bugün
- herkes yatsın iyi geceler7
- oğlum çok güzel lan4
- aklını yitirmek4
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- manifest grubu3
- 50 tl ile rolling yapmak6
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- acıktım ben3
- cips olsa da yesek5
- matbaanın gecikmesine sebep5
- horoz hayası çorbası5
- 1 saatte 10 bira içmek19
- parayla dert dinlenir2
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- işini kaybetmek2
- tembel ve çalışmayan insan16
- yarın iş olduğu gerçeği3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- nothing more never less2
- sözlük kızlarının kombinleri20
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- velvet vs nervio19
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- gemici düğümü2
- okulda felsefe dersinin gereksizliği tartışması2
- kadim kültürler4
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- velvet13
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- erzurum hassiko halayı2
- deuce2
- insan olmaya ceyrek kala13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- bira cips6
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- fifa'dan dünya kupası finali soruşturması2
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- kane2
- gocusuz sözlük4
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- laptop5
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- aga be şarkılar5
- kafanızdaki ses4
- slavko vincic15
- sözlük kızlarının burunları3
- age of empire 23
bir çeşit halüsinasyondur. karşındakinin artık seni sevmediğini anladığın anda gerçek dünyaya "merhaba" dedirtir.
Yalnız kalmak istersin..
geçmişi dusunursun.*
biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese de *
hayatinin geri kalanını onu düşünerek geçirmek istersin..*
çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin nafile... *
rüyalar göreceksin, * her sıçrayarak uyandığında onun adini söylediğinizi fark edeceksin..
telefonun çalmasını bekleyeceksin.. * her çaldığında yüreğin ağzına gelecek.* * canın yanacak..*
hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden... onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
yasadığın şehri terk etmek isteyeceksin... onunla hiçbir aninin olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek... ama bir umut... onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu... bu umut seni gitmekten alıkoyacak... gel gitler içinde yaşayacaksın... *
razı mısın bütün bunlara?o halde asik olabilirsin...
Yasadim biliyorum!!
geçmişi dusunursun.*
biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese de *
hayatinin geri kalanını onu düşünerek geçirmek istersin..*
çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin nafile... *
rüyalar göreceksin, * her sıçrayarak uyandığında onun adini söylediğinizi fark edeceksin..
telefonun çalmasını bekleyeceksin.. * her çaldığında yüreğin ağzına gelecek.* * canın yanacak..*
hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden... onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
yasadığın şehri terk etmek isteyeceksin... onunla hiçbir aninin olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek... ama bir umut... onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu... bu umut seni gitmekten alıkoyacak... gel gitler içinde yaşayacaksın... *
razı mısın bütün bunlara?o halde asik olabilirsin...
Yasadim biliyorum!!
bıcak sırtı isimli dizinin jenerik müziğinin ismi.
azalan marjinal fayda teorisinin duygusal gerçekliğidir. zira büyüdükçe aldığınız fayda azalır.
herkesin hakkında soyleyecek bir seyleri olduğudur..
ama tam burada şunu unutmamak lazım; aşık olduğumuzda en yüce aşkı bizim yaşadığımızı, en çok bizim sevdiğimizi, en çok bizim mutlu olduğumuzu, en çok bizim birbirimize yakıştığımızı, en çok bizim anlatılmaya değer anılar birktirdiğimizi; aşk acısı çektiğimizde de en çok bize yazık olduğunu, en çok bizim ölecek gibi olduğumuzu, en çok bizim diğerleri tarafından anlaşılmadığımızı, en çok bizim kendimizi bok gibi hissettiğimizi falan sanarız ya. işte bu düpedüz eşşekliktir. yaşadığımız aşk, diğerlerinden başka falan değildir, sadece yaşadıklarımız içinde başkadır. hemen öyle artistleşmeye, böyle bir leyla ve mecnun triplerine bürünmeye falan gerek yok diye düşünüyorum ben. ''hayatımda hiç kimseyi böyle sevmedim ben.'' diyebilirsiniz ama ''hayatta hiç kimse böyle sevmemiştir ulan!'' demeyin. ayıp lan. salyangozları düşünün biraz
ama tam burada şunu unutmamak lazım; aşık olduğumuzda en yüce aşkı bizim yaşadığımızı, en çok bizim sevdiğimizi, en çok bizim mutlu olduğumuzu, en çok bizim birbirimize yakıştığımızı, en çok bizim anlatılmaya değer anılar birktirdiğimizi; aşk acısı çektiğimizde de en çok bize yazık olduğunu, en çok bizim ölecek gibi olduğumuzu, en çok bizim diğerleri tarafından anlaşılmadığımızı, en çok bizim kendimizi bok gibi hissettiğimizi falan sanarız ya. işte bu düpedüz eşşekliktir. yaşadığımız aşk, diğerlerinden başka falan değildir, sadece yaşadıklarımız içinde başkadır. hemen öyle artistleşmeye, böyle bir leyla ve mecnun triplerine bürünmeye falan gerek yok diye düşünüyorum ben. ''hayatımda hiç kimseyi böyle sevmedim ben.'' diyebilirsiniz ama ''hayatta hiç kimse böyle sevmemiştir ulan!'' demeyin. ayıp lan. salyangozları düşünün biraz
konuşulan susmanın dil sokağındaki insanlara içirilen antibiyotik gibi bir şeydir.
hayatının kapısını çalar en zayıf anında ,seni bir kartalın avladığı küçük bir serçe gibi yakalar,ilk önce gökyüzünde pençelerinin arasında tedirgin bakışlarınla nasıl kurtulabilirim sorularının yanı sıra,sıkışan gövdeni hareket ettiremezsin,kalbin korkuyla çarpmaya başlar.öyle bir çarpar ki; beynine kan sıçrar.noluyor ,noldu da benim başıma geldi bu iş?.eninde sonunda ya seni öldürür ya da sen kaçarsın...o yenik bir serçeydi,sıkılınca ağlamaya çıkardı.Sonra da çift çıkardık;kar yağardı,biz dinlemez,çıkardık!O kentte bütün sokaklar biz yanyana yürümeyelim diye dar yapılmıştı,insanlar dar yapılmıştı,çıkardık!Ben yürüsem o dar yolların hepsi ona çıkardı...
AŞK acıkmaktır!
önce acıkmayı istemek lazım ama... abur cuburlarla, geçiştirmelerle gidermemek lazım ihtiyaçları...
yemek lazım. ısırık ısırık, lokma lokma.
(olsa da yesek)
önce acıkmayı istemek lazım ama... abur cuburlarla, geçiştirmelerle gidermemek lazım ihtiyaçları...
yemek lazım. ısırık ısırık, lokma lokma.
(olsa da yesek)
Bana göre Allahın insanlara verdiği en büyük ızdırap.Belki de bir gazap.
mumkunse benım kapımı calmasın ıstedıgım yuzssuz mısafır..
fuzulinin bir cümlede içinden çıktığı iştir.
aşk imiş her ne varsa alemde, ilim bir kıyl-u kaall imiş ancak.
büyüksün fuzuli. saygıyla eğiliyorum.
aşk imiş her ne varsa alemde, ilim bir kıyl-u kaall imiş ancak.
büyüksün fuzuli. saygıyla eğiliyorum.
özgür olmak tatsız ,saf su gibi.Onsuz olmak ise susuzluk gibi...
gidenin arkasından mal mal bakmaktır.
bir fotoğraf düşünün içinde on dört kişi var; ama siz fotoğrafta tek bir kişinin gülümsemesine takılıyorsunuz. işte bu aşktır. fotoğraftaki diğer insanlar figüran, dekor oluyor sadece. siz onları görmüyorsunuz.
aşk; seçici algının tavan yapmasıdır. tek bir kişiyi algılar beyin.
aşk; seçici algının tavan yapmasıdır. tek bir kişiyi algılar beyin.
hayatın anlamıymış,her sabah gözünü açma nedeninmiş,yaşadığını hissetmenmiş..
(bkz: kaybedince anladım)
(bkz: kaybedince anladım)
aslında bu kadar üzerinde durulması, adına şarkılar ve yazılar yazılması, filmler çekilmesi onun gerçekliğinin olmamasındandır. insanın doğası gereği bencil olması, feci paylaşımı ve fedakarlığı gerektiren bu şeyin bir süre sonra değerinin yitirilmesine sebep olmaktadır. etrafa şöyle bir bakıldığında aşkın ömrünün kısa olduğu görülür. tamam, aşk yoktur anlamına gelmez bu. ilk zamanlar yaşanılan aşktır fakat insancıl ve bencil duyguların biraraya gelmesi aşkın sonunu hazırlar.
dediğim gibi bunun ve hayattaki diğer çoğu şeyin çabuk eskiyip kaybolması, 'insan'a atalarından miras kalan bencillik duygusudur. başka bir şey değildir. bundan sonra da bu başlığa bir şey yazılmasın rica ediyorum arkadaşlar, kapatalım bu konuyu. zira bu, aşkın ne anlama geldiğini araştıran tartışmayı sonuçlandıran bir tanımdır.
moderatör arkadaşlardan da rica ediyorum kilitlesinler bu başlığı.
dediğim gibi bunun ve hayattaki diğer çoğu şeyin çabuk eskiyip kaybolması, 'insan'a atalarından miras kalan bencillik duygusudur. başka bir şey değildir. bundan sonra da bu başlığa bir şey yazılmasın rica ediyorum arkadaşlar, kapatalım bu konuyu. zira bu, aşkın ne anlama geldiğini araştıran tartışmayı sonuçlandıran bir tanımdır.
moderatör arkadaşlardan da rica ediyorum kilitlesinler bu başlığı.
insanı aptal eder biraz. aşık olduğun kişiyi her türlü mükemmel görürsün. ona gönlünü açtığını anlatan uzun, edebi bir mesaj atarsın. mesaja karşılık sıkı bir ayar yersin. "Bir daha da bu saçmalıkları duymak istemiyorum." der sana. Böyle ayar bir mesaja bakarsın, verilen ayarı görmezsin, ya da görmek istemezsin. "he he mesajıma cevap verdi, yaşasın!" diye sevinirsin. "A bak 'da'yı bile ayrı yazmış canım benim, mükemmelsin." diye düşünürsün. Hala mutlusun. biraz daha düşünürsün. düşündürtür çünkü. sorarsın kendine "aşk nedir?" , "ben niye hala mutluyum?" diye. Sonra biraz anlarsın ki aşk, kabul edilmek değildir. Aşk kavuşmak değildir. Pervanenin muma, bülbülün güle karşı hissettikleridir aşk. Lütuftur. Kimi geçici faydalanır ondan, kimi şanslıların ise varlığı o lütufla beraberdir, ondan ayrılmaz. işte onlarınkini düşünüp bizim adi * duygularımızın hakkında en ufak şey konuşmamız gerekendir aşk aslında dersin.
"Aşık olduğuma göre, şairliğin, falanın filanin çok ötesinde bir şeyim herhalde."
Nazım Hikmet
Nazım Hikmet
sabah ereksiyonu gibidir.
zamanın çok değerli olduğunu bilmene rağmen her saniyeni onu düşünerek geçirmene neden olan duygu.
iskeleye çıkıp arkadaşlara ''bak oğlum bak nasıl balıklama atlıcam şimdi'' dedikten sonra göbeğinin üstüne düşmek ve haşlanmaktır.*
kaldım bela-i aşk ile ben mübtela sefer
meşhurdur ki aşığa ya sabr ve ya sefer. dizeleriyle anlatılmış olay.
(bkz: ahmet paşa)
meşhurdur ki aşığa ya sabr ve ya sefer. dizeleriyle anlatılmış olay.
(bkz: ahmet paşa)
galatasaraya karşı beslediğim soyut varlık.
boyun büküp esrarengiz bir şeylere,
kendiliğinden vurmak dünya yalnızlığına.
derin ve anlaşılmaz,hissel sarhoşluk halimdir,
aşk
boğulmaktır denize karşı bir manzarada..
sessizce çığlıklara bürüyüp kalp atışlarını,
bir sandalda geleceğe kaybolmaktır,
aşk
tesadüfen çarpılmaktır bir kamyon ağırlığına..
dayanılmazlığı öğrenip,
acılarla tesadüflenmektir aynı kahırla..
aşk
süresizce kaybolmak yangın ortasında,
ve ya eskimek bazı yaşanmışlıklarla..
aşk
sonuna varmadan başından anlamlandırılan,
insanı kasıp kavuran fırtınanın ardından gelendir..
kendiliğinden vurmak dünya yalnızlığına.
derin ve anlaşılmaz,hissel sarhoşluk halimdir,
aşk
boğulmaktır denize karşı bir manzarada..
sessizce çığlıklara bürüyüp kalp atışlarını,
bir sandalda geleceğe kaybolmaktır,
aşk
tesadüfen çarpılmaktır bir kamyon ağırlığına..
dayanılmazlığı öğrenip,
acılarla tesadüflenmektir aynı kahırla..
aşk
süresizce kaybolmak yangın ortasında,
ve ya eskimek bazı yaşanmışlıklarla..
aşk
sonuna varmadan başından anlamlandırılan,
insanı kasıp kavuran fırtınanın ardından gelendir..
Ask,sözlükten bir arkadaşın şiirinde dediği gibi,'' kör bi atın koşması'' durumudur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar