bugün
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı6
- ben uyuyorum ulan var mı3
- meme çapını ölçmek4
- bütün gün topladığın gazı gece yatakta çıkarmak3
- sevişirken video çekmek4
- en son aldığınız iltifat9
- yunanistan24
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- evli bir kadın neden süslenir3
- dekolteye bakar mısınız15
- daş göprü sarmsağ geldih4
- hayvan gibi acı salça yemek6
- mazot2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- 80 dogumlu olmak2
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- irmik helvası vs un helvası18
- aşka düşmek4
- başkalarına haset etmeye başlamanın dönüşü yok2
- gays for gaza3
- üşüyen erkek13
- istanbul da tutuklu chp'li başkan sayısı 162
- sifonu çekince gitmeyen bok3
- hayat her şeye rağmen güzel insanı4
- gotcu jeans2
- özgür özel2
- adalet ve kalkınma partisi2
- japonya23
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- memati baş2
- gocu12
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- zenginlik hayatı3
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- bizim derdimiz kimseyle uğraşmak değil2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin19
- fırın poşetinde tavuk patates4
- erleg han3
- neyse arkadaşlar3
- aylık 416 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- domdomusa'nın çaylağının açılması gerekliliği3
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- bik bikle yemek yapmak10
- adanalı ateist10
- ketçap aromalı ruffles10
- rammstein'ı ram markası sanmak3
atalay demirci nin stand up gösterisinde ankara terminalinde başından geçen bir olay şeklinde anlatarak duygulandırdığı şiirdir.
pantolon paçalarıma attı ellerini,
izin vermedim, kızdı:
- dur evlat, dur! ben alışkınım, dedi.
ezildim, utandım kendimden,
altmışındaydı, ayakkabılarımı boyuyordu...
gecenin bir yarısıydı, yüzündeki çizgiler anlamlı.
gülümseyerek sordu:
- memleket evlat?
- samsun amca, dedim.
samsun
konuşmak istemiyordum utancımdan,
o başladı anlatmaya:
- üç oğlum var evlat,
biri doktor, ikisi polis...
doktor olan çok benziyor sana.
ayakkabılarımı boyuyordu ve yaşı altmıştı...
eziktim ve sordum:
- neredeler simdi?
- bilmem dedi gülerek,
- aramıyorlar beni, sormuyorlar
arada bir haberleri geliyor
iyiler ya, boşver gerisini
değiştir evlat,değiştir, dedi.
vurdu ayağıma...
- utanıyorlar benden, boyacıyım ya hani.
bir keresinde hastaneden kovdu beni sana benzeyen,
doktor olan yani,
pismiş üstüm başım, aldırmadı içeri...
yıllar oldu görmedim hiçbirini.
boğazım düğümlendi, yutkundum.
- teyze yaşıyor mu amca? dedim.
- yaşıyor ya yaşıyor, dedi.
bak karşıda o da,
ördüğü patikleri satıyor.
döndüm gösterdiği tarafa
nur gibi yüzü
tombul elleriyle
patik örüyordu teyze...
- erzurumluyum evlat, dedi
dadaşım yani
yirmi yıldır yapıyorum bu isi
çocuklarımı ayakkabı boyayarak
okuttum ben
sıktım dişlerimi ve sordum:
- amca kızmıyor musun çocuklarına
baksalar ya size,
niye çalıştırıyorlar hala
gecenin bu yarısı terminallerde?
- bu hamur çok su götürür evlat
boş ver dedi boş ver,
değiştir hadi
hem sen arıyor musun ki babanı?
sustum...
- benim babam yok, dedim
küçükken ölmüş görmedim.
gülümsedi:
- anladım
sen ondan kızıyorsun benimkilere
- ne demek istedin amca, dedim.
altmışındaydı, ayakkabılarımı boyuyordu...
- benim babam da boyacıydı evlat, dedi
baba mesleği yani
otuz sene oldu ben de görmedim babamı
öldü mü kaldı mı bilmiyorum
bu yüzdende onlara kızamıyorum
değiştir evlat, değiştir, dedi
utanarak vurdu ayağıma...
pantolon paçalarıma attı ellerini,
izin vermedim, kızdı:
- dur evlat, dur! ben alışkınım, dedi.
ezildim, utandım kendimden,
altmışındaydı, ayakkabılarımı boyuyordu...
gecenin bir yarısıydı, yüzündeki çizgiler anlamlı.
gülümseyerek sordu:
- memleket evlat?
- samsun amca, dedim.
samsun
konuşmak istemiyordum utancımdan,
o başladı anlatmaya:
- üç oğlum var evlat,
biri doktor, ikisi polis...
doktor olan çok benziyor sana.
ayakkabılarımı boyuyordu ve yaşı altmıştı...
eziktim ve sordum:
- neredeler simdi?
- bilmem dedi gülerek,
- aramıyorlar beni, sormuyorlar
arada bir haberleri geliyor
iyiler ya, boşver gerisini
değiştir evlat,değiştir, dedi.
vurdu ayağıma...
- utanıyorlar benden, boyacıyım ya hani.
bir keresinde hastaneden kovdu beni sana benzeyen,
doktor olan yani,
pismiş üstüm başım, aldırmadı içeri...
yıllar oldu görmedim hiçbirini.
boğazım düğümlendi, yutkundum.
- teyze yaşıyor mu amca? dedim.
- yaşıyor ya yaşıyor, dedi.
bak karşıda o da,
ördüğü patikleri satıyor.
döndüm gösterdiği tarafa
nur gibi yüzü
tombul elleriyle
patik örüyordu teyze...
- erzurumluyum evlat, dedi
dadaşım yani
yirmi yıldır yapıyorum bu isi
çocuklarımı ayakkabı boyayarak
okuttum ben
sıktım dişlerimi ve sordum:
- amca kızmıyor musun çocuklarına
baksalar ya size,
niye çalıştırıyorlar hala
gecenin bu yarısı terminallerde?
- bu hamur çok su götürür evlat
boş ver dedi boş ver,
değiştir hadi
hem sen arıyor musun ki babanı?
sustum...
- benim babam yok, dedim
küçükken ölmüş görmedim.
gülümsedi:
- anladım
sen ondan kızıyorsun benimkilere
- ne demek istedin amca, dedim.
altmışındaydı, ayakkabılarımı boyuyordu...
- benim babam da boyacıydı evlat, dedi
baba mesleği yani
otuz sene oldu ben de görmedim babamı
öldü mü kaldı mı bilmiyorum
bu yüzdende onlara kızamıyorum
değiştir evlat, değiştir, dedi
utanarak vurdu ayağıma...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar