bugün

/72
yaşama sebebi. kabuslarımda öldüğünü görüp günlerce etkisinden çıkamadığım tek insan. sıkı sıkı sarılmak, yanağına kocaman bir öpücük kondurmak dünyadaki en büyük mutluluk benim için. eğer bir gün dönüşsüz bir yolculuğa çıkarsa, beni de alıp götürsün.
öldüğü gün, ölmeye başladığınız gündür...
özlenen...
çocuklarına kızınca, onları annelerine benzemiş olmakla suçlayan(!) kişi;

"hepiniz mi ananıza çektiniz!"
var olmaktaki en büyük etken.

Çoğu belli etmez sevgisini. benim babam bir çerkezdir. Yoktur onda cocugunu alıp sevmek yada övmek, hele ki aile büyüklerinin yanında. Hiç gocunmadım ona bu sebeple. Bakışları yetti hep bana. yere düştüğümde kaldırmadı beni. o zaman da kızmadım babama. biliyordum bunu neden yaptıgını. hep benim tek basıma kalkmamı bekledi. inan hiç kırılmadım "neden birinci olamadın? neden 100 alamadın da 85 aldın?" dediğinde. Sen beni uyuyor sanırdın ama her gece basımı oksayıp, üstümü örteceğini, Kapıyı aralayıp beni izleyeceğini bilirdim.
seni hiç aglarken görmemiştim. ne sevdiklerin öldüğünde ne de dertlerinde. Kim bilir belki de bana hiç göstermemiştin. ama Gün geldi seni ilk ben aglattım. Beni yurda bırakıp geri dönerken gördüm ilk göz yasını.
Kimsenin aglaması koymazdı bana, ama sen baskasın. güçlüydün, seni ben bile aglatmamalıydım.
genetik bağım dışında başka bir bağımın olmadığı anormalitesi yüksek haysiyetsiz şahıs.
baba evimizin direği
altın gibi yüreği
eşşek gibi çalışır
sanki sağım ineği
ona biz baba deriz
o getirir biz yeriz
bulamayız dünyada onun gibi bir keriz
varlık yokluk bilmeyiz
sıramızı vermeyiz
siparişler gelmezse babamızı sevmeyiz
hasta oldum diyemez
biz doymadan yiyemez
ne man kafa varlıktır, yeni bir şey giyemez
etrafını sararız
köpek gibi dalarız
dediklerimiz olmazsa anamızı salarız
bu devr-i alem dönüyor
merak etme oğlum sıra sana geliyor!
en son teftişine çıkana değin
koştururken ardından o uçmaktaki devin,
daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
açıldı nefesim, fikrim, canevim
hayatta ben en çok babamı sevdim. *
cümle içinin vazgeçilmez başrol oyuncusu.

-babam beni cümle içinde kullandı.
bulgarcaya baba, babo, boba, babaya, babayko, bubayko şekillerinde girmiş kelime.
sevginin izoLe oLmuş, gizLi kaLmış tarafıdır baba.. dıştan gösteriLmeyen ama içten oLdukça fazLa sevgi duyuLandır.. "büyüdüğüm zaman ben de senin gibi bir baba oLacağım" diyebiLmektir..

"büyük bir hastaLığa yakaLandığım zaman hastane odama girip, saçLarı beyazLaşmış bir haLde çıkan babam... babamı her zaman çok sevdim.. ama babamı en çok benim uğruma kömür karası saçLarından vazgeçtiği zaman sevdim.. şimdi babamın saçLarına yerLeştirdiğim o beyaz saç teLLerini gördükçe babamın bana duyduğu, benim de ona duyduğum sevginin büyükLüğünü daha iyi kavrıyorum... "
kendimden bildigim manasiyla anlamina ersuyu soktugumun katili. oglumun da babamin da cagan irmagin da aklina unlem koyana kadar konusabilirim. ne sofokles, ne sekspir (dedim de ekiz yatak geldi fikrime), ne de freud yanilmadiydi. erkek millettinden anacak sam babasi olur. daha da otesi sam'da kayisi. ulan bu esprinin daha da otesini reyting hamdi yapar, kederlenmiyorum, suheyl'i var, behzat'i mevcut, babalari namevcut meftaya bakiyor, topraga yercekimine karsi koyamiyor. omru daha da uzun olsun, lafi gelmisken, bayilirim ben nejat uygur'a.
ayaklı karizma, idol.
misafirlikte çocuğun "babam bana oyuncak almıyor, bunları eve götürebilirmiyim" lafına misafirlik çıkışında temiz bir dayak atarak ders veren, bir gün sonra borç para bulup bir sürü oyuncakla evine gelen bir insan çeşidi.
üst üste dizilen taşlardan oluşan, dağlarda rotaları işaretlemek amacıyla kullanılan kulecikler.
yaşınız ne olursa olsun, hayat denilen zorlu mücadeleden galip gelmiş, hangi makama oturmuş olursanız olun, o sizin çocukluk kahramınınızdır, yıllar onu yormuştur, yaşlanmış, sağlığı eskisi gibi değildir, eskiden ondan , oyuncak, para, hediye beklentisi içinde iken şimdi tek beklentiniz telefon açtığınızda iyiyim oğlum lafını duymaktır, sizi bundan daha mutlu edecek kelime yoktur.
bazıları sevgisini göstermez pek sırf bu yüzden sizi hiç sevmediğini zannedersiniz ama sizi öyle çok severki bunu sonradan anlarsınız. yine söylemez sizi sevdiğini ama sizi önemsediğini gördüğünüz zaman işte o zaman duygulanır ulan ne hıyar bi adammışım ben dersiniz.

sonrası malum..

(bkz: seni seviyorum baba)
yıldızın barışmadığıdır..

baba..
garip ya..
böyle iki uçta gidip gelen yaşantımı borçlu olduğum adamdır..
sevmediğim tüm özelliklerimin genini verendir..

ilk yenilgimdir..

sevdiğim adamların en yüz karasıdır..

yok..

neden sadece yüksek desibellerde anlaşabiliyoruz?
neden sevemiyorum seni mesela?
neden yabancılaştık bu denli?
bana masal anlat dediğim zamanlar nerede?

bir çocuğun ruhuna süt içiremezsin ki..
karnını doyurunca çocuğun, ruhu doymaz ki!
aç bir ruh..
dolanır durur..

sevemez ki seni..!
anneyle kavga ettiğinde nefret edilen, ilk gençlik yıllarında yapmak istenilen şeylere engel olduğunda küsülen, haftalarca konuşulmayan, kapris yapılan, ilk sevgiliden sonra özlemle sarılıp, kucağından inilmeyen, anneyi aldattığı öğrenildiğinde tiksinilen, sevgilisinden * kıskanılan, yeri geldiğinde yerilen, yeri geldiğinde övülen, sevmekten ne yazık ki vazgeçilemeyen, hayatına giren tüm erkekleri kendisiyle kıyaslamana sebep olan, ona benzemeyeni aradığın ama onsuz da yapamadığın, satsan satılmaz, alsan alınmaz aile ferdi.

(bkz: baba kız ilişkisi)
(bkz: ilk aşk)
father and son isimli cats stevens şarkısında onunla olan ilişki iyi anlatılmış. buyrun. dertliyseniz ağlayın.

Father
Its not time to make a change,
Just relax, take it easy.
Youre still young, thats your fault,
Theres so much you have to know.
Find a girl, settle down,
If you want you can marry.
Look at me, I am old, but Im happy.

I was once like you are now, and I know that its not easy,
To be calm when youve found something going on.
But take your time, think a lot,
Why, think of everything youve got.
For you will still be here tomorrow, but your dreams may not.

Son
How can I try to explain, when I do he turns away again.
Its always been the same, same old story.
From the moment I could talk I was ordered to listen.
Now theres a way and I know that I have to go away.
I know I have to go.

Father
Its not time to make a change,
Just sit down, take it slowly.
Youre still young, thats your fault,
Theres so much you have to go through.
Find a girl, settle down,
If you want you can marry.
Look at me, I am old, but Im happy.
(son-- away away away, I know I have to
Make this decision alone - no)
Son
All the times that I cried, keeping all the things I knew inside,
Its hard, but its harder to ignore it.
If they were right, Id agree, but its them you know not me.
Now theres a way and I know that I have to go away.
I know I have to go.
(father-- stay stay stay, why must you go and
Make this decision alone? )
---

(baba)
şimdi değişiklik yapmak için iyi bir zaman değil
sadece rahatla, zorlama..
hala gençsin, hatan bu senin
bilmen gereken o kadar çok şey var ki
bir kız bul, yerleş
istersen evlenedebilirsin..
bana bak.. yaşlıyım ama mutluyum

ben de bir zamanlar senin gibiydim ve kolay olmadığını biliyorum
bir şeylerin olup bittiğini görüp de sakin olmanın..
fakat zamanını iyi kullan ve bol bol düşün
sahip olduğun her şeyi düşün
çünkü yarın sen hala burada olacaksın ama hayallerin olmayabilir..

(oğul)
nasıl anlatmaya çalışabilirim ki, ne zaman denesem bana sırtını dönüyor
bu her zaman o aynı, o aynı eski hikaye oldu..
konuşabildiğim andan itibaren dinlemem emredildi.
ve şimdi bir yol var ve ben gitmek zorunda olduğumu biliyorum..
gitmek zorunda olduğumu biliyorum..

(baba)
şimi değişiklik yapmak için uygun bir zaman değil
otur ve ağırdan al..
hala gençsin, hatan bu senin
yaşaman gereken o kadar çok şey var ki..
bir kız bul, yerleş
istersen evlenedebilirsin..
bana bak.. yaşlıyım ama mutluyum..

(oğul)
ağladığım tüm o zamanlar bildiğim her şeyi içimde tutmak
çok zor.. ama bunu reddetmek daha da zor olanı..
eğer haklı olsalardı onlara katılırdım, ama bildikleri başkaları, ben değil
ve şimdi bir yol var ve ben gitmek zorunda olduğumu biliyorum..
gitmek zorunda olduğumu biliyorum..
çocukluğumda bir kez bile parka götürüp sallamadıgı halde e$ek kadar olunca hamakta bütün gün sallayan, bi de üstüne ahh ulan çocukken nerdeydin diye kızının tantanalarını çeken, arabasına zarar verilmesi en büyük korkularından biri olmasına ragmen araba kullanırken yaptıgım bütün salaklıklar kar$ısında derin nefes alıp susan $u sıralar pirenses hayatı ya$ama sebebim.
bütün ruhsuz görüntüsü kar$ısında acilden çıkınca gözleri ı$ıldayan, tepesine çıkınca ses çıkarmayan karısıyla spider solitaire oynarken kavga edebilen tek insan. en çok sinir oldugum ve en cok sevdigim iki balık burcundan biri.
bu dünyada güvenilecek tek erkek. canım herşeyim bu dünyadaki en değerli varlığım her türlü şımarıklığıma saçma sapan kavgalarıma rağmen beni sevmekten asla vazgeçmeyen ilk aşkım.
annemin eşi, amcamın kardeşi, dedemin oğlu.
insanın hakkında girilen entryleri gördüğü zaman, acaba olsa mı iyiydi olmasa mı, yoksa olsa da zamanında terk etse mi şahsiyetine karar kılınan varlık, bizi yetiştiren, büyüten; bir kız çocuğu için güvenebileceği tek erkek, bir erkek çocuğu için ise istese de istemese de, nefret etse de etmese de farketmeden sahip olacağı tek idol.
sizi hayatla tanıştırır. bir kız iseniz onun koynunda her zaman sonsuza dek güvende olacağınızı bilir, bir erkek iseniz her zaman en doğruyu bildiğini görebilirsiniz. öyle ya da böyle, her zaman en doğrusudur, her zaman en gerçeğidir, her zaman en bilendir, her zaman en babadır. olsa da olmasa da her zaman sizin arkanızda olduğunu bildiğiniz şahsiyet.
bir babayı hissetmek için, onu hissetmeyi bilmek için söylemesi lazım şahsiyetin:
iyi ki varsın baba, keşke olmasaydın baba, iyi ki erken gitmişsin baba, neden gittin baba? sonra değeri anlaşılan sıfat.
© copyright 2005 - 2026