bugün
- abdullah öcalan9
- alparslan kuytul12
- fenerbahçe biraz sert biraz katı9
- müsavat dervişoğlu8
- gazisini zulüm eden savaşta asker bulamaz3
- karanlıkta johnny depp e benzeyen yazarlar3
- ağlamamak için kendini tutmak3
- hewal ebo4
- ahmet mümtaz taylan8
- saddamdan kovulanların türkiyede özerklik istemesi4
- aleksey batrakov19
- reels izleme bağımlılığı2
- kürtleri sempatik göstermek için söylenen yalanlar4
- ekşi sözlük21
- yasakçı zihniyet15
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- marco asensio5
- ismail kartal16
- leyla ile mecnun4
- kokoreç3
- fenerbahçe'nin başarısızlığının nedenleri4
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- ebu hanzala2
- deniz akkaya2
- enayimiknatisi ile kavga etmek13
- furkan vakfı'na yönelik operasyon3
- bugün ne yapsam9
- sözlüğün bamyası4
- muslettin amca4
- meral danış beştaş2
- zorunlu eğitim12
- 0 0 7'nin kafasını tutup ağaca sürtmek5
- kimse kalmadı5
- kürtçülere göre faşist olmayanlar2
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- kemal kılıçdaroğlu4
- tai lung3
- eşekçi sosyal medya hesapları2
- stanley kubrick2
- toplumda 3 tip mısto kemal olması2
- bahçeliden gündem yaratacak seçim sistemi çıkışı7
- palamut2
- doların 48 tl olması3
- tsadik sofit2
- aziz yıldırım2
- nervio hamferdi9
- sidiki cherif6
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması6
- seks3
- 21 yaşında erkek 31 yaşında kadın ilişkisi2
ancak bu sene takım olabilmiş yd döneminde ise sadece çete olabilmiş kulüp.
eksibesiktas.blogspot.com'dan güzel bir yazı.
--spoiler--
Kimse kusura bakmasın, giriş, gelişme sonuçla falan uğraşamayacağım. Beşiktaş'ı izlemek çok büyük keyif, öyle böyle değil. Şimdi o muhteşem tek pasları, o çevre kontrolünü, o paylaşımı görmeyip, savunmadaki hatalardan veya Uğur Boral'dan bahsedecek halim yok. Zerre umurumda değil. Beşiktaş yıllar sonra "yıldız oyuncu" prangasından çıkmış, tüketen bir kulüpten, üreten bir kulübe doğru yol almış, ben çıkıp sol bekin yerleşim hatasından mı bahsedeyim? Hadi lan!
Yıllarca ne dedik? Beşiktaş kulübünde bir zehir var. ister Holosko'yu al, istersen Messi'yi. Bu başı boşluk içinde, bu düzensizlik içinde, sen ona değil, o sana benziyor. Bobo'sundan, Nobre'sine, Tello'sundan, Ernst'ine, Simao'suna... Bugün neredeler? Eskişehir, Kayseri, Mersin idman Yurdu falan... Gittiklerinde kariyerleri dibe vurmuştu. Şimdi tırmalayarak eski saygınlıklarını arıyorlar.
Neden Beşiktaş'a gelen her yabancı kariyerlerinin en kötü dönemlerini geçiriyordu? Cevap açık aslında. Bu cevabı almanın en kolay yolu için; Bkz: Filip Holosko. Adamdaki kol, bacak, ayak, kafa aynı. Sadece aldığı para daha makul seviyede, gol attığında sarılmaları daha samimi. 5 senedir saç baş yolduran Holosko gitti, bu ligde baya baya etkili bir oyuncu geldi. Ne oldu Holosko'ya? Olan şey çok açık; Beşiktaş -afedersiniz- götü başı ayrı oynamayan bir kulüp haline geldi. Futbolcu - kulüp, futbolcu - futbolcu ilişkileri doğru, mali disiplinin yavaş yavaş oturduğu bir kulüp. Bunun yeşil çimler üzerindeki doğal sonuçları. Olması gerektiği gibi...
Al eline kalemi kağıdı. Hugo Almeida, Filip Holosko, Manuel Fernandes, Necip Uysal, Olcay Şahan, Oğuzhan Özyakup kariyer zirvesi yaşıyor mu, yaşamıyor mu sen söyle? Almeida 3 ay önce futbolu bırakma noktasındaydı, menajeri Mendes olmasa Nobre'ye alternatif olarak Mersin'e giderdi. Holosko 3 tane daha "Feda" dese, Kayseri onu alır mıydı şüpheli.
Bu işler bugünden yarına olmuyor. Bu işler dışarıdan göründüğü kadar kolay olmuyor. Önce elinize bir dezenfektan alıp Ümraniye'yi baştan aşağıya yıkayacaksınız. Ondan sonra başlayacaksınız çalışmaya. Sileceksiniz geçmişten kalan tüm izleri. O izlerin en derini Quaresma bile olsa, bakmayacaksınız gözünün yaşına. Geride kaldı, bitti gitti o. Hadi geçmiş olsun.
Futbol bir takım oyunu. Trivela, eğer takım arkadaşıyla buluşuyorsa anlamlı. Yoksa ligin bu haftasına kadar Holosko'nun attığı golü, Quaresma bir sezon boyunca ya atıyor, ya atmıyor. Sen Quaresma'ya "biraz koşsana" dediğinde, formasını çıkarıp tribüne uzatıyordu "gel, sen koş" diye. Bugün o cevabı verecek tek bir futbolcumuz var mı? Fernandes'in kulübü sahiplenmesine bakın, Almeida'nın tavırlarına bakın farkı göreceksiniz. Beşiktaş geçen seneden fazla puan toplamış, daha çok gol atmış, fasa fiso. Onu 3 yaşındaki çocuk da görüyor. Oysa orada önemli olan, arkamda daha müsait oyuncu vardır diye Olcay'ın topun üzerinden atlaması. Kendi kendine olmuyor o iş öyle.
Şimdi diyecekler ki, bu takım daha çok toy. Yarın öbür gün tökezler. Elbette tökezleyecek. Lakin tökezlemesinin sebebi, elinde yıldız oyuncu olmaması olmayacak. Tökezlemesinin sebebi, az para harcaması, feda demesi de olmayacak. Futboldur bu, her şey olur. Önemli olan hangi yöne gideceğine karar vermek ve o yöne doğru ilerlemektir. Beşiktaş doğru yolda. Kulüp yapısı olarak da, oyun düşüncesi olarak da doğru yolda.
Bugün tribünden "koşsana lan!" diyebileceğimiz tek bir oyuncumuz yok. Bunlar "bizim çocuklar". Bunların üçü yan yana geldiklerinde "çete" olmuyorlar. Biz bu çocukların oluşturduğu değerlerin toplamına ve hatta daha fazlasına "takım" diyoruz, zaten onun adı da, "Beşiktaş" oluyor...
Gönül verdiğimiz kulüp 1903'te kurulmuş. Yüz yılı aşkın...
Sevemezdi kimse seni, bizim sevdiğimiz kadar; orası baki.
Keşke neyi sevdiğimizi bu kadar kolay unutmasaymışız.
Hatırlaması epey zor oldu,
Ama çok güzel oldu be!
--spoiler--
eksibesiktas.blogspot.com'dan güzel bir yazı.
--spoiler--
Kimse kusura bakmasın, giriş, gelişme sonuçla falan uğraşamayacağım. Beşiktaş'ı izlemek çok büyük keyif, öyle böyle değil. Şimdi o muhteşem tek pasları, o çevre kontrolünü, o paylaşımı görmeyip, savunmadaki hatalardan veya Uğur Boral'dan bahsedecek halim yok. Zerre umurumda değil. Beşiktaş yıllar sonra "yıldız oyuncu" prangasından çıkmış, tüketen bir kulüpten, üreten bir kulübe doğru yol almış, ben çıkıp sol bekin yerleşim hatasından mı bahsedeyim? Hadi lan!
Yıllarca ne dedik? Beşiktaş kulübünde bir zehir var. ister Holosko'yu al, istersen Messi'yi. Bu başı boşluk içinde, bu düzensizlik içinde, sen ona değil, o sana benziyor. Bobo'sundan, Nobre'sine, Tello'sundan, Ernst'ine, Simao'suna... Bugün neredeler? Eskişehir, Kayseri, Mersin idman Yurdu falan... Gittiklerinde kariyerleri dibe vurmuştu. Şimdi tırmalayarak eski saygınlıklarını arıyorlar.
Neden Beşiktaş'a gelen her yabancı kariyerlerinin en kötü dönemlerini geçiriyordu? Cevap açık aslında. Bu cevabı almanın en kolay yolu için; Bkz: Filip Holosko. Adamdaki kol, bacak, ayak, kafa aynı. Sadece aldığı para daha makul seviyede, gol attığında sarılmaları daha samimi. 5 senedir saç baş yolduran Holosko gitti, bu ligde baya baya etkili bir oyuncu geldi. Ne oldu Holosko'ya? Olan şey çok açık; Beşiktaş -afedersiniz- götü başı ayrı oynamayan bir kulüp haline geldi. Futbolcu - kulüp, futbolcu - futbolcu ilişkileri doğru, mali disiplinin yavaş yavaş oturduğu bir kulüp. Bunun yeşil çimler üzerindeki doğal sonuçları. Olması gerektiği gibi...
Al eline kalemi kağıdı. Hugo Almeida, Filip Holosko, Manuel Fernandes, Necip Uysal, Olcay Şahan, Oğuzhan Özyakup kariyer zirvesi yaşıyor mu, yaşamıyor mu sen söyle? Almeida 3 ay önce futbolu bırakma noktasındaydı, menajeri Mendes olmasa Nobre'ye alternatif olarak Mersin'e giderdi. Holosko 3 tane daha "Feda" dese, Kayseri onu alır mıydı şüpheli.
Bu işler bugünden yarına olmuyor. Bu işler dışarıdan göründüğü kadar kolay olmuyor. Önce elinize bir dezenfektan alıp Ümraniye'yi baştan aşağıya yıkayacaksınız. Ondan sonra başlayacaksınız çalışmaya. Sileceksiniz geçmişten kalan tüm izleri. O izlerin en derini Quaresma bile olsa, bakmayacaksınız gözünün yaşına. Geride kaldı, bitti gitti o. Hadi geçmiş olsun.
Futbol bir takım oyunu. Trivela, eğer takım arkadaşıyla buluşuyorsa anlamlı. Yoksa ligin bu haftasına kadar Holosko'nun attığı golü, Quaresma bir sezon boyunca ya atıyor, ya atmıyor. Sen Quaresma'ya "biraz koşsana" dediğinde, formasını çıkarıp tribüne uzatıyordu "gel, sen koş" diye. Bugün o cevabı verecek tek bir futbolcumuz var mı? Fernandes'in kulübü sahiplenmesine bakın, Almeida'nın tavırlarına bakın farkı göreceksiniz. Beşiktaş geçen seneden fazla puan toplamış, daha çok gol atmış, fasa fiso. Onu 3 yaşındaki çocuk da görüyor. Oysa orada önemli olan, arkamda daha müsait oyuncu vardır diye Olcay'ın topun üzerinden atlaması. Kendi kendine olmuyor o iş öyle.
Şimdi diyecekler ki, bu takım daha çok toy. Yarın öbür gün tökezler. Elbette tökezleyecek. Lakin tökezlemesinin sebebi, elinde yıldız oyuncu olmaması olmayacak. Tökezlemesinin sebebi, az para harcaması, feda demesi de olmayacak. Futboldur bu, her şey olur. Önemli olan hangi yöne gideceğine karar vermek ve o yöne doğru ilerlemektir. Beşiktaş doğru yolda. Kulüp yapısı olarak da, oyun düşüncesi olarak da doğru yolda.
Bugün tribünden "koşsana lan!" diyebileceğimiz tek bir oyuncumuz yok. Bunlar "bizim çocuklar". Bunların üçü yan yana geldiklerinde "çete" olmuyorlar. Biz bu çocukların oluşturduğu değerlerin toplamına ve hatta daha fazlasına "takım" diyoruz, zaten onun adı da, "Beşiktaş" oluyor...
Gönül verdiğimiz kulüp 1903'te kurulmuş. Yüz yılı aşkın...
Sevemezdi kimse seni, bizim sevdiğimiz kadar; orası baki.
Keşke neyi sevdiğimizi bu kadar kolay unutmasaymışız.
Hatırlaması epey zor oldu,
Ama çok güzel oldu be!
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar