bugün

/636
nedensiz ve sebepsiz sevdim seni. çünkü bir sebebi olsa, aşk olmazdı bunun ismi. *
aşk içeriğinde güzel olan anlaşılmayan bir aura içine girmektir. hoşunuza gider olayların kendiliğinden olması akışına bırakmanız ve herşeyin güzel gözükmesi, sizi siden alır götürür ama durum o kadar basit değildir ve yine beklenmedik şekilde istenmezssiniz hani bi yere gider de tek başınıza bırakılır ya o kadar insanın içinde bile kimseyi göremessiniz işte böledir aşk, dünyada asıl olan tek kişiyi gözle görmektir. daha sonrasında ise yıkım gelir hüzün gelir savaşın sizin şehrinize de sıçraması gibidir. düşünme yeteneğiniz zamanla geri gelir farklı gözle bakarsınız olaylara ve gelişen durumlara çözümler çaresiz kalır, liderin çıkp konuşma yapması gibi kendize konuşursunuz ama yine de sonuç değişmez ya çaresizlik gün yüzüne çıkar. belkide bir çoğu hiç aklınızdan çıkmayacaktır bu gibi şeylerin asıl önemli olan bundan sonrasıdır belkide daha sonra kendinizi yeniden inşa etmeye başlarsınız kendi çizginiz oluşur aşkla haytınızın çizgisi, nereden başlaığını bilmediğiniz sonunda da nerede biteceiği anlaşılmayan. bu yolda ilerlersiniz düşünerek hayata tekrar giriş yaparsınız yeniden yapılandırırsınız kendinizi ama asıl değişim içinizdedir. içinizdeki adam yalnızca tek başına köşede oturmaktır orada ve olayları seyredip sizin tepkisiz kalmanızı sağlar değişik bir şekilde anlatmaya çalışır kulağınıza fısıldar aynı hapisteki adam gibi duvarlara kazır geçmişi. çünkü eski şehirden kalmış tek vatandaş oradadır ve asla unutmaz o duyguyu ve hissi geçmişi.
trabzonlu bir üstada sormuşlar aşk nedir diye. üstad cevaplamış 'bayıliyisınız boş gonuşmaya' .
her türlü boktan duyguyla bir tutulan hede hödö.
mal avuntusudur. derdimiz am-sik yakınlaşmasıdır.

kim takar aşkı amına koyayım!
günün birinde biri çıkar karşınıza. o güne kadar sizin için kibariye'nin annesinden daha önemsizdir, tanımadığınız için. sonra öylesine bir an, küçük bir hareketiyle dikkatinizi çeker, tanımaya başlarsınız. yavaş yavaş aşık olduğunuzu hissedersiniz. sonra bir bakmışsınız elin oğlu her şeyiniz olmuş. bu işte. bu kadar aşk.
henüz tatmadığım, eşsiz olduğuna inandığım duygu.
ruhların dansı olmakla beraber , tenlerin titreşimidir, kalplerin titreşmesidir aşk.
kaçmaya çalışırsın, kendine yalan söylersin. "olmaz, istemiyorum" dersin. başka şeyler düşünürsün. "bu aşk değil, bu sadece bir hoşlantı! bu cinselliğin getirdiği bir şey! sen aşık değilsin!"

onu görünce heyecanlanmazsın, kızarmazsın. "önceden hoşlanmıştım, ama hep utanırdım! bu nasıl bir duygu ki utanmıyorum!"

heyecanlanmazsın. sadece bir enerji çeker seni... aşk mıdır bu bilmem. adını koymadım daha. ama daha önce başıma hiç gelmedi...

ve işin kötüsü, bunu evde tek başımayken bile dile getirmedim. "unutma surarda, dile getirirsen, sonu belli olmayan bir girdaba düşlersin! kendinden bu sözü sakla!"
hala yoktur. bulamadım lan bir türlü nereye kaldırdıysam artık, bir de tavan arasına bakayım. tozlu mozlu bi işimize yarar belki.
Aşk; verdiği acıyla mutlu olmaktır. zaten bu unsuru bu kadar önemli kılan şey de bu acıdan duyulan hazdır.
Üstad Fuzuli der ki;
'aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
kılma derman kim helakim zehri dermanındadır.'
nacizane günümüz türkçesiyle; aşk derdiyle benim başım pek hoştur zaten bana ilaç verme ey doktor. senin verdiğin ilaç beni helak edecek zehrin ta kendisidir.
hayattan soğutan, 3 gün iyi 5 gün kıldan tüyden yünden kavga edilen yaşam tarzıdır aşk..
bir süreç değildir. aşık oluyorum cümlesi aşkın yapısına ters, teknik bir hatadır.* aşık olunu(yor)maz, aşık olunur.* bir anda. tabi bu stendhal'in kategorize ettiği 7 maddelik aşk çeşitlerinden yıldırım aşkı kategorisine giren aşktır. ve bence en çok yaşanan aşk çeşididir.
"…yokluğum fazla uzayabilir, zaman zaman dediklerimi dinleyerek saptarsın ki: hayatta kimse kimseyi anlayamaz, kimse kimsenin yerini tutamaz; aşk dediğimiz, ya vahim bir yanlış anlaşılmadır, ya kötü bir hayal kurma tarzı; iki kişinin ikisi de, öbürünün yerine hayal kurmaya kalkıştığından, sukut-u hayaller eksik olmaz! sen dediğime kulak ver, kendimizden başkasını sevemiyoruz; sevdiğimiz, şahsiyetimizin dışlaştırılmış, bir başkasının üzerinde somutlaştırılmış hayali; o başkası da kendisini üçüncü bir şahıs üzerinde dışlaştırır, somutlaştırır: arada ahenk kurulamaz, nasıl kurulsun, sevdiğimizle sandığımız farklı! muvaffak bir çift, yalnızlığa tahammülü yüksek iki insan manasını taşır: çift demek, yan yana iki yalnızlık demek, beraber bile olamamış, kesişmesi bile zor! onun için böyle bir hayatı, içine girip kurbanı olmadan yasayacaksın, yani uzaktan. uzaktan, soyut, hemen hemen yok bir şahsı sevmekten güzelini tasavvur edemiyorum. yakında olmayan sevgili tahayyülde yaşatılır, hayalde yaşatmak az evvel açıkladığım kaideye uygun olarak, onu kendine benzetmektir; yanında bulunmayacağından, o buna ne itiraz edebilir, ne müdahale: sevdiğini, hayalinde değiştirdikçe, kendine benzettikçe daha çok seversin, böylece denge korunmuş olur. sevmek! sevmek esasında alıp başını gitmektir, sevgiliden uzaklaşan mutlak aşka yaklaşır, sevdiğini gönlünde kendi bildiğince yeniden yaratarak..."



attila ilhan - fena halde leman
aşk dedigin laftir derler sakin kanma onlara
yalniz sevilmekle kalma bir de sevmeyi ara.
insanı aptala çeviren eninde sonunda mutlak bir hüznü yaşatan gereksiz duygu. Bir yerde bir miktar çikolatanın aşkın verdiği mutlulukla eşdeğer olduğunu okumuştum.
2. kez rüyamda-ancak ve ancak rüyamda- gördüğüm, duyumsadığım ruh hali.
dünya üzerinde hiç görmedim ben, gören varsa en büyük yalancıdır.
bazen sadece acı verendir.
(bkz: iki elle bir kalbi doğrultamamak)
aşk soruysa, cevabın amına koyum!
Aşk cevapsa, soruyu baştan alabilir miyim?
inanmak istediğim şey. hele boşluktayken sahtesine aldanabileceğiniz öyle bir illüzyon ki çok pişmanlık bırakabilir bünyede. kör düğümünü merak ettiğim, kör kütük olabileceğim varsa eğer gerçeğini istediğim duygu karmaşası. hani diyorlar ya anlatılan masallardaki gibi. bırak masal olsun dünya sonunda ölüm olduktan sonra...

edit: illüzyon iki 'l' ile yazılıyormuş.
çivisi çıkmış, ya da paslanmış mı ne olmuş; girmiyor yerine. bu mu lan benzetmen diyen olur, o paslı çivi nasıl da yakar canınızı, öldürür bile !
zira budur elimizde kalan.
aşk tan başka her şey yalan.
2+2=3 gibidir aşk... hep bir şeyler eksik..
© copyright 2005 - 2026