bugün

/638
Bir anda karşıma çıkınca bitti sandığım.
Şişirilmiş balon.
Kezban ve benzeri varlıklar için ölünecek şey. Saçmalık.
vücutta bir takım hormonlarınızın sizinle taşak geçmesidir.

"Aşık olan birinin beyninde feromon ve tiroksin salgısının arttığı gözlenmiş norepinefrin ve serotonin salgısının da aşık olan kişide tuhaf davranışlara sebep olduğu açıklanmıştır. Bu salgıların beyni uyaran dopamin'i arttırdığı ve dopamin beyin uyarıcısı'nın ise genelde uyuşturucu kullananlarla aynı oranda arttığı gözlenmiştir. Dopamin'in fazla uyarılması her ne kadar keyif verse de yan etkileri kaçınılmazdır. Bunlar: kalp hızının artışı, kan basıncında yükseliş, iştah kaybı, uykusuzluk, heyecanı tetiklediği gözlemlenmiştir. Kalp hızının aşırı artışı kalp krizine neden olabilir. Fakat bu kalp hızının aşırı artışı gençlerde değil de genellikle yaşlılarda ölüme neden olmaktadır. Aşk'ın yok olması var olmasından daha tehlikelidir. Bir aşkın bitişi intiharlara neden olabilir. Bunun nedeni aşkın bitmesi ile oluşan üzüntü sonucu norepinefrin salgısı artar. Norepinefrin vücuttaki sinirleri besler. Aynı zamanda kalp hızı üzerinde önemli bir etkisi vardır. Eğer bu salgı fazla artarsa aşırı sinirlenme, öfke, sebepsiz yere ağlama krizleri, kalp çarpıntısı görülebilir."
Aşk, inatlaşmaktır.

Aşk, onu hatırlarken gülümsemektir.

Aşk, hayatındaki herkesi kıskanmaktır.

Aşk, onun hayatımızdaki her şeyle ilgili olmasını istemektir.

Aşk, özlemektir.

Aşk, özlediği halde onu özlediğini söyleyememektir.
Aşk

Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır,bir üşütür,bir ağlatır,bir güldürür;
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.

Özdemir Asaf
insanların her yerde aramayı sürdürdüğü saçmalık.

Ben kimseye ilgi duymuyorum. Kimse ile ilişki içerisinde hayal edemiyorum kendimi. Filmlerdeki aşkın tasviri üzerinde çok düşündüm,çok beğendiğim ve yaşamayı istediğim ilişki tipleri gördüm. Ama biriyle olma fikri bana çok yabancı, yabani, kötü, mide bulandırıcı geliyor. Hayatımda gerçekten birini sevmedim sanırım. Üstelik baba ve anne sevgisi bense eksik.
üç harflidir.
Sevemedim senden başkasını aşk yüzlü sevgili yanimdan ayrılırsam buz adamdan farksız olur benim bu aciz bedenim ruhumda adeta bir mum gibisin içimi yavaş yavaş ısıtan ve ışık veren...

Diye akıp gider efendim.
Aşk kalbimi yakan volkan gibidir,
En sevdiğim tatlı kazan dibidir.
Geçen gün alıntı bir entry gördüm burada güzeldi.
Balıkla kuş birbirlerine aşık olabilirler ama nerede yaşayacaklar.
görsel
Seni düşündükçe kan üreten bir kalp
Diğerine pek de lüzum kalmadı be kadın.
Öyle bi kaç afilli sözle tanımlanamaz ki. insan sadece sevince anlar.
aşk

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
istanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.

Cemal Süreya

tanım mı?
tanım kalpte, histe gizli. Anlatılamıyor ya da tanımlanamıyor anla işte.
gülüşüne cihan değer.
tanımı göreceli olmakla birlikte, olunan kişiyi solumak şeklinde yaşamaktır.
Aşk ,karşındakini bulunmaz Hint kumaşı sanmanla ,sersemin teki olduğunu anlaman arasında geçen zamandır.
Victor HUGO
Sevdiğinden çok uzak bir şehirde olduğunda dahi onunla olmaktır. Bir sokak başından heybetiyle yürüdüğünü, tüm özlemișligiyle kemiklerini kirarcasına sarıldığını hayal etmektir. Bi vakit sonra onun olduğu şehre gittiginde uzaktan onu görüp mal gibi mutlu olmaktır. Otobüste metroda parfümünü duyumsadiginda öküz gibi etrafa bakmaktır. Belki o koku kadar yakınında olabilir o dakika ama değildir, sümüklunun biri sıkmıştır. Daha ne diyeyim sözlük adamın haberi bile yok, habersiz sevmektir işte.

Edit: ciğerim sökülüyor
istisnai birkaç durum dışında ne olursa olsun sarılabilmek, o'nun için tekrar ve tekrar küllerinden doğabilmektir.
görsel
birbirine aynı anda habersiz e-posta atmaktır.
En somut tanımı takriben 3 yıl süren bir çeşit hormon patlaması ve bu hormonların ele geçirdiği insancıkların kendini kaybedip saçmalaması durumu saygı,güven bunlar daha gerçekçi.
nedir hocam bu aşk?
kalbin içmeden yıkılmış sarhoşluğu;beyni düşünmekten noksan bırakması nedir hocam.
karşı cinse dokunmadan sevmek midir aşk?
uzaktan uzağa hayranlık duymak mıdır aşk?
e şu zamanda hokkabazlık cambazlık yapan yurdum insanının dokunma amacı güderek yaptıkları iş de mi aşk ?
kadının erkeği ,erkeğin kadını birer sex objesi olarak görmesi mi aşk?
yoksa benim gibi geri kafalıların ,paçozların uzaktan dokunmadan,heyecanı yüzünden diş telleri kırılacak duruma gelmesi midir aşk? bir derviş misali allah aşkını aramak mıdır aşk?
kitap gibi sevmek midir aşk ?
kitap gibi insanı bulabilmek midir aşk?
yahu hocam nedir bu aşk ?
gözümden acizliğimden akan yaş mıdır aşk? bu yaşama hevesimin kırılmışlığı mıdır aşk ?
ben bunları ayırt edemeyecek kadar cahilim sanırım...kitap sultanının cahil veziri kitap adam.
•••kitaplara konu olabilecek aşkları bulabilmek ümidiyle•••

görsel
"Benim yaşımda aşk kimin kollarında öleceğine karar vermektir. Aslında her yaşta öyledir" demiş yazar.
Bir türlü tanımlayamadığım durum.
" Aşk insanın birbirini vazgeçilmez tutkusuyla istemesidir. Aşk, yasa dışıdır, gizlidir. Şiir de aşk gibi, meşru şiir yaşamaz.

Mutluluğun şiiri olmaz. Mutluluğun aşkı da olmaz. Olsa da adını başka türlü koyalım, mutluluk diyelim, karı-kocalık diyelim, dostluk diyelim. Ama aşk demeyelim.

Evlenince aşk mutlaka biter. Çünkü aşk, yanlı, ilkel bir duygudur. Sanki aşkta bir savaş hali vardır. Masallara bakın, ‘Gerdeğe girdiler ve evlendiler’ denir ve biter. Biter, çünkü aşkın anlatılacak şeyi kalmaz artık. Toplumun önüne biz beraberiz diye çıkmak, ister evlilik olsun, ister beraber yaşamak olsun, hiç fark etmez, aşk ölür.

Bir de aşkta rekabet vardır. Çoğunca rekabetten doğar aşk. Her an elinden kaçırabilecek gibiysen ona tutkun büyür. O sadece seninse, onun için de, senin için de, özellikle erkek için, aşk yavanlaşır. Evlilik ise toplumsal, kutsal bir kurumdur. Ve her kutsal kurumda olduğu gibi yalanları çok fazla. Başka dengeler yoksa, aşk bitince cinsellik de kalmaz…Bazen aşkın yansımaları kalsa bile, cinsellik biter."

Cemal Süreya
Kadınca, Mayıs 1984
© copyright 2005 - 2026