bugün
- tembel ve çalışmayan insan15
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek14
- 1 saatte 10 bira içmek16
- manyak olmaya karar verdim9
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- almanya da hangi partiyi seçerdiniz5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti3
- arkadaşlar neden bu kadar salaksınız5
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri5
- şaka maka 2026 dünya kupasının bitmesi3
- türkiyeden siktirolup gitmek5
- hırt5
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması2
- velvet12
- otomobile ek vergi5
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- kıbrıs barış harekatı3
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması7
- nervio11
- akşamları yürüyüşe çıkmak2
- cunda adası3
- ingilterede çocuklar açlıktan silgi yiyor5
- ispanya19
- slavko vincic15
- blok33
- sevilince şımaran kızlar4
- teröriste o da insan demek4
- kadınların efendi erkek yerine katil tercihi4
- otel odasında ölmekten korkmak2
- yazık oldu yarınlara4
- liberal eğitimin imkansızlığı2
- üniversite tercih edeceklere tavsiyeler3
- arkadaşlar ben chatgpt ile konuşmaya gıdıyorum2
- pahalılığın çaresi3
- sözlük kızlarının adam gibi adam olması2
- vurgun yemek4
- özgünlüğün faydasız olması5
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek6
- tayt giyen hatunun götünü dalgalandırmak2
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması8
- istanbul da hissedilen sıcaklık2
- tememda kenka nalaka10
- true hanın gazabı8
- chp'ye oy vermiş yazarlar4
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu7
Bir varlığı tutkuyla ve nâmütenâhî bir ozlemle sevme. Ayaklarını yerden kesen, dizlerin bağını çözen, karında kelebekler uçuştuysan, yüreği yerinden söken, aklı baştan alan tarifsiz sevda.
Ya inat edip başlar ya inat edip biter. Aşk hak edenlere yakışır.
Duyguların en güzeli.
takıntılı olma durumu. yani en çok başak burçlarını ilgilendirir.
Asosyal bir insandım,Aşktan falan hiç anlamazdım dalga geçeredim sevgili olanları görünce.Doğduğum yere gittim almanya'ya 1 aylığına tatil gibi ,dedim belki karı kız bulurum eğlenirim falan fıstık.internetten bir kızla tanıştım arkadaşlarım aracılığı ile izmirde oturuyormuş.konuştuk ısınmaya başladım.sonra bana up uzun bir mesaj yazdı ve seni seviyorum dedi.hayatımda ilk defa birisi beni karşılıksız sevmişti.Aylar geçti buluştuk.ilk buluşmamızda bile sanki 2-3 yıldır birbirini tanıyan insanlar gibiydik hiç utanmadık birbirimizden.birlikte olduk her buluştuğumuzda ayrılınca ağlıyordu.özlüyorduk birbirimizi.Farklı şehirde yaşadığımızdan dolayı toplam 3-4 defa görüştük.son görüşmemizde ise kavga ettik ayrı ayrı yerlerde yattık sonra kalktım haklı olmama rağmen özür dileyip yanıma getirdim.gece masustan yorganı attım üzerimden ne yapacak diye..üzerimi örtüp ağlayıp seni seviyorum dedi sarıldı ve uyuduk.O An yaşadığım mutluluğun tarifi yoktu.aylar geçti ve hayatının yalan olduğunu bana ihanet ettiğini öğrendim.ayrıldık, ayrıldıktan 2 gün sonra başka bir adama seni seviyorum dedi.işte onu diyene kadar aşk buydu sanırım.Aşk benim için izmirde alsancakta el ele onla gezerken yaşadığım şeydi.Erkek olmama rağmen onun için döktüğüm göz yaşıydı.Kalbimde umutlarımda izmirde onun yanında kaldı.aşk mı bilmiyorum nerede acaba..
onu tanıyana kadar aşk nedir bilmezdim.
aşkı da sevmeyide o kadından öğrendim.
onu tanıyana kadar aşk nedir bilmezdim.
aşkı da sevmeyide o kadından öğrendim.
gelip geçici hevestir o.
"tabi ki bir insanı sevebilirsiniz, eğer onu yeterince tanımıyorsanız." charles bukowski
"tabi ki bir insanı sevebilirsiniz, eğer onu yeterince tanımıyorsanız." charles bukowski
Geçici bir sarhoşluk halidir. Etkisindeyken lütfen önemli kararlar almayınız.
Ben aşka inanmıyorum. Çunku ask aslında bizim uydurdugumunz karsi cinse duyulan asiri sevgiye verilen ad. Fakat aslinda bu asiri sevgi erkekler de koruma ve ureme ic gudus kadinlar da ise korunma ve ureme ic gudusunun bir tezahürüdür. Yani siz suana kadar dizilerden filmlerden okudugunuz nice ask kitabindan kendinizi soyutlarsaniz aska aslinda gereginden cok fazla anlam yuklendigini ve askin merkezinde koruma/korunma ve urem icgidusunun yattigini rahatlikla farkedebilirsiniz.
bütün insanlar mutlu mesut murat olurlar ama birbirlerii buluyorlar ama bunuyorlar.
buğuz ediyorlar. içleri haset fesat olursa tabi ki yaşayamazlar.
buğuz ediyorlar. içleri haset fesat olursa tabi ki yaşayamazlar.
aslında çok boş olan bir duygudur. sadece biz fazla büyütüyoruz.
çok afedersiniz burada bir özeleştiri yapmak istiyorum ki rosalinda gibi pembe dizileri izleye izleye aşkın bir bok olduğunu sanmaya başladık. kendimizce hayatımızın fernandosunu aradık durduk. sonra karşımıza bünyaminler çıktı gerçek hayatta.hayaller karaya oturdu. tabi biz şok.
sizi olduğunuz gibi sevmeyen sevgiliye sevgili denir mi diye soran birkaç satır yazıyı okuyunca yazmak istedim. Deniyor elbet, hepimiz diyoruz.
Siz hiç dağınık saçlarınızla ekmek almaya gider gibi çıktınız mı sokağa? Ve ayaklarınız sizi sevdiğinize götürdü mü o anda mesela?
Ve o... Öyle samimi, öyle içten ve öylesine kendi gibi karşılayıp da sizi kabul etti mi hayatına? Yani yanında “yalınayak” hissedebileceğiniz kimseniz oldu mu sizin?
Bu soruların cevabı evetse eğer, şanslısınız.
Bizler, unvanlarımızdan, gelir düzeyimizden, kıyafetlerimizden, yaşadığımız bu hayattan sıyrılamıyoruz ilişkilerimizde, buna izin verilmiyor. Ve hayat deniz kumu misali, parmaklarımızı ne kadar sıkı kaparsak kapayalım bir boşluk buluyor, hiçbir hatayı telafi etmemizi beklemeden akıp gidiyor avuçlarımızdan.
Hayal bile kuramıyor, yanlış yapmaktan korkan sıradan bir ömrün orta yerinde tekdüze alışkanlıklarınız ve tekdüze hayatımızla kalakalıyoruz.
iki sene öncesi... bir mezar taşına sarılıp ağlıyorum. Dünyanın en mutsuz insanı olduğuma kendimi inandırdığım, dertleşmek için bir avuç toprağı, soğuk mermer taşlarını seçtiğim bir an. Telefonum çalıyor. Açmam ya, açıyorum bu sefer. Eski zaman aşk mektuplarının naifliğinde bir ses tonuyla halimi hatrımı soruyor.
Ben mi? Ben, güneşin altında bir mezar taşına oturmuş beni bu hayatta yalnız bırakıp gittiğine kızarak ağlıyorum. O mu? O, o mezar taşını buluyor. Başucuna bir ağaç dikiyor. Yaklaşık bir sene sonrası,ağacı onun diktiğini, bir sene boyunca suladığını öğreniyorum. güneşte kalmama dahi tahammülü olmayacak kadar çok seven birinin varlığı şaşırtıyor beni. Sonrası mı? Sonrası bana kalsın...
Siz hiç dağınık saçlarınızla ekmek almaya gider gibi çıktınız mı sokağa? Ve ayaklarınız sizi sevdiğinize götürdü mü o anda mesela?
Ve o... Öyle samimi, öyle içten ve öylesine kendi gibi karşılayıp da sizi kabul etti mi hayatına? Yani yanında “yalınayak” hissedebileceğiniz kimseniz oldu mu sizin?
Bu soruların cevabı evetse eğer, şanslısınız.
Bizler, unvanlarımızdan, gelir düzeyimizden, kıyafetlerimizden, yaşadığımız bu hayattan sıyrılamıyoruz ilişkilerimizde, buna izin verilmiyor. Ve hayat deniz kumu misali, parmaklarımızı ne kadar sıkı kaparsak kapayalım bir boşluk buluyor, hiçbir hatayı telafi etmemizi beklemeden akıp gidiyor avuçlarımızdan.
Hayal bile kuramıyor, yanlış yapmaktan korkan sıradan bir ömrün orta yerinde tekdüze alışkanlıklarınız ve tekdüze hayatımızla kalakalıyoruz.
iki sene öncesi... bir mezar taşına sarılıp ağlıyorum. Dünyanın en mutsuz insanı olduğuma kendimi inandırdığım, dertleşmek için bir avuç toprağı, soğuk mermer taşlarını seçtiğim bir an. Telefonum çalıyor. Açmam ya, açıyorum bu sefer. Eski zaman aşk mektuplarının naifliğinde bir ses tonuyla halimi hatrımı soruyor.
Ben mi? Ben, güneşin altında bir mezar taşına oturmuş beni bu hayatta yalnız bırakıp gittiğine kızarak ağlıyorum. O mu? O, o mezar taşını buluyor. Başucuna bir ağaç dikiyor. Yaklaşık bir sene sonrası,ağacı onun diktiğini, bir sene boyunca suladığını öğreniyorum. güneşte kalmama dahi tahammülü olmayacak kadar çok seven birinin varlığı şaşırtıyor beni. Sonrası mı? Sonrası bana kalsın...
Tarif edilemez bir duygu.
tipten ve güzellikten aşıldığında gerçek aşkı bulabiliyor insanlar.
aşk öyle bir şey değil.
içi fazlaca boşaltılmış bir şey şimdilerde aşk.
estetikten azad edilmişse bir sevgi işte adı o zaman aşk oluyor.
estetiğin ve imkanın ötesindedir aşk. içermez değildir sadece ötesindedir.
bulabileni az bulanı mutludur. dayanışmadır aşk.
dayanacak bir omuz yada bir başa omuz olabilmektir.
aşk öyle bir şey değil.
içi fazlaca boşaltılmış bir şey şimdilerde aşk.
estetikten azad edilmişse bir sevgi işte adı o zaman aşk oluyor.
estetiğin ve imkanın ötesindedir aşk. içermez değildir sadece ötesindedir.
bulabileni az bulanı mutludur. dayanışmadır aşk.
dayanacak bir omuz yada bir başa omuz olabilmektir.
Hayatta geri kalan her şeyin hükmünü yitirmesi.
Aşk, ikiye ayrılır; Gerçek Aşk ve Göz tutulması
Gerçek aşk sonunda ölümsüz bir güvenme ve sevgiyle bitirilirse olur.
Göz tutulması aşkı ise sürelidir ağzından çıkanı dumaz kişi. Ama ona olan güveni de çok azdır.
Gerçek aşk sonunda ölümsüz bir güvenme ve sevgiyle bitirilirse olur.
Göz tutulması aşkı ise sürelidir ağzından çıkanı dumaz kişi. Ama ona olan güveni de çok azdır.
görsel
bir aşkın başlangıcı.
bir aşkın başlangıcı.
iki kişilik oyun...
Belkide şuanda en çok ihtiyacım olan şey! Öleceksemde onun ellerinde öleyim!
şimdilerde işportaya düşmüş mevhum.
iki uçlu keskin bıçak.
Ne kadar derin olursa kesik o kadar özel.
Ne kadar derin olursa kesik o kadar özel.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar