bugün
- kendini çok önemli sanan yazar6
- kedi sevmeyen insan4
- bütün dövmeli kızlar patlaktır7
- bir insanı tanımak4
- fikir paylaşma günü4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı76
- e r'e k t o r5
- fenerbahçe biraz sert biraz katı9
- şehrin bağırsaklarını sevmek4
- türkiye'yi ışid zihniyeti yönetseydi nasıl olurdu2
- e r'e k t o r bay bey birader2
- tava böreği3
- küs olan yazarları öpüştürüp barıştırmak7
- nineteen ninety four3
- sudekiray7
- mutfağına konuk olunan yazara arkadan sarılmak5
- osimhensiz galatasaray6
- okul zilinin pavlovsal etkisi7
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak6
- izzet altınmeşe dinlemenin felsefesi2
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız6
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan4
- kiraz cicegi kolonyasi20
- zaman makinesiyle geçmişe maket alışverişine gitmk2
- ikizler burcu4
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı17
- bisikletle çok ama çok böyle acayip hızlı gitmek2
- üniversiteli eskort kadınlar2
- ruhi çenet11
- sözlüğün akmaması3
- gece gece bamya yenir mi8
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek15
- eski sevgilinin yeni sevgilisi4
- pilot karısı bile olamamak2
- rus kadınla evlenir misiniz10
- anne with an e2
- televizyonda sevdiğin filme denk gelmek2
- recep tayyip erdoğan15
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı2
- bakarız diyen erkek17
- futbol4
- silvermist'in mutfağına konuk olmak12
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması6
- okan buruk9
- kafada yumurta patlatarak şaka yapmak2
- dm yazarlığı9
- ne kadar paranız var10
- polis çevirmesi4
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- okan buruk'un hakeme ana avrat küfür etmesi8
başrolünde bill murray'nin oynadığı minimalizm ve mesaj verme kaygılı göze çarpan bir film. güzel denilebilir, ancak başyapıt denilemez. jim jarmusch'un filmlerinden biri.
holly golightly tarafından seslendirilmiş,tell me now so i know isminde her güzel şey gibi hemencecik biten güzel bir soundtrack sahibi filmdir.
Kazanova erkeklerin aşık olamama durumlarının ele alındığı bir filmdir. Eski aşklarını teker teker ziyarete giden bu yaşlı delikanlı aşk kavramlarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalır. Zaman zaman durağan bir seyir izlese de değişik bir senaryoya sahip olması filmi ilgi çekici kılmaktadır.
sonuna kadar sıkılmadan izlenebilecek bir film olsa da, senaryosu ve kurgusu itibariyle sonunda, ne uzarsınız ne kısalırsınız.
akla gelip baskasına izlemesi tavsiye edilir mi, zannetmiyorum.
akla gelip baskasına izlemesi tavsiye edilir mi, zannetmiyorum.
milletin öve öve bitiremediği jarmusch filmlerinden biri. tam da o rollerin adamı olan bill murray oynuyor başrolde. izleyiciye, ortada kalmışlık hissinden başka bir şey vermiyor.
müzikleriyle hatırlayacagım; müzikleriyle tamamlanmış bir jim jarmush filmi.
1) holly golightly & the greenhornes- there is an end
2) mulatu astatke- yegelle tezeta
3) the tennors- ride your donkey
4) marvin gaye- i want you
5) mulatu astatke- yekermo sew
6) the brian jonestown massacre- not if you were the last dandy on earth
7) holly golightly- tell me now so i know
8) mulatu astatke- gubelye
9) sleep- dopesmoker
10) oford camerata- requiem, op.48 iv(pie jesu) by gabriel faure
11) dengue fever- ethanopium
mulatu astatke ve sleep önerilenler arasında.
1) holly golightly & the greenhornes- there is an end
2) mulatu astatke- yegelle tezeta
3) the tennors- ride your donkey
4) marvin gaye- i want you
5) mulatu astatke- yekermo sew
6) the brian jonestown massacre- not if you were the last dandy on earth
7) holly golightly- tell me now so i know
8) mulatu astatke- gubelye
9) sleep- dopesmoker
10) oford camerata- requiem, op.48 iv(pie jesu) by gabriel faure
11) dengue fever- ethanopium
mulatu astatke ve sleep önerilenler arasında.
Bill Murray'nin yine karizmatik duruşu ve sakin oyunculuğuyla tat kattığı, 2005'de gösterime giren jim jarmusch filmi.
iyi filmdir.
başrolünde bill murray’nin yer aldığı 2005 yapımı bir jim jarmusch filmi.
görsel
Kahramanımız Don johnston “t” ile* senelerce don juan gibi yaşamış kadınların kalbini çalmış ama hiçbirine bağlanmamıştır. Bir gün, son sevgilisinin de onu terk ettiği sırada, eski kız arkadaşlarının birinden gelen ve 19 yaşında bir oğlunun olduğunu öğrendiği imzasız pembe bir mektup alır. Don, aynı zamanda amatör bir dedektif olan komşusu Winston’ın ısrarıyla çocuğun annesi olabilecek kadınları “yoklama” için bir yolculuğa çıkar. Mektup pembe kağıda daktilo ile yazılmıştı ve o da onlara pembe çiçekler alarak tepkilerini ölçecek, daktilo gibi, birtakım ipuçları arayacaktı.
Film aslında tekrarlayan birçok aktiviteden oluşuyor, bir gün ile bir sonraki gün arasında çok az fark var. Bir hayat, değersiz bir dünya, anlam ve amaçtan sıyrılmış hiçlikte akan bir yaşam ve değişime direnen bir adamı izliyoruz. Yolun sonunda varsayımsal oğlu ve annesi olan isimsiz mektubun yazarı hakkında hiçbir şey keşfetmez belki, belki de bu saçma bir arayıştan başka bir şey de değildi fakat hem varoluşsal hem de etik ikilemlerin ortaya koyulduğu bu filmi felsefi bir yorum niteliğinde okumak, bir deleuze yorumu, nietzsche'nin bengi dönüşünü ve hiçliğini görmek mümkün.
Filmde etiyopyalı mulatu astatke’nin müziğinin kullanılması da tekrarlama ve yansıtmaya ritim ile vurgu niteliğinde olsa gerek.
https://www.youtube.com/watch?v=s45RuZGCVTU
Son olarak final sahnesinde beliren bir araba ve arabanın camından sarkan bir adam görüyoruz. Kendisi bill murray’nin gerçek oğlu homer murray idi.
görsel
Kahramanımız Don johnston “t” ile* senelerce don juan gibi yaşamış kadınların kalbini çalmış ama hiçbirine bağlanmamıştır. Bir gün, son sevgilisinin de onu terk ettiği sırada, eski kız arkadaşlarının birinden gelen ve 19 yaşında bir oğlunun olduğunu öğrendiği imzasız pembe bir mektup alır. Don, aynı zamanda amatör bir dedektif olan komşusu Winston’ın ısrarıyla çocuğun annesi olabilecek kadınları “yoklama” için bir yolculuğa çıkar. Mektup pembe kağıda daktilo ile yazılmıştı ve o da onlara pembe çiçekler alarak tepkilerini ölçecek, daktilo gibi, birtakım ipuçları arayacaktı.
Film aslında tekrarlayan birçok aktiviteden oluşuyor, bir gün ile bir sonraki gün arasında çok az fark var. Bir hayat, değersiz bir dünya, anlam ve amaçtan sıyrılmış hiçlikte akan bir yaşam ve değişime direnen bir adamı izliyoruz. Yolun sonunda varsayımsal oğlu ve annesi olan isimsiz mektubun yazarı hakkında hiçbir şey keşfetmez belki, belki de bu saçma bir arayıştan başka bir şey de değildi fakat hem varoluşsal hem de etik ikilemlerin ortaya koyulduğu bu filmi felsefi bir yorum niteliğinde okumak, bir deleuze yorumu, nietzsche'nin bengi dönüşünü ve hiçliğini görmek mümkün.
Filmde etiyopyalı mulatu astatke’nin müziğinin kullanılması da tekrarlama ve yansıtmaya ritim ile vurgu niteliğinde olsa gerek.
https://www.youtube.com/watch?v=s45RuZGCVTU
Son olarak final sahnesinde beliren bir araba ve arabanın camından sarkan bir adam görüyoruz. Kendisi bill murray’nin gerçek oğlu homer murray idi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar