bugün

/782
iyi ki diğer iki takımla yarışa girmeyen kulüpmüş.

Lan yarışamıyorsun her alanda rezil olmuşsun geride kalmışsın bikbik ötüyorsun hala.

fenerbahçe galatasarayımızdan başarılı olamadığı için bizim büyüklüğümüz kupa büyüklüğü değil yea başka bir büyüklük daha bulamadık demesinden farkı yok.

Ezilin Galatasarayın altında.
kediler aglamaya baslamis yine besiktas imin altinda.
ulan herifler sampiyon oldular. eziklikleri o kadar buyuk ki sampiyon olduklari halde kafalarina gore takimi asagiliyolar.
yasi kucuk belli ki bilmez 14 yil sampiyonluk bekledigi yillari. ama yasi sabrili baris ozbekli ayhan akmanli efsane kadrosuyla dusmeme mucadelesi verdigi gunleri hatirlamaya musait.
tosunum biz malubiyetten sonra sevinmeyiz lan. bizde yoktur oyle bisey.
Türkiyenin en büyük ve en başarılı spor kulübünün 14 sene şampiyonluk beklemesine rağmen, 2 tane de eşantiyon şampiyonluk verilmesine rağmen hala galatasaraydan az şampiyonluğa sahip olan kulüp.
kepazelik amk;

görsel
gaassaray tarafından sevilmeyen kulüptür.sebebi bellidir,yenilince yumak yapıp sevinmediğmiz için kendilerini yalnız hissetmişlerdir.
Beşiktaş Çok Borcu Olan Genç Takım Ruhuyla Büyük işlere Kalkışan bir Takım Böyle Bir Kadroyla Ligi 3. Sırada Bitirmesi Çok Büyük Bir Başarı Ancak Quaresma'yı Yollamamalıydı.
Şu anda telefonuma Vodafone'dan hakkında şöyle bir mesaj gelmiş takım.

"BJK'nin efsane futbolcuları Gordon Milne yönetiminde inönü'deki son maçına Vodafone Cup'ta cıkıyor. 18 Mayıs Ctesi 14:15'teki maçı canlı izleyin. vodafonecup.com"
holmen'i fenerbahçe'ye kaptırmış kulüp. varan-1.
beşiktaş açısından sezonun en büyük kazancı ne oğuzhan, ne olcaydır en büyük kazancımız ibb'nin düşmesi olmuştur.
ligler bitmişti artık yeni sezon başlayacaktı mayıs 2012'de feda dendi, tişörtler basıldı falan herkes aldı işte dedik aranan destek arzulanan vefa işte o sene bu sene.heveslendik yeni yönetim yeniden yapılanma fikret orman'ında konuşmaları bizi heyecanlandıracak nitelikteydi.birde ibrahim altınsay gelmişti hani denir ya "futbolu bilen adam" tamda öyle biriydi.yakın geçmişte bir borussia dortmund örneği vardı önümüzde neredeyse batacakken bir yapılanmayla 2 sene üst üste şampiyon olmuşlardı.

bir çok antrenörün ismi geçti sven goran erikson dendi taraftar burun kıvırdı sonrasında tabiri caizse beterin beteri vardır deyimi vücud buldu samet aybaba'yla anlaşıldı.taraftar başını eğdi hani yeni yapılanma hani dortmund ekolü dercesine bende dahil olmak üzere.arada bir hafta geçti demeç üstüne demeç "büyük takım çift forvet oynar","en az 3 tane genç oyuncuyu as oynatacağım" vs.Transferler başladı ilk gelenler Olcay ve Oğuzhan dedik tam aranan ruh yüzler gülüyor.Kimse bilmiyordu o isimleri ibrahim Altınsay'ın getirdiğini.Ağustos başında Altınsay istifa etti başladı Samet şov(!) aynı gün içinde ard arda Escude ve mcgregor transferleri geldi haliyle taraftar hani feda dedi.hazırlık maçlarıda kötüydü klüpte bir karamsarlık hakimdi.bu karamsarlığa rağmen kombineler alındı klübe destek olundu nede olsa sevinmek için sevmiyorduk biz ayrıca daha maçlar oynanmamıştı ne mağlum belki bu sene kader yüzümüze gülebilirdi. artık lig başlıyordu.

ilk maç olimpiyattan beraberlikle döndük bizim için belediye maçlarından alınan kötü sonuçlar olağandı ama bu karamsar havayı körükleyen bir maç olmuştu.ikinci hafta son şampiyon galatsarayla oynuyorduk herşey iyiydi takım havasını yakalıyordu yavaş yavaş 85. dk'ya kadar 3-2 öndeydik 85 dkda burak yılmaz kendini yere attı hakem penaltıyı verdi maç 3-3 bitti olmadı eyyamcılık olmayan bir derbi yine olmadı.sonrasında gelen 2 haftada alınan 3-0lık galibiyetler yavaş yavaş havamızı yakalamamızı sağlıyordu.taki 5. haftaya kadar önce antep deplasmanında eski oyuncumuz orhan güllenin ayağından gelen golle son dakikada 3-2 mağlup olmuştuk sonraki hafta içerde sivasa yenildik bir sonraki hafta ise derbi vardı köy içinden "inanın çocuklar çocuklar inanın" nidaları yükselirken kadıköye gidiyordu beşiktaş isteğimiz 2 haftalık mağlubiyet serisine ve klüpten yükselen çatlak seslere son vermekti olmadı, kadıköydeki şansızlığımız ve morelsizlik devreye girince 3-0lık bir mağlubiyet çıktı ortaya.8. hafta şeref bey'de trabzonla oynuyoruz ilk yarı yine kötü oyun 1-0lık mağlubiyet vardı. ne olduysa aynı maçın ikinci yarısında oldu takım birden toparlandı inanılmaz bir oyun son 3 haftadaki mağlubiyetleri silip attı adeta son saniyede olcay'ın kaçırdığı gol sonrasındaki takımın o üzüntüsü herkesi kamçıladı.kalan 9 haftada namağlup ilerledi beşiktaş ve ilk yarıyı 30 puanla ikinci bitirdi devre arasına girerkek o karamsar hava yerini şampiyonluk inancına bırakmıştı.

ikinci yarı beşiktaş dentinho,niang,gökhan süzen ve sinan kurumuş transferleriyle lige girdik.18. hafta belediyespor karşısında inönüde 2-1 öndeyken son dakikalarda gelen golle 2-2 berabere sonuçlandı.bu sonuçla beşiktaş 11 maçtır namağluptu.19. hafta galatasarayla toki stadında karşılaşacaktık.inanılmaz kötü bir oyunla ilk yarıdan 2-0lık mağlubiyetle ayrıldık.ikinci yarının başında sivok durumu 2-1 yapan golü kaydetti bu golden sonra galatsaray 10 kişi kaldı inanılmaz bir şekilde rakibin 1 kişi eksik olmasına rağmen ilk yarıdan daha kötü bir oyun oynadık ve maçın sonucu 2-1 oldu.bu maç bize ilk yarıdan edindiğimiz son dakikalardaki konsantrasyon bozukluğu sonucu yediğimiz gollerin ardından rakip 10 kişi kalınca maç verme alışkanlığı getirdi.sonraki haftada bu edindiğimiz alışkanlığı kanıtlar nitelikteydi evimizde karabük karşısında 2-0 öndeyken karabükspor 10 kişi kaldıktan sonra gelen 2 golle maç 2-2 sonuçlandı.ikinci yarının ilk 3 haftasında galip gelememiştik.tabii ki bu bizim için artık klişe olmuş bir olaydı beşiktaşın her sene 2. yarılarda bozmasına alışmıştı bu taraftar.bundan sonraki 3 haftada 2 galibiyet 1 beraberlikle inönüdeki son derbiye geldik biletler genel satışa çıktıktan 5 dk sonra tükenmişti taraftar istiyordu bu maçı kazanmalıydı beşiktaş her ne olursa olsun.artık maç günü gelmişti kazan yanıyordu herkes eğleniyordu çoluk çocuk kadın kız yaşlı genç.maç başladı 20. dkkada fenerbahçe 1-0 öne geçmişti bu golle beraber taraftar gaza bastı inanılmaz bir destek vardı taraftar baskısı sonuç verdi ilk yarı biterken kuyt kendi kalesine attı golünü ve ilk yarı 1-1lik sonuçla tamamlandı. ikinci yarıya istekli başlayan beşiktaşın bu arzusu sonuç verdi ve niang eski takımına karşı golü buldu bu golle sonuç 2-1 oldu taraftar galibeyet çoşkusuna kapılmışken fenerbahçe 2-2 yaptı durumu ve umutlar yavaş yavaş tükeniyordu taraftarla kendi arasında atarsa fener atar diye fısıldaşmaya başlamıştı bile son dakikada fenerbahçe korner kullanacaktı herkes endişeliydi yemesek bari dercesine korner kullanıldı defans uzaklaştırdı herkes rahatladı top fernandese geldi fernandes ilerdeki nianga verdi niang depara kalktı niang kaptıracaktı %90 topu o sırada olcay 90 metrelik deparına başlamıştı niang ise olcayı görüp önüne bıraktı olcayın. olcay bir anda kaleciyle karşı karşıya kaldı olcay beklenmedik bir şekilde kaleye yuvarladı ve inanılmaz bir sevinç taraftar yeniden şampiyonluk için inandı.hafta içi yönetim dört maç için yeni kombine çıkardı yaklaşık 10bin adet satıldı.ama işte klasikleşen beşiktaş ümitleri kursakta bıraktı.arka arkaya kasımpaşaya 3-1 bursaya 3-0 akhisara 4-1 mağlup olduk. samet aybaba her zaman ki gibi başta oğuzhan olmak üzere oyunculara yüklendi kendine hiç payda çıkarmadı zaten taraftar kendisini bu yüzden istemiyordu.işte son maçta bu akşam 2-0 yenildik.bir sezonu daha ite kaka 3. tamamladık.

gelecek sezon samet aybaba istifa edecek mi ederse kim gelecek yerine etmezse bu vizyonsuzlukla yeni sezonda neler olur bilinmez.daha teknik direktöre kadar bir kongre var kulübün önünde.kongreden sonra seneye nerede oynayacağımız bilinmiyor onu sonuçlandırması lazım şimdiki yönetimin veya yeni gelecek yönetimin.yani daha çok şey var klübün önünde.

bu cefakar taraftar sevinmek için sevmedi bu taraftarın aşkı armaya ama bu taraftar başarıyı da güzel futbolu da hakediyor.bu sezondan kendi adıma çıkarımımı söyleyeyim son maç staddan aldığım koltuk,çim,file ve dufy reklamı. keşke çıkarımım sportif başarı ve kazandığımız genç oyuncular olsaydı.neyse umarım gelecek sezon özlenen beşiktaşa kavuşuruz.

la biraz uzun oldu okuyan olur umarım ben olsam okumazdım swh.
sportif direktörlüğe zeki önder özen i getirmiş kulüptür.hayırlı uğurlu olsundur.resmi açıklama perşembe günü yapılacak,yeni hoca o gün açıklanabilir.
basketbol takımı play off çeyrek finalinde banvit'e 2 maçta da yenilerek elenmiştir.
büyük ihtimalle yeni teknik direktörü steve mCclaren olan takım.
2012 - 2013 sezonunda takımlar aşırı istikrarsız olduğu için bala göte 3. olan takım.
sekiztaş.
fransız köpeklerinin anlayamayacağı kadar büyük bir takımdır. *
görsel

edit: eksileyin köpekler
bir fenerli olarak ne kadar bize sövselerde sevdiğim asi ruhtur.

insan kendisine söveni sever mi ? sever yahu ne olacak adı futbol spor değil mi bu işin.

bence onlarda bizi söve söve seviyor.

yok biz olmasak sadece galatasaray'la geçmez bu lig. o kadar şarkının bestenin bir anlamı olmaz.

neyse lig bitti sezon başı feda diye gelen hocaya şimdi veda dendi.

samet hoca zannımca başarısız değil ama bu fırsatı daha iyi kullanabilirdi kendisi de şu an bunu daha iyi anlıyordur.

neden 2. olmadı diye eleştirmiyorum çünkü fenerbahçe de şuan ki kadro yapısı ile ş. ligi ön elemelerini geçmesi hayal.

o yüzden iki takımda tıpış tıpış uefa liginden devam eder.

bu arada uefa liginde yarı final bile oynasan en fazla iki gün konuşuluyorsun bunu da gördük.

o yüzden beşiktaş 2. de olsa başarılı 3. de olsa başarılı.

asıl önemli olan gelecek yıl tabi ki.

bence önder hoca olmazsa disiplinli bir alman hoca getirilmeli

sonra kolay oyundan düşmeyen iyi bir ortasaha oluşturulmalı.

beşiktaşın defansda ve forvette çok eksiği yok sadece oyuna hükmedemiyor.

skoru tutamıyor.
yabancı getirecekse türkiye'yi tanıyan yabancı getirmesi gereken takım. yoksa yeni hoca türkiye'yi, süper ligi, renkli medyayı, türk futbolcularının aymazlığını öğrenene kadar harcarız biz onu. kimleri harcamadık ki.
aylar evvelinden yeni sezonun planlamasını yapmış olması gerekirken; 22 mayıs 2013 tarihi itibariyle yönetimi yok, stadı yok, teknik direktörü yok... bu büyük belirsizlikle 2013 - 14 sezonu da ne yazık ki büyük ihtimalle çöpe gidecektir.
zeki önder özen' i aldık diye şampiyon olacağını sanan taraftarın takımı. oğlum zeki önder özen kim lan? daha düne kadar yorumculuk yapıyordu tv' de. sanırsın zidane gibi adını dünyanın bildiği, sağlam bağlantıları olan vizyoner biri geldi. ne yapacak oğlum size zeki önder özen? ha adam iyi adamdır, işini sever, disiplinlidir filan hepsi tamam da sen doğan görünümlü şahine shell v power koydun diye o araba ferrari olmaz.
Geçen seneki vizyonu ile bu sene arasında bariz büyük fark olan takım. geçen sene başkan göre geldiğinden itibaren feda dendi. bir takım oyuncular gönderildi, maaşlar indirildi, eski borçlar ödendi ve sportif açıdan olmasa bile mali açıdan ciddi bir başarı sağladı. bu takımın geçen sene borçlarından dolayı avrupa'ya gidemediği unutulmasın.
bugün ki basın toplantısında başkan ilk defa hedefinin avrupa'da kupa kaldırmak olduğunu söyledi. başarabilir, başaramaz orası ayrı ama ilk günlerde en çok eleştirildiği konu sportif başarıya önem vermemesi olan birinin bugün bunu söylemesi önemli. çünkü bu şunu gösterir ki; ilk günden itibaren bir plan var ve bu kademeli olarak, adım adım ilerleyerek olacak.
kapitalizmin yakışmayacağı takımdır. o yüzden şu tip taraftarların kendisini gözden geçirmesi gerekir:

- ya gassaray drogba şinayder aldı bizde niye yok.

- ya fener 6 milyon euro verdi alper potuk'u aldı, biz niye almadık.

beşiktaş daha önce quaresma, guti, simao gibi yıldızlarla bu ligi dördüncü bitirdi, yani formasını koysan üçüncü olacak takım daha kötü bir yerde ligi bitirdi. ayrıca da bu oyuncuların menajerleri dahil şahsi tercümanlarına kadar deli paralar ödendi ve klüp batma noktasına geldi.

beşiktaş bir psg bir real madrid, bir man city olamaz, öyle bir modeli örnek alamaz. biz daha çok ajax gibi, porto gibi, barcelona gibi, b. dortmund gibi takımların gittikleri yoldan ilerlemeliyiz. taraftarda bu yolda destek vermeli. ki gordon milne zamanında böyle bir takımdık biz. yine öyle olmalıyız yoksa 10 yılda bir şampiyonluk gelir.
bay bandini yi ilgilendirmeyen kulüptür.herkes baksın dalgasına,kimin kime koyacağı belli olmaz.siz alper pıtık için birbirinizi yiyin.
bir futbolcunun peşinde maymun olmayan kulüptür.
rengi siyah ruhu beyaz takımdır. konuşuyorsa aşkından susuyorsa şaşkınlıktan. ve önemlisi de yöneticilerini türkiye muhtarlar federasyonun'dan seçen futbol takımıdır.
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026