bugün
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- erectoton4
- her 3 kadından 1 inin bedava yemek için buluşması4
- 1 milyon verseler sözlük hesabınızı satar mısınız8
- motor inecek abi4
- sgk'nın gözlük camı için 130 tl karşılaması5
- düğmeye basıldı yakında çaylak olacakmışım3
- metro 20333
- sözlüğün mal dolması5
- durduk yere size kafayı takan yazarlar5
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması6
- gocu8
- bütün biraderlere hükmeden birader3
- 4 temmuz 2026 arjantin yeşil burun adaları maçı5
- bu sözlüğe son ihtarımdır2
- gizli artı vermek5
- diamond bosphorus11
- tai lung30
- deniz göktaş31
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı4
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği27
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı4
- bir demlik kahve içmek3
- sözlükte seviye ve üslup yoksunu yazarlar7
- ömründe hiç büyük musibetle imtihan edilmemiş tip6
- vajinayla ilgili 4 sayfa yazı yazan erkek3
- kadın siniri5
- ciddi ciddi aşure seven insan6
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı8
- araya adam sokup yazar banlatmak4
- yargıtay'ın pislik sözcüğünü hakaret saymaması3
- lionel messi2
- yaş ilerledikçe fark edilen şey5
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı3
- kirazlı hiçbir şeyin olmaması2
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu14
- haklı çıkmak3
- penisden kot pantolunun belli olması5
- aç yatıyorum8
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi27
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı12
- lana lang vs mary jane watson2
- emam ashour2
- ioçk geldi buranın tadı kaçtı2
- radamel falcao garcia2
- genç yuzırlarla gereksiz sohbet4
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı3
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı4
- birader yazar başlıkları5
- seyredilmiş en zevkli dünya kupası4
Alper potuk'a 6 milyon Euro veremeyecek takımım. iyi ki de veremiyor.
Not: Alper iyi oyuncudur, Fenerbahçe'ye hayırlı olsun.
Forvetten önce sağ ve sol beke önemli takviyeler yapması gereken, orta sahayı çift yönlü haline getirmesi gereken, defansa kaliteli bir Türk oyuncu alması gereken, kanatları Holosko ve Olcay gibi forvette de oynabilen isimler olması gereken, ilerde de bitirici vuruşları çok iyi yapabilen bir forvete ihtiyacı olan takımım.
Bak 10 milyona böyle takım kurulur.
Cenk kalede iyi. Yedek olarak ospina gelirse iyi olur.
Kalması gerekenler: Øğuzhan (fiziksel olarak güçlenmeli, çalım becerilerini geliştirmeli), Olcay(savunma nedir bilmiyor ama hızlı ve mücadeleci), Holosko ( adı Beşiktaş'la bütünleşti kesinlikle kalmalı iyi bir yedek) fernandes (mutsuzsa gidebilir ama fernandesi taraftarın önüne atanlar giderse çok daha iyi olur), Necip ( biraz daha sorumluluk almalı kritik hataları olabiliyor), niang ( tecrübesiyle gelecek sezon bize faydası olabilir) ibrahim toraman ( kaptan kalmalı) ersan (performansından memnun değildim daha çok çalışmalı) Sivok ( kralımız benim için ferdiden bile önemli) ismail köybaşı ( uzun bir sakatlıktan sonra uzun bir çalışmanın sonucu formasıyı hak edebilir. Bomba gibi dönebilir. Acele etmemeli) Mustafa pektemek ( top kontrolü zayıf) almeida ( özverisiz bunu buraya istemeyerek yazdım) giderse iyi bir forvet alınmalı.
Gitmesi gerekenler: Samet Aybaba ( tek artısı takım oyunuydu o da ilk yarı için geçerliydi. Gençlere önem veren t. D. Sanıyorduk, yanılmışız) ve sametin getirdikleri.
Not: Alper iyi oyuncudur, Fenerbahçe'ye hayırlı olsun.
Forvetten önce sağ ve sol beke önemli takviyeler yapması gereken, orta sahayı çift yönlü haline getirmesi gereken, defansa kaliteli bir Türk oyuncu alması gereken, kanatları Holosko ve Olcay gibi forvette de oynabilen isimler olması gereken, ilerde de bitirici vuruşları çok iyi yapabilen bir forvete ihtiyacı olan takımım.
Bak 10 milyona böyle takım kurulur.
Cenk kalede iyi. Yedek olarak ospina gelirse iyi olur.
Kalması gerekenler: Øğuzhan (fiziksel olarak güçlenmeli, çalım becerilerini geliştirmeli), Olcay(savunma nedir bilmiyor ama hızlı ve mücadeleci), Holosko ( adı Beşiktaş'la bütünleşti kesinlikle kalmalı iyi bir yedek) fernandes (mutsuzsa gidebilir ama fernandesi taraftarın önüne atanlar giderse çok daha iyi olur), Necip ( biraz daha sorumluluk almalı kritik hataları olabiliyor), niang ( tecrübesiyle gelecek sezon bize faydası olabilir) ibrahim toraman ( kaptan kalmalı) ersan (performansından memnun değildim daha çok çalışmalı) Sivok ( kralımız benim için ferdiden bile önemli) ismail köybaşı ( uzun bir sakatlıktan sonra uzun bir çalışmanın sonucu formasıyı hak edebilir. Bomba gibi dönebilir. Acele etmemeli) Mustafa pektemek ( top kontrolü zayıf) almeida ( özverisiz bunu buraya istemeyerek yazdım) giderse iyi bir forvet alınmalı.
Gitmesi gerekenler: Samet Aybaba ( tek artısı takım oyunuydu o da ilk yarı için geçerliydi. Gençlere önem veren t. D. Sanıyorduk, yanılmışız) ve sametin getirdikleri.
her yaptığı olumlu hareket birileri tarafından sekteye uğratılmaya çalışılan kulüptür.
(bkz: siz tanrı parçacığı mısınız)
(bkz: siz tanrı parçacığı mısınız)
HAYATTIR. insanlığı ve vicdanı vardır
Kronik sorunu futbolun sadece forvetten ya da orta sahadan veya defanstan ibaret olduğunu sanan Türk futbol adamlarının zekasıdır.
Senin transfere ayırdığın bütçen 15 milyon mu o zaman takıma şöyle bir bak nerede yanlış, sol kanattan gol mü yiyoruz ver 5 milyon sol kanata bir adam al hatta 5 milyon yetmezse 10 milyon ver ama oradaki problemi çöz. Geriye 5 milyon mu kaldı, evet. Sorun defansta mı bir tane sönmekte olan yıldızını ver bir Anadolu kulübüne verdiğin oyuncunun bir yıllık masrafını karşıla al sana defans oyuncusu. Sorun orta sahada mı ver 5 milyon al bir orta saha.
Öyle taraftar için yaşı geçmiş sözde dünya yıldızına 8 milyon verirsen asıl sorunlu mevkiler tanjulara kalır.
Senin transfere ayırdığın bütçen 15 milyon mu o zaman takıma şöyle bir bak nerede yanlış, sol kanattan gol mü yiyoruz ver 5 milyon sol kanata bir adam al hatta 5 milyon yetmezse 10 milyon ver ama oradaki problemi çöz. Geriye 5 milyon mu kaldı, evet. Sorun defansta mı bir tane sönmekte olan yıldızını ver bir Anadolu kulübüne verdiğin oyuncunun bir yıllık masrafını karşıla al sana defans oyuncusu. Sorun orta sahada mı ver 5 milyon al bir orta saha.
Öyle taraftar için yaşı geçmiş sözde dünya yıldızına 8 milyon verirsen asıl sorunlu mevkiler tanjulara kalır.
deseler ki; dünya'da bizi bir türk takımı temsil etsin. derdim ki beşiktaş. yok lan, iyi top oynadıklarından falan değil. bilinçli bir taraftarı var. huyundan mıdır suyundan mıdır bilmiyorum. öyle boş beşiktaşlı bir insan yoktur pek. az asi olurlar, ülkenin meseleleriyle ilgilenirler. bir yorum yaparken bile "koyduk mu" cümlesini kullanmayı tenezzül etmezler. "ne güzel koyuyoruz üstat görüyor musun?" derler. dayım yüzünden midir nedendir bilmiyorum, zorla beşiktaşlı yaptırıyormuş beni. ama başarılı olamamış, son anda trabzonsporlu olmuşum. o da nasıl oluyorsa. doğuştan moğuştan hikayesi de yalandır ha. aklımın az biraz bir şeylere erdiği zamanlar... ogün'lü abdullah'lı suratları hatırlar gibiyim. futbol kartları vardı o zamanlar. bordo ve mavi o yıllarda bir başkaydı tabi. ben hep beşiktaş'ı desteklerdim işte, ta ki trabzonspor'la karşılaşıncaya kadar. trabzonspor'la karşılaşınca, beşiktaş gözüme botafogo gibi gelirdi. ama quaresma'nın onur'a attığı bir gol vardır, onur hareketsiz kalmıştır. la dedim beşiktaş'a mı geçsem... şaka yahu. kolay mı lan trabzon'u bırakmak. kötü huylu tümör yemin ediyorum. tümör metin diye espri yapılabilirdi aslında. ama yapmadım. yani dediğim gibi beşiktaş; çarşısıyla pazarıyla sevilir sayılır. trabzonspor türkiye'nin zencisidir, beşiktaş'ta istanbul'un zencisidir. yanlışları karşısına almıştır. içerisinde barındırdığı pis insanları kapı dışarı etmiştir ve her zaman sağlıklı bir fikir ortaya koymuştur. haksız kazanılan kupasını geri iade etmeyi aklından geçirmiş ve kendi taraftarlarınca da bu fikir desteklenmiştir. günümüzde haksızlıkla kupa kazanarak "parasıyla değil mi?" esprilerini yapan bir güruhun yanında bu kesim, her daim saygıyı ve sevgiyi hak eder. bu yazım da, güzel beşiktaş taraftarına selamım olsun.
yeni hoca konusunda yavaş kalan takım. samet aybaba'yı şampiyonlar ligine katılamayacağımızın kesinleştiği inönü'deki son maçtan sonra göndermeleri gerekirdi. sezon sonunu beklemek anlamsız. o zaman gönderseler aradaki zamanda yeni hoca ile anlaşılır ve şimdiye transfer yapılanmaları hız kazanırdı.
yönetim aceleci davranmayacağız dese de aceleci davranmalı, şundan dolayı aceleci daranmalı karar vermeli. çünkü belli ki bu takımın başına gelen hoca yabancı ise türkiye'yi bilecek, bunun içinde 2-3 iyi alternatif var. yeni hocanın ve yeni futbolcuların adaptasyon sürecini kısaltmak için hemen anlaşmak gerek.
yönetim aceleci davranmayacağız dese de aceleci davranmalı, şundan dolayı aceleci daranmalı karar vermeli. çünkü belli ki bu takımın başına gelen hoca yabancı ise türkiye'yi bilecek, bunun içinde 2-3 iyi alternatif var. yeni hocanın ve yeni futbolcuların adaptasyon sürecini kısaltmak için hemen anlaşmak gerek.
"" Beşiktaş'ım sen boynunu eğme
bunların hepsi tam şerefsizler.""
gazete diye geçinin bazı tuvalet kağıtlarının gelişmesinden korktukları kulüp.
bunların hepsi tam şerefsizler.""
gazete diye geçinin bazı tuvalet kağıtlarının gelişmesinden korktukları kulüp.
zeki önder özen hamlesi yerinde olan kulüp. mircea lucescu tarzında, futbolcu ve taktiği birbirine iyi ayarlayan bir teknik direktör ve iki savaşçı stoper bulup fernandes' i elinde tutarsa gelecek seneye daha olumlu bakabilir.
Cenk, ismail, sivok, toraman, oguzhan, olcay, holosko, necip ve pektemek'i elinde tutması gereken takımım.
Trabzonspor-fenerbahce ziraat turkiye kupası finalini izledikten sonra Bence kaleye tolga zengin, stopere giray alınabilir.
Trabzonspor-fenerbahce ziraat turkiye kupası finalini izledikten sonra Bence kaleye tolga zengin, stopere giray alınabilir.
bir takım taraftarın artık büyük oyuncu, yıldız oyuncu ayaklarından vazgeçmesi gereken takımdır. önder özen'de dedi zaten bizim bombayla işimiz yok! taraftar sürekli dortmund modeli diyor ama bi yandan da o taraftar* yıldız istiyor veya yıldız transfer edicem diyen başkan adaylarından medet umuyor. yapmayın etmeyin dortmunda neredeyse tüm oyuncuları altyapıdan çıkmadır. bakın önder özen açıkladı takımı 3 böleceğiz 8+8+8 = 24 diye. 8 uluslararası kalitede oyuncu ama o yıldız statüsü değil yıldız potansiyeli olanlar 8 yerli yıldız potansiyeli (oğuzhan gibi olcay gibi) 8'de alt yapıdan çıkacak oyuncu. bizi bu adam eder. boşverin kupayı şampiyonluğu biz yıldırım demirören kafasındaki adamlarla ancak 10 yılda 1 kez şampiyon olabiliriz.
bir de şu içimizdeki şerefsizler var. siktirsinler!
bir de şu içimizdeki şerefsizler var. siktirsinler!
geçmiş senelerde orhan gülle ve kenan özer gibi yetenekli altyapı isimlerinde tekrarladığı hatayı tekrar etmemesi gereken kulüp. alyapıdan çıkardıkları isimleri değerlendirme konusunda sıkıntı yaşamaktadır son yıllarda. örneğin galatasaray semih kaya ve emre çolak' a sıkça forma şansı tanımaktadır son iki sezondur, berk ismail ünsal da a kadroya ısındırılmaktadır. galatasaray' ın yaptığı gibi en az 2 altyapı oyuncusunu a takıma kazandırırsa geleceği parlaktır.
(bkz: aşk)
türkiyenin en köklü kulübüdür.
tanımı girdikten sonra;
şoktayım. resmen ihanet uğramış gibi hissediyorum. ben babadan ötürü beşiktaşlıyım. 20 senedir beşiktaşı izlerim. ilk formam 2000'lerin beyaz ronaldo'lu 5 numaralı formasıdır. ancak başımızdan bi yıldırım demirören vakası geçti. o kadar yanlış transferler yapıldı ki. kulübe bir mendes pisliği bulaştı 6-7 oyuncu itekledi bize. bunların sorumlusu demirören, adalı gibi isimlerdi. querasma, alves, sidney, bebe, fernandes, simoa, guti, almieda. aralarından bir tek cancağızım fernandes'in yararı oldu bize kaanımca. neden mi? querasma'nın bize yıllık maliyeti tüm takımın maliyenin üçte biriydi. ondan daha çok savaşan aldığı parayı kuruşuna kadar hak eden adamlar bize daha az alıyordu bundan. tam bir mendes pazarlaması ile kakaladılar bize bunu. bir tek bunu mu? m. united'e 8 milyon avroya kakalanan bebe bize geldi. yine mendes sayesinde. mendes her transferdir, menajerlik ücreti vs alıyordu. bebe'yi united'a sattığında 4 milyon avro almıştı! porto'dan giden her oyuncu için yüzde 50 pay alıyordu. dahası şuan fernandes'i satarsa yüzde 50'si mendes* gidecek. bunlar hep hatalarımız bunlar yönetim hataları. şuan o hataları yapan kişiler yeniden aday oluyor!
orman yönetiminin hataları olabilir ancak bi önceki sezon 115 milyon olan takım giderini 40 milyon gibi bir rakama indirdi. ne yazık ki bu 115 milyon bir kısmı sadece mendes'e gidiyordu. anlayacağınız mendes bizi soydu soğana çevirdi. ama bizi mendes'ten kurtardılar. şimdi takımda sadece manu ve almeida'nın menajeri mendes.
adalı seçilirse eski günlere geri döneceğiz. ve ne yazık ki sırf yıldız aşkına bir çok beşiktaş taraftarı* bu adamı destekliyor. yılladır dortmund modeli istiyoruz diyenler vardı. dortmunda 2-3 yıl bekledi başarılı olmak için. siz daha 1 yıl geçmiş yönetim başarısız diyorsunuz. bir araştırın ne kadar borcun, ne kadar büyük bir yıkımın içinde olduğunu bjk'nin. üstelik bu adam hala şikeden yargılanıyor. eğer ki karar temyizden dönerse şikeci olduğu ispatlanacak ve o zaman üzerine bir de bjk başkanı ise güzelim takımın tarihine kara leke olarak geçecek.
adalı başkan olursa 20 yıldır onurumla tuttuğum, taraftarı olduğum siyah beyaz renkli takımıma elveda diyeceğim. çünkü bu taraftar bu borcu, bu başarısızlığı, aptal yönetimi, gereksiz transferi hak ediyor. rakiplerimiz uefa'da yarı final, şl liginde çeyrek final oynasın biz lig de tutunalım.
tanımı girdikten sonra;
şoktayım. resmen ihanet uğramış gibi hissediyorum. ben babadan ötürü beşiktaşlıyım. 20 senedir beşiktaşı izlerim. ilk formam 2000'lerin beyaz ronaldo'lu 5 numaralı formasıdır. ancak başımızdan bi yıldırım demirören vakası geçti. o kadar yanlış transferler yapıldı ki. kulübe bir mendes pisliği bulaştı 6-7 oyuncu itekledi bize. bunların sorumlusu demirören, adalı gibi isimlerdi. querasma, alves, sidney, bebe, fernandes, simoa, guti, almieda. aralarından bir tek cancağızım fernandes'in yararı oldu bize kaanımca. neden mi? querasma'nın bize yıllık maliyeti tüm takımın maliyenin üçte biriydi. ondan daha çok savaşan aldığı parayı kuruşuna kadar hak eden adamlar bize daha az alıyordu bundan. tam bir mendes pazarlaması ile kakaladılar bize bunu. bir tek bunu mu? m. united'e 8 milyon avroya kakalanan bebe bize geldi. yine mendes sayesinde. mendes her transferdir, menajerlik ücreti vs alıyordu. bebe'yi united'a sattığında 4 milyon avro almıştı! porto'dan giden her oyuncu için yüzde 50 pay alıyordu. dahası şuan fernandes'i satarsa yüzde 50'si mendes* gidecek. bunlar hep hatalarımız bunlar yönetim hataları. şuan o hataları yapan kişiler yeniden aday oluyor!
orman yönetiminin hataları olabilir ancak bi önceki sezon 115 milyon olan takım giderini 40 milyon gibi bir rakama indirdi. ne yazık ki bu 115 milyon bir kısmı sadece mendes'e gidiyordu. anlayacağınız mendes bizi soydu soğana çevirdi. ama bizi mendes'ten kurtardılar. şimdi takımda sadece manu ve almeida'nın menajeri mendes.
adalı seçilirse eski günlere geri döneceğiz. ve ne yazık ki sırf yıldız aşkına bir çok beşiktaş taraftarı* bu adamı destekliyor. yılladır dortmund modeli istiyoruz diyenler vardı. dortmunda 2-3 yıl bekledi başarılı olmak için. siz daha 1 yıl geçmiş yönetim başarısız diyorsunuz. bir araştırın ne kadar borcun, ne kadar büyük bir yıkımın içinde olduğunu bjk'nin. üstelik bu adam hala şikeden yargılanıyor. eğer ki karar temyizden dönerse şikeci olduğu ispatlanacak ve o zaman üzerine bir de bjk başkanı ise güzelim takımın tarihine kara leke olarak geçecek.
adalı başkan olursa 20 yıldır onurumla tuttuğum, taraftarı olduğum siyah beyaz renkli takımıma elveda diyeceğim. çünkü bu taraftar bu borcu, bu başarısızlığı, aptal yönetimi, gereksiz transferi hak ediyor. rakiplerimiz uefa'da yarı final, şl liginde çeyrek final oynasın biz lig de tutunalım.
ancak bu sene takım olabilmiş yd döneminde ise sadece çete olabilmiş kulüp.
eksibesiktas.blogspot.com'dan güzel bir yazı.
--spoiler--
Kimse kusura bakmasın, giriş, gelişme sonuçla falan uğraşamayacağım. Beşiktaş'ı izlemek çok büyük keyif, öyle böyle değil. Şimdi o muhteşem tek pasları, o çevre kontrolünü, o paylaşımı görmeyip, savunmadaki hatalardan veya Uğur Boral'dan bahsedecek halim yok. Zerre umurumda değil. Beşiktaş yıllar sonra "yıldız oyuncu" prangasından çıkmış, tüketen bir kulüpten, üreten bir kulübe doğru yol almış, ben çıkıp sol bekin yerleşim hatasından mı bahsedeyim? Hadi lan!
Yıllarca ne dedik? Beşiktaş kulübünde bir zehir var. ister Holosko'yu al, istersen Messi'yi. Bu başı boşluk içinde, bu düzensizlik içinde, sen ona değil, o sana benziyor. Bobo'sundan, Nobre'sine, Tello'sundan, Ernst'ine, Simao'suna... Bugün neredeler? Eskişehir, Kayseri, Mersin idman Yurdu falan... Gittiklerinde kariyerleri dibe vurmuştu. Şimdi tırmalayarak eski saygınlıklarını arıyorlar.
Neden Beşiktaş'a gelen her yabancı kariyerlerinin en kötü dönemlerini geçiriyordu? Cevap açık aslında. Bu cevabı almanın en kolay yolu için; Bkz: Filip Holosko. Adamdaki kol, bacak, ayak, kafa aynı. Sadece aldığı para daha makul seviyede, gol attığında sarılmaları daha samimi. 5 senedir saç baş yolduran Holosko gitti, bu ligde baya baya etkili bir oyuncu geldi. Ne oldu Holosko'ya? Olan şey çok açık; Beşiktaş -afedersiniz- götü başı ayrı oynamayan bir kulüp haline geldi. Futbolcu - kulüp, futbolcu - futbolcu ilişkileri doğru, mali disiplinin yavaş yavaş oturduğu bir kulüp. Bunun yeşil çimler üzerindeki doğal sonuçları. Olması gerektiği gibi...
Al eline kalemi kağıdı. Hugo Almeida, Filip Holosko, Manuel Fernandes, Necip Uysal, Olcay Şahan, Oğuzhan Özyakup kariyer zirvesi yaşıyor mu, yaşamıyor mu sen söyle? Almeida 3 ay önce futbolu bırakma noktasındaydı, menajeri Mendes olmasa Nobre'ye alternatif olarak Mersin'e giderdi. Holosko 3 tane daha "Feda" dese, Kayseri onu alır mıydı şüpheli.
Bu işler bugünden yarına olmuyor. Bu işler dışarıdan göründüğü kadar kolay olmuyor. Önce elinize bir dezenfektan alıp Ümraniye'yi baştan aşağıya yıkayacaksınız. Ondan sonra başlayacaksınız çalışmaya. Sileceksiniz geçmişten kalan tüm izleri. O izlerin en derini Quaresma bile olsa, bakmayacaksınız gözünün yaşına. Geride kaldı, bitti gitti o. Hadi geçmiş olsun.
Futbol bir takım oyunu. Trivela, eğer takım arkadaşıyla buluşuyorsa anlamlı. Yoksa ligin bu haftasına kadar Holosko'nun attığı golü, Quaresma bir sezon boyunca ya atıyor, ya atmıyor. Sen Quaresma'ya "biraz koşsana" dediğinde, formasını çıkarıp tribüne uzatıyordu "gel, sen koş" diye. Bugün o cevabı verecek tek bir futbolcumuz var mı? Fernandes'in kulübü sahiplenmesine bakın, Almeida'nın tavırlarına bakın farkı göreceksiniz. Beşiktaş geçen seneden fazla puan toplamış, daha çok gol atmış, fasa fiso. Onu 3 yaşındaki çocuk da görüyor. Oysa orada önemli olan, arkamda daha müsait oyuncu vardır diye Olcay'ın topun üzerinden atlaması. Kendi kendine olmuyor o iş öyle.
Şimdi diyecekler ki, bu takım daha çok toy. Yarın öbür gün tökezler. Elbette tökezleyecek. Lakin tökezlemesinin sebebi, elinde yıldız oyuncu olmaması olmayacak. Tökezlemesinin sebebi, az para harcaması, feda demesi de olmayacak. Futboldur bu, her şey olur. Önemli olan hangi yöne gideceğine karar vermek ve o yöne doğru ilerlemektir. Beşiktaş doğru yolda. Kulüp yapısı olarak da, oyun düşüncesi olarak da doğru yolda.
Bugün tribünden "koşsana lan!" diyebileceğimiz tek bir oyuncumuz yok. Bunlar "bizim çocuklar". Bunların üçü yan yana geldiklerinde "çete" olmuyorlar. Biz bu çocukların oluşturduğu değerlerin toplamına ve hatta daha fazlasına "takım" diyoruz, zaten onun adı da, "Beşiktaş" oluyor...
Gönül verdiğimiz kulüp 1903'te kurulmuş. Yüz yılı aşkın...
Sevemezdi kimse seni, bizim sevdiğimiz kadar; orası baki.
Keşke neyi sevdiğimizi bu kadar kolay unutmasaymışız.
Hatırlaması epey zor oldu,
Ama çok güzel oldu be!
--spoiler--
eksibesiktas.blogspot.com'dan güzel bir yazı.
--spoiler--
Kimse kusura bakmasın, giriş, gelişme sonuçla falan uğraşamayacağım. Beşiktaş'ı izlemek çok büyük keyif, öyle böyle değil. Şimdi o muhteşem tek pasları, o çevre kontrolünü, o paylaşımı görmeyip, savunmadaki hatalardan veya Uğur Boral'dan bahsedecek halim yok. Zerre umurumda değil. Beşiktaş yıllar sonra "yıldız oyuncu" prangasından çıkmış, tüketen bir kulüpten, üreten bir kulübe doğru yol almış, ben çıkıp sol bekin yerleşim hatasından mı bahsedeyim? Hadi lan!
Yıllarca ne dedik? Beşiktaş kulübünde bir zehir var. ister Holosko'yu al, istersen Messi'yi. Bu başı boşluk içinde, bu düzensizlik içinde, sen ona değil, o sana benziyor. Bobo'sundan, Nobre'sine, Tello'sundan, Ernst'ine, Simao'suna... Bugün neredeler? Eskişehir, Kayseri, Mersin idman Yurdu falan... Gittiklerinde kariyerleri dibe vurmuştu. Şimdi tırmalayarak eski saygınlıklarını arıyorlar.
Neden Beşiktaş'a gelen her yabancı kariyerlerinin en kötü dönemlerini geçiriyordu? Cevap açık aslında. Bu cevabı almanın en kolay yolu için; Bkz: Filip Holosko. Adamdaki kol, bacak, ayak, kafa aynı. Sadece aldığı para daha makul seviyede, gol attığında sarılmaları daha samimi. 5 senedir saç baş yolduran Holosko gitti, bu ligde baya baya etkili bir oyuncu geldi. Ne oldu Holosko'ya? Olan şey çok açık; Beşiktaş -afedersiniz- götü başı ayrı oynamayan bir kulüp haline geldi. Futbolcu - kulüp, futbolcu - futbolcu ilişkileri doğru, mali disiplinin yavaş yavaş oturduğu bir kulüp. Bunun yeşil çimler üzerindeki doğal sonuçları. Olması gerektiği gibi...
Al eline kalemi kağıdı. Hugo Almeida, Filip Holosko, Manuel Fernandes, Necip Uysal, Olcay Şahan, Oğuzhan Özyakup kariyer zirvesi yaşıyor mu, yaşamıyor mu sen söyle? Almeida 3 ay önce futbolu bırakma noktasındaydı, menajeri Mendes olmasa Nobre'ye alternatif olarak Mersin'e giderdi. Holosko 3 tane daha "Feda" dese, Kayseri onu alır mıydı şüpheli.
Bu işler bugünden yarına olmuyor. Bu işler dışarıdan göründüğü kadar kolay olmuyor. Önce elinize bir dezenfektan alıp Ümraniye'yi baştan aşağıya yıkayacaksınız. Ondan sonra başlayacaksınız çalışmaya. Sileceksiniz geçmişten kalan tüm izleri. O izlerin en derini Quaresma bile olsa, bakmayacaksınız gözünün yaşına. Geride kaldı, bitti gitti o. Hadi geçmiş olsun.
Futbol bir takım oyunu. Trivela, eğer takım arkadaşıyla buluşuyorsa anlamlı. Yoksa ligin bu haftasına kadar Holosko'nun attığı golü, Quaresma bir sezon boyunca ya atıyor, ya atmıyor. Sen Quaresma'ya "biraz koşsana" dediğinde, formasını çıkarıp tribüne uzatıyordu "gel, sen koş" diye. Bugün o cevabı verecek tek bir futbolcumuz var mı? Fernandes'in kulübü sahiplenmesine bakın, Almeida'nın tavırlarına bakın farkı göreceksiniz. Beşiktaş geçen seneden fazla puan toplamış, daha çok gol atmış, fasa fiso. Onu 3 yaşındaki çocuk da görüyor. Oysa orada önemli olan, arkamda daha müsait oyuncu vardır diye Olcay'ın topun üzerinden atlaması. Kendi kendine olmuyor o iş öyle.
Şimdi diyecekler ki, bu takım daha çok toy. Yarın öbür gün tökezler. Elbette tökezleyecek. Lakin tökezlemesinin sebebi, elinde yıldız oyuncu olmaması olmayacak. Tökezlemesinin sebebi, az para harcaması, feda demesi de olmayacak. Futboldur bu, her şey olur. Önemli olan hangi yöne gideceğine karar vermek ve o yöne doğru ilerlemektir. Beşiktaş doğru yolda. Kulüp yapısı olarak da, oyun düşüncesi olarak da doğru yolda.
Bugün tribünden "koşsana lan!" diyebileceğimiz tek bir oyuncumuz yok. Bunlar "bizim çocuklar". Bunların üçü yan yana geldiklerinde "çete" olmuyorlar. Biz bu çocukların oluşturduğu değerlerin toplamına ve hatta daha fazlasına "takım" diyoruz, zaten onun adı da, "Beşiktaş" oluyor...
Gönül verdiğimiz kulüp 1903'te kurulmuş. Yüz yılı aşkın...
Sevemezdi kimse seni, bizim sevdiğimiz kadar; orası baki.
Keşke neyi sevdiğimizi bu kadar kolay unutmasaymışız.
Hatırlaması epey zor oldu,
Ama çok güzel oldu be!
--spoiler--
2011-2012 sezonunda umduğunu bulamayan futbol kulübümüzdür. devler liginin bile en kötü sonuç alan takımıdır.
http://www.sabah.com.tr/S...en-kotu-rekoru-besiktasta
http://www.sabah.com.tr/S...en-kotu-rekoru-besiktasta
önder özeni sportif direktör yaparak çok çok doğru bir iş yapmış futbol takımıdır. önder özen, işini iyi yapan sayılı isimlerdendir.
fabregas'ı getiriyom panpalar, oyları bana verin diyen bir başkan adayı çıkmıştır içinden.
Değişik bir seçim sürecine girmiş olan kulüp.
Demirören faciasının ardına gelip takımı mali ferahlığa kavuşturmak için ciddi adımlar atan, bir çok soruna çözüm getirmiş, planlı ve gelecekçi bir politika yürüten Fikret başkan ile beşiktaş taraftarının çok sevdiği, maddi gücü yüksek, iddialı bir yönetim kuracağı söylenen Adalı'nın kapışması söz konusu.
Gönül isterdi ki geçen sene de böyle bir yarış olSAYDI. Ya da isterdik ki yarış değil birleşme olsun. Zira halihazırdaki başkanımız bu kulübe 1 sene içinde ciddi emekler verdi, ciddi sorunları çözdü, ciddi adımlar attı. Demirören'in 8 senede halledemediği stat işini 1 senede çözüme kavuşturdu. Akılcı, biraz da çıkarcı* bir politika ile güzel işler yaptı. Yanlışları da oldu. Samet aybaba gibi bir yanlışı oldu. ibrahim Altınsay gibi bir yanlışı oldu. Sportif yanlışları fazlasıyla oldu. Ve içinde bulunduğumuz futbol ortamı/dünyası kabul ettirmiştir ki; sportif başarı olmaksızın düzlüğe çıkmak zordur. Şampiyonluklar, şampiyonlar ligi gibi yüksek gelirli başarılar bu kulübü düzlüğe çıkarmak için elzemdir. Bu gereklilikleri mevcut yönetimle gerçekleştirebileceğimiz düşüncesi soru işaretidir. Lakin Adalı yönetimi ile gerçekleştirebileceğimiz düşüncesi de daha büyük soru işaretidir.
Planlı, programlı, yürekli, akılcı ve günün şartlarına göre rota belirleyen bir yönetim hepimizin istediğidir. Adalı, demirören yönetiminde bulunduğu sürede gerçekleştirdiği transferler ile bir çok taraftarın sevgisini kazanmıştır. Sempatinin kaynağı da budur. Lakin yönetim olmak, yönetmek böyle bir şey değildir. Öyle olsaydı Haldun Üstünel dünyanın en kariyerli yöneticisi olurdu.
Bu anlamda mevcut yönetimin kalmasından, politikasında ısrarcı olmasından taraf olabiliriz. Mantıken bize yatkın olan budur. Zira son açıklamalarla artık fakir edebiyatının son bulacağı, gerçek bir beşiktaş için taşın altındaki ellerin daha çoğalacağı vurgularu yapılmaktadır. Feda senesinin ardından vefa üzerimize düşendir.
Fakat; yıllardır beşiktaş için yazılıp çizilen, içinde Adalının, Özilhanların, Mansimovların, Özyeğinlerin bulunduğu maddi açıdan güçlü bir kadro da bu seçim sürecinde sanki önümüze gelecek gibi. Bilhassa Aksu ve Adalı işbirliği, birlik, bütünlük, prestij, maddi güç, statü açısından tercih edilesidir. Yine de bu isimlerin yönetimi alsalar dahi, fikret orman planlamasını ve akılcılığını korumak zorunda oldukları bir gerçektir.
Ne sadece fakir edebiyatı ne de sadece para!! Günümüz futbol dünyası akıl, plan ve maddi güç ekseninde şekillenmelidir. Çağa ayak uydurmak şarttır.
Arap şeyhlerinin satın aldığı fransız kulüplerinden bir farkımız olsun istiyorsak Fikret Orman yönetiminin gerçekleştirdiği, planladığı, düşündüğü ve ortaya koyduğu politikayı benimsememiz lazım. Bu politikanın üzerine bir de maddi güç -ki mevcut yönetimde bu güç çok sınırlı- eklersek o zaman bir şeyler pozitif anlamda değişebilir.
Bunun da yolu Adalı kanadının eğer yönetime gelirlerse; akılcı, planlı, gerçekçi Fikret Orman politikasını hiçe saymamaları gerektiğinden geçer.
Geçen sezon tek bir aday çıkmadı, tek bir Beşiktaşlı elini taşın altına koymadı. Bu riske, bu bunalıma kimse giremedi. Adalı bi ara meyillendi sonra işi Fikret Orman'a bıraktı ve orman'ı destekledi. Şu an kulüpte bazı şeyler rayına oturuyor. Kulüp artık önünü görebilecek duruma geldi.
Umarım Fikret Orman'ın emekleri zayi olmaz, umarım Beşiktaş aşkı ile göreve geleceğinden emin olduğumuz Adalının politikası da "yıldız futbolcu alalım işi bitiririz" bağlamında değildir.
Ne olursa olsun, yükselen, düzelen, iyileşen ve ayağa kalkan beşiktaş olsun. ,
Günümüz iğrenç futbol ortamının, fanatizmin tavan yaptığı, milletin salyalar akıtarak birbirlerine küfrettiği rezil futbol ortamının BEŞiKTAŞ ÇINARINA ÇOK iHTiYACI VAR.
Demirören faciasının ardına gelip takımı mali ferahlığa kavuşturmak için ciddi adımlar atan, bir çok soruna çözüm getirmiş, planlı ve gelecekçi bir politika yürüten Fikret başkan ile beşiktaş taraftarının çok sevdiği, maddi gücü yüksek, iddialı bir yönetim kuracağı söylenen Adalı'nın kapışması söz konusu.
Gönül isterdi ki geçen sene de böyle bir yarış olSAYDI. Ya da isterdik ki yarış değil birleşme olsun. Zira halihazırdaki başkanımız bu kulübe 1 sene içinde ciddi emekler verdi, ciddi sorunları çözdü, ciddi adımlar attı. Demirören'in 8 senede halledemediği stat işini 1 senede çözüme kavuşturdu. Akılcı, biraz da çıkarcı* bir politika ile güzel işler yaptı. Yanlışları da oldu. Samet aybaba gibi bir yanlışı oldu. ibrahim Altınsay gibi bir yanlışı oldu. Sportif yanlışları fazlasıyla oldu. Ve içinde bulunduğumuz futbol ortamı/dünyası kabul ettirmiştir ki; sportif başarı olmaksızın düzlüğe çıkmak zordur. Şampiyonluklar, şampiyonlar ligi gibi yüksek gelirli başarılar bu kulübü düzlüğe çıkarmak için elzemdir. Bu gereklilikleri mevcut yönetimle gerçekleştirebileceğimiz düşüncesi soru işaretidir. Lakin Adalı yönetimi ile gerçekleştirebileceğimiz düşüncesi de daha büyük soru işaretidir.
Planlı, programlı, yürekli, akılcı ve günün şartlarına göre rota belirleyen bir yönetim hepimizin istediğidir. Adalı, demirören yönetiminde bulunduğu sürede gerçekleştirdiği transferler ile bir çok taraftarın sevgisini kazanmıştır. Sempatinin kaynağı da budur. Lakin yönetim olmak, yönetmek böyle bir şey değildir. Öyle olsaydı Haldun Üstünel dünyanın en kariyerli yöneticisi olurdu.
Bu anlamda mevcut yönetimin kalmasından, politikasında ısrarcı olmasından taraf olabiliriz. Mantıken bize yatkın olan budur. Zira son açıklamalarla artık fakir edebiyatının son bulacağı, gerçek bir beşiktaş için taşın altındaki ellerin daha çoğalacağı vurgularu yapılmaktadır. Feda senesinin ardından vefa üzerimize düşendir.
Fakat; yıllardır beşiktaş için yazılıp çizilen, içinde Adalının, Özilhanların, Mansimovların, Özyeğinlerin bulunduğu maddi açıdan güçlü bir kadro da bu seçim sürecinde sanki önümüze gelecek gibi. Bilhassa Aksu ve Adalı işbirliği, birlik, bütünlük, prestij, maddi güç, statü açısından tercih edilesidir. Yine de bu isimlerin yönetimi alsalar dahi, fikret orman planlamasını ve akılcılığını korumak zorunda oldukları bir gerçektir.
Ne sadece fakir edebiyatı ne de sadece para!! Günümüz futbol dünyası akıl, plan ve maddi güç ekseninde şekillenmelidir. Çağa ayak uydurmak şarttır.
Arap şeyhlerinin satın aldığı fransız kulüplerinden bir farkımız olsun istiyorsak Fikret Orman yönetiminin gerçekleştirdiği, planladığı, düşündüğü ve ortaya koyduğu politikayı benimsememiz lazım. Bu politikanın üzerine bir de maddi güç -ki mevcut yönetimde bu güç çok sınırlı- eklersek o zaman bir şeyler pozitif anlamda değişebilir.
Bunun da yolu Adalı kanadının eğer yönetime gelirlerse; akılcı, planlı, gerçekçi Fikret Orman politikasını hiçe saymamaları gerektiğinden geçer.
Geçen sezon tek bir aday çıkmadı, tek bir Beşiktaşlı elini taşın altına koymadı. Bu riske, bu bunalıma kimse giremedi. Adalı bi ara meyillendi sonra işi Fikret Orman'a bıraktı ve orman'ı destekledi. Şu an kulüpte bazı şeyler rayına oturuyor. Kulüp artık önünü görebilecek duruma geldi.
Umarım Fikret Orman'ın emekleri zayi olmaz, umarım Beşiktaş aşkı ile göreve geleceğinden emin olduğumuz Adalının politikası da "yıldız futbolcu alalım işi bitiririz" bağlamında değildir.
Ne olursa olsun, yükselen, düzelen, iyileşen ve ayağa kalkan beşiktaş olsun. ,
Günümüz iğrenç futbol ortamının, fanatizmin tavan yaptığı, milletin salyalar akıtarak birbirlerine küfrettiği rezil futbol ortamının BEŞiKTAŞ ÇINARINA ÇOK iHTiYACI VAR.
maalesef hala para mı sistem mi daha etkili bilmeyen taraftarlarınca serdar adalı'ya umut bağlanan güzide takım.
allah rızası için şu yazıyı okuyun, para mı sistem mi öyle karar verin:
http://www.ntvspor.net/ya...reli/1018/fedadan-zirveye---
allah rızası için şu yazıyı okuyun, para mı sistem mi öyle karar verin:
http://www.ntvspor.net/ya...reli/1018/fedadan-zirveye---
Süper lig'de yapılan fahiş hakem hatalarına baktığımda ilk 20 de kendi lehinde hiç olay olmayan takımdır.
Kendi aleyhinde hiç karar olmayan takım içi ise (bkz: fenerbahçe)
Not: Galatasaraylıyım
Not 2: Kendi kafa göre yorum yapmadım. Buyrun: http://www.youtube.com/watch?v=UodkEIKT-HY
Kendi aleyhinde hiç karar olmayan takım içi ise (bkz: fenerbahçe)
Not: Galatasaraylıyım
Not 2: Kendi kafa göre yorum yapmadım. Buyrun: http://www.youtube.com/watch?v=UodkEIKT-HY
4 büyüklerden çıkarılması gereken satandart bir takım... beşiktaş büyüklüğünü kaybetmiştir ve sıradan bir takım olmuştur benim için..
feda cefa diyodunuz len bu ne diye sorular sorulmak istenen takım.*
http://spor.gazetevatan.c...r&utm_campaign=Buffer
http://spor.gazetevatan.c...r&utm_campaign=Buffer
bazı renkli takım taraftarlarının hala anlayamadığı çözemediği kulüp.
bakın sevgili gökkuşağı sevdalıları,
beşiktaş, fenerbahçe ve galatasaray olmamak demektir. beşiktaş'a en büyük hakaret bizi onlara benzetmeye çalışmaktır -bak kıyaslamak demiyorum lafı götünden anlama yoksa her türlü kıyasta büyüklükte varız- kastım bu değil. peki ne demek?
beşiktaş demek sizin gibi olma özentisi olmamaktır.özenti derken siz gibi olma yolunda geçirdiğimiz o iğrenç demirörenli yılları kasdediyorum. kavgacı, saygısız, rakiple uğraşan, çirkefleşen, şov meraklısı transferlerin yapıldığı o yılları kasdediyorum. şükür ki bitti. umarım bir dahada öyle dönemler gelmez.
beşiktaş onurla, şerefle mücadele etmek şike,teşvik vb. ahlaksızlıklara prim vermemek demektir. beşiktaş rakibinin elinden oyuncu çalmamak demektir çalmak uğruna fazladan para vermemektir. sebanın dediği gibi ahlaklı tranfer demektir.(potuk için birbirlerinin götünü yırtanlar elbette bunu anlamaz) bizim için büyüklük milyon dolarlık transferler yapmak yerine altyapıdan oyuncu çıkartmak demektir. büyüklüğü formaya takılan yıldız hesabına göre yapmamak demektir. sevdadır lakin siz anlayamazsınız. kısaca beşiktaş aşk demektir.
bakın sevgili gökkuşağı sevdalıları,
beşiktaş, fenerbahçe ve galatasaray olmamak demektir. beşiktaş'a en büyük hakaret bizi onlara benzetmeye çalışmaktır -bak kıyaslamak demiyorum lafı götünden anlama yoksa her türlü kıyasta büyüklükte varız- kastım bu değil. peki ne demek?
beşiktaş demek sizin gibi olma özentisi olmamaktır.özenti derken siz gibi olma yolunda geçirdiğimiz o iğrenç demirörenli yılları kasdediyorum. kavgacı, saygısız, rakiple uğraşan, çirkefleşen, şov meraklısı transferlerin yapıldığı o yılları kasdediyorum. şükür ki bitti. umarım bir dahada öyle dönemler gelmez.
beşiktaş onurla, şerefle mücadele etmek şike,teşvik vb. ahlaksızlıklara prim vermemek demektir. beşiktaş rakibinin elinden oyuncu çalmamak demektir çalmak uğruna fazladan para vermemektir. sebanın dediği gibi ahlaklı tranfer demektir.(potuk için birbirlerinin götünü yırtanlar elbette bunu anlamaz) bizim için büyüklük milyon dolarlık transferler yapmak yerine altyapıdan oyuncu çıkartmak demektir. büyüklüğü formaya takılan yıldız hesabına göre yapmamak demektir. sevdadır lakin siz anlayamazsınız. kısaca beşiktaş aşk demektir.
onur, şereften sıklıkla bahsedenlerin kulübü. 100. Yıldaki şampiyonluğu nasıl elde ettikleri ortadadır.
http://eksibesiktas.blogs...ktas-baskanlk-secimi.html
10 madde de beşiktaş başkanlığı.
100. yıl şampiyonluğu 93 yılında galatsaray'ın şikeli şampiyonluğu gibi değildir veya 2010da ki fenerin şikeli şampiyonluğu gibi değildir. alın teridir.
10 madde de beşiktaş başkanlığı.
100. yıl şampiyonluğu 93 yılında galatsaray'ın şikeli şampiyonluğu gibi değildir veya 2010da ki fenerin şikeli şampiyonluğu gibi değildir. alın teridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar