bugün

/636
tıbben olası açıklaması yapılmış olan ve beynin salgıladığı feromun olarak bilinen bana göre ise sadece iki kişi arasında yapılan ortalama süresi üç dakika olan sevgi patlaması.
age
Sex
Kilo
ota da konabiliyor boka da kimi zaman.
yazıldığı gibi yaşanır aşk..
sesli yaşanır, sonra bi duraklama bölümü olur ve sessizce biter..
şşş sessizlik şimdi!
Ne başlayabildik doğru dürüst
Nede bitirebildik
Ne vazgeçebildim
Bilirsin beni
Nede anlatabildim

Ah bu aşk iflah etmez beni
Onunsa umrunda değil
Zaman sen diyorlar çaresi
Geçte nasıl geçersen geç bildiğin gibi

Ah şu gönlüm hiç kimseyi böyle sevmedi
Hiç kimseye böylesine yenilmedi
Ne yapsam ne söylesemde değişmedi ama
Al dedim vur demedimki

Ayakta hislerim dilimde düğümler
Söz geçmiyorki kendime
Mecalim yok
Anlat diyorsun ya bendeki usul kıyameti

Hani birisi daha çok sever ya
Bizimkisi o misal
Meğer o vefasız çoktan gitmiş
Gelde anlat kendine gelde anlat ellere

Ah şu gönlüm hiç kimseyi böyle sevmedi
Hiç kimseye böyles, ne yenilmedi
Ne yapsam ne söylesemde değişmedi
Ama al dedim vur demedimki

Kırılmış gururum hiç aman vermiyor
Ne söylese haklı işin aslı bende saklı

NEV
Yokluğun, cehennemin öbür adıdır.
Üşüyorum, kapama gözlerini..diyebilmektir aşk.

(bkz: ahmet arif)
beş duyu organı ile elde edilen uyaranlarla gelişen progresif seyirli sistemik bir rahatsızlıktır.

klinik bulgular;

bu insanlar genelde hayattan zevk alırlar, mutludurlar. ayakları yere basmaz ve mantıklı düşünemezler. havai ve enerjiktirler.

tanı;

tanı genelde iyi bir anamnezle konulabilir. ileri tetkike çoğu zaman gerek yoktur.

*sen aşıhsın arkadaaaşş, aşıhsııın.
-evet abi, aşığım.

ileri tetkik için kandaki bazı hormon düzeyleri ölçülebilir. endorfin, adrenalin v.s

tedavi;

aşkın yarasıdır bu ilaç kapatmaz
verdiğin teselliler beni avutmaz
dermanı yardadır sende bulunmaz
benimle boşuna uğraşma doktoooor

komplikasyonları;

en sık görülen komplikasyon şiir yazmaktır. en hödüğü, en cahili, en kazması bile yazar bir şeyler.
bunun yanı sıra hayal kurmak, hayatına bir çeki düzen vermek, kişisel hijyene daha çok önem vermek gibi bazı komplikasyonlar görülebilir.

(bkz: geçmiş olsun)
Aşık olunduğu zaman dünyanın en tatlı şeyi.Ayrılık yaşandığı zaman hayatımızda ki en büyük sorunsal.
herşeyin kapısını açan bir maymuncuk, bir hırsız anahtarıdır!
ya sizi "rehin alıp" kilitler, ya da "içinizi boşaltıp" ardında bırakır...
savunmasız kalmaktır.
acıya şikayetsiz katlanma sanatı.
hakkında yazılanları bir anda çürütebilecek veya kuvvetlendirebilecek güce sahip, kutsalımsı duygu.
on yaşındaki kardeşimin sevdiğinin elinde gördüğü japonca "f" harfini türkçe "y" harfi sanması üzerine ağlaması. adı y harfiyle başlayan birini sevdiğini düşünmüş. yazık lan.
aşk bir vişne ye ye kişne.
aşk bir tosttur ye ye ossur.
aşkın tanımını sadece aşıklar yapar. hepsi sadece kendilerinde en yoğun olan duyguyu söyler. yani onlarda tam yapamaz aşkın tanımını. bence aşk bütün gününü tek birşey düşünerek geçirip hem sıkılmamak hem de bundan şikayetçi olmamaktır.
geçen gün anlamış bir arkadaş bir yetenek, bir yeti imiş. bu duyguyu hissetme yetisi kaybedilebiliyormuş. kaybetmeden bol bol yaşamalı dedi.
teoman' ın dediği gibi ''kötü bir şaka... anlamaya çalışma''.
tribüne oynamaktır.
emeksiz apriori bir kimyasaldır.
sevgili ile geçirilen vakit dolmuştur, metroya beraber inilir, az sonra senden 450 km. uzaklaşmak için ayrılacaktır. son kez sarılırsın gitmeden, kokusunu içine çeker, "umarım kokusundan azcık da olsa üstüme sinmiştir " diye kendi kendine düşünürsün. nihayetinde arkasını dönüp metroya girer , sonra sana dönüp bakar.

eliyle " hadi git bekleme yoksa ben de gidemiycem " anlamına gelen bir işaret yapar.

işte tam o anda boğazına kocaman bir hıçkırık takılır, gözlerinden birer damla yaş aşağıya iner .

aşktır işte o , en derinden ve en masum şekilde gösteriyordur kendini çünkü.
camdan sızan güneş gibi,
gökte yıldızlar gibi,
dolu hayatlar gibi,
sonsuz olması istenen şey.
ısrarla istemek, bir türlü doyuma ulasamamak, kana kana içmek; bazen ellemeden uzaktan bakmak ya da bakmak zorunda kalmak, bana göre bencilce sahiplenme isteği ve en onemlisi aynı zamanda bu duyguların daha fazlasını ondan beklediğimiz; arka fonda çalısan programlar gibi performansı etkileyen, kapatsan kapatamayacagın, zihin sahnesine seneryo olan, orada bile dogal olmayan kişinin hayal boyutunda büründüğü roller, kurgular ve uydurmalar bütünü. bu yuzden gercek aşkın olmadıgı söylenir, oysa sahtelik kişilerden veya duygulardan değil, tamamen kendi kafadan attıklarımızdan gelir. zaten o yuzden çok güzeldir. keske kafadan attıklarımız yuzunden hiç g*t olmasak, ya da g*t etmeyecek birisiyle karşılaşsak..
bulunması çok zor, kaybetmesi en kolay olandır...
hayatım boyunca çok uzaklarımda olmuş hadise.
yalan dostum aşk diye birşey yok..

(bkz: kurban)
© copyright 2005 - 2026