bugün

Güzel bir Emrah karaduman eseri. Aleyna tilkisiz, sözsüz güzel bir şey çıkarmış ortaya.
halen kullanmakta olduğum tarayıcı.
(bkz: brave browser)
2012 yapımı animasyon. meridaya ve tarzına aşık olmamak elde değil.

görsel
reklamsız tarayıcı. youtube'ta filan hiç reklam çıkmaz bundan girerseniz.
favori browser'ım.
Cesur demektir.
sözlüğe girişte reklamsız bir içerik isteyen arkadaşlara tavsiyem. dünya varmış gerçekten.
opera ve opera gx keşfetmemle sildiğim uygulama-browser. çöp aslında.
(bkz: mac ruj renkleri)
brave'in kökeni neolatince "bravus" sözcüğüne kadar sürülebiliyor, ama bravus latince "cesur" değil, "vahşi, barbar" demek, zaten kökeni de (yunanca "kuş dili konuşan" anlamına gelen bir yansıma sözcüğü olan ve aslında persleri tanımlayan) "barbaros'a" dayandırılıyor. zaman içinde bravus italyanca "bravo = vahşi, cesur" anlamını kazanıyor, buradan fransızca'ya "brave = cesur", almanca'ya ise "brav = uslu" olarak geçiyor.

eski fransızca'dan ingilizce'ye geçiş sırasında brave sözcüğü "vahşi > cesur > hayranlık uyandıran/mükemmel/görkemli/büyüleyici" anlamında bir dönüşüm geçiriyor, "cesur" anlamının üzerine olumlu anlamlar ekliyor. “brave gentleman” cesur adam değil, iyi giyimli, etkileyici adam; “a brave sight” ise etkileyici bir manzara demek.

huxley'in brave new world romanının ismini aldığı shakespeare dizesinde miranda adaya baktığında "ne cesur bir dünya" demiyor, "ne görkemli, mükemmel bir yer" diyor. huxley ve ingiliz edebiyatına aşina okuyucusu için bu anlam o zamanlar zaten açıklama gerektirmiyor. yani huxley kitabının adını aslında "mükemmel yeni dünya" olarak seçmiş ve shakespeare'in dizesini de kinayeli olarak kullanıyor: onun mükemmel görünen dünyası aslında altındaki karanlığı gizleyen bir cila. ve bu anlamıyla bakınca romanın adı daha yerine oturuyor.
© copyright 2005 - 2026