bugün
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam13
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı75
- tinto brass5
- rusya olmasaydı türkistan kurulurdu5
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi5
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi4
- hamas denince akla gelenler3
- sobaları hazırlayın6
- terapi niteliğindeki şeyler13
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir5
- abd ara seçimleri ve trump'a azil alarmı2
- mika kase3
- eoka'nın amacı2
- filistinli hamas'ın müslümana muamelesi2
- türklerin özellikleri5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok10
- sabah yedi buçukta işe başlamak3
- mika raun vardı nerede şimdi2
- o 8 0 diyen biri vardı5
- sözlükte kim kimle sevgili27
- cumali ceber2
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- kediyi haşlanmış işkembeyle beslemek2
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- erkeği erkeğe düşüren cinsten karı2
- ilhan irem dinleyen erkek2
- sandra bullock4
- nervio43
- möchtest du mit mir befreundet sein2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- kaşe2
- emre iptal kuyt ile devam2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- fil dişi bacak toz pembe ten kirpikler'na parmak2
- votka2
- sözlüğün en şık erkeği12
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- fenerbahçeli yazarlar8
- tulumba tatlısı2
- aşk10
- kışın gelmesi2
- iyi menemenin sırrı7
- arabada sakso4
- türkiye ve avrupa farkları2
- büzülmüş çizgili dudaklar2
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
kuzey italya'da bir şehir.. italya'da komünizmin ve sol'un kalesi olmakla övünürler. elit italyan mutfağının en güzel örneklerini burada bulabilirsiniz. ayrıca (bkz: le due torri)
bir basketbol kenti.
(bkz: bologna fc)
orta çağ kızıllığı ve komünizm yanlılığı sebebiyle kızıl şehir diye anılmaktaymış. meydanında bir neptün heykeli, eğik 2 kulesi ve çok sayıda öğrenciyi * barındıran minik sayılabilecek bir şehir.
bolonya sos'una isim veren italya kent'i.
hem mimarisinin büyük bölümü kızıl tuğlalardan yapılmış binalardan oluştuğundan hem de mussolini döneminde faşist rejime direnen nadir komünist şehirlerden olduğundan kızıl şehir olarak da bilinen italya kenti. emilia-romagna bölgesinin en büyük şehridir. geceleri her köşe başında ellerinde biralarıyla gençleri görebilirsiniz. dünyanın en eski üniversitesi olan ve bünyesinden mozart gibi önemli isimleri çıkaran bologna üniversitesi * burada bulunur. köşe başlarına biralarıyla kurulmuş bahsi geçen gençler de üniversitenin bulunduğu via zamboni boyunca görülmektedir.
italya'nın neredeyse tüm şehirlerine ulaşım sağlayabileceğiniz büyük bir tren istasyonu vardır. 1980 yılında gerçekleşen ve bologna katliamı olarak bilinen bombalamada bu istasyon büyük hasar görmüşse de hala ihtişamını korumaktadır. o katliamda ölenlerin isimleri ve yaşlarını içeren bir liste halen istasyonda bulunmaktadır.
italya'nın neredeyse tüm şehirlerine ulaşım sağlayabileceğiniz büyük bir tren istasyonu vardır. 1980 yılında gerçekleşen ve bologna katliamı olarak bilinen bombalamada bu istasyon büyük hasar görmüşse de hala ihtişamını korumaktadır. o katliamda ölenlerin isimleri ve yaşlarını içeren bir liste halen istasyonda bulunmaktadır.
polonyalıların italya'daki şehridir.
itala'nın kuzeyinde bulunan kiremit rengi şehir.
galatasaray taraftarının (bkz: koyduk mu)diyebileceği bir kulüptür..
Bu sabah itibariyle deprem olmuş güzide italya şehri. Reggio emillia bölgesinde -ya da eyalet mi demeliyim bilmiyorum- konuşlanmıştır.
soğuk mudur, sıcak mıdır bilmem. deniz kıyısında mıdır, ondan da haberim yok. ama hakan şükür'ün havada asılı kaldığı maç aklıma gelir, bologna kalecisi pagliuca gelir. işte o zaman bologna'nın içinden bir tren geçer, gülümser geçerim ben de.
italyanca konuşulan eskişehir. üniversitesi sebebiyle mi bilmiyorum ama bende büyük bir öğrenci şehri izlenimi uyandırdı. ayrıca mimari olarak kiremit rengi duvarlar üzerine renkli panjurların zorunlu olduğu bir bölgesi var orada insan kendini gerçekten akdeniz topraklarında hissediyor.
italya'nın emillia romagna bölgesinin başkentidir. avrupa'nın ilk üniversitesi bu şehirdedir. dante ve kopernik bologna'da okumuştur.
kışın sis altında kalan şehir oldukça nemlidir.
okumaya gelecek öğrencilerin oda kirası için en az 250 euro'yu gözden çıkartması gerekir
kışın sis altında kalan şehir oldukça nemlidir.
okumaya gelecek öğrencilerin oda kirası için en az 250 euro'yu gözden çıkartması gerekir
Transfer ettiği futbolcuları havaalanında unutan kulüp. Şaka gibi.
https://mobile.twitter.co...us/430679032011554817?p=v
https://mobile.twitter.co...us/430679032011554817?p=v
geçen sene görme fırsatını bulduğum şehir.
siz siz olun bir tura geziye falan gittiğinizde hemen dönünce ya da oradayken gece yatmadan önce küçük bir günlük tutarak neler yaptığınızı, sizde iz bırakan yönlerini falan filan anlatın zira benim elimde sadece fotoğraflar kaldı ve fazla bir bok hatırlamıyorum. hatırlayabildiklerimi paylaşayım bari.
türkiye' de uçağa binerken birbirinin yüzüne bakmayan tipler vize kuyruğunda arkadaş olmak için yanınıza sokulacaklar önce bunu söyleyeyim. havaalanından çıkınca şehir merkezine nasıl gideriz diye kafa sikmeyin hiç. taksiciler bizimkiler gibi ibne puşt satılmış değil. adam 15 euro falan tutar diyor 14 euro tutuyor. o konuda sıkıntı yok.
biz kışın gitmiştik belki o yüzden o kadar ucuzdu ama çevre yoluna sıfır dört yıldızlı bir otelde kalmıştık ve şehir merkezine yürüyerek gidilebiliyordu. bok püsur hostellerde vakit kaybetmeyin derim. geceliği 24 euro muydu neydi, minibarı falan komple boşalttık giderken, gerçi bir bok yoktu.
bizim floransaya geçiş merkezimiz olduğu için uğradığımız bir şehirdi o yüzden şuraları şuraları gezelim diye bir program yapmamıştık. şehrin içinde 2 gün boyunca turladık durduk. üniversitenin o sokağı falan var. ilk akşam orada bir irish pub da içtik biraz. roma- inter kupa maçı vardı ve maçı izleyenler 70 80 yaşında adamlardı. sayıları da fazlaydı amk çok garipsemiştim onu. gençlerden tınlayan yoktu çünkü. tam burada birşey söyleyeyim. avrupaya gezmeye giderseniz salak salak içip sıçmayın. sanki burada içmiyorsunuz, boşverin amk gezin sadece tatlı falan yiyin içki yerine, yöresel tatları deneyin.
yemek konusuna gelmişken, bologna da yiyecek birşey bulamadım ben. normalde italya da trattoria lara gidin mutlaka. baba- oğul aile işletmeleri buralar. dışarıdan ihtişamlı durmasada yemekleri gayet lezzetli hizmeti gayet güzel mekanlar. hepsinin tepesinde yazar trattoria diye, tereddütsüz girin bak oralara. biftek, pizza, lazanya mazanya alayı var. ev yapımı şarap için buralarda, fazla kafa yapmıyor dediğim gibi kafa olacak kadar içmeyin zaten. salaklık etmeyin. neyse bolognaya dönüyorum tekrar. birkaç pizzacı bulduk, domuz yağı kullanmadan pizza yapmıyor adamlar resmen. berbat bir kokusu var denemedim ben gerçi ama tadını da sevmeyeceğim için uzak durdum. bologna da kuru ekmeğe talim ettiğimi biliyorum. mc donalds a bile gitmeye razıyken arkadaşım izin vermediği için aç kaldım diyebilirim.
neyse bu şehirde fazla bir bok yok. bir bok yok dediysek yanlış anlamayın bizim illeri siker atar. evler komple dolgu tuğla, kızıllığı oradan geliyor, kiremit rengi aslında. 1800 lerde göç alınca yeni ev yapmak yerine mevcut evleri kaldırımların üstüne doğru genişletmişler. kaldırımlarda hep kolonlar var o yüzden sürekli saçak altında yürüyorsunuz. yağmur çamur yemezsiniz.
kıyafet hediye mediye alacaksanız alın buradan venedikte floransada roma da bir bok alamaz sonra pişman olursunuz. iki kulenin olduğu meydanda sağa sola açılan sokaklarında güzel şeyler var. dediğim gibi bologna bizim geçiş güzergahımızdı tarihine dair pek birşey öğrenemedik. fakat yaşanılası bir şehir. özlüyor muyum ? evet.
siz siz olun bir tura geziye falan gittiğinizde hemen dönünce ya da oradayken gece yatmadan önce küçük bir günlük tutarak neler yaptığınızı, sizde iz bırakan yönlerini falan filan anlatın zira benim elimde sadece fotoğraflar kaldı ve fazla bir bok hatırlamıyorum. hatırlayabildiklerimi paylaşayım bari.
türkiye' de uçağa binerken birbirinin yüzüne bakmayan tipler vize kuyruğunda arkadaş olmak için yanınıza sokulacaklar önce bunu söyleyeyim. havaalanından çıkınca şehir merkezine nasıl gideriz diye kafa sikmeyin hiç. taksiciler bizimkiler gibi ibne puşt satılmış değil. adam 15 euro falan tutar diyor 14 euro tutuyor. o konuda sıkıntı yok.
biz kışın gitmiştik belki o yüzden o kadar ucuzdu ama çevre yoluna sıfır dört yıldızlı bir otelde kalmıştık ve şehir merkezine yürüyerek gidilebiliyordu. bok püsur hostellerde vakit kaybetmeyin derim. geceliği 24 euro muydu neydi, minibarı falan komple boşalttık giderken, gerçi bir bok yoktu.
bizim floransaya geçiş merkezimiz olduğu için uğradığımız bir şehirdi o yüzden şuraları şuraları gezelim diye bir program yapmamıştık. şehrin içinde 2 gün boyunca turladık durduk. üniversitenin o sokağı falan var. ilk akşam orada bir irish pub da içtik biraz. roma- inter kupa maçı vardı ve maçı izleyenler 70 80 yaşında adamlardı. sayıları da fazlaydı amk çok garipsemiştim onu. gençlerden tınlayan yoktu çünkü. tam burada birşey söyleyeyim. avrupaya gezmeye giderseniz salak salak içip sıçmayın. sanki burada içmiyorsunuz, boşverin amk gezin sadece tatlı falan yiyin içki yerine, yöresel tatları deneyin.
yemek konusuna gelmişken, bologna da yiyecek birşey bulamadım ben. normalde italya da trattoria lara gidin mutlaka. baba- oğul aile işletmeleri buralar. dışarıdan ihtişamlı durmasada yemekleri gayet lezzetli hizmeti gayet güzel mekanlar. hepsinin tepesinde yazar trattoria diye, tereddütsüz girin bak oralara. biftek, pizza, lazanya mazanya alayı var. ev yapımı şarap için buralarda, fazla kafa yapmıyor dediğim gibi kafa olacak kadar içmeyin zaten. salaklık etmeyin. neyse bolognaya dönüyorum tekrar. birkaç pizzacı bulduk, domuz yağı kullanmadan pizza yapmıyor adamlar resmen. berbat bir kokusu var denemedim ben gerçi ama tadını da sevmeyeceğim için uzak durdum. bologna da kuru ekmeğe talim ettiğimi biliyorum. mc donalds a bile gitmeye razıyken arkadaşım izin vermediği için aç kaldım diyebilirim.
neyse bu şehirde fazla bir bok yok. bir bok yok dediysek yanlış anlamayın bizim illeri siker atar. evler komple dolgu tuğla, kızıllığı oradan geliyor, kiremit rengi aslında. 1800 lerde göç alınca yeni ev yapmak yerine mevcut evleri kaldırımların üstüne doğru genişletmişler. kaldırımlarda hep kolonlar var o yüzden sürekli saçak altında yürüyorsunuz. yağmur çamur yemezsiniz.
kıyafet hediye mediye alacaksanız alın buradan venedikte floransada roma da bir bok alamaz sonra pişman olursunuz. iki kulenin olduğu meydanda sağa sola açılan sokaklarında güzel şeyler var. dediğim gibi bologna bizim geçiş güzergahımızdı tarihine dair pek birşey öğrenemedik. fakat yaşanılası bir şehir. özlüyor muyum ? evet.
Her sene bahar aylarında düzenlenen çocuk kitap fuarına ev sahipliği yapan şehir. Meydanı ve sokaklarıysa görülmeye değer.
dış hatlar terminalinde aç kalabileceğiniz havaalanına sahip şehir. Sadece birkaç saatlik izlenimim şudur hareketli ve tarihi bir dokusu olduğu aşikardır.
4 katlı tren istasyonuna sahip olan şehir.
yanlış anlaşılmasın, istasyon binası değil peronlar 4 katlı. bineceğimiz tren -3.kattaki perondan kalkınca dumur olmuştum.
neptün heykelinin olduğu meydanda ücretsiz wifisi bulunan bir kütüphane bulunuyor. kütüphanenin önünde merdivenlerde oturup wifiyi kullanabilirsiniz. ama o kütüphaneye de mutlaka girin. binayı antik bir yapının üstüne kurmuşlar ve bodrum katını tamamen camla kaplayarak üstünde yürüyenlerin iki bin yıllık yapıyı gezip görmesine fırsat tanımışlar. ayrıca kütüphanede kapısında onlarca bebek arabası olan bir bebek bölümü göreceksiniz. sakın şaşırmayın. anne ve babalar bebeklerini getirip orada kitap dinletiyorlar.
bunun dışında güzel sakin ve ucuz bir şehir. eski kulelerden birine 5 euro karşılığı tırmanabilirsiniz. asansör yok. ama daracık merdivenlerden korkuluğu dahi olmayan yüzlerce basamağı tırmanırken hem yorulacak hem de adrenalin salgılayacaksınız. yukarı çıkınca nasıl ineceğim diye kara kara düşüneceksiniz, çünkü iniş daha zor.
son olarak üniversitenin olduğu bölgeyi sokak sokak gezin ve sağınızda solunuzda gördüğünüz binalara girip çıkın. muhteşem bahçesi olan sürpriz binalar keşfedeceksiniz.
yanlış anlaşılmasın, istasyon binası değil peronlar 4 katlı. bineceğimiz tren -3.kattaki perondan kalkınca dumur olmuştum.
neptün heykelinin olduğu meydanda ücretsiz wifisi bulunan bir kütüphane bulunuyor. kütüphanenin önünde merdivenlerde oturup wifiyi kullanabilirsiniz. ama o kütüphaneye de mutlaka girin. binayı antik bir yapının üstüne kurmuşlar ve bodrum katını tamamen camla kaplayarak üstünde yürüyenlerin iki bin yıllık yapıyı gezip görmesine fırsat tanımışlar. ayrıca kütüphanede kapısında onlarca bebek arabası olan bir bebek bölümü göreceksiniz. sakın şaşırmayın. anne ve babalar bebeklerini getirip orada kitap dinletiyorlar.
bunun dışında güzel sakin ve ucuz bir şehir. eski kulelerden birine 5 euro karşılığı tırmanabilirsiniz. asansör yok. ama daracık merdivenlerden korkuluğu dahi olmayan yüzlerce basamağı tırmanırken hem yorulacak hem de adrenalin salgılayacaksınız. yukarı çıkınca nasıl ineceğim diye kara kara düşüneceksiniz, çünkü iniş daha zor.
son olarak üniversitenin olduğu bölgeyi sokak sokak gezin ve sağınızda solunuzda gördüğünüz binalara girip çıkın. muhteşem bahçesi olan sürpriz binalar keşfedeceksiniz.
italyan rejisör, şâir ve senarist pier paolo pasolini tarafından “bella e dolce” (güzel ve tatlı) olarak tasvîr edilen şehir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar