bugün

/638
"domates, zeytin yağı ve kekik" tir.
öyle güzel.
- elazığlı'nin birine sorarlar aşk nedir diye.
- elazığlı cevap verir.. ne kadar boş konuşmayı sevisiz."
cinsellik ve duygudur. iki insanın birbirinden hoşlanmasıdır. işte bu o bundan iyisi yok denilen olaydır.
düşmek en tepeden döne döne yana yana düşmek
düşeceğini bile bile en yükseğe çıkmak
yanacağına bile bile o gömleği giymek
bin kere milyon kere tövbe edip ilk fırsatta gene kapıları ar`dına kadar açmak
açmak ki yana yana döne döne...aşk!

buckethead - angel monster eşliğinde yazılmıştır.

not: 2009 yılının taslaklarından bugüne kısmetmiş
Geldiğimde,
Notun duruyordu masanın üzerinde.
Sekizde yatmıştın,
Saatime baktım sekizi beş geçiyor...
O gün anladım bu ilişkinin yazgısını,
Takvim tutmazlığı.
Aramızda düşman gibi duran zamanı,
O gün anladım.
Senin bana erken,
Benim sana geç kaldığımı.
*
Annesinden dayak yediği halde yinede "anne" diye ağlayan bir çocuktur "aşk"...
aşk; çirkin olmayı göze alarak sevdiğine saçını kestirmek ve kel kalan tarafa bakıp beraber gülebilmekmiş.
aşk oyunu buna derler güzelim seçmelisin birini
bir şöyle bir böyle derken kaçırır harcarsın sevgileri
yeni aşk caydırır çoğu zaman aldatır gelen gideni aratır
aşk oyunu buna derler güzelim aklını başından alır.
anlatmaya çalışmasaydık daha güzel olabilecek bir şeydi...
Tüm romantik aforizmaların kaynağındaki saf gerçek: Aşk biter, çünkü insan sıkılgandır
bugün iyiyim herhangi bişeyden etkilenmem artık deyip adını feriha koydum tarzı kıytırık bir dizide bile duygusal bir sahne görünce gözyaşlarını tutamamaktır. takiben dakka başı gözyaşlarının yenilenmesidir. acıdır, salt acı. altınla kaplamışlar onu sanki de en büyük kusuru kusursuzluğu olmuştur artık.
Aniden hayatina girip, kimyani degistiren,
şaşkin halinin geçmesini bile beklemeyen,
kalkip gitmeye yelkenen, kalpsiz bir seven..
Rüzgarda bir türlü yakamadığın kibritin ateşi gibi.
Aşkta her zaman bir öpen, bir de yanağını uzatan vardır.
bazılarını hafifletip uçuran, bazılarını sinir krizine sokan tuhaf şey. ortası olmaz.
annelikle karıştırdığım şey. kendi canımmış gibi hissettiren şey. gece uyanıp 'lan artık korkarak uyanmıyorum süper lan' deyip tekrar yatan bünye.aşk ne çok şey demekmiş lan sevgili. okuyorsan 'her uyandığında beni gör'.
Aşk en büyük korkaklıktır. Bırakıp gitmekten, onsuz olmaktan korkmaktır.
sadece bir bütün olmak için yaklaşırmış erkek ile kadın birbirine. biraz sevilip değer görmek ister aslında her iki taraf da. en önemlisi anlaşılmak isterler farklılaştıkları zaman. bir ırmakta iki kez yıkanılmaz mantığıyla yaşanırken hayat, değişimlere bir bütün olma çabasıyla ayak uydurur kadın ve erkek. ya birbirlerini tamamlayıp çok mutlu olurlar ya da doğal olarak ayrılırlar.
ne aşık zaman karıştırıyorum olsam yerini kelimelerin.
olmayanın istediği, olanının kanıksadığı, olupta mutlu olmayanın istemediği bir şey. değişik. aslında;
(bkz: varolmayan)
bazen dostlukların en güzel anını kabusa ya da şenlik yerine çevirebilecek durum, olgu.
Fazla abartmaya gerek yok... Çünkü yerlere göklere sığdıramadığınız aşkınız birgün ,bir küçük hoşçakala sığacak
tesadüfleri sadece filmlerde sever.
ne süslemeli sözlere bakar ne de stratejik planlara. elif şafak'lardan öğrenilmiş tanımlara da bakmaz aşk. herkes için farklıdır.. kimisi için kavuşmada gizlidir, kimisi için özlemekte. kimisi aşk filminde bulur ruhunu, kimisi barcaya karşı verilen mücadelede... fazla söz oyununa gerek yok, vaktim bol lakin halim yok.
http://sabirfikir.blogcu....n-icin-bir-dilek/10984599
kalbin ve vucudun hararete ugrayıp conta patlattığı, cinsel organın şekilden şekile girdiği genelde sonu tarifsiz acılarla biten boktan bir ayrılık duygusudur.
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com