bugün
- tıp okumanın avantajı5
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi10
- evde lahmacun yapmak6
- enayimiknatisi ile kavga etmek11
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı35
- menzil cemaatinde rekabet alevlendi6
- kendine yabancılaşmak3
- hiçbir şey yapmadan yorulmak3
- öfke kontrolü2
- güne pozitif başlama yolları2
- seks2
- çok sıkılmak ama hiçbir şey de yapası gelmemek2
- osmanlının yıkılma sebebi ittihak terakki3
- söz gümüş ise sükut altındır3
- kendine dışardan bakmak2
- demo2
- ekşi sözlük14
- kaan boşnak2
- fenerbahçe18
- zeki olmanın avantajları8
- anın görüntüsü31
- robot moderatör3
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız11
- her şeyi hatırlayan insan7
- çaylak gammaz2
- sabaha bir şarkı bırak3
- aleksey batrakov16
- habaş'ın yerli otomobil projesi2
- osuruktan şiirler47
- şoförün yan koltuğu5
- parcalandim toparlanamiyorum5
- gocu2
- barış alper yılmaz6
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak5
- ismail kartal7
- giysi fiyatlarının uçması12
- evde pide yapmak7
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- ona bir şey söyle5
- stack overflow kopyala yapıştır3
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- eski sevgili nerede ne yapıyor8
- anne pizzası10
- kavga yok mu ya5
- hepsi rüyaymış diye 10 yaşında uyanmak4
- en son ne aldınız2
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek5
- dinci ve müslüman kavramları8
iyi bir yazar. bizler ölü sevici bi millet olduğumuz için kendisi hakkındaki düşüncelerimi bugün belirtiyorum. çaylak ya hani kendisi. o manada şey ettim.
kendisini ekşi'de okumazdım. yalan söylemeyeyim. fakat nick başlığına çok göz atmışlığım vardır. hani brick abimiz turkish kendisine sorarken; "efendim, şeker alır mısınız?" diye kendisi de cevap veriyor ya; "şeker kullanmıyorum. yeterince tatlıyım." işte bu diyalogdan dolayı hastasıyımdır.
yazar olanına gelecek olursak. iyi bir yazar lan işte. çoluk-çocuğa 8 saat bu kişinin ne kadar iyi bi yazar olduğunu anlatacak kadar zamanım yok. sığ değil. hoşgörüsüz değil. tüm kavram ve olgulara evrensel perspektifle bakıyor. ben kaçtım. byes.
edit; brick top'a special thanks. turkish konusunda. *
kendisini ekşi'de okumazdım. yalan söylemeyeyim. fakat nick başlığına çok göz atmışlığım vardır. hani brick abimiz turkish kendisine sorarken; "efendim, şeker alır mısınız?" diye kendisi de cevap veriyor ya; "şeker kullanmıyorum. yeterince tatlıyım." işte bu diyalogdan dolayı hastasıyımdır.
yazar olanına gelecek olursak. iyi bir yazar lan işte. çoluk-çocuğa 8 saat bu kişinin ne kadar iyi bi yazar olduğunu anlatacak kadar zamanım yok. sığ değil. hoşgörüsüz değil. tüm kavram ve olgulara evrensel perspektifle bakıyor. ben kaçtım. byes.
edit; brick top'a special thanks. turkish konusunda. *
an itibarı ile testere 6-7-8 de oynayacağı belirlenmiş insan.
edit: hatta " i want to play a game" bile dedi. daha ne olsun.
edit: hatta " i want to play a game" bile dedi. daha ne olsun.
yürümeye başladığım günden beri kendisini arıyordum. facebook icat olmadan sosyomat vardı öyle de buldum onu. güzel şeyler söylüyordu, söylediklerini hissedenlere hitap ederek hemde.
yakında kendisiyle stv'de kapı gözü adlı programımız başlamaktadır. ilgilenlere duyrulur. artık geçici de olsa yazmıyor ya işte bol bol izler ve dinleniriz. ben de araya reklam gibi gircem ortamı yumuşatmak için. değil mi hocam? beyaz gömlek falan hafif sakal da bırakırsın.
tanım: canı ne istiyorsa o an yapan insan kişisidir.
yakında kendisiyle stv'de kapı gözü adlı programımız başlamaktadır. ilgilenlere duyrulur. artık geçici de olsa yazmıyor ya işte bol bol izler ve dinleniriz. ben de araya reklam gibi gircem ortamı yumuşatmak için. değil mi hocam? beyaz gömlek falan hafif sakal da bırakırsın.
tanım: canı ne istiyorsa o an yapan insan kişisidir.
sevgi dolu guzel yazarlarin, hakkinda atip tutmayi pek bir sevdikleri, supersonik yazar.
bugun, az sonra olacak olayda, bizimle birlikte olmasini isterdik.
bugun, az sonra olacak olayda, bizimle birlikte olmasini isterdik.
tanımam etmem. uzay-zaman eğrisinin herhangi bir yerinde kendisiyle aynı düşünceleri paylaş(a)mam/paylaşmadım. farz ı misal; o bardağın boş tarafını görür, ben dolu. ya da tam tersidir; o dolu tarafını görür, ben boş. işte böyle bir ilişki bizimkisi ve boşluğun doluluğun ötesinde, düşüncelerinden ve yazdıklarından haz etmem. fakat bütün bunlara rağmen, şu an kendisine yöneltilen eleştirileri,saldırıları artık adı her ne ise onları cevaplayamayacak bir durumda olduğundan haksızlık yapıldığını düşündüğün yazar.
ne idüğü belli olmayan kişilerce rütbe verilen, level atlattırılan yazar. siz olmasaydınız da zaten takılırdı o bizimle hemşo.
çaylaklık dönüşünde hayranlarının çomak kebabını sabırsızlıkla beklediği yazar.
uzuuuuuun bir çomağı olan yazar.
bir zamanlar candan erçetin 'in bir klibi vardı. istiklal 'de o uzun bacaklarıyla hızlı adımlar atarak şarkı söylüyordu hani. işte klip bundan ibaret olsa neyse canlarım, klipte herkesin götüyle güldüğü, kendini bodyguard zanneden koftiler vardı ya bana bu durumu hatırlattı ne hikmetse. neyse canım kral var kralcı var.
ünü, şanı dereleri tepeleri aşmış brick efendi lütfederse cevap verirdi zaten biz aciz kullara.
vidalarla çok oynarsan neydi, bir kelime vardı, tüh unuttum... güleyim mi gülmeyim mi bilemedim.
(bkz: seni versinler ellere beni vursunlar)
sen münkirsin sana haramdir bade
bekle ki içesin öbür dünyada
bahs açma harabi bundan ziyade
çünkü bilmez haram ile helali
ünü, şanı dereleri tepeleri aşmış brick efendi lütfederse cevap verirdi zaten biz aciz kullara.
vidalarla çok oynarsan neydi, bir kelime vardı, tüh unuttum... güleyim mi gülmeyim mi bilemedim.
(bkz: seni versinler ellere beni vursunlar)
sen münkirsin sana haramdir bade
bekle ki içesin öbür dünyada
bahs açma harabi bundan ziyade
çünkü bilmez haram ile helali
entrylerinden anlam çıkarıp önümüze serse yetecek yazardır, taşan kaç kaç kaç...
kendini ifade edebilen herkes kadar iki yüzlü abimizdir. ne kasıyorsunuz lan, götünden tavşan mı çıkarsın.
ekşide sadece adı bilinen bir yazar olan ancak sözlük görmemiş arkadaşlar tarafından tanrının kalfası olarak görülen yine gayet sıradan bir yazar. ben ne ekşi de ne burada bir atraksiyonunu göremedim açıkçası. adamın bir eli ekşide diye bu hörmet neyin nesidir?
hakka yakın olun!
hakka yakın olun!
çaylak yapılan, sözlüğün en kaliteli yazarlarından.
keşke ana avrat küfretseydi de yazılarını okumaya devam edebilseydik. o zaman da iyi yazar olamazdı şu çelişkiye bak!
keşke ana avrat küfretseydi de yazılarını okumaya devam edebilseydik. o zaman da iyi yazar olamazdı şu çelişkiye bak!
çok özür dilediğim yazar kişisi aynı zamanda.
çok anlamlı bir nicke sahip yazar kişisi.
sermayesini tüketmiş midir..
eğer dışardan bakan biri olsaydım ve bu brick efendinin yazdıklarını okusaydım, evet derdim, bu adam artık kendisini tekrar etmekten başka bi şey yapmıyor, paso aynı şeyleri dön dolaş yazıp duruyor, herhangi bi cephanesi kalmadığını da yazdıklarının patates baskısı gibi birbirinin kopyası olmasıyla belli ediyor. o yüzden biri "brick sermayesini tüketmiştir" derse doğru der.
de.. entry'nin gidişatından belli ki ben buna hayır diyeceğim. ama öyle olmamasının sebebini dışardan bakan birinin görme ihtimali olmadığı için hakkımda denen şeyin doğru olduğunu yazarak giriş yapma zorunluluğu hissettim.
hayır tüketmedim çünkü her gün aklıma gelen şeylerin yarısını bile yazmıyorum sözlüğe. bundan daha önce de bahsettim, çünkü okunmuyor. ve benim en büyük derdim okunmak. okunmayacağını bildiğim için daha ilk elden yazmaktan vazgeçtiğim o kadar şey var ki. hatta bazı yarım bıraktığım yazılar var burada ama devamlarını bile girmiyorum. çünkü o ilk yarılar bile okunmamış olarak duruyorlar.
paso din ya da milliyetçilik üstüne zaten yazılmış laflar üstüne cevap entry girmekten sıtkımın sıyrıldığını bile bilmem kaçıncı defa yazıyorum artık. ve evet bu cevaplar basmakalıp aynı oluyorlar çünkü zaten sözlükte paso aynı laflar ediliyor. bi yerden sonra artık otomatiğe bağlıyor insan.
bana bi zamanlar arkadaşlarım "işin gücün geyik" diye takılırlardı. hatta ekşi'den ayrıldığımda aldığım blog sayfasının adını da "işimiz gücümüz geyik" koymuştum. ama son iki ayda geyik ya da espri içerikli entry sayım bi elin parmaklarını geçmez.
ben artık ben değilim ki.. bu yazan adam benim kurumuş kalmış tekdüze bi versiyonuma döndü. artık ciddi ciddi ekşi'ye dönmek için moderasyona mail atmayı bile düşünmeye başladım çünkü ben de kendimi sevmiyorum artık. çünkü yazdıklarımı sonrasında ben de okuyorum defalarca. ve okuduğum şeyleri sevmiyorum.
ha şu var, kimbilir belki tekrar eskisi gibi yazsam, aklıma gelen her şeyi "nasılsa okunmayacak" diye düşünmeden sözlüğe girsem bile işe yaramaz şeyler çıkaracağım ne malum.. ama denemeden bilemiyor insan.
tamam len karar verdim artık başka çare kalmadı. gurur dediğin bi yere kadar. kötü yazdığıma dair bi laf beni üzmezdi ama "sermayesini tüketti" lafı koymuş işte yaz yaz bitiremiyorum. burası benim eski brick olmamı sağlayamayacak artık orası kesin.
orası alacak mı geri bilmiyorum ama deneyenin bi yüzü kara.. yarın ola hayrola.
edit: geri almadılar -ki zaten böyle olacağını tahmin ediyordum- ama bu edit'i yapmamın sebebi bugün ekşi hakkında girdiğim bi entry'nin "fazla kişisel" olma sebebiyle moderasyon tarafından silinmiş olması. biraz paranoyak adamım ben, tamam kimse yazdıklarımı o kadar takip etmiyor ama "bak işte alınmadı, hemen entry sildi" denecek düşüncesini bi türlü kafamdan atamadım o yüzden bu edit'i yapıyorum.
sonuç.. geyiğe sarmam lazım. beni ancak geyik kurtarır.
eğer dışardan bakan biri olsaydım ve bu brick efendinin yazdıklarını okusaydım, evet derdim, bu adam artık kendisini tekrar etmekten başka bi şey yapmıyor, paso aynı şeyleri dön dolaş yazıp duruyor, herhangi bi cephanesi kalmadığını da yazdıklarının patates baskısı gibi birbirinin kopyası olmasıyla belli ediyor. o yüzden biri "brick sermayesini tüketmiştir" derse doğru der.
de.. entry'nin gidişatından belli ki ben buna hayır diyeceğim. ama öyle olmamasının sebebini dışardan bakan birinin görme ihtimali olmadığı için hakkımda denen şeyin doğru olduğunu yazarak giriş yapma zorunluluğu hissettim.
hayır tüketmedim çünkü her gün aklıma gelen şeylerin yarısını bile yazmıyorum sözlüğe. bundan daha önce de bahsettim, çünkü okunmuyor. ve benim en büyük derdim okunmak. okunmayacağını bildiğim için daha ilk elden yazmaktan vazgeçtiğim o kadar şey var ki. hatta bazı yarım bıraktığım yazılar var burada ama devamlarını bile girmiyorum. çünkü o ilk yarılar bile okunmamış olarak duruyorlar.
paso din ya da milliyetçilik üstüne zaten yazılmış laflar üstüne cevap entry girmekten sıtkımın sıyrıldığını bile bilmem kaçıncı defa yazıyorum artık. ve evet bu cevaplar basmakalıp aynı oluyorlar çünkü zaten sözlükte paso aynı laflar ediliyor. bi yerden sonra artık otomatiğe bağlıyor insan.
bana bi zamanlar arkadaşlarım "işin gücün geyik" diye takılırlardı. hatta ekşi'den ayrıldığımda aldığım blog sayfasının adını da "işimiz gücümüz geyik" koymuştum. ama son iki ayda geyik ya da espri içerikli entry sayım bi elin parmaklarını geçmez.
ben artık ben değilim ki.. bu yazan adam benim kurumuş kalmış tekdüze bi versiyonuma döndü. artık ciddi ciddi ekşi'ye dönmek için moderasyona mail atmayı bile düşünmeye başladım çünkü ben de kendimi sevmiyorum artık. çünkü yazdıklarımı sonrasında ben de okuyorum defalarca. ve okuduğum şeyleri sevmiyorum.
ha şu var, kimbilir belki tekrar eskisi gibi yazsam, aklıma gelen her şeyi "nasılsa okunmayacak" diye düşünmeden sözlüğe girsem bile işe yaramaz şeyler çıkaracağım ne malum.. ama denemeden bilemiyor insan.
tamam len karar verdim artık başka çare kalmadı. gurur dediğin bi yere kadar. kötü yazdığıma dair bi laf beni üzmezdi ama "sermayesini tüketti" lafı koymuş işte yaz yaz bitiremiyorum. burası benim eski brick olmamı sağlayamayacak artık orası kesin.
orası alacak mı geri bilmiyorum ama deneyenin bi yüzü kara.. yarın ola hayrola.
edit: geri almadılar -ki zaten böyle olacağını tahmin ediyordum- ama bu edit'i yapmamın sebebi bugün ekşi hakkında girdiğim bi entry'nin "fazla kişisel" olma sebebiyle moderasyon tarafından silinmiş olması. biraz paranoyak adamım ben, tamam kimse yazdıklarımı o kadar takip etmiyor ama "bak işte alınmadı, hemen entry sildi" denecek düşüncesini bi türlü kafamdan atamadım o yüzden bu edit'i yapıyorum.
sonuç.. geyiğe sarmam lazım. beni ancak geyik kurtarır.
eyü azıyor. buraların sıkı kelavlarından biri.
*
*
(#4076883) iyi entryleri var guzel ayar veriyor. eksi sozluktede yazıyor sanırım bir kac guzel yazısını okumustum.
"ikirciklenme" diyen dillerini yiyesim var.
ismini sol çerçevede her gördüğümde içimde hakkında güzel şeyler yazma hissi uyandıran yazar. uludağ sözlük'ün çıtasını yükselten yazarlardan.
kendisi bir "übermensch"tir. nitekim kimseyle cinsel ilişkiye girmeden türkiye'de cinsel ilişkiden haz alan kadın sayısını artırabilmektedir.:hehehe
(bkz: #3911565)
empati yeteneği atmosfere sığmayan, az sonra mars'a ulaşacak olan. çift kişilik mefhumunda türkiye'nin tyler durden'ı. da kafamda hala bazı soru işaretleri var, aydın kesimi de dahil, neden ben bu derece tutarlı yazıları kendilerini dindar olarak niteleyenlerde göremiyorum. aklıma şu yahudi-müslüman kıyaslaması geldi nedense..
empati yeteneği atmosfere sığmayan, az sonra mars'a ulaşacak olan. çift kişilik mefhumunda türkiye'nin tyler durden'ı. da kafamda hala bazı soru işaretleri var, aydın kesimi de dahil, neden ben bu derece tutarlı yazıları kendilerini dindar olarak niteleyenlerde göremiyorum. aklıma şu yahudi-müslüman kıyaslaması geldi nedense..
ek$iden ithal, kaliteli yazar. ailecek hastasiyiz.
yanında o kadar küçüğüm ki, elimi bıraksa düşmemin kaçınılmaz olacağını bilmesi gereken yazar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar