bugün

/636
yokluğun gizemi ve varlığın sırrıdır.

hiçliktir, yokluktur, daim varlıktır.

kendini yalnızca umut eylemek ama her şeyden umudu kesmektir.

her zaman can ve canandan uzak bir bilinmez iddiadır.

adı aşktır.
şakayla ısırdığı an acıdan ağlasan bile, sonradan elindeki diş izlerine bakıp bakıp gülümsemek ve varlığına şükretmekmiş aşk.
beğendiğimiz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup aşk sanıyoruz.
her bedene yakışmaz aşk... ya "iki" beden dar gelip sıkar, yada bi o kadar bol gelip çirkinleştirir. ben aşkı üzerine yakıştıramayanlardanım. işte bu yüzden bazen çok rahatım, bazende enkaz.. ne mutlu gerçek aşkı üzerine yakıştırabilenlere.
seks diye bir şey olmasaydı bu da olmazdı. ya da olurdu da 5 sayfa entry girilirdi.
sersemleştirir; " kimi sevsem sensin" dedirtir, küçük düşürür; " onursuzunum senin" diye inletir, sitem ettirir; "ben kandan elbiseler giydim senin bundan haberin var mı " diye ağlatır. işte böyle kötü huyları olan bir şeydir aşk ama gelin görün ki gönül aşka müpteladır ve asla hayır diyemez ona.
bitti mi tam biten, süründürdü mü tam süründüren, hedefi vurdu mu da tam vuran bir merettir. sigara bile daha sağlıklıdır yeminle.
mutsuzluğu göze alıp bile bile ille de o demektir.
birden mi olur yoksa zamanla olabilir mi anlaşılamayan bişeydir..
enkaza çevirip gitse de ardından kötü olsun istememektir. yani bence böyle olmalıdır.
kendi duygularını kendine itiraf etmenin, ettirmenin yoludur. bazı şeyleri inadına yapmak, bazı şeyleri inadına yapmamaktır. duygularını en derinden yaşayıp göstermemektir. sevdiğin halde çelme takmaktır. yolda yürümesini, insanların ona bakışını kıskanmaktır. fotoğrafını gördüğünde yanında olsan da içinin sızlamasıdır. sevdiğin yada sevmediğin şeyleri yaparken içinden gelerek hareket etmektir. dokunurken, hissederek, parmak uçlarından kıvılcım çıktığını düşünmektir. gözlerinin içine bakarken onun içini görmektir. konuşmadan kendini ifade etmektir. çok yaşanmışlık olsa da inadına yaşamaktır.

artık sana git diyebilirim
kendim kendime yetebilirim
sana karşı koysam da,
yeni bir ben olabilirim.
başka aşklar bulabilirim
seni hiç yok sayabilirim
yanılıyor olsam da,
buna memnun olabilirim

aşık değilim, olabilirim
olabilirim, olabilirim
yüzde elli sevebilirim
sevebilirim, sevebilirim

sana inat yapabilirim
her an aşık olabilirim
kanabilirim, kanabilirim
ellere kanabilirim
geçebilirim, geçebilirim
kendimden geçebilirim
coğalıp çok olabilirim
bir aleme dalabilirim
giderek yok olabilirim
deliler gibi sevebilirim

her günüm başka leyla,
çok üzgün olabilirim
bu yürek benim degil mi?
yollara atabilirim
böyle de sevebilirim
anlamsız kalabilirim
değişip sen olsam da,
sana hep ters gelebilirim.

(bkz: nazan öncel)
Annesinden dayak yediği halde, yine de "Anne" diye ağlayan bir çocuktur Aşk. demiş cemel süreya
hayatın sana onu tanıyabilme şansını sunduğu olaylardan sonra sevilenin aurasının frekansına kapılmaktır.
tensel karışım sonrasındadır ruhsal karışımın.
hepiniz için ben bi zahmet açıklayıveriyim;

kimine göre aşk;
direkt bok, bildiğin bok yani

kimine göre,
tanımsız süper bi his karnında kelebekler uçuşur falan hani öle

kimine göre,
anlamsız ne olduğu bilinmez bişeydir.

bana görede tanımsız aslında, bilmiyorum unuttum anlamadım belki lise yıllarımda kaldı o his, hani neydi onuda tam çıkaramıyorum tanıyo gibiyim biyerden, ama sanırım biliyorum, bende hissetmiştim belki ama artık hiç bilmediğim oluşum, özlediğim istediğim olsada acı çekiyim oda olur valla bile dediğim ama sonra hep vazgeçtiğim kaçtığım oluşum.

sonuç olarak hiç çözemicez, boşuna uğraşmayın...
Klitoris'ten kalbe giden yolda, duygulu nefes atışmasına aşk denir.
cemal safinin dediği gibi yasanmadan çözülmeyen sır benim.....tek hece ask
aniden. birdenbire, beklenmedik olandan...
beklemeyene: dilegelen bir dünya.
vahiy gibi, en çok ona benziyor.
baharın karnını öptüğüm rüya.

o yüzden "ayak"landım, yukarı ağdım.
sana vardığımda ağlamam bundan...

adını andığımda sıcak akıyor bütün nehirler
dünyayı dolduran sözü olduran o.
ve ben ne desem şimdi, benden değiller.
hâlâ soruyor musun bana, aşk ne demek:
o en "bir" ve "tam" olana yürümek.

durup durup geçmesin içinden ağlamak
dur, neden ağlıyorsun canım,
yetmez mi ikimize bir sağanak..

(bkz: birhan keskin- aşk)
--spoiler--
aşk köprü kurmaktır. insanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar.
--spoiler--
(bkz: isaac newton)
ilk ''gerçek'' sevgilinin ruhuna kadar inmek olanaksızdır.

2,3,4 sonunu getirene kadar matruska gibi bir alt tabakaya inersiniz, en derine indiğinizde ise bu aşktır ve iki kişide bunun farkındadır.
karşılıklı ise güzel karşılıksız ise hayatını biteren olay.
Bir tek aşk yoktur acıya garketmesin
Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara
Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın insanda
Ve senden daha fazla değil vatan aşkı da
Bir tek aşk yok yaşayan gözyaşı dökmeksizin
Mutlu aşk yoktur ama
Böyledir ikimizin aşkı da...
Bu mudur...budur.
(bkz: exergy)
şu sıralar beni sarıp sarmalayan; kir ve pas tutmuş kalbimin delicesine atmasını sağlayan ve hiç olmadığı kadar özlem duymama sebep olan enerji ve duygu bütünüdür.
aşk dediğimiz şey bence hiç bir varlığın yokken bile seni sevebilendir. yani gerçek olan sevgidir. çünkü sevgi bitmez. eğer sevilmek istiyorsan bu bencilliğe girer. ama sadece sevgisini gerçekten veren ve bunu hisseden sevgiyi tanır ve hisseder. herkese iyi geceler.
üç harflidir efenim. çocukluğumuzdan itibaren üç harflilerden korkmamız empoze edildiğinden hep ürkerek yaklaşmışızdır aşka da. ki aşkta fena halde çarpar, cin çarpmıştan fena olursunuz. besmelesiz niyetlenmemek ve aşık olmadan aşka meyillenen tiplerden uzak durmak gerekmektedir.
© copyright 2005 - 2026