bugün
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı69
- kiraz cicegi kolonyasi22
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek15
- okan buruk'un hakeme ana avrat küfür etmesi8
- okan buruk9
- galatasaray'a lizbon da skandal kararlar5
- bir yazara küfredilen entryyi artılayan yazarlar8
- sinek yanımda hiç hareket etmeden duruyor4
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması8
- galatasaray'ın ülke puanının anasını bellemesi7
- galatahahahahahaha7
- recep tayyip erdoğan12
- dünya ya gelmeme gibi şansınız olsaydı3
- bütün entryleri futboldan ibaret yazar4
- silvermist'in mutfağına konuk olmak13
- hala açılacak başlık bulunması5
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı14
- dm yazarlığı8
- 0 0 710
- uğurcan çakır4
- ne kadar paranız var10
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- tacettin libosoglu3
- galatasaray'ın lizbon'a kaybetme sebebi2
- bakarız diyen erkek18
- tancredi2
- dereden altın bulmak5
- okan buruk istifa2
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver6
- arkadaşlar ben gudubet miyim3
- iyi geceler7
- cübbeli ahmet hoca9
- gta 78
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması3
- getirin ordan türk hakemleri gesem şov yapcak2
- fransız devrimi3
- sırlar denizi5
- avrupa fatihahahahaha3
- clemence baptista2
- arkadaşlar lütfen uyur musunuz3
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir10
- çin tayvan gerilimi türkiye'yi etkilemez4
- timurrlenk2
- özgür özel10
- çine neden bir şey olmuyor4
- yaratılış kıssası3
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- ayşe tokyaz cinayetinde cemil koç'a müebbet3
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği4
- iphone duo4
safını belli eden yazar ve düşünür:
" bana filozofların bahsettiği tanrı değil,
peygamberlerin bahsettiği allah gerek."
" bana filozofların bahsettiği tanrı değil,
peygamberlerin bahsettiği allah gerek."
elim olaylar karşısında umudu yitirmemek için, her şeyin bir şekilde yoluna gireceğine inanılır. mutluluğun bir olanak , salt doygunluğa ulaşmanın mümkün olduğunu onaylayan ifadelerle geçiştirmeye çalışırız "kötü şeyleri." ancak fransız düşünür blaise pascal'ın Pensées eserinden birkaç yaprak okumamız, bahsedilen yaklaşımın ne kadar yanıltıcı olduğunu anlamamıza yetecektir.
pascal, batı düşüncesinin hem en karamsar hem de en keyif verici figürlerinden biri olarak karşımıza çıkar. hayatının en erken dönemlerinden itibaren hayata bardağın boş tarafından - yarısı dolu, yarısı boş olur genelde hihi- bakmıştır. annesi, o üç yaşındayken hayatını kaybetmiştir. pascal, hayatının büyük bir bölümünü hasta halde geçirmiştir.çok genç yaşta birileri tarafından dahi olduğuna karar verilmiş, on iki yaşına geldiğinde, öklid'in 32 propoziyonunu çözmüştür. atmosfer basıncını ölçmüş,hesaplama makinesi yapmış, fransa'nın ilk omnibus'ını tasarlamıştır. otuz altı yaşına geldiğinde hastalığı endişelendirici düzeye ulaştığında, bilimsel keşif ve çalışmalar için yapmış olduğu planları bir kenara bırakmak zorunda kalmıştır. devamında, hıristiyan inancını destekleyen, oldukça iç karartıcı aforizmaların yer aldığı Pensées isimli eserini yazmıştır. bu kitabın amacı, okuyucuları tanrı'ya inandırmaktı ve bunu yapmanın en iyi yolunun, hayata dair en iç burkan detaylardan bahsetmekti. insanın içerisinde bulunduğu sefil durumu anlayan okuyucularının, kurtuluş için, anında hıristiyan kilisesine yüzlerini döndüreceklerini düşünüyordu.
kitabın ilk bölümü, hayatın kötü taraflarıyla ilgilidir. açlık, hırsızlık, adaletsizlik ve buna benzer birçok kötücül şey. bu bölüm, neden tanrı'nın doğru cevap olduğu ile ilgili olan ikinci bölümünden daha çok ilgi görmüştür. pascal, mutluluğun bir yanılsama olduğu gerçeğiyle başlar. ancak, onun asıl vurgulamak istediği nokta, kendi başımıza olmaktan, düşünmekten ve kendi doğamızı keşfetmekten nefret ettiğimizdir. pascal belki de en çok şu sözüyle bilinir: " tout le malheur des hommes vient d'une seule chose qui est de ne savoir pas demeurer en repos, dans une chambre." yani," insanın mutsuzluğunun tamamı, kendi odasında huzurlu ve yalnız bir şekilde oturamamasındandır."
pascal, insanların arzuları ile, özellikle şöhret arzuları ile, kendilerine işkence ettiklerini düşünmüştür. öyle kibirliyizdir ki, biz ölüp gittikten sonraki insanlar tarafından bile hatırlanmayı arzuluyoruzdur. acının en garip kaynaklarından biri de, sıkkınlıktır. karşımıza çıkan engelleri aştığımız anda, huzur hali, yarattığı sıkkınlıktan dolayı tahammül edilemez bir hal alır. "insan nedir" diye sorar pascal, "insan, sonsuz karşısında bir hiçtir." der. pascal eserinde insanların acınası, rezil durumlarından bahsetmek için hiçbir fırsatı kaçırmamıştır. "dünyanın ne kadar kibirli olduğunu görmeyen birinin kendisi kibirlidir" ve " hiçbir şey, insanların güçsüz olacağı gerçeğinden daha kesin değildir." gibi ifadeler bu iç karartıcı insanlık halini yansıtmaya yeter. pascal, bunların farkında varmamız gerektiğini istemiş ve insanın sefil olduğunu bilmesini, onun yüceliğiyle bir tutmuştur.
tarihte insanın bedbaht hallerini yüzümüze çarpan tek kişilik o değil, elbette. hı-hım. karamsar tabloları okumak bana acı değil, sadece zevk veriyor.
pascal, batı düşüncesinin hem en karamsar hem de en keyif verici figürlerinden biri olarak karşımıza çıkar. hayatının en erken dönemlerinden itibaren hayata bardağın boş tarafından - yarısı dolu, yarısı boş olur genelde hihi- bakmıştır. annesi, o üç yaşındayken hayatını kaybetmiştir. pascal, hayatının büyük bir bölümünü hasta halde geçirmiştir.çok genç yaşta birileri tarafından dahi olduğuna karar verilmiş, on iki yaşına geldiğinde, öklid'in 32 propoziyonunu çözmüştür. atmosfer basıncını ölçmüş,hesaplama makinesi yapmış, fransa'nın ilk omnibus'ını tasarlamıştır. otuz altı yaşına geldiğinde hastalığı endişelendirici düzeye ulaştığında, bilimsel keşif ve çalışmalar için yapmış olduğu planları bir kenara bırakmak zorunda kalmıştır. devamında, hıristiyan inancını destekleyen, oldukça iç karartıcı aforizmaların yer aldığı Pensées isimli eserini yazmıştır. bu kitabın amacı, okuyucuları tanrı'ya inandırmaktı ve bunu yapmanın en iyi yolunun, hayata dair en iç burkan detaylardan bahsetmekti. insanın içerisinde bulunduğu sefil durumu anlayan okuyucularının, kurtuluş için, anında hıristiyan kilisesine yüzlerini döndüreceklerini düşünüyordu.
kitabın ilk bölümü, hayatın kötü taraflarıyla ilgilidir. açlık, hırsızlık, adaletsizlik ve buna benzer birçok kötücül şey. bu bölüm, neden tanrı'nın doğru cevap olduğu ile ilgili olan ikinci bölümünden daha çok ilgi görmüştür. pascal, mutluluğun bir yanılsama olduğu gerçeğiyle başlar. ancak, onun asıl vurgulamak istediği nokta, kendi başımıza olmaktan, düşünmekten ve kendi doğamızı keşfetmekten nefret ettiğimizdir. pascal belki de en çok şu sözüyle bilinir: " tout le malheur des hommes vient d'une seule chose qui est de ne savoir pas demeurer en repos, dans une chambre." yani," insanın mutsuzluğunun tamamı, kendi odasında huzurlu ve yalnız bir şekilde oturamamasındandır."
pascal, insanların arzuları ile, özellikle şöhret arzuları ile, kendilerine işkence ettiklerini düşünmüştür. öyle kibirliyizdir ki, biz ölüp gittikten sonraki insanlar tarafından bile hatırlanmayı arzuluyoruzdur. acının en garip kaynaklarından biri de, sıkkınlıktır. karşımıza çıkan engelleri aştığımız anda, huzur hali, yarattığı sıkkınlıktan dolayı tahammül edilemez bir hal alır. "insan nedir" diye sorar pascal, "insan, sonsuz karşısında bir hiçtir." der. pascal eserinde insanların acınası, rezil durumlarından bahsetmek için hiçbir fırsatı kaçırmamıştır. "dünyanın ne kadar kibirli olduğunu görmeyen birinin kendisi kibirlidir" ve " hiçbir şey, insanların güçsüz olacağı gerçeğinden daha kesin değildir." gibi ifadeler bu iç karartıcı insanlık halini yansıtmaya yeter. pascal, bunların farkında varmamız gerektiğini istemiş ve insanın sefil olduğunu bilmesini, onun yüceliğiyle bir tutmuştur.
tarihte insanın bedbaht hallerini yüzümüze çarpan tek kişilik o değil, elbette. hı-hım. karamsar tabloları okumak bana acı değil, sadece zevk veriyor.
"Haddinden fazla ve haddinden az. Haddinden fazlasını verin, gerçeği bulamaz. Haddinden az verin, sonuç aynı olur." sözünün sahibidir.
--- blaise pascal ---
çoğunluğa neden uyarız? haklı oldukları için mi? hayır.. güçlü oldukları için..
--- blaise bascal ---
çoğunluğa neden uyarız? haklı oldukları için mi? hayır.. güçlü oldukları için..
--- blaise bascal ---
http://www.budulgan.com/w...2016/01/Blaise-Pascal.jpg
ağzında olips emerken objektiflere yakalanan bilim adamı.
ağzında olips emerken objektiflere yakalanan bilim adamı.
1623-1662
fransız matematikçi ve düşünür.
modern olasılık kuramının temellerini atmıştır.
akışkanlar yasalarından biri olan pascal yasasını bulmuş, ortaya koyduğu sezgicilik ilkesi jean-jacques rousseau'yu, henri bergson'u ve varoluşçu filozofları etkilemiştir.
varoluşçuluğun derinlerine inince en sistemli temeli pascal'da bulunur.
fransız matematikçi ve düşünür.
modern olasılık kuramının temellerini atmıştır.
akışkanlar yasalarından biri olan pascal yasasını bulmuş, ortaya koyduğu sezgicilik ilkesi jean-jacques rousseau'yu, henri bergson'u ve varoluşçu filozofları etkilemiştir.
varoluşçuluğun derinlerine inince en sistemli temeli pascal'da bulunur.
bilgili insan diploması olan insan değil, istediği her şeyi başkalarının hakkını çiğnemeden elde edendir...
blaise pascal
blaise pascal
bilgisayar programlama dilini de ismi verilen fransız matematikçi.
Babasının vergi hesaplarını kullanması için bir toplama makinesi icat etmistir.
Bütün insanlar mutluluğu arar. Bunun hiçbir istisnası yoktur... Bütün insanlar şikayet etmektedir; prensler, hizmetçiler, asiller, halk, yaşlı, genç, güçlü, zayıf, eğitimli, cahil, sağlıklı, hasta, her ülkede, her zamanda, her dönemde, her şartta... Boş yere etrafındaki her şeyle boşluğu kapamaya çalışır, o şeylerden hiçbiri ona yardımcı olamaz, çünkü bu sonsuz boşluk ancak sonsuz ve değişmez bir objeyle yani Allah ile kapatılabilir
*
*
insanın başına ne gelirse, yalnız başına sessizce bir odada oturmayı becerememesinden gelir demiş.
(bkz: Birey olmak)
(bkz: Birey olmak)
insanın küçük şeylere hassasiyeti ve büyük şeylere karşı kayıtsızlığı: Tuhaf bir altüst oluşun resmidir.
Düşünceler
Düşünceler
Kant'tan önce saf aklın bulabilecekleri ile pratik aklın bulabilecekleri arasındaki farkları ortaya koymuş ve tanrı hakkındaki önermelerin de pratik aklın ürünü olduğunu söylemiştir.
Modern olasılığın temellerini atmıştır.
Ve felsefe hakkında, felsefeyi eleştirenlerin de bu eleştiriyi yaparken felsefe yaptıklarını söylemiştir.
Modern olasılığın temellerini atmıştır.
Ve felsefe hakkında, felsefeyi eleştirenlerin de bu eleştiriyi yaparken felsefe yaptıklarını söylemiştir.
Çok gerçekçi bir insandır.
Üç türlü insan vardır:
Allahı bulanlar ve Ona hizmet edenler;
Onu aramakla meşgul olup, henüz bulamayanlar;
Onu, ne arayan, ne bulan, zaten arayıp bulma çabası olmadan yaşayanlar.
ilk gruba girenler, akıllı ve mutlu,
Ortadakiler ise mutsuz fakat akıllıdır.
Sonuncu grubun insanları ise, aptal ve mutsuzdur.
Blaise Pascal
Üç türlü insan vardır:
Allahı bulanlar ve Ona hizmet edenler;
Onu aramakla meşgul olup, henüz bulamayanlar;
Onu, ne arayan, ne bulan, zaten arayıp bulma çabası olmadan yaşayanlar.
ilk gruba girenler, akıllı ve mutlu,
Ortadakiler ise mutsuz fakat akıllıdır.
Sonuncu grubun insanları ise, aptal ve mutsuzdur.
Blaise Pascal
genç yaşda kaybedilen önemli bilim insanlarındandır.
kendisinin düşünceleriyle su cenderesi gibi icatlar yapılmıştır.
kendisinin düşünceleriyle su cenderesi gibi icatlar yapılmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar