevişilen en ilginç yer2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları9
- sözlükte kadın yokluğu3
- muz yiyen kızın amacı3
- türbanlıyla sevişmiş şanslı erkek3
- kötülüğe kötülükle karşılık vermek6
- mutsuz insan kendisine zarar verir4
- severus snape4
- küçükken sıçtığınız yerler3
- hardcore ne demek sorunsalı7
- ne kadar süreden beri mast yapmıyorsun5
- jale nur süllü2
- sevişmek istediğiniz yazarlar2
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam14
- mohamed salah ghaly3
- nietszche'nin ahlak anlayışı4
- üç çocuk yapacağım devlet kadın versin6
- yapay zeka ile flört uygulamalarının geleceği2
- larisalisa2
- karışık kızartma6
- aşk11
- big black dick'in türkçesi3
- benlik davasından vazgeçmek4
- deniz göktaş25
- ordu da hafta sonu denize giriş yasağı2
- nesimi çimen2
- çok çişi gelen insan9
- patates kızartması yeme zevki4
- no matter how long it takes2
montenegro'nun turstik sehri. her yazlık sehir gibi budva da kışları ölü bir kent gibidir. ama yazın baslamasıyla birlikte canlılık artar. özellikle rusya ve polonya dan gelen turistler sehri canlandırır. barlar sokagı olarak tanımlayabilecegım kesimde sokak sovlari insanin gözlerine senlik yasatır.
eski şehri, dubrovnik in daha minyatür halidir, montenegro nun en güzel şehri.
1 haziran sezon başlar, 1 eylül sezon biter.
1 haziran sezon başlar, 1 eylül sezon biter.
Karadağ'da sahil şehri. Yaklaşık 10,000 kişilik bir nüfusa sahip olan şehir Budva Belediyesinin de merkezidir.Budva şehrinin bulunduğu bölge Karadağ turizminin merkezi konumundadır. Şehir 2,500 yıllık geçmişiyle Adriyatik Denizi kıyısındaki en eski yerleşim yerlerinden biridir.
Karadağ,yakın zamanda Sırbistan'dan ayrılarak bağımsızlığını kazanmış bir ülke.Girişinde hep camiilere ve müslüman mezarlıklarına rastlıyoruz,en sonunda kalacağımız meşhur tatil mekanı Budva'ya varıyoruz.Pansiyona yerleştikten sonra da sahile yollanıyoruz.
Yaygın bir efsaneye göre Sırplar çok zalim ve nemrut bir halk olduğundan Tanrı onları kızlarını taşa çevirerek cezalandırmış.
Nüfusunun büyük kısmı Sırp etniğinden olan Karadağ'da bu mitin doğruluğunu test edebilirsiniz.
Kadınlar oldukça serbest, erkekler de çoğunlukla üstsüz bir şekilde plajlara doğru yöneliyor, daha önceden de belirttiğim gibi Balkanlarda kıro/barzo/apaçi tayfalarının yoksunluğundan dolayı bir sıkıntı yaşanmıyor bu konuda.
Halka açık ücretsiz plaja giriyoruz,oldukça kalabalık.Herkes çakıl taşından plaja havlusunu serip yatıyor, denize giriyor. 'Adriyatik Denizi'nde yüzmedim demem' diyerek denize giriyorum.Akdeniz'den farkı yok,çaktırmayın, ama su çok temiz ve güzel. Plajda Sırp takımları olan Partizan ve Crvena Zvezda armalarının olduğu havlular oldukça fazla. Zaten Budva'ya gelenlerin çoğu denize kıyısı olmayan Sırplar.Plajdan çıkıp sahil boyunca yürüdüğümüzde karşımıza diğer plajlar çıkıyor, 10 euro karşılığında 2 adet şezlong bulunan bir pavilyon kiralayabiliyorsunuz ki oldukça ucuz. St Trope isimli mekanda dj performansı ve çeşitli çıldırmacalar var (meraklısına), yine sahilde masörler var, nedense masaj yaptıranlar hep -affedersiniz- erik gibi kadınlar,bana masörlerin reklamı gibi geldi ya neyse.
sahil boyunca yürüyüp plajların sonuna gelince surlar içindeki Old Town'a ulaşıyorsunuz.Her Balkan şehrinde bir Old Town var neredeyse.Buradaki hatıra eşyaları arasında Partizan ve Sırbistan formaları ve bayrakları da görünce 'Aga,hadi Kosovayı,Bosnayı falan anladık da siz neden ayrıldınız,La siz zaten Sırpsınız?' dememek elde değil.Bodrum'a nazaran çok daha ucuz, çok daha bakir, çok daha medeni bir yer Budva. Pansiyondaki şehir rehberinde halka kapatılan bir adada Madonna dahil birçok ünlünün villa aldığı yazıyor.Madonna'ya bak arkadaş, gitmiş Karadağ'ı öğrenmiş de ev almış,breh breh.
Karadağ'da restorana gitmektense marketten alışveriş yapıp pansiyonda menemen yapıyoruz, hem ertesi gün için de yolluğumuz oluyor.Şehirde her yerde 'Sobe' denilen ucuz pansiyonlar mevcut,THY'nin başkent Podgorica'ya seferlerinin olduğu da düşünülürse,Bodrum'da tatil yapmak yerine Budva'da kalmak çok daha mantıklı.
Yaygın bir efsaneye göre Sırplar çok zalim ve nemrut bir halk olduğundan Tanrı onları kızlarını taşa çevirerek cezalandırmış.
Nüfusunun büyük kısmı Sırp etniğinden olan Karadağ'da bu mitin doğruluğunu test edebilirsiniz.
Kadınlar oldukça serbest, erkekler de çoğunlukla üstsüz bir şekilde plajlara doğru yöneliyor, daha önceden de belirttiğim gibi Balkanlarda kıro/barzo/apaçi tayfalarının yoksunluğundan dolayı bir sıkıntı yaşanmıyor bu konuda.
Halka açık ücretsiz plaja giriyoruz,oldukça kalabalık.Herkes çakıl taşından plaja havlusunu serip yatıyor, denize giriyor. 'Adriyatik Denizi'nde yüzmedim demem' diyerek denize giriyorum.Akdeniz'den farkı yok,çaktırmayın, ama su çok temiz ve güzel. Plajda Sırp takımları olan Partizan ve Crvena Zvezda armalarının olduğu havlular oldukça fazla. Zaten Budva'ya gelenlerin çoğu denize kıyısı olmayan Sırplar.Plajdan çıkıp sahil boyunca yürüdüğümüzde karşımıza diğer plajlar çıkıyor, 10 euro karşılığında 2 adet şezlong bulunan bir pavilyon kiralayabiliyorsunuz ki oldukça ucuz. St Trope isimli mekanda dj performansı ve çeşitli çıldırmacalar var (meraklısına), yine sahilde masörler var, nedense masaj yaptıranlar hep -affedersiniz- erik gibi kadınlar,bana masörlerin reklamı gibi geldi ya neyse.
sahil boyunca yürüyüp plajların sonuna gelince surlar içindeki Old Town'a ulaşıyorsunuz.Her Balkan şehrinde bir Old Town var neredeyse.Buradaki hatıra eşyaları arasında Partizan ve Sırbistan formaları ve bayrakları da görünce 'Aga,hadi Kosovayı,Bosnayı falan anladık da siz neden ayrıldınız,La siz zaten Sırpsınız?' dememek elde değil.Bodrum'a nazaran çok daha ucuz, çok daha bakir, çok daha medeni bir yer Budva. Pansiyondaki şehir rehberinde halka kapatılan bir adada Madonna dahil birçok ünlünün villa aldığı yazıyor.Madonna'ya bak arkadaş, gitmiş Karadağ'ı öğrenmiş de ev almış,breh breh.
Karadağ'da restorana gitmektense marketten alışveriş yapıp pansiyonda menemen yapıyoruz, hem ertesi gün için de yolluğumuz oluyor.Şehirde her yerde 'Sobe' denilen ucuz pansiyonlar mevcut,THY'nin başkent Podgorica'ya seferlerinin olduğu da düşünülürse,Bodrum'da tatil yapmak yerine Budva'da kalmak çok daha mantıklı.
4 gundur tatil yaptigim kotor-budva ikilisinin daha islek olani. Harika bir yer olarak ozetlenebilir.
Vizesiz gidilecek en güzel yerlerden biri.
yazın bodrum havası kazanan ve tarihsel dokusu ile de dikkat çeken karadağ şehri. her yerinde güzel kadınlara rastlamak mümkündür.
gölyazı ile benzer manzaralara sahip şirin tatil şehri.
bir podgorica olmayan.
görsel
Şu Balerin heykelidir benim için.
(foto alıntıdır)
Biraz pahalı bir şehirdi.
1 defa gittim, bir daha gitmem sanırım.
Şu Balerin heykelidir benim için.
(foto alıntıdır)
Biraz pahalı bir şehirdi.
1 defa gittim, bir daha gitmem sanırım.
Yazın çok kalabalık olan tatil beldesi. Müzesi var limanının yakınında.
aynı kotor gibi tarihi binaların da bulunduğu ama yaz turizmine daha çok hitap eden hatta bayağı popüler olan şehir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar