bugün
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası22
- yorgun mermi4
- pilates3
- manifest3
- uysaljakoben32
- ateist görünce korkan dinci5
- kene vs ktç6
- sözlük yetkilisi ile yatan kadın yazar2
- mılli yazılım f 16 ların görev kabiliyetini artıra2
- havaların ısınmasıyla çok fena azmak7
- chp'lilerin gene kılıçdaroğlu'na oy verme ihtimali2
- türkiye17
- komşu semra teyze vs ben4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- venezuela2
- toplum içinde sözlüğe girmekten utanmak6
- arkadaşlar bakar mısınız bi5
- dilan polat4
- kanye west konserinde seyircilere büyü yapıldı3
- insanlara güvenin gittikçe azalması2
- 7 haziran 20262
- uludağ sözlük bitmiştir3
- oto sanayi ustaları2
- muhteşem üçlü2
- genç yaşta ölen ünlüler9
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- anın görüntüsü25
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı10
- amerika birleşik devletleri2
- pikniğe gitmek4
- blok34
- online listesi6
- hayatında hiç sevgilisi olmamış asosyal insan2
- sevgilinin göbeğine yoğurt döküp yalamak4
- düzgün kız bulunan yerler2
- mısır5
- vurduruyorum4
- evde semra teyze sözlükte ifşa memlekette butlan2
- neden intihar etmiyorsun8
- ayağa kalk sözlük2
- sıkılıyorum daralıyorum isyan ediyorum isyan2
- hakan çalhanoğlu3
- bu saatte hala uyumama sebebi2
- türk pornoları18
- imei2
- hoşlanılan kızın ibrahim tatlıses fangirlü olması2
- chatgpt2
- yazarların özlediği şeyler10
- kürtler2
- rahmi koç'un anlattığı kürt kadın fıkrası2
elim olaylar karşısında umudu yitirmemek için, her şeyin bir şekilde yoluna gireceğine inanılır. mutluluğun bir olanak , salt doygunluğa ulaşmanın mümkün olduğunu onaylayan ifadelerle geçiştirmeye çalışırız "kötü şeyleri." ancak fransız düşünür blaise pascal'ın Pensées eserinden birkaç yaprak okumamız, bahsedilen yaklaşımın ne kadar yanıltıcı olduğunu anlamamıza yetecektir.
pascal, batı düşüncesinin hem en karamsar hem de en keyif verici figürlerinden biri olarak karşımıza çıkar. hayatının en erken dönemlerinden itibaren hayata bardağın boş tarafından - yarısı dolu, yarısı boş olur genelde hihi- bakmıştır. annesi, o üç yaşındayken hayatını kaybetmiştir. pascal, hayatının büyük bir bölümünü hasta halde geçirmiştir.çok genç yaşta birileri tarafından dahi olduğuna karar verilmiş, on iki yaşına geldiğinde, öklid'in 32 propoziyonunu çözmüştür. atmosfer basıncını ölçmüş,hesaplama makinesi yapmış, fransa'nın ilk omnibus'ını tasarlamıştır. otuz altı yaşına geldiğinde hastalığı endişelendirici düzeye ulaştığında, bilimsel keşif ve çalışmalar için yapmış olduğu planları bir kenara bırakmak zorunda kalmıştır. devamında, hıristiyan inancını destekleyen, oldukça iç karartıcı aforizmaların yer aldığı Pensées isimli eserini yazmıştır. bu kitabın amacı, okuyucuları tanrı'ya inandırmaktı ve bunu yapmanın en iyi yolunun, hayata dair en iç burkan detaylardan bahsetmekti. insanın içerisinde bulunduğu sefil durumu anlayan okuyucularının, kurtuluş için, anında hıristiyan kilisesine yüzlerini döndüreceklerini düşünüyordu.
kitabın ilk bölümü, hayatın kötü taraflarıyla ilgilidir. açlık, hırsızlık, adaletsizlik ve buna benzer birçok kötücül şey. bu bölüm, neden tanrı'nın doğru cevap olduğu ile ilgili olan ikinci bölümünden daha çok ilgi görmüştür. pascal, mutluluğun bir yanılsama olduğu gerçeğiyle başlar. ancak, onun asıl vurgulamak istediği nokta, kendi başımıza olmaktan, düşünmekten ve kendi doğamızı keşfetmekten nefret ettiğimizdir. pascal belki de en çok şu sözüyle bilinir: " tout le malheur des hommes vient d'une seule chose qui est de ne savoir pas demeurer en repos, dans une chambre." yani," insanın mutsuzluğunun tamamı, kendi odasında huzurlu ve yalnız bir şekilde oturamamasındandır."
pascal, insanların arzuları ile, özellikle şöhret arzuları ile, kendilerine işkence ettiklerini düşünmüştür. öyle kibirliyizdir ki, biz ölüp gittikten sonraki insanlar tarafından bile hatırlanmayı arzuluyoruzdur. acının en garip kaynaklarından biri de, sıkkınlıktır. karşımıza çıkan engelleri aştığımız anda, huzur hali, yarattığı sıkkınlıktan dolayı tahammül edilemez bir hal alır. "insan nedir" diye sorar pascal, "insan, sonsuz karşısında bir hiçtir." der. pascal eserinde insanların acınası, rezil durumlarından bahsetmek için hiçbir fırsatı kaçırmamıştır. "dünyanın ne kadar kibirli olduğunu görmeyen birinin kendisi kibirlidir" ve " hiçbir şey, insanların güçsüz olacağı gerçeğinden daha kesin değildir." gibi ifadeler bu iç karartıcı insanlık halini yansıtmaya yeter. pascal, bunların farkında varmamız gerektiğini istemiş ve insanın sefil olduğunu bilmesini, onun yüceliğiyle bir tutmuştur.
tarihte insanın bedbaht hallerini yüzümüze çarpan tek kişilik o değil, elbette. hı-hım. karamsar tabloları okumak bana acı değil, sadece zevk veriyor.
pascal, batı düşüncesinin hem en karamsar hem de en keyif verici figürlerinden biri olarak karşımıza çıkar. hayatının en erken dönemlerinden itibaren hayata bardağın boş tarafından - yarısı dolu, yarısı boş olur genelde hihi- bakmıştır. annesi, o üç yaşındayken hayatını kaybetmiştir. pascal, hayatının büyük bir bölümünü hasta halde geçirmiştir.çok genç yaşta birileri tarafından dahi olduğuna karar verilmiş, on iki yaşına geldiğinde, öklid'in 32 propoziyonunu çözmüştür. atmosfer basıncını ölçmüş,hesaplama makinesi yapmış, fransa'nın ilk omnibus'ını tasarlamıştır. otuz altı yaşına geldiğinde hastalığı endişelendirici düzeye ulaştığında, bilimsel keşif ve çalışmalar için yapmış olduğu planları bir kenara bırakmak zorunda kalmıştır. devamında, hıristiyan inancını destekleyen, oldukça iç karartıcı aforizmaların yer aldığı Pensées isimli eserini yazmıştır. bu kitabın amacı, okuyucuları tanrı'ya inandırmaktı ve bunu yapmanın en iyi yolunun, hayata dair en iç burkan detaylardan bahsetmekti. insanın içerisinde bulunduğu sefil durumu anlayan okuyucularının, kurtuluş için, anında hıristiyan kilisesine yüzlerini döndüreceklerini düşünüyordu.
kitabın ilk bölümü, hayatın kötü taraflarıyla ilgilidir. açlık, hırsızlık, adaletsizlik ve buna benzer birçok kötücül şey. bu bölüm, neden tanrı'nın doğru cevap olduğu ile ilgili olan ikinci bölümünden daha çok ilgi görmüştür. pascal, mutluluğun bir yanılsama olduğu gerçeğiyle başlar. ancak, onun asıl vurgulamak istediği nokta, kendi başımıza olmaktan, düşünmekten ve kendi doğamızı keşfetmekten nefret ettiğimizdir. pascal belki de en çok şu sözüyle bilinir: " tout le malheur des hommes vient d'une seule chose qui est de ne savoir pas demeurer en repos, dans une chambre." yani," insanın mutsuzluğunun tamamı, kendi odasında huzurlu ve yalnız bir şekilde oturamamasındandır."
pascal, insanların arzuları ile, özellikle şöhret arzuları ile, kendilerine işkence ettiklerini düşünmüştür. öyle kibirliyizdir ki, biz ölüp gittikten sonraki insanlar tarafından bile hatırlanmayı arzuluyoruzdur. acının en garip kaynaklarından biri de, sıkkınlıktır. karşımıza çıkan engelleri aştığımız anda, huzur hali, yarattığı sıkkınlıktan dolayı tahammül edilemez bir hal alır. "insan nedir" diye sorar pascal, "insan, sonsuz karşısında bir hiçtir." der. pascal eserinde insanların acınası, rezil durumlarından bahsetmek için hiçbir fırsatı kaçırmamıştır. "dünyanın ne kadar kibirli olduğunu görmeyen birinin kendisi kibirlidir" ve " hiçbir şey, insanların güçsüz olacağı gerçeğinden daha kesin değildir." gibi ifadeler bu iç karartıcı insanlık halini yansıtmaya yeter. pascal, bunların farkında varmamız gerektiğini istemiş ve insanın sefil olduğunu bilmesini, onun yüceliğiyle bir tutmuştur.
tarihte insanın bedbaht hallerini yüzümüze çarpan tek kişilik o değil, elbette. hı-hım. karamsar tabloları okumak bana acı değil, sadece zevk veriyor.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
