bugün
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku6
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar13
- bir bela geliyor8
- uludağ sözlük hacc organizasyonu6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- neredesiniz kızlar4
- avrupa yakası cem2
- ishal olmak2
- umreye gidene ve gelene ne denir6
- velvet15
- oburluktan ve pornodan uzak durmak3
- çakal2
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı7
- yakışıklı seri katil3
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler23
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- kıyamet2
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- victor osimhen11
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı5
- tütün kolonyası2
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi12
- distopik film önerisi3
- itü kktc3
- adana5
- sözlükte marka olmak11
- sebahattin şirin20
- pkklılara idam gelsin3
- kedi tekmelemek11
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz6
- iremga32
- trt'nin artık tarafsızlığı da umursamaması3
- uludağ sözlük evreni7
- alevi kızların alev alev yanması7
- diamond bosphorus kardeşimin yakışıklı olması6
- yastığa sarılarak uyuyan erkek6
- daha 17 dizisi aras vs teoman7
- fenerbahçe4
- memesinin altına mendil koyan sözlük erkeği7
- anın görüntüsü31
- tiktokta göğüslerini sergileyen sarışın kız5
- cehennem4
- sözlük yazarlarının manzaraları7
- sözlük erkeklerinin sütyen bedenleri8
- bana onu sormayin6
- demokrasi ahiret diline uygun değildir4
- çaycı hüseyin3
kataloğu yok ve liste fiyatının çok üstünde.
ne iskonto ne de bariz bi indirimi olmayan..
ne iskonto ne de bariz bi indirimi olmayan..
mevlana ya sormuşlar aşk nedir? diye mevala na cevap vermiş :aşık olda gör *
hani karanlığa alışmışken gözlerin, bir ışık belirirya karanlık ortasında bir bakarsız sarmış butun karanlığı yok etmiş. Önunu aydınlatmış, yuzunu güldurmüş...
işte öyle birşey.
işte öyle birşey.
genelde 3 kişiliktir.
terazime duyduğum histir.
gerçekliği bile şüpheli bir hisse atlayıp son hızla, kilometrelerce sürüklenmektir.
ömrü 3 gündür.
(bkz: ayrılık yıldönümü)
ask kimine gore gecici bir mutluluk, sonrasi huzun ve aci ama yinede merak edilen yasanasi duygu...bile bile lades belkide...
ask bulamayanin mumla aradigi, bir kez olsun tatmayanin en buyuk kaybi olarak nitelendirilesi bir olgu... verdigi mutluluk bir baska hatta verdigi aci bile bambaska...
(bkz: bu ne yaman celiski)
ask bulamayanin mumla aradigi, bir kez olsun tatmayanin en buyuk kaybi olarak nitelendirilesi bir olgu... verdigi mutluluk bir baska hatta verdigi aci bile bambaska...
(bkz: bu ne yaman celiski)
yakalanması kolay bırakılması zor.
(bkz: yıllardir nerdesin şerefsiz) *
180 km/s hızla yokuş aşağı giderken frenin olmadığını farketmektir.
tabiri mümkün olmayan bir şeydir, kanatlandırır.
ayık kafayla bile üçe kadar sayamayacak hale gelmektir bazen.
sıçarken sönen fotosel zulmü.
hayatınızın yönünün değişmesidir.
köprüler yapmaktir duvarlar değil.
bazen düşündüğünüzdende yakındır.
paranında alamayacaği şeyleri paylaşmaktir.
(bkz: şıpsevdi)
köprüler yapmaktir duvarlar değil.
bazen düşündüğünüzdende yakındır.
paranında alamayacaği şeyleri paylaşmaktir.
(bkz: şıpsevdi)
93 sayfa olmuş hala cevabı bulunmamış. Ulan yüzyıllar geçmiş de cevabı bulunamamış. Anlatılabilirliği düşük olan duygu bileşkesi gibidir aşk. Lakin ben derim ki, tek taraflı gibidir. Biri sever öteki ya habersizdir, yada sevmez. Belki de minicik bir ışık vardır sadece.
evreni 3d formatında yaşayabilme yetisidir.
--spoiler--
Yaşam, sevmenin iniş çıkışlarıyla renklenir. Birini öyle seversiniz ki, kalbiniz acır sevmekten. Size ait olan en değerli emaneti, canınızı bile verebilecek kadar tutkuyla sevebilirsiniz. Aşkın büyülü dünyasıyla tanıştığınızda, geri dönmek çok zordur.
Sevgi ruhunuzu ele geçirdiğinde, bir gökkuşağının içinde renkten renge koşarken bulursunuz kendinizi. Dünyada artık yer çekimi yoktur. Savaşlar, açlık, hastalıklar, aşkın dansına eşlik ettiğiniz sürece kaybolmuştur. Sabah trafiğinde sıkışıp kalsanız, kime ne? Sizin düşünecek daha önemli şeyleriniz vardır. insanların kornalara bastığı, yüzlerinden gerginlik aktığı o anlarda, aynada gülümseyen suratınızla karşılaşırsınız.
Aşk, düşler ülkesine yapılan en değerli yolculuktur. Orada umut vardır, orada başka bir dünya ila tanışırsınız. Sanki biri sizi saydam bir balonun içine koymuş ve ipinizi bırakmıştır. Gökyüzünde süzülerek uçmak duygusu, aşkın içinde yaşanır.
Bir gün her ne oluyorsa, balon patlar. Binlerce metre yüksekten düşmeye başlarsınız. Ancak aşk, bu düşüşün de keyfini çıkartır, elbette yere yaklaştığı ana kadar. Birden fark edersiniz ki, sırtınızda paraşüt yok! Artık sizi hiçbir şey koruyamaz.
Göz göre göre, toprağa çakılırsınız. O nasıl anlatılması zor bir acıdır, nasıl bir ızdıraptır ancak yaşayan bilir. Bir anda bütün inançlarınız yıkılır. O güne kadar bildiğiniz, inandığınız ve savunduğunuz her şeyin yalan olduğunu düşünürsünüz. Çektiğiniz acı sadece bedeninizi değil, ruhunuzu da parçalar. Ayağa kalkmak istersiniz, her yanınız kırılmıştır, tekrar düşersiniz. Yardım edecek kimse var mı diye seslenirsiniz. Bazen bir el uzanır; bazen düştüğünüz yer bir çöldür, etrafta kimseyi bulamazsınız.
Aradan zaman geçer. Yaralarınız, kırıklarınız iyileşir. Ruhunuz bile toparlanır ama kalbinizin orta yerinde hep bir iz kalır. Vakit ilerledikçe, sürgün verir yürek, bahar gelir. inancınız eksilmiş, güveniniz azalmış olsa da, “artık istemiyorum, varlığına inanmıyorum” deseniz de, bir yanınız coşmaya meyillidir. Bir kere tadına varmışsanız aşkın, için için aynı duyguya sahip olmak istersiniz.
Kimseye söylemeseniz de, uykuya dalmadan önce yalnızlığın ağır hüznünü hissedersiniz. Bir ses, bir nefes ister gönül ama izleri, sızıları dururken yaşananların, zordur cesaret bulup tekrar aşka koşmak!
Ne zaman vazgeçeriz birini sevmekten? Ne zaman büyük bir aşkın yok oluşunu izleriz içimizde? Ne zaman severiz? Ne zaman sevmek isteriz? Ve ne zaman elimizde kalır hayallerimiz?.....
--spoiler--
Yaşam, sevmenin iniş çıkışlarıyla renklenir. Birini öyle seversiniz ki, kalbiniz acır sevmekten. Size ait olan en değerli emaneti, canınızı bile verebilecek kadar tutkuyla sevebilirsiniz. Aşkın büyülü dünyasıyla tanıştığınızda, geri dönmek çok zordur.
Sevgi ruhunuzu ele geçirdiğinde, bir gökkuşağının içinde renkten renge koşarken bulursunuz kendinizi. Dünyada artık yer çekimi yoktur. Savaşlar, açlık, hastalıklar, aşkın dansına eşlik ettiğiniz sürece kaybolmuştur. Sabah trafiğinde sıkışıp kalsanız, kime ne? Sizin düşünecek daha önemli şeyleriniz vardır. insanların kornalara bastığı, yüzlerinden gerginlik aktığı o anlarda, aynada gülümseyen suratınızla karşılaşırsınız.
Aşk, düşler ülkesine yapılan en değerli yolculuktur. Orada umut vardır, orada başka bir dünya ila tanışırsınız. Sanki biri sizi saydam bir balonun içine koymuş ve ipinizi bırakmıştır. Gökyüzünde süzülerek uçmak duygusu, aşkın içinde yaşanır.
Bir gün her ne oluyorsa, balon patlar. Binlerce metre yüksekten düşmeye başlarsınız. Ancak aşk, bu düşüşün de keyfini çıkartır, elbette yere yaklaştığı ana kadar. Birden fark edersiniz ki, sırtınızda paraşüt yok! Artık sizi hiçbir şey koruyamaz.
Göz göre göre, toprağa çakılırsınız. O nasıl anlatılması zor bir acıdır, nasıl bir ızdıraptır ancak yaşayan bilir. Bir anda bütün inançlarınız yıkılır. O güne kadar bildiğiniz, inandığınız ve savunduğunuz her şeyin yalan olduğunu düşünürsünüz. Çektiğiniz acı sadece bedeninizi değil, ruhunuzu da parçalar. Ayağa kalkmak istersiniz, her yanınız kırılmıştır, tekrar düşersiniz. Yardım edecek kimse var mı diye seslenirsiniz. Bazen bir el uzanır; bazen düştüğünüz yer bir çöldür, etrafta kimseyi bulamazsınız.
Aradan zaman geçer. Yaralarınız, kırıklarınız iyileşir. Ruhunuz bile toparlanır ama kalbinizin orta yerinde hep bir iz kalır. Vakit ilerledikçe, sürgün verir yürek, bahar gelir. inancınız eksilmiş, güveniniz azalmış olsa da, “artık istemiyorum, varlığına inanmıyorum” deseniz de, bir yanınız coşmaya meyillidir. Bir kere tadına varmışsanız aşkın, için için aynı duyguya sahip olmak istersiniz.
Kimseye söylemeseniz de, uykuya dalmadan önce yalnızlığın ağır hüznünü hissedersiniz. Bir ses, bir nefes ister gönül ama izleri, sızıları dururken yaşananların, zordur cesaret bulup tekrar aşka koşmak!
Ne zaman vazgeçeriz birini sevmekten? Ne zaman büyük bir aşkın yok oluşunu izleriz içimizde? Ne zaman severiz? Ne zaman sevmek isteriz? Ve ne zaman elimizde kalır hayallerimiz?.....
--spoiler--
olmak ya da olmamak arasında bırakan duygu. bok gibi de denebilir buna. inanmazsın, sonra inanırsın, sonra gene inanmazsın. anladık ki şartlara göre var ya da yok.
balmumundan kanatlarla güneşe yapılan yolculuktur aşk...
halüsinasyon halidir.iki kişilik bir dünya kurup dış etkilere kapıları kapatmaktır.
aşk
A<ldatmak
ş<şaşırmak
K<arşılıksız bir aşk üçgeni
A<ldatmak
ş<şaşırmak
K<arşılıksız bir aşk üçgeni
Aşık olmayı beceremeyen yağ çekmeyi öğrenmek zorundadır.
Goethe
insan kalbindeki gerçek aşk dört nala giden bir at gibidir ne dizginden anlar nede söz dinler.
Konfiçyus
ilk aşk aşı gibidir. insanın ikincide hastalanmasını önler...
Balzac
Aşk hükmetmez;terbiye eder.
Goethe
Goethe
insan kalbindeki gerçek aşk dört nala giden bir at gibidir ne dizginden anlar nede söz dinler.
Konfiçyus
ilk aşk aşı gibidir. insanın ikincide hastalanmasını önler...
Balzac
Aşk hükmetmez;terbiye eder.
Goethe
bugün "sevgilinin mesajını titreşimi kapattığın için elinde telefonla beklemektir" şeklinde tanımlandığını gördüğüm şey. bunu yapan bir tiki, bir emo da değildi. en yakın arkadaşlarımdan biriydi, bilgisine falan da güvenirdim bu insanın.
sıçayım sizin sevgi anlayışınıza ben.
sıçayım sizin sevgi anlayışınıza ben.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar