bugün

/638
aşk; su an gözlerimin dolmasına sebep olan varlık. aşk o yoksa kendimi ölü gibi hissettiğim varlık. aşk yaşanması en kutsal duygu. yaşayamayana da aşk olsun.
tarifi olmayan duygu.
ölüm nedenim olacak.
mario simmel aşk dediğin laftır demiş.
yanılmış kerata,
aşk dediğin, hayat.
bazen konuşamamak,eli eline değdiğinde irkilmek, gözlerinin içine bakamamak, yanına giderken heyecandan nefesinin kesilmesi, durup dururken dalıp gitmek, ota boka gülmek, ilan-ı aşk sırasında 'ben'de takılıp kalmaktır. çok güzeldir ama çok acıdır.
üremek varsa işin sonunda her zaman katılacağım eylem.

kuru kuruya aşk mı olurmuş hiç canım?
kaybolan şey; aşktı demek.
Koparıp göğsümden uzattım yüreğimi. nelere değiştim senin hayalini bilseydin kalırdın sonsuza kadar
birşeyin kısaltmasıdır. lakin açılımı henüz keşfedilememiştir.
aşk bir secde halidir... bütün beşeri duyguları dışında bırakıp insanın aslına dönüş şeklidir. ne gurur içinde kıyamda beklemek, ne yarım yamalak rükuda kalmaktır... tam bir teslimiyet içinde secde üstünde erimektir...
erimektir ya... aşk ateşinde cayır cayır yanıp buna razı olabilmektir, şükür diyebilmektir. maşuğundan gelene sabır etmez insan... iyisine, kötüsüne razı olur...
aşk secde üstünde erimektir, ermek için erimeye razı olmaktır...
--spoiler--
güzel adetleri olan bir padişah vardı..bir gün hizmetçilerinden birine bir meyve verdi.hizmetçi sanki bundan önce daha lezzetli bir meyve yememiş gibi iştahlı bir şekilde meyveyi yemeye başladı.hizmetçi o meyveyi o kadar güzel yiyordu ki , padişah da ona imrenerek o meyveden yemek istedi.hizmetçiye :

" ey hizmetçi ! sen bu meyveyi çok iştahlı yiyorsun..bende özendim...yarısını da bana verde ben de yiyeyim" dedi..hizmetçi meyveyi padişaha verdi.padişah meyveyi tadınca meyvenin çürümüş ve acı olduğunu farketti, kaşlarını çatarak dedi ki ;

"ey hizmetçi , kim böyle yapabilir ? senin bu acı meyveyi yediğin gibi kim yiyebilir ? "
hizmetçi dedi ki ;

"ey padişahım ! senin elinden yüzbinlerde hediye aldım.verdiğin bu acı meyveye gelince onu acı diye vermeyi ar sayarım.sen bana bu kadar nimet vermişken ben nasıl olurda verdiğin bir tek acı meyveden incinebilirim ?

ey bu yola ayak basan kimse ! eğer padişahın kendi eliyle verdiği taş ile inci arasında fark gözetiyorsan sen bu yolun eri değilsin..bu yolda zahmet vardır.aşk senin meydanın değildir..var git yoluna...!
--spoiler--

feridüddin attar
mantıku't-tayr'dan...
--spoiler--
yalnızca bir türlü aşk vardır, ama suretleri binlerce türlüdür.
--spoiler--
--spoiler--
üç harf işittim o gece. üç harf; ayn, şın, kaf...
--spoiler--
kimse için değmeyecek duygudur.
ancak kendin için olmalı...
kalbini söküp atmış ben için fiyaskodur sadece..
bir kişinin başka bir kişiye duyduğu içsel duyguların tanımı olarak kullanılan kelime.
hakkında bu kadar entry girilince öldü sand... yok olmadı bu
sevgilinin yüzünde ki beni gamze olarak görmektir aşk,kimisi gözü kararmak,kör olmak der ama aslında gözün görebileceğinden daha fazlasını görmektir

hayatını taşıyan kolonlarını sağlamlaştırmaktır aşk bi gün gelip yıkılıcağını bile bile

sonunda uçurum olduğunu bilsende koşarak gitmektir aşk,düşsen ne olur ki

hayatının en mutlu anların çoğudur aşk,en mutsuz anların da çoğu olduğu gibi

herkesin yaşaması gereken bir şeydir aşk,ölmeden yapın listesin de başı çekendir

gazetelerde,dizilerde gördüğümüz kadar basit değildir aşk,eğer severse seni belki ikinci defa gelendir

mutluluk,mutsuzluk,azim,sabır,sevgi,cesaret,heyecan,üzüntü,kahırdır aşk,duygular karmaşasıdır

umulmadık anda gelendir aşk,yardıma gelen hızır gibi

beklenmedik anda gidendir aşk,çaresizsin halatı kopan dağcı gibi
tek kişilik yatakta iki kişilik uykusuzluktur aşk.
2 kişilik yatakta tek kişilik uykudur aşk
onu gördüğünden bayılacakmış hissine kapılmak aşık olmaya başladıgının göstergesidir .
her yüzde, her isimde ve her tende farkli bir tada bürünen, her yasandiginda yeni sifatlar edinen "sey". ask bir "sey"dir, simdilerde adini sabir koydugum...
aşk ikilemdir.
(bkz: ah ah)
(bkz: iki kelime ile aşk)
anlamı çok değişmiş be. eskiden falan demeyeceğim şurda kaç senelik hayat yaşadık sanki. insanlar barda, kafede, arkadaş ortamında birbirlerini kesiyorlar. numaralarını alyorlar, görüşmeye başlıyorlar. eski kafalı değilim, tabi ki buna karşı değilim ama ne bileyim insan sadece dış görünüşüyle ele alınmamalı. yani sırf tipini beğendin diye bi çocukla/kızla görüşmeye başlanması aşk değil gibi geliyor bana. hani tanşırsın, konuşursun düşüncelerini beğenirsin tamam, aşk böyle olur.
yok yok, aşk yok olmuş.
dünyadaki en güzel duygu olmakla birlikte kesin olarak uzak durulmalıdır.

(bkz: 6 yıl önce bu günün gecesinden kalmayım)
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com