bugün
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- velvet25
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım8
- mor semsiyeli yabanci8
- kendini değersizleştiren insan3
- o kızdan uzak dur diyen erkek2
- dünyanın en değerli şeyi5
- sizi her yerden izleyebilen yapay zeka2
- the crow2
- spotify blend list yapmak istenilen yazarlar5
- evliliğin anlamı13
- akide şekeri yiyip radyo dinlemek5
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- nude var mı3
- amedspor2
- kürtsüz türkiye11
- evde yoğurt yapmak5
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- çoluk çocuk işler peşinde koşan tipler3
- türk ile kürt'ü rakip sanmak5
- bütün gece sokaklarda seri katilin izini sürmek5
- bana onu sormayin7
- neden bu kadar yakışıklıyım2
- sözlük yetkilisi2
- halife olacağım7
- beyazconverse nickli yazar erkek mi5
- eskiden hayalini kurduğunuz2
- ismet gürbüz8
- mehdi cennet vatanda3
- unfollow2
- her şeyden anlayan adam edası5
- selahattin eyyubi türktü4
- anın görüntüsü33
- peugeot 404 ile total benzinliğine girmek2
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir7
- arabaları yan yana park edip öpüşmek2
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi8
- 2000 yıl önce doğsan ne olurdun2
- fenerbahçe15
- tarım teknolojisinin gerekliliği2
- hilafet gelsin mi6
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş8
- 0 0 72
- tarım teknolojisi2
- ülkücülük vs atsızcılık vs atatürkçülük7
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- ülkücülerin gerçek yüzleri6
sermayesini tüketmiş midir..
eğer dışardan bakan biri olsaydım ve bu brick efendinin yazdıklarını okusaydım, evet derdim, bu adam artık kendisini tekrar etmekten başka bi şey yapmıyor, paso aynı şeyleri dön dolaş yazıp duruyor, herhangi bi cephanesi kalmadığını da yazdıklarının patates baskısı gibi birbirinin kopyası olmasıyla belli ediyor. o yüzden biri "brick sermayesini tüketmiştir" derse doğru der.
de.. entry'nin gidişatından belli ki ben buna hayır diyeceğim. ama öyle olmamasının sebebini dışardan bakan birinin görme ihtimali olmadığı için hakkımda denen şeyin doğru olduğunu yazarak giriş yapma zorunluluğu hissettim.
hayır tüketmedim çünkü her gün aklıma gelen şeylerin yarısını bile yazmıyorum sözlüğe. bundan daha önce de bahsettim, çünkü okunmuyor. ve benim en büyük derdim okunmak. okunmayacağını bildiğim için daha ilk elden yazmaktan vazgeçtiğim o kadar şey var ki. hatta bazı yarım bıraktığım yazılar var burada ama devamlarını bile girmiyorum. çünkü o ilk yarılar bile okunmamış olarak duruyorlar.
paso din ya da milliyetçilik üstüne zaten yazılmış laflar üstüne cevap entry girmekten sıtkımın sıyrıldığını bile bilmem kaçıncı defa yazıyorum artık. ve evet bu cevaplar basmakalıp aynı oluyorlar çünkü zaten sözlükte paso aynı laflar ediliyor. bi yerden sonra artık otomatiğe bağlıyor insan.
bana bi zamanlar arkadaşlarım "işin gücün geyik" diye takılırlardı. hatta ekşi'den ayrıldığımda aldığım blog sayfasının adını da "işimiz gücümüz geyik" koymuştum. ama son iki ayda geyik ya da espri içerikli entry sayım bi elin parmaklarını geçmez.
ben artık ben değilim ki.. bu yazan adam benim kurumuş kalmış tekdüze bi versiyonuma döndü. artık ciddi ciddi ekşi'ye dönmek için moderasyona mail atmayı bile düşünmeye başladım çünkü ben de kendimi sevmiyorum artık. çünkü yazdıklarımı sonrasında ben de okuyorum defalarca. ve okuduğum şeyleri sevmiyorum.
ha şu var, kimbilir belki tekrar eskisi gibi yazsam, aklıma gelen her şeyi "nasılsa okunmayacak" diye düşünmeden sözlüğe girsem bile işe yaramaz şeyler çıkaracağım ne malum.. ama denemeden bilemiyor insan.
tamam len karar verdim artık başka çare kalmadı. gurur dediğin bi yere kadar. kötü yazdığıma dair bi laf beni üzmezdi ama "sermayesini tüketti" lafı koymuş işte yaz yaz bitiremiyorum. burası benim eski brick olmamı sağlayamayacak artık orası kesin.
orası alacak mı geri bilmiyorum ama deneyenin bi yüzü kara.. yarın ola hayrola.
edit: geri almadılar -ki zaten böyle olacağını tahmin ediyordum- ama bu edit'i yapmamın sebebi bugün ekşi hakkında girdiğim bi entry'nin "fazla kişisel" olma sebebiyle moderasyon tarafından silinmiş olması. biraz paranoyak adamım ben, tamam kimse yazdıklarımı o kadar takip etmiyor ama "bak işte alınmadı, hemen entry sildi" denecek düşüncesini bi türlü kafamdan atamadım o yüzden bu edit'i yapıyorum.
sonuç.. geyiğe sarmam lazım. beni ancak geyik kurtarır.
eğer dışardan bakan biri olsaydım ve bu brick efendinin yazdıklarını okusaydım, evet derdim, bu adam artık kendisini tekrar etmekten başka bi şey yapmıyor, paso aynı şeyleri dön dolaş yazıp duruyor, herhangi bi cephanesi kalmadığını da yazdıklarının patates baskısı gibi birbirinin kopyası olmasıyla belli ediyor. o yüzden biri "brick sermayesini tüketmiştir" derse doğru der.
de.. entry'nin gidişatından belli ki ben buna hayır diyeceğim. ama öyle olmamasının sebebini dışardan bakan birinin görme ihtimali olmadığı için hakkımda denen şeyin doğru olduğunu yazarak giriş yapma zorunluluğu hissettim.
hayır tüketmedim çünkü her gün aklıma gelen şeylerin yarısını bile yazmıyorum sözlüğe. bundan daha önce de bahsettim, çünkü okunmuyor. ve benim en büyük derdim okunmak. okunmayacağını bildiğim için daha ilk elden yazmaktan vazgeçtiğim o kadar şey var ki. hatta bazı yarım bıraktığım yazılar var burada ama devamlarını bile girmiyorum. çünkü o ilk yarılar bile okunmamış olarak duruyorlar.
paso din ya da milliyetçilik üstüne zaten yazılmış laflar üstüne cevap entry girmekten sıtkımın sıyrıldığını bile bilmem kaçıncı defa yazıyorum artık. ve evet bu cevaplar basmakalıp aynı oluyorlar çünkü zaten sözlükte paso aynı laflar ediliyor. bi yerden sonra artık otomatiğe bağlıyor insan.
bana bi zamanlar arkadaşlarım "işin gücün geyik" diye takılırlardı. hatta ekşi'den ayrıldığımda aldığım blog sayfasının adını da "işimiz gücümüz geyik" koymuştum. ama son iki ayda geyik ya da espri içerikli entry sayım bi elin parmaklarını geçmez.
ben artık ben değilim ki.. bu yazan adam benim kurumuş kalmış tekdüze bi versiyonuma döndü. artık ciddi ciddi ekşi'ye dönmek için moderasyona mail atmayı bile düşünmeye başladım çünkü ben de kendimi sevmiyorum artık. çünkü yazdıklarımı sonrasında ben de okuyorum defalarca. ve okuduğum şeyleri sevmiyorum.
ha şu var, kimbilir belki tekrar eskisi gibi yazsam, aklıma gelen her şeyi "nasılsa okunmayacak" diye düşünmeden sözlüğe girsem bile işe yaramaz şeyler çıkaracağım ne malum.. ama denemeden bilemiyor insan.
tamam len karar verdim artık başka çare kalmadı. gurur dediğin bi yere kadar. kötü yazdığıma dair bi laf beni üzmezdi ama "sermayesini tüketti" lafı koymuş işte yaz yaz bitiremiyorum. burası benim eski brick olmamı sağlayamayacak artık orası kesin.
orası alacak mı geri bilmiyorum ama deneyenin bi yüzü kara.. yarın ola hayrola.
edit: geri almadılar -ki zaten böyle olacağını tahmin ediyordum- ama bu edit'i yapmamın sebebi bugün ekşi hakkında girdiğim bi entry'nin "fazla kişisel" olma sebebiyle moderasyon tarafından silinmiş olması. biraz paranoyak adamım ben, tamam kimse yazdıklarımı o kadar takip etmiyor ama "bak işte alınmadı, hemen entry sildi" denecek düşüncesini bi türlü kafamdan atamadım o yüzden bu edit'i yapıyorum.
sonuç.. geyiğe sarmam lazım. beni ancak geyik kurtarır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar