bugün
- fusya semsiyeli yabanci12
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- öldükten sonra hiçliğin olma ihtimali3
- tai lung20
- gocu abi3
- yeşil kuşak projesi2
- avrupalıların götlerini yıkamadığı gerçeği5
- 6 köşeli yıldız4
- ekşi sözlük2
- pandela'nın otizm olması4
- vize vermiyorlar ühü ühü4
- tai lung'un şkodası4
- kürtlerin atatürk ü3
- 2026 dünya kupası38
- cinsel başlık açanı sikeyim2
- bir erkeğin keko olduğunu gösteren detaylar2
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- aylık 402 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- spor yapmayan erkek10
- herkesln direksiyonda telefonla oynaması3
- buddy dude ile ip atlamak4
- babam hiç dövmezdi insanı11
- hoslanilan kizin neden cekiniyorsun ki demesi6
- sözlüğün bozması2
- kılıçdaroğlucu2
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- sözlüğün adalet terazisi4
- arkadaşlar bakar mısınız9
- küpe takan erkek erkek midir sorunsalı4
- olası israil türkiye savaşı6
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- pandela27
- türklerin gerzek olma nedenleri2
- bu saatten sonra dolar alınır mı sorunsalı2
- sözlüğün aptalları sıralı tam liste5
- sözlük yaşlıların fotoğrafları6
- herkeste otizm olması2
- ipini koparan sözlüğe geliyor3
- denize girmek6
- işe yeni başlayan kıza sineklenen erkekler4
- evlen baskısı4
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- dünyanın sekizinci harikası2
- fren lukasın siyasetten anlamadığı gerçeği2
- azgın bir boğa gibi çiftleşmek istiyorum4
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış6
- istanbul3
- türklerin soykırımdaki ustalığı19
- sözlüğün kırbacı3
iyi konuşma; sözle inandırma yeteneği; söz sanatlarını inceleyen bilim dalı..
öfke belagatı.
(bkz: farsça)
kur'an-ı kerim'in kendisini dinletme özelliği için de kullanılan bir kelimedir. bilindiği üzere kur'an; fesahat ve balagat özelliği olan bir kitaptır. kendisini dinletir, dinlemeye başlayan bırakamaz, sonlandıramaz.
etki gücü, tesirlilik.
yerinde ve düzgün söz söyleme sanatı.
az ve öz cümle kurma sanatı.
konuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiçbir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak, düzgün anlatma sanatı.
Belagat, Arapça bir kelimedir. Avrupa dillerindeki 'retorik' kelimesinin karşılığıdır. en kısa tanımı sözün etkili ve üstün bir şekilde kullanılmasıdır. başka bir tanımı; "zirve"dir. eski edipler belagati "sözün efradını cami, ağyarını mani olmasıdır" şeklinde tanımlarlar. yani söz; anlatmak istediği konunun tüm içeriğini yansıtıyor ve konuyla ilgili olmayan gereksiz ayrıntıları da içerisinde bulundurmuyorsa beliğdir. kısaca söz söyleme sanatıdır.
zemahseri'nin esasu'l belaga ismli eseri, belagatin ilk defa bilimsel anlamda ele alındığı eser olarak kabul görür.
belagatin en büyük örneği kur'an-ı kerim'dir. Kur'an'ın üslup ve ifade üstünlüğü eşsiz ve orijinaldir. Kur'an kelimelerinin üstün akıcılığının arap dilinde bir benzeri yoktur. Bazen bu edebî üslup, insanın tüylerini ürpertecek güçtedir.
belagatle ilgili pek çok hikaye ve örnek vardır. mesela; Siyasal Bilimler'den başarılı bir şekilde mezun olan genç köyüne bir cuma vakti geri döner, hemen camiye gider, bir bakar ki imam atıp duruyor, dayanamayıp ayağa kalkar ve cemaata imamın yalan söylediğini duyurunca tekme tokat dışarı atılır. Eve dönüp babasına olanları anlatınca, babası '' Belki ilm-i siyaseti öğrendin ama belagat olmadan hiç bir işe yaramaz der''.
Genç babasının tavsiyesine uyup, belli bir zaman sonra yine aynı camiye gider, imam yine atıp tutmaktadır, ayağa kalkıp bu sefer 'Bu imamın ağzından bal akıyor, kim sakalından bir tutam kopartırsa cennete gider' diye cemaate seslenir. Bunu duyan cemaat imamın itraz mitraz etmesine kalmadan üstüne çullanırlar ve herkes bir tutam tel için imamın sakalını yolarlar.
Böylece genç onca okuduğu kitapla değil söz sanatı olan belagatla hem sahte imamı susturur hem de intikamını zeki bir şekilde alır. Demek ki belgatı güçlü olmayan bir kimsenin bilgileri havada asılı kalır, ama belagatı güçlü olan biri milyonları etkileyebilir hatta bir komutan ordusuna seslenip yüzlerce kişin öleceği kesin olan bir kanyondan ordusunu can atarak bile geçirtebilir, aynı Mustafa Kemal'in ''Size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum'' demesi gibi. Mesela Mevlana'nın çok komplike bir konuyu bile basit bir sözle anlatması gibi.
Lakin belagat Hitler gibi diktatörlerin elinde de çok güçlü bir silah olabilir, bundan dolayı mesela George Orwell, Animal Farm kitabında, haksız yontemlerle halkı kontrol etmeye calışan her türlü belagata karşı gelmiştir...
zemahseri'nin esasu'l belaga ismli eseri, belagatin ilk defa bilimsel anlamda ele alındığı eser olarak kabul görür.
belagatin en büyük örneği kur'an-ı kerim'dir. Kur'an'ın üslup ve ifade üstünlüğü eşsiz ve orijinaldir. Kur'an kelimelerinin üstün akıcılığının arap dilinde bir benzeri yoktur. Bazen bu edebî üslup, insanın tüylerini ürpertecek güçtedir.
belagatle ilgili pek çok hikaye ve örnek vardır. mesela; Siyasal Bilimler'den başarılı bir şekilde mezun olan genç köyüne bir cuma vakti geri döner, hemen camiye gider, bir bakar ki imam atıp duruyor, dayanamayıp ayağa kalkar ve cemaata imamın yalan söylediğini duyurunca tekme tokat dışarı atılır. Eve dönüp babasına olanları anlatınca, babası '' Belki ilm-i siyaseti öğrendin ama belagat olmadan hiç bir işe yaramaz der''.
Genç babasının tavsiyesine uyup, belli bir zaman sonra yine aynı camiye gider, imam yine atıp tutmaktadır, ayağa kalkıp bu sefer 'Bu imamın ağzından bal akıyor, kim sakalından bir tutam kopartırsa cennete gider' diye cemaate seslenir. Bunu duyan cemaat imamın itraz mitraz etmesine kalmadan üstüne çullanırlar ve herkes bir tutam tel için imamın sakalını yolarlar.
Böylece genç onca okuduğu kitapla değil söz sanatı olan belagatla hem sahte imamı susturur hem de intikamını zeki bir şekilde alır. Demek ki belgatı güçlü olmayan bir kimsenin bilgileri havada asılı kalır, ama belagatı güçlü olan biri milyonları etkileyebilir hatta bir komutan ordusuna seslenip yüzlerce kişin öleceği kesin olan bir kanyondan ordusunu can atarak bile geçirtebilir, aynı Mustafa Kemal'in ''Size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum'' demesi gibi. Mesela Mevlana'nın çok komplike bir konuyu bile basit bir sözle anlatması gibi.
Lakin belagat Hitler gibi diktatörlerin elinde de çok güçlü bir silah olabilir, bundan dolayı mesela George Orwell, Animal Farm kitabında, haksız yontemlerle halkı kontrol etmeye calışan her türlü belagata karşı gelmiştir...
bir düşünce ve duygunun yerinde ve zamanında manası en açık şekilde ve akıcı bir dille ifade edilmesidir. Kelimenin temel anlamı ulaşmak, bir şeyin son noktasına erişmek, olgunlaşmaktır. belagat kitaplarında sözün fasih(açık , anlaşılır ve akıcı) olmak şartıyla muktaza-yı hal ve makam denilen (a) söyleyenin,( b) söze muhatap ve (c) dile getirilecek düşünce, duygu ve hayalin durumuna uygun şekilde söylenilmesi olarak tanımlanır. Muktaza-yı hal ve makam, lafızların gösterdiği anlamların belirlenmesi ve anlaşılmasında önemlidir. aynı kelime farklı bağlamlarda farklı anlamlar kazanabilir. belagat ile iki şey nitelenir: kelam/söz ve bu kelamı dile getiren (mütekellim).
Birisine bir söz söyleyecekken onun zihni, psikolojik durumuna göre çeşitli seçeneklerde bu sözü söyleriz. Belagat bu seçenekler arasından en uygun olanıyla birleşmesidir.
belagat için öncelikli şart fesahattir. fesahat ilgisini daha çok lafzın tek veya ibre halinde niteliklerine yöneltir; belagat ise tek tek lafızla ilgilenmez, cümledeki kelimeleri birlikte ifade ettikleri mana ile ele alır.
bir sözün beliğ(belagat açısından değerli olma) niteliğini kazanması için lafzın kulağa ulaşması, yani sesin algılanması ile mananın zihne ulaşmasının aynı zamanda olması da lazımdır. bu ise ifade de açıklık demektir. Tabi bu her beliğ söz için geçerli bir şart değildir. eğer böyle olsaydı gerçek manada kullanılan sözler, mecazlı söyleyişlerden daha beliğ olurdu, fakat durum böyle değildir. Hatta bunun aksine mecazlı söyleyişler beliğlik açısından daha müreccahtır.
Bir kişinin beliğ niteliğini kazanması için, beliğ sözlerle maksadını ifade edebilmesi lazımdır.
Belagat bir ilim olarak üç kısma ayrılır: Meani, beyan, bedi. Meani, sözün duruma uygun şekilde nasıl ifade edileceği, beyan bir maksadın birbirinden farklı usullerle dile getirileceğini, bedi ise maksadı ifadede yeterli olan söze mana ve ahenk açısından güzellik verme yollarını gösterir.
Birisine bir söz söyleyecekken onun zihni, psikolojik durumuna göre çeşitli seçeneklerde bu sözü söyleriz. Belagat bu seçenekler arasından en uygun olanıyla birleşmesidir.
belagat için öncelikli şart fesahattir. fesahat ilgisini daha çok lafzın tek veya ibre halinde niteliklerine yöneltir; belagat ise tek tek lafızla ilgilenmez, cümledeki kelimeleri birlikte ifade ettikleri mana ile ele alır.
bir sözün beliğ(belagat açısından değerli olma) niteliğini kazanması için lafzın kulağa ulaşması, yani sesin algılanması ile mananın zihne ulaşmasının aynı zamanda olması da lazımdır. bu ise ifade de açıklık demektir. Tabi bu her beliğ söz için geçerli bir şart değildir. eğer böyle olsaydı gerçek manada kullanılan sözler, mecazlı söyleyişlerden daha beliğ olurdu, fakat durum böyle değildir. Hatta bunun aksine mecazlı söyleyişler beliğlik açısından daha müreccahtır.
Bir kişinin beliğ niteliğini kazanması için, beliğ sözlerle maksadını ifade edebilmesi lazımdır.
Belagat bir ilim olarak üç kısma ayrılır: Meani, beyan, bedi. Meani, sözün duruma uygun şekilde nasıl ifade edileceği, beyan bir maksadın birbirinden farklı usullerle dile getirileceğini, bedi ise maksadı ifadede yeterli olan söze mana ve ahenk açısından güzellik verme yollarını gösterir.
bilginiz olmasa dahi insanları etkileyebilir hedefinize ulaşabilirsiniz.
güzel söz söyleme sanatının gücünü küçümsememek gerek.
fakat yine de sözlerin sağlam bir temele yani bilgiye oturması gerek.
güzel söz söyleme sanatının gücünü küçümsememek gerek.
fakat yine de sözlerin sağlam bir temele yani bilgiye oturması gerek.
söz söyleme sanatı anlamına gelir.
Bir düşüncenin durumun olayın söz sanatlarıyla ifade edilmesidir.
halin muktezasına durumun gereğine göre söz söylemektir. buna sözün yerinde, zamanında, doğru ve güzel söylemekte denilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar