bugün
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- dinci ve müslüman kavramları8
- yenilgisiz tek şampiyon3
- anne pizzası10
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- şoförün yan koltuğu2
- sıkıldım ulan sıkıldım anlıyor musun sıkıldım2
- hiçbir kadının sevgisine ihtiyaç duymayan erkek5
- çerkesler2
- nervio hamferdi12
- motoru olan kaslı çocuk3
- pkk övücülerinin hadlerini fazla fazla aşması2
- sözlükteki kankacı yazarlar2
- sporcu motorcu müzisyen uzun boylu olmayan erkek3
- temel reis2
- popkek yiyen erkeğin namusu5
- 2008 bütçe görüşmeleri2
- trileçe7
- giysi fiyatlarının uçması8
- putin türkmüş11
- nevşehir merkezli sahte mehdi operasyonu4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı22
- osuruktan şiirler41
- aşık olduğunuz yazarın başkasını artılaması2
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- diyanet'in japonya da ne işi var6
- türk vatandaşları türktür9
- serin günde balkonda kahve içip dağları izlemek2
- dilim ekmek pizzası3
- ayakları çirkin kadının ortopedi doktoruna gitmesi2
- kendine sarılmak3
- stonehengede kimsenin farketmediği tasarım hatası3
- usual bay birader bey2
- true'nin libidosu neden yüksek7
- ciguli2
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler7
- true'nin acile kaldırılması9
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak4
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- kızlar bu kadar parayı nereden buluyor2
- selam sözlük2
- yaşlılar2
- bencillik3
- akşam yemeği2
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- tulumba tatlısı8
- gece yürürken yanınızdan geçen gizemli siyah araba2
şu bergen hikayesi her zaman çok garip gelmiştir. insan klasik müzikle hatta piyano bölümüyle başlayıp akıl alır gibi değil nasıl olur da arabeske yönelir bunlar hiç konuşulup tartışılmıyor. burada sadomazojist bir ilişki varmış gibi görünüyor.
bu kadının arkasında kimse yok mu üzücü gerçekten. öldüren lavuk elini kolunu sallayarak sokakta geziyor.
Yıllar önce ölüp gitmiş kişilerin hikayelerini anlatarak üzerinden para kazanmak iddiası ile film yapılması bana çok saçma geldi öncelikle onu söyleyeyim. Bergen'in yıllar önce eski kocasından gördüğü zulüm ve en sonunda da onun elinden can vermesi bugün ülkemizde güncelliğini korumayan bir kavram mı? Bugün ülkemizde o dönem ile oranla çok daha fazla kadın öldürülüyor. Bergen'in üzerinden de zulüm gören, hunharca öldürülen, katledilen kadınların hikayelerini dikkat çekmeyi de bu adaletsizliğin önüne geçilmesi için faydalı buluyorum.
Dün akşam filmi de seyrettim. Kadın izleyiciler arasında fenalaşanlar oldu özellikle gösterim sırasında sonradan öğrendiğimize göre bir yakınını cinayete kurban vermiş bir kadını sağlık görevlileri salondan çıkardı. Bergen'in yaşadıklarını da kadınların hissettiklerini de bir erkek olarak bizlerin aynı duygularla kavraması zor. Kadınlar yaşıyor bu işkenceyi, bu zulmü ve bu adaletsizliği, bu çaresizliği. O kadınlar ki ya katledilen eşler, sevgililer, eski eş ve eski sevgililer... Ama bir de kurbanların anneleri var. Onların neler hissettiklerinden ne kadar uzak olduğumuzu anladım gösterim sonrasında. Çünkü yanımdaki kadınlardan biri Bergen için değil de katilinin "mezarında bile rahat vermeyeceğim ona" demesini dikkate alarak mezarına çok sayıda kilit takan annesinden etkilendi. Duvar değiliz tabi erkekler olarak. Ama gerek bu filmden gerekse katledilerek ülkemizin utancı haline gelen kadınlarımızın hikayesini öğrendiğimde hissettiklerim üzüntü, acıma ve kederden ziyade nefret oluyor. Kendi hemcinsim olan birine karşı hiç tanımamış olmama rağmen duyduğum nefret... Bir o kadar da yok etme arzusu.
Filmi para kazanmak için yapıldığı eleştirilerine hiç katılmasam da elbette ki para da kazanılacak. Bunda yanlış olan şey nedir onu da anlamıyorum. Ama Bergen'in hikayesini bugün öğrenen yeni nesil belki de günümüzün bir kangrene dönüşmüş olan Kadın cinayetlerinin belki de başlangıç hikayelerinden birinin 1989 yılında da var olduğunu görerek değerlendirecek bu durumu. Onu öldüren eski eşinin sadece 7 ay cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakıldığını öğrenecek. 40'lı yaşların sonunda değildi Bergen öldürüldüğünde. 29 yaşını bitirmek üzereydi. Ama yaşadıklarından dolayı, gündemde olmasından dolayı çok daha yaşlı olduğunu düşündü hep insanlar.
Filmi senaryolaştıranlardan biri de okuldaşım Sema Kaygusuz. Bir kadının hikayesini bir başka kadının kaleme alması isabetli olmuş. Oyunculukları ayrıca beğendim. Karakterim nedeni ile bir süre kusur bulmak için bekledim. Bir süre sonra içine alıyor film sizi zaten. Titanik gibi sonunun nereye varacağını bilseniz bile etkisinde kalıyorsunuz. Ortak yapımcılardan biri de başrolde Bergen'i canlandıran Farah Zeynep Abdullah. Filmin gösterime girmesinden sonra çizgisinden sapmayarak katilini bir canavar olarak nitelendirmekten kaçınmadı. Helal olsun. Filmde almış oldukları karara saygı duyarak ben de adını anmayacağım katili olan hem cinsimin. Ama onu canlandıran Erdal Beşikçioğlu için filmi izlemeden "Nasıl büyük bir risk" diye düşündüm. Sonra filme onu izleyince "Erdal Beşikçioğlu yaaa" dedim içimden. Böyle büyük karakter oyuncularına sahip olduğumuz için ülkem adına gurur duyuyorum. Kaldı ki kendisi "Barda" filminde de pislik bir karakteri canlandırmıştı. Sanatçı olmak güzel şey. Annesi rolünde Tilbe Saran ilk başta en çok tepki gösterdiklerimden biriydi. Ama film ilerledikçe o anne sardı her tarafını. Kadını tanıdık resmen. Her tepkisi, her isyanı her çaresizliğini izleyerek özümsedim.
Bergen ülkemizdeki sayısız kadın cinayetlerinde bir istatistik değeri sadece. Ne yazık ki böyle. Öyle olmasa bu denli yüksek sayıda kadın kurbana sahip olmazdık. Yasalarımız yetersiz. Kadınlar hakkında gerek dinimizin gerekse Atatürk de dahil hiçbir devlet büyüğünün söylediği sözlerin katilleri üzerinde bir etki olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Kadınlar halen yüksek apartmanlardan atılarak, tecavüz edilerek, yakılarak, parçalanarak, kesilerek, kurşunlanarak, bıçaklanarak, boğularak, işkence edilerek öldürülmeye devam ediyor. Halen onların katilleri takım elbise ile mahkame salonlarında geldiklerinde sadece toprak altına koyduklarının verebileceği affı kanunlardan koparabiliyor. Halen bir insanı hayattan koparmanın karşılığı olamayacak kadar kısa bir süre ceza çekerek özgürlüklerine kavuşabiliyor. Bir cinayetin karşılığı cumhurbaşkanına hakaret ettiği iddia edilen birine verilen cezadan çok daha az. Buna insanın aklı almıyor. Cinayet işleme potansiyeline sahip hastalıklı kişileri tahrik etmekten öte neye yarar ki ?
Bergen, Mersin'de 30 yaşında girdiği mezarında yine kendisi gibi erkek zulmü ve vahseti ile dünyadan koparılan ve kendisinden az ötede toprak altına konulan Özgecan Arslan'a ablalık yapıyor. Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ydü. Bu tarihte ülkemizde en çok konuşulan isim Bergen'di. Erkek vahşeti ile yokedilmiş bir kadın. Bu bile ne kadar acı.
Dün akşam filmi de seyrettim. Kadın izleyiciler arasında fenalaşanlar oldu özellikle gösterim sırasında sonradan öğrendiğimize göre bir yakınını cinayete kurban vermiş bir kadını sağlık görevlileri salondan çıkardı. Bergen'in yaşadıklarını da kadınların hissettiklerini de bir erkek olarak bizlerin aynı duygularla kavraması zor. Kadınlar yaşıyor bu işkenceyi, bu zulmü ve bu adaletsizliği, bu çaresizliği. O kadınlar ki ya katledilen eşler, sevgililer, eski eş ve eski sevgililer... Ama bir de kurbanların anneleri var. Onların neler hissettiklerinden ne kadar uzak olduğumuzu anladım gösterim sonrasında. Çünkü yanımdaki kadınlardan biri Bergen için değil de katilinin "mezarında bile rahat vermeyeceğim ona" demesini dikkate alarak mezarına çok sayıda kilit takan annesinden etkilendi. Duvar değiliz tabi erkekler olarak. Ama gerek bu filmden gerekse katledilerek ülkemizin utancı haline gelen kadınlarımızın hikayesini öğrendiğimde hissettiklerim üzüntü, acıma ve kederden ziyade nefret oluyor. Kendi hemcinsim olan birine karşı hiç tanımamış olmama rağmen duyduğum nefret... Bir o kadar da yok etme arzusu.
Filmi para kazanmak için yapıldığı eleştirilerine hiç katılmasam da elbette ki para da kazanılacak. Bunda yanlış olan şey nedir onu da anlamıyorum. Ama Bergen'in hikayesini bugün öğrenen yeni nesil belki de günümüzün bir kangrene dönüşmüş olan Kadın cinayetlerinin belki de başlangıç hikayelerinden birinin 1989 yılında da var olduğunu görerek değerlendirecek bu durumu. Onu öldüren eski eşinin sadece 7 ay cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakıldığını öğrenecek. 40'lı yaşların sonunda değildi Bergen öldürüldüğünde. 29 yaşını bitirmek üzereydi. Ama yaşadıklarından dolayı, gündemde olmasından dolayı çok daha yaşlı olduğunu düşündü hep insanlar.
Filmi senaryolaştıranlardan biri de okuldaşım Sema Kaygusuz. Bir kadının hikayesini bir başka kadının kaleme alması isabetli olmuş. Oyunculukları ayrıca beğendim. Karakterim nedeni ile bir süre kusur bulmak için bekledim. Bir süre sonra içine alıyor film sizi zaten. Titanik gibi sonunun nereye varacağını bilseniz bile etkisinde kalıyorsunuz. Ortak yapımcılardan biri de başrolde Bergen'i canlandıran Farah Zeynep Abdullah. Filmin gösterime girmesinden sonra çizgisinden sapmayarak katilini bir canavar olarak nitelendirmekten kaçınmadı. Helal olsun. Filmde almış oldukları karara saygı duyarak ben de adını anmayacağım katili olan hem cinsimin. Ama onu canlandıran Erdal Beşikçioğlu için filmi izlemeden "Nasıl büyük bir risk" diye düşündüm. Sonra filme onu izleyince "Erdal Beşikçioğlu yaaa" dedim içimden. Böyle büyük karakter oyuncularına sahip olduğumuz için ülkem adına gurur duyuyorum. Kaldı ki kendisi "Barda" filminde de pislik bir karakteri canlandırmıştı. Sanatçı olmak güzel şey. Annesi rolünde Tilbe Saran ilk başta en çok tepki gösterdiklerimden biriydi. Ama film ilerledikçe o anne sardı her tarafını. Kadını tanıdık resmen. Her tepkisi, her isyanı her çaresizliğini izleyerek özümsedim.
Bergen ülkemizdeki sayısız kadın cinayetlerinde bir istatistik değeri sadece. Ne yazık ki böyle. Öyle olmasa bu denli yüksek sayıda kadın kurbana sahip olmazdık. Yasalarımız yetersiz. Kadınlar hakkında gerek dinimizin gerekse Atatürk de dahil hiçbir devlet büyüğünün söylediği sözlerin katilleri üzerinde bir etki olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Kadınlar halen yüksek apartmanlardan atılarak, tecavüz edilerek, yakılarak, parçalanarak, kesilerek, kurşunlanarak, bıçaklanarak, boğularak, işkence edilerek öldürülmeye devam ediyor. Halen onların katilleri takım elbise ile mahkame salonlarında geldiklerinde sadece toprak altına koyduklarının verebileceği affı kanunlardan koparabiliyor. Halen bir insanı hayattan koparmanın karşılığı olamayacak kadar kısa bir süre ceza çekerek özgürlüklerine kavuşabiliyor. Bir cinayetin karşılığı cumhurbaşkanına hakaret ettiği iddia edilen birine verilen cezadan çok daha az. Buna insanın aklı almıyor. Cinayet işleme potansiyeline sahip hastalıklı kişileri tahrik etmekten öte neye yarar ki ?
Bergen, Mersin'de 30 yaşında girdiği mezarında yine kendisi gibi erkek zulmü ve vahseti ile dünyadan koparılan ve kendisinden az ötede toprak altına konulan Özgecan Arslan'a ablalık yapıyor. Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ydü. Bu tarihte ülkemizde en çok konuşulan isim Bergen'di. Erkek vahşeti ile yokedilmiş bir kadın. Bu bile ne kadar acı.
Bugün vizyona giren film. iyi-kötü tüm Yapımcıların en son suçlanacağı sey "para kazanmak"tır. Yapımcılar para kazanmak için yıllar önce ölmüş gitmiş adamların hikayelerini sayısız kere anlatabilir.
(bkz: ikinci dünya savaşı)
Kimseye Parayı evin çıkışında cebine koymuyorlar.
(bkz: ikinci dünya savaşı)
Kimseye Parayı evin çıkışında cebine koymuyorlar.
çok güzel bir kadın kim ne derse desin. başından geçen olaya bayağı üzüldüm.
Yillar once olmus gitmis ya da oldurulmus kadin uzerinden ekmek kazanmak anca yapimcilarin aklina gelirdi. Filmi izlemedim, izlemeyi de dusunmuyorum. Bana hitap etmiyor.
filmin yorumunu yaptığımız videomuzu yayınladık umarım beğenirsiniz https://radiomoodtr.com/b...nceleme-videomuz-yayinda/
Sana söylenecek söz mü bıraktın ? https://www.youtube.com/w...DA&list=RDhz7JtMWgNF0
Form geçici klas kalıcıdır.efsaneler ölmez.
Zannımca filminin çekileceğine dair duyumlar aldığım arabesk şarkıcı. Umarım filmi çekilir. Böylelikle yeni nesiller kendisini tanıyabilir.
kadının adı o kadar ucuzki bu ülkede,pavyonda,fuhuşta çalışan kadın dost tutmasın,pavyonda küllüğü döken komi,binanın kapıcısı bile zikmeye kalkar,zikmek derken sadece seks değil bahsettiğim,bergen gibi binler var bu ülkede.
görsel
Yaşamayı senle anladım
Senden öğrendim ben sevmeyi
inan aşk nedir bilmiyordum
Senle tanıdım bu duyguyu
Elimde duran fotoğrafın
Baktım inan tanıyamadım
Bu şarkımı ben sana yazdım
Sense hala anlayamadın
Elimde duran fotoğrafın
Baktım inan tanıyamadım
Bu şarkımı ben sana yazdım
Sense hala anlayamadın
Sevgi gibi kutsal kelime
Yalnız senle düştü dilime
Ölmek yetmez senin uğruna
Sense hala anlayamadın
Elimde duran fotoğrafın
Baktım inan tanıyamadım
Bu şarkımı ben sana yazdım
Sense hala anlayamadın
Hissetmeyi senle yaşadım
Sende tattım ben bu duyguyu
Söylemekten hep korkuyordum
Şimdi dinle bütün aşkımı
Şimdi beni anlıyormusun
Bu şarkımı dinliyormusun
inan seni çok seviyorum
Sende beni seviyor musun
Şimdi beni anlıyormusun
Bu şarkımı dinliyormusun
inan seni çok seviyorum
Sende beni seviyor musun
Sevgi gibi kutsal kelime
Yalnız senle düştü dilime
Ölmek yetmez senin uğruna
Sense hala anlayamadın
Elimde duran fotoğrafın
Baktım inan tanıyamadım
Bu şarkımı ben sana yazdım
Sense hala anlayamadın
Elimde duran fotoğrafın
Baktım inan tanıyamadım
Bu şarkımı ben sana yazdım
》 https://youtu.be/l4cao5sAkag ...
Yaşamayı senle anladım
Senden öğrendim ben sevmeyi
inan aşk nedir bilmiyordum
Senle tanıdım bu duyguyu
Elimde duran fotoğrafın
Baktım inan tanıyamadım
Bu şarkımı ben sana yazdım
Sense hala anlayamadın
Elimde duran fotoğrafın
Baktım inan tanıyamadım
Bu şarkımı ben sana yazdım
Sense hala anlayamadın
Sevgi gibi kutsal kelime
Yalnız senle düştü dilime
Ölmek yetmez senin uğruna
Sense hala anlayamadın
Elimde duran fotoğrafın
Baktım inan tanıyamadım
Bu şarkımı ben sana yazdım
Sense hala anlayamadın
Hissetmeyi senle yaşadım
Sende tattım ben bu duyguyu
Söylemekten hep korkuyordum
Şimdi dinle bütün aşkımı
Şimdi beni anlıyormusun
Bu şarkımı dinliyormusun
inan seni çok seviyorum
Sende beni seviyor musun
Şimdi beni anlıyormusun
Bu şarkımı dinliyormusun
inan seni çok seviyorum
Sende beni seviyor musun
Sevgi gibi kutsal kelime
Yalnız senle düştü dilime
Ölmek yetmez senin uğruna
Sense hala anlayamadın
Elimde duran fotoğrafın
Baktım inan tanıyamadım
Bu şarkımı ben sana yazdım
Sense hala anlayamadın
Elimde duran fotoğrafın
Baktım inan tanıyamadım
Bu şarkımı ben sana yazdım
》 https://youtu.be/l4cao5sAkag ...
allah’a sen affetsen ben affetmem diyerek saygısızlık etmiş, şirke depar atmış arabeskçi.
Norveç'in güneybatı kıyısında, Hordaland eyaletine bağlı en büyük ikinci şehridir.
Kadınsan, mezarda bile rahat yok.
Sizin cinsinize cibiliyetinize kibrit suyu dökülsün.
Sizin cinsinize cibiliyetinize kibrit suyu dökülsün.
Bu kadının hayatını haber yapan sitelerin hepsine dava açılmalı.
Ben böyle rezalet görmedim,bir ülkede çoğu haber sitesi nasil olur da "öldüresiye sevdiler "tarzı yazılarla şiddetin sevgiye dahil olabileceğini insanlara empoze edebilir?
Öldürerek sevemezsin,vurarak sevemezsin, ağlatarak sevemezsin hayir. Öyle bir sevgi yok yıllarca toplumu böyle bozdunuz magandalari meşrulaştırıp insanlara kabul ettirip hatta bu insanlarin çoğunu magandaya cevirdiniz.
Bu yüzden kadınlarımız şiddete boyun eğiyor cunku iliskide siddeti normalmiş gibi kabul ettirdiler böyle böyle.
Haber siteleri bile kuruyorsa bu cümleleri bu halk nasil bulsun yolunu
Ayrıca o rezil orospu evlâdı katilligin bedelini 7 ayla ödemiş.
Parayı bile daha düşünceli harcar bu insanlar,canın önemi ne ki ?
Ben böyle rezalet görmedim,bir ülkede çoğu haber sitesi nasil olur da "öldüresiye sevdiler "tarzı yazılarla şiddetin sevgiye dahil olabileceğini insanlara empoze edebilir?
Öldürerek sevemezsin,vurarak sevemezsin, ağlatarak sevemezsin hayir. Öyle bir sevgi yok yıllarca toplumu böyle bozdunuz magandalari meşrulaştırıp insanlara kabul ettirip hatta bu insanlarin çoğunu magandaya cevirdiniz.
Bu yüzden kadınlarımız şiddete boyun eğiyor cunku iliskide siddeti normalmiş gibi kabul ettirdiler böyle böyle.
Haber siteleri bile kuruyorsa bu cümleleri bu halk nasil bulsun yolunu
Ayrıca o rezil orospu evlâdı katilligin bedelini 7 ayla ödemiş.
Parayı bile daha düşünceli harcar bu insanlar,canın önemi ne ki ?
Çok güçlü bir ses olarak iz bıraktı.
Kadına şiddetin en zor olanı ile karşılaştı ve şiddet bitmedi bu hayattan koparaldı.
Allah rahmet etsin.
O oç nun da belasını versin.
Kadına şiddetin en zor olanı ile karşılaştı ve şiddet bitmedi bu hayattan koparaldı.
Allah rahmet etsin.
O oç nun da belasını versin.
(bkz: acıların kadını)
gecelerimi daha da karartan kadın. elimde duran fotoğrafın ile 3 litrelik şarabımı açtım. geceler uzun geceler sensiz.
Şarkıları yüreğimi dağlar. Mekanın cennet olsun.
(bkz: çilekeş) orhan gencebay'ın şarkısını orhan gencebay'dan sonra çok güzel okumuştur.
tannrımm kötü kullarını sen affetsen ben affetmemm.
arabeskin kraliçesidir. sesi insanı adeta kendine çeker ve derin duygular yaşatır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar