bugün
- dünyanın en ünlü dört keli3
- filistin in ermeni soykırımını tanıması37
- kemal kılıçdaroğlu15
- ankara'nın nato zirvesi hazırlıkları2
- matrix'deki zencinin torbacı olması5
- devlet3
- samuel chukwueze'nin trabzonspor'a transferi3
- pandela24
- rabia naz vatan3
- gece gece aniden gelen 1 buçuk adana yeme isteği3
- mustafa kemal atatürk11
- saraca finch house8
- birazdan temmuza giriyoruz15
- ona bir şey söyle10
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması21
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası8
- avrupa klima krizi2
- 1 temmuz 2026 fransa isveç maçı12
- yazarların akıl hocaları9
- yengeç burcu zamanında olmamız8
- futbol34
- 2026 dünya kupası39
- atatürk'ü sevmemek7
- 0 0 717
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı10
- tai lung17
- israil12
- dünya17
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
- sevişirken yapılması gerekenler8
- velvet52
- hoşgörü dini islam12
- çin mahallesindeyim çabuk çince küfür öğretin6
- sözlüğün en şişko kadın yazarı9
- beyler bik bik erkek7
- boyalı da saçların6
- sonra döner yiyecek olmam2
- siyonizm yahudilik değildir5
- ben geldim naneler7
- ateist dövmek11
- sözlükte dillere destan bir aşk yaşamak istemek7
- fildişi sahili7
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak5
- kocamın ayaklarını yıkarım6
- iyi futbol oynar mısınız5
- şeyhin götüne priz sokmak8
- fransa8
- isveç6
- ferdi özbeğen dinleyen erkek5
- ameliyat olmak15
boya yapan kimse. çoğu zaman usta diye hitap edilir.
yazın gelmesiyle reklamlarda bir boyacı patlaması yaşandı. hangi kanalı açsan boyacılara methiyeler düzülüyor. yok boyacı ustaların ustaşıymış, yok boyacı zaatçiymiş. binbir türlü yalakalık var boyacılara karşı. boya markaları kendilerini asıl alacak kişilerin boyacılar olduğunu bildiği için yağlıyorlar ballıyorlar boyacıları. boyacılar ünlülerle aynı reklamda oynuyorlar. şarkıcılara sarılıyor, mankenleri kucaklarına alıyorlar. vede bıyıklı, ton ton sevimli kişiler olarak gösteririliyorlar. nerde öyle boyacı kardeşim? boyacı dediğin kimse kahvede en çok küfür eden, en çok burnunu karıştıran, mahallenin kızlarına en çok sarkıntılık eden kimsedir. bi ara eski mahalledeki bir boyacı yüzünden bizim apartmandaki teyzeler bi ay sokağa çıkamadılar. boyacı laf atıyormuş. sen boyacıya verirsen böyle gazı boyacı da yolda gördüğü bayana saldırır tabi.
yazın gelmesiyle reklamlarda bir boyacı patlaması yaşandı. hangi kanalı açsan boyacılara methiyeler düzülüyor. yok boyacı ustaların ustaşıymış, yok boyacı zaatçiymiş. binbir türlü yalakalık var boyacılara karşı. boya markaları kendilerini asıl alacak kişilerin boyacılar olduğunu bildiği için yağlıyorlar ballıyorlar boyacıları. boyacılar ünlülerle aynı reklamda oynuyorlar. şarkıcılara sarılıyor, mankenleri kucaklarına alıyorlar. vede bıyıklı, ton ton sevimli kişiler olarak gösteririliyorlar. nerde öyle boyacı kardeşim? boyacı dediğin kimse kahvede en çok küfür eden, en çok burnunu karıştıran, mahallenin kızlarına en çok sarkıntılık eden kimsedir. bi ara eski mahalledeki bir boyacı yüzünden bizim apartmandaki teyzeler bi ay sokağa çıkamadılar. boyacı laf atıyormuş. sen boyacıya verirsen böyle gazı boyacı da yolda gördüğü bayana saldırır tabi.
entrylerine bayıldıgım yazar..ayılana gazoz bayılana boya..
evi hakimiyet altına alan meslek erbabı.
onlar eve gelmeden hayatımın en hızlı duşunu yapıp en hızlı kahvaltısını ederek odama kapandım. her taraf gazete, boya ve fırça. mahsur kalmış durumdayım.
onlar eve gelmeden hayatımın en hızlı duşunu yapıp en hızlı kahvaltısını ederek odama kapandım. her taraf gazete, boya ve fırça. mahsur kalmış durumdayım.
boyacılık mesleğini icra eden kişi. ayrıca boyacılar resmen iyiler ve kötüler olmak üzere ikiye bölünmüşlerdir. işini hakkıyla, iyi bir şekilde yapan boyacıya çok zor rastlarsınız. tabii iyileri yok mu? var.
Bir süre sonra tiner ve bazı boya maddeleri yüzünden beyninde kalıcı hasar oluşan ve bir daha başka işte dikiş tutturamayan insan.
sırrı gültekin' in yönetmen koltuğuna oturduğu 1966 yapımı, bir sadri alışık filmi. başrollerde sadri alışık, selda alkor, çolpan ilhan, sadettin erbil paylaşmakta. bir ayakkabı boyacısıyla bir kızın aşk öyküsünü konu alan siyah beyaz bir film.
1966 yılında gösterime girmiş, başrollerini sardri alışık ile selda alkor'un üstlendiği siyah beyaz sıcacık bir film. sadri alışık bu filmde 'dalgacı mahmut' adlı ayakkabı boyacısı bir karakteri canlandırmıştır. birkaç sahnede dialogları ile tebessüm ettirmekte. üstadın rol aldığı tüm filmlerinde olduğu gibi nev-i şahsına münhasır oyunculuğuyla tadına varıyorsunuz filmin. *
izlemek isteyenler buraya bakabilir; http://www.izlebizle.net/boyaci-1966-sadri-alisik-izle/
izlemek isteyenler buraya bakabilir; http://www.izlebizle.net/boyaci-1966-sadri-alisik-izle/
atalay demirci nin stand up gösterisinde ankara terminalinde başından geçen bir olay şeklinde anlatarak duygulandırdığı şiirdir.
pantolon paçalarıma attı ellerini,
izin vermedim, kızdı:
- dur evlat, dur! ben alışkınım, dedi.
ezildim, utandım kendimden,
altmışındaydı, ayakkabılarımı boyuyordu...
gecenin bir yarısıydı, yüzündeki çizgiler anlamlı.
gülümseyerek sordu:
- memleket evlat?
- samsun amca, dedim.
samsun
konuşmak istemiyordum utancımdan,
o başladı anlatmaya:
- üç oğlum var evlat,
biri doktor, ikisi polis...
doktor olan çok benziyor sana.
ayakkabılarımı boyuyordu ve yaşı altmıştı...
eziktim ve sordum:
- neredeler simdi?
- bilmem dedi gülerek,
- aramıyorlar beni, sormuyorlar
arada bir haberleri geliyor
iyiler ya, boşver gerisini
değiştir evlat,değiştir, dedi.
vurdu ayağıma...
- utanıyorlar benden, boyacıyım ya hani.
bir keresinde hastaneden kovdu beni sana benzeyen,
doktor olan yani,
pismiş üstüm başım, aldırmadı içeri...
yıllar oldu görmedim hiçbirini.
boğazım düğümlendi, yutkundum.
- teyze yaşıyor mu amca? dedim.
- yaşıyor ya yaşıyor, dedi.
bak karşıda o da,
ördüğü patikleri satıyor.
döndüm gösterdiği tarafa
nur gibi yüzü
tombul elleriyle
patik örüyordu teyze...
- erzurumluyum evlat, dedi
dadaşım yani
yirmi yıldır yapıyorum bu isi
çocuklarımı ayakkabı boyayarak
okuttum ben
sıktım dişlerimi ve sordum:
- amca kızmıyor musun çocuklarına
baksalar ya size,
niye çalıştırıyorlar hala
gecenin bu yarısı terminallerde?
- bu hamur çok su götürür evlat
boş ver dedi boş ver,
değiştir hadi
hem sen arıyor musun ki babanı?
sustum...
- benim babam yok, dedim
küçükken ölmüş görmedim.
gülümsedi:
- anladım
sen ondan kızıyorsun benimkilere
- ne demek istedin amca, dedim.
altmışındaydı, ayakkabılarımı boyuyordu...
- benim babam da boyacıydı evlat, dedi
baba mesleği yani
otuz sene oldu ben de görmedim babamı
öldü mü kaldı mı bilmiyorum
bu yüzdende onlara kızamıyorum
değiştir evlat, değiştir, dedi
utanarak vurdu ayağıma...
pantolon paçalarıma attı ellerini,
izin vermedim, kızdı:
- dur evlat, dur! ben alışkınım, dedi.
ezildim, utandım kendimden,
altmışındaydı, ayakkabılarımı boyuyordu...
gecenin bir yarısıydı, yüzündeki çizgiler anlamlı.
gülümseyerek sordu:
- memleket evlat?
- samsun amca, dedim.
samsun
konuşmak istemiyordum utancımdan,
o başladı anlatmaya:
- üç oğlum var evlat,
biri doktor, ikisi polis...
doktor olan çok benziyor sana.
ayakkabılarımı boyuyordu ve yaşı altmıştı...
eziktim ve sordum:
- neredeler simdi?
- bilmem dedi gülerek,
- aramıyorlar beni, sormuyorlar
arada bir haberleri geliyor
iyiler ya, boşver gerisini
değiştir evlat,değiştir, dedi.
vurdu ayağıma...
- utanıyorlar benden, boyacıyım ya hani.
bir keresinde hastaneden kovdu beni sana benzeyen,
doktor olan yani,
pismiş üstüm başım, aldırmadı içeri...
yıllar oldu görmedim hiçbirini.
boğazım düğümlendi, yutkundum.
- teyze yaşıyor mu amca? dedim.
- yaşıyor ya yaşıyor, dedi.
bak karşıda o da,
ördüğü patikleri satıyor.
döndüm gösterdiği tarafa
nur gibi yüzü
tombul elleriyle
patik örüyordu teyze...
- erzurumluyum evlat, dedi
dadaşım yani
yirmi yıldır yapıyorum bu isi
çocuklarımı ayakkabı boyayarak
okuttum ben
sıktım dişlerimi ve sordum:
- amca kızmıyor musun çocuklarına
baksalar ya size,
niye çalıştırıyorlar hala
gecenin bu yarısı terminallerde?
- bu hamur çok su götürür evlat
boş ver dedi boş ver,
değiştir hadi
hem sen arıyor musun ki babanı?
sustum...
- benim babam yok, dedim
küçükken ölmüş görmedim.
gülümsedi:
- anladım
sen ondan kızıyorsun benimkilere
- ne demek istedin amca, dedim.
altmışındaydı, ayakkabılarımı boyuyordu...
- benim babam da boyacıydı evlat, dedi
baba mesleği yani
otuz sene oldu ben de görmedim babamı
öldü mü kaldı mı bilmiyorum
bu yüzdende onlara kızamıyorum
değiştir evlat, değiştir, dedi
utanarak vurdu ayağıma...
BOYACI MASALI SANDIĞIN
Sahil kentlerinden uçan bulutlar uçurtmama taklıdı
Umutlar denizi çocuksu gülümsemelerimi peki kim çaldı?
Küçücük ellerimde kocaman bir boya sandığı
Uyanık bir ben varım sanki koca devin ülkesinde
Yürürüm kahraman nidasıyla devlerin üstüne üstüne
Yüzüm kirli fakat terim tuzlu
Üstüm başım yırtık
Takat kalmadı artık...
Kolay değil, kader keder ile kardeşkanı
Yüreğimin buzlu izmir'inde bağırıyorum bağırabildiğim kadar
-Boyayalım ablalar, abiler afilli olsun ruganlarınız dosta, düşmana karşı
-Boyayalım kim bey, kim dev belli olsun!
Sahil kentlerinden uçan bulutlar uçurtmama taklıdı
Umutlar denizi çocuksu gülümsemelerimi peki kim çaldı?
Küçücük ellerimde kocaman bir boya sandığı
Uyanık bir ben varım sanki koca devin ülkesinde
Yürürüm kahraman nidasıyla devlerin üstüne üstüne
Yüzüm kirli fakat terim tuzlu
Üstüm başım yırtık
Takat kalmadı artık...
Kolay değil, kader keder ile kardeşkanı
Yüreğimin buzlu izmir'inde bağırıyorum bağırabildiğim kadar
-Boyayalım ablalar, abiler afilli olsun ruganlarınız dosta, düşmana karşı
-Boyayalım kim bey, kim dev belli olsun!
boya yapan.
Büyük bir çoğunluğu kesinlikle eğitilmez cahildir. işini dürüst yapanlar da sayıca çok. Tiner çekmekten beyni eriyip akmış insana laf anlatmak çok zor. Diyorsun ki "usta işi hızlı yapmak bir marifet değildir. işi temiz ve titiz yapmaktır marifet. Arkandan 'ulan vay orospu çocuğu nasıl boktan bir iş yapmış' dedirtiyorsan sen o işte usta değil, karaktersiz bir orospu çocuğu oluyorsun" diyorsun ama adam mal mal yüzüne bakıyor. Ulan sizin gibi soytarı, karaktersiz, beş para etmez insanlara inat bedavaya ev boyayacağım ulan. Serbet piyasa değil mi? Bizde hizmet bedava. Sırf sizin gibiler piyasadan silinip gitsin diye. Geberin namına koyayım. Herkes kendi payına amk!
hızlı bir torbacıydı. namı bir çok varoş semtte bilinen. cuma namazında görürdüm bazen.
hep mahçup bir tipi vardı, doğuştan.
tövbe etti sonra, façasını düzeltti.
semtten taşındı sonrasında.
takribi 1-2 yıl temiz...
nadir de olsa görüyorum bazen. ayağı kaymış tekrar, düşmüş.
akıbeti muamma....
hep mahçup bir tipi vardı, doğuştan.
tövbe etti sonra, façasını düzeltti.
semtten taşındı sonrasında.
takribi 1-2 yıl temiz...
nadir de olsa görüyorum bazen. ayağı kaymış tekrar, düşmüş.
akıbeti muamma....
arıza tipli, marjinal giyimli, hızlı ve filinta gibi çocuktu boyacı...
iş koyması ayyuka çıkınca kodese düştü...
sanata ve çizime marakı vardı.
beyoğlunda bir kültür sanat söyleşisinde manitasıyla görmüştüm... ufaktan kafa selamı...
akanbinde tövbe etti uzun bir süre. camide çakışırdık ara ara.
bunun ne işi var diye salak salak fısıldaşırdı cemaatteki şuursuz ihtiyar heyeti!
ayağı kaymış diye duydum sonrasında, üzüldüm.
epeydir kayıp...
iş koyması ayyuka çıkınca kodese düştü...
sanata ve çizime marakı vardı.
beyoğlunda bir kültür sanat söyleşisinde manitasıyla görmüştüm... ufaktan kafa selamı...
akanbinde tövbe etti uzun bir süre. camide çakışırdık ara ara.
bunun ne işi var diye salak salak fısıldaşırdı cemaatteki şuursuz ihtiyar heyeti!
ayağı kaymış diye duydum sonrasında, üzüldüm.
epeydir kayıp...
kardeşim öncelikle geçmiş olsun. burada boyacıya kusur yüklemek yanlış olur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar