bugün
- herkes yatmış görünüyor3
- manifest dinleyen erkek11
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor3
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- komik olmayan komedyen2
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- sudekiray3
- berrak tüzünataç3
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- mesele ne senin benden ayrılman3
- fahriye evcen3
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- mohamed salah ghaly13
- türkiye7
- taşak sütyeni2
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- tofaş2
- yaz yemekleri5
- insan zamandan ibarettir3
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- trabzonspor7
- mauro icardi3
- gocu4
- gulmekicinyaratilmis11
- spiderman mi döver batman mi5
- birleşik krallık3
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- stres yönetimi6
- almanya5
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- doğuda yaşayan yazarlar5
- dost2
- ispanya7
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- elalem ne der4
- gocu bay bey birader3
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- ona bir şey söyle7
- petrol4
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi15
(bkz: #14770217)
Başından büyük bir aşk geçmemiş her kadın için, bu bir eksikliktir;
Başından büyük bir aşk geçmiş her erkek için ise, bu bir fazlalıktır.
Erkeğin hayatında belki bir aşka yer vardır. Kadının ise aşkında belki bir hayata.
Başından büyük bir aşk geçmiş her erkek için ise, bu bir fazlalıktır.
Erkeğin hayatında belki bir aşka yer vardır. Kadının ise aşkında belki bir hayata.
şu mideme bişey oluyor ya ha aşk işte o mide bulantısı gibi ama kusturmuyor.
materyalist bir düşünce akımından benimsediğim bir fikre göre; aşk:karşıdaki kişiden etkilenmendir.ileriye götürürsün tutku olur yerinde sayarsın mantık olur.
elma şekeridir: elma yenir elde kazığı kalır!
Celiskidir, mantik disiliktir. ask herseydir.
aşk sevdiğinin seni sevmemesidir. Sevse bile ona ulaşamamaktır. imkansızlıktır işte... Haberin olmadan seni senden alandır. Hiçbir zaman kavuşamayacağını bildiğin halde onu aklından çıkaramamaktır. Onun bir eşyasında kokusunu duymaktır. Bugün canını istese seve seve vermektir. Hemde hiç karşılık beklemeden...
kısa ve öz aşk, nefrettir.
kanımca en büyük sorunsallardan biridir. hatta çözümlenemeyecek kadar zor bir sorunsaldır.
sanırım aşkın ne olduğunu hiçbir zaman anlayamayacağımdan merakımı hep cezbetmiştir. yıllar yıllar önce aşkı yaşadığımı zannettiğim bir ilişkim vardı ama bitti. üstelik şuan en ufak birşey bile hissetmiyorum. aşk bu muydu? değildi. daha sonra ilk görüşte aşk diye nitelendirdiğim ama aslında bir beğenme ya da hoşlantıdan ibaret olan insanlar geçti hayatımdan. onlar da aşk değildi.
sonra aşkın nasıl hissettireceği üstünde uzun uzun düşünmeye başladım ve öyle hissedersem aşkı yaşadığıma emin olacağıma karar verdim. sevgilileri olan arkadaşlarıma sordum ve, onu gördüğünde heycanlanmak, kalbinin hızlıca atması, mutluluktan uçmak, onun yanında hiçbir şey düşünmemek gibi cevaplar aldım. belki de buydu aşk. fakat tek sorun, benim hepsini bir arada yaşayamıyor olmamdı ya da yaşadığım hislerin ertesi güne geçiyor olması. hep yanlış insana denk gelmemdi belkide sorun. ya da tam işte bu dediğim anda çıkan engellerdi.
aşk neydi? bu sorunun cevabını düşündükçe konuştuğum insana kendimi aşık olmaya zorladım. zorladıkça olamadım. olamadıkça yine sorunun cevabını aramaya yöneldim. belkide aşk, önüne çıkan her yanlış insanın seni hayal kırıklığına uğratması sonucu akşam yatağa yattığında kalbinin acıdığını hissetmektir. ya da gözünden dökülen yaşın yastığını ıslatmasıdır. belki de pencereyi açıp yıldızlara baktığında aklına onun gelmesidir ve onun asla yanında olmayacak olmasıdır. evet bence budur.
aşk kesinlikle acıdır.
sanırım aşkın ne olduğunu hiçbir zaman anlayamayacağımdan merakımı hep cezbetmiştir. yıllar yıllar önce aşkı yaşadığımı zannettiğim bir ilişkim vardı ama bitti. üstelik şuan en ufak birşey bile hissetmiyorum. aşk bu muydu? değildi. daha sonra ilk görüşte aşk diye nitelendirdiğim ama aslında bir beğenme ya da hoşlantıdan ibaret olan insanlar geçti hayatımdan. onlar da aşk değildi.
sonra aşkın nasıl hissettireceği üstünde uzun uzun düşünmeye başladım ve öyle hissedersem aşkı yaşadığıma emin olacağıma karar verdim. sevgilileri olan arkadaşlarıma sordum ve, onu gördüğünde heycanlanmak, kalbinin hızlıca atması, mutluluktan uçmak, onun yanında hiçbir şey düşünmemek gibi cevaplar aldım. belki de buydu aşk. fakat tek sorun, benim hepsini bir arada yaşayamıyor olmamdı ya da yaşadığım hislerin ertesi güne geçiyor olması. hep yanlış insana denk gelmemdi belkide sorun. ya da tam işte bu dediğim anda çıkan engellerdi.
aşk neydi? bu sorunun cevabını düşündükçe konuştuğum insana kendimi aşık olmaya zorladım. zorladıkça olamadım. olamadıkça yine sorunun cevabını aramaya yöneldim. belkide aşk, önüne çıkan her yanlış insanın seni hayal kırıklığına uğratması sonucu akşam yatağa yattığında kalbinin acıdığını hissetmektir. ya da gözünden dökülen yaşın yastığını ıslatmasıdır. belki de pencereyi açıp yıldızlara baktığında aklına onun gelmesidir ve onun asla yanında olmayacak olmasıdır. evet bence budur.
aşk kesinlikle acıdır.
sen sadece biri. yastığına baş koyduğun için de biri. seninle konuşabilen, seninle karşılıklı bir çay içip gülüşebilen, sana dokunabilen, sana rahatça yaklaşabilen herkes için biri.
sen biri, bütün insanlardan biri.
ya benim için benim için?
başımı kaldırıp aydınlık yüzüne tek saniyelik bir bakış atabilsem, hayat bana bayram. önümden geçip gitsen, adımlarının ritmini duysam bile sadece, dünya daha güzel bir yer. bir yerlerden sesin gelse, bir de gülsen üstüne beyaz bir gülsen, öldürsünler beni ne gam.
bana merhaba dediğin zaman dünya dönmesin dursun. bana doğru yürüdüğün zaman her şey, herkes affedildi. adımı duyduğum zaman dudaklarından... cennet böyle bir yer demek.
sen herkes için herkes gibi biri. ya benim için benim için?
peşinde koşmaktan şeref duyduğum güzel düş, uğruna akıttığım her damla gözyaşı nişanem, yakınlarda bir yerde olduğunu bilmek bile kalbime dert. yerinden çıksa daha iyi böyle çarpmak mı olur? bazen aşık haller takınıyorsun sevdalı bakıyorsun derin derin. bazen biraz daha cesaret, sarılıp öpeceksin zannediyorum. sarılıp öpeceğim zannediyorum bazen utanması da kalmamış bunun eyvah. hayalimde ne vuslatlar tasarlıyorum bilme şaşarsın. her sabah biraz daha aşık uyanıyorum. her sabah biraz daha tutkun. biraz daha vurgun biraz daha toy.
ben günahın olmaya da günahın almaya da varım ki.
aşığım aşığınım.
sen onlar için biri, bütün insanlardan biri. ya benim için benim için?
benim için ya benim için...
sen biri, bütün insanlardan biri.
ya benim için benim için?
başımı kaldırıp aydınlık yüzüne tek saniyelik bir bakış atabilsem, hayat bana bayram. önümden geçip gitsen, adımlarının ritmini duysam bile sadece, dünya daha güzel bir yer. bir yerlerden sesin gelse, bir de gülsen üstüne beyaz bir gülsen, öldürsünler beni ne gam.
bana merhaba dediğin zaman dünya dönmesin dursun. bana doğru yürüdüğün zaman her şey, herkes affedildi. adımı duyduğum zaman dudaklarından... cennet böyle bir yer demek.
sen herkes için herkes gibi biri. ya benim için benim için?
peşinde koşmaktan şeref duyduğum güzel düş, uğruna akıttığım her damla gözyaşı nişanem, yakınlarda bir yerde olduğunu bilmek bile kalbime dert. yerinden çıksa daha iyi böyle çarpmak mı olur? bazen aşık haller takınıyorsun sevdalı bakıyorsun derin derin. bazen biraz daha cesaret, sarılıp öpeceksin zannediyorum. sarılıp öpeceğim zannediyorum bazen utanması da kalmamış bunun eyvah. hayalimde ne vuslatlar tasarlıyorum bilme şaşarsın. her sabah biraz daha aşık uyanıyorum. her sabah biraz daha tutkun. biraz daha vurgun biraz daha toy.
ben günahın olmaya da günahın almaya da varım ki.
aşığım aşığınım.
sen onlar için biri, bütün insanlardan biri. ya benim için benim için?
benim için ya benim için...
Aşkın mekanı candır, zamanı şu andır..
sevipte kaybetmektir.
ne zaman nerden geleceği belli olmayan geldimi gitmek bilmeyen kurtuluşu zor olan karışık duygular bütünüdür.
Bütün sevinçlerini, ani mutluluklarını onunla paylaşmak istemektir. Ve üzgün olduğunda yalnızca onun sesini duymak.
Öyle bir sestir ki o, ne yorgunluk bırakır ne hüzün.
Sinirlenirsin bazen, çok kızarsın bir şeylere. Sonra yüzüne bakar, gözlerine.. ve öyle bir gülümser ki, kızacağını değil, neye kızdığını bile unutursun. Aptal gibi hissedersin kendini bazen, çok gülersin bu duruma ama çok da mutlusun.
Konuşurken incitmekten korkarsın onu, bin kere ölçüp tartarsın zihninde söyleyeceklerini çoğu zaman.
Rüzgar üşütmesin, yağmur ıslatmasın istersin; yağmurun altında saatlerce beklersin. Beklemeyi de seversin, çünkü geleceğini bilirsin.
Sevgilin olmaz o sadece senin. En yakın arkadaşındır bazen, bazen dert ortağın. Bazen ise bir sırdaşın; tüm özel şeylerini paylaştığın.
Paranoya yaparsın bazen, kıskanırsın. Kendi kendini yersin. Öyle bir kıskanmak ki; her sabah kullandığı otobüs hattının şoförüne kadar.
Telefonun başında beklersin, saatlerce. Mesaj ondan değilse, cevap bile vermezsin. Kimse anlam veremez senin bu hallerine.
Tüm şarkılar anlamlı gelmeye başlar birden. Belki bir müziğin tınısında, bazen bir şarkı nakaratında, bir kelimede bulursun onu, hoşuna gider. Dinlemek istersin sonra hep, onun sesinden hem de.
Kafanı yastığa koyduğunda, hayal edersin, her halini. Nasıl bir baba olacağını bile, düşünürsün. Tüm güzel şeyleri ona benzetirsin. Bir mağazada gezerken gördüğün gömleklerin ona ne kadar da yakışacağını hayal edersin. Yemek yaparsın, acaba o da beğenir miydi, diye düşünürsün.
Güvenirsin.
Niye? Nasıl? Bilmeden. Sorup düşünmeden. Sonuna kadar.
Banyodan gelen su sesinin ona ait olmasını istersin. Az sonra ıslak saçları, mis kokusuyla oradan çıkmasını beklemeyi.. hem de belki tüm neşesiyle birlikte, şarkılar söyleyerek.
Sarılır. Zamanı durdurur.. birleşir dudaklar, sabırsız.
Ben böyle güzel bir şey görmedim.
Aşk, tamamlamak ve tamamlanmaktır.. insanı değerli kılandır. Dünyayı yaşanır yapandır. ve hatta bazen Tanrıya bile inandıran bir şey.
Öyle bir sestir ki o, ne yorgunluk bırakır ne hüzün.
Sinirlenirsin bazen, çok kızarsın bir şeylere. Sonra yüzüne bakar, gözlerine.. ve öyle bir gülümser ki, kızacağını değil, neye kızdığını bile unutursun. Aptal gibi hissedersin kendini bazen, çok gülersin bu duruma ama çok da mutlusun.
Konuşurken incitmekten korkarsın onu, bin kere ölçüp tartarsın zihninde söyleyeceklerini çoğu zaman.
Rüzgar üşütmesin, yağmur ıslatmasın istersin; yağmurun altında saatlerce beklersin. Beklemeyi de seversin, çünkü geleceğini bilirsin.
Sevgilin olmaz o sadece senin. En yakın arkadaşındır bazen, bazen dert ortağın. Bazen ise bir sırdaşın; tüm özel şeylerini paylaştığın.
Paranoya yaparsın bazen, kıskanırsın. Kendi kendini yersin. Öyle bir kıskanmak ki; her sabah kullandığı otobüs hattının şoförüne kadar.
Telefonun başında beklersin, saatlerce. Mesaj ondan değilse, cevap bile vermezsin. Kimse anlam veremez senin bu hallerine.
Tüm şarkılar anlamlı gelmeye başlar birden. Belki bir müziğin tınısında, bazen bir şarkı nakaratında, bir kelimede bulursun onu, hoşuna gider. Dinlemek istersin sonra hep, onun sesinden hem de.
Kafanı yastığa koyduğunda, hayal edersin, her halini. Nasıl bir baba olacağını bile, düşünürsün. Tüm güzel şeyleri ona benzetirsin. Bir mağazada gezerken gördüğün gömleklerin ona ne kadar da yakışacağını hayal edersin. Yemek yaparsın, acaba o da beğenir miydi, diye düşünürsün.
Güvenirsin.
Niye? Nasıl? Bilmeden. Sorup düşünmeden. Sonuna kadar.
Banyodan gelen su sesinin ona ait olmasını istersin. Az sonra ıslak saçları, mis kokusuyla oradan çıkmasını beklemeyi.. hem de belki tüm neşesiyle birlikte, şarkılar söyleyerek.
Sarılır. Zamanı durdurur.. birleşir dudaklar, sabırsız.
Ben böyle güzel bir şey görmedim.
Aşk, tamamlamak ve tamamlanmaktır.. insanı değerli kılandır. Dünyayı yaşanır yapandır. ve hatta bazen Tanrıya bile inandıran bir şey.
aşk aslında çoğu zaman da acı çekmektir.
https://www.youtube.com/watch?v=1MnylRaQC3w&feature=g-all-u
budur.
budur.
acımasıdır yüreğinin.
acısa da olmaktır bu hayatta aşk,
bazen ise acımasına rağmen gitmektir.
aslında hiç istemesen de,
bazen gitmesini bilmektir aşk.
yanlışlarını, hatalarını alıp gitmek.
aşkta kazanmaktır aslında istenilen,
ama hayatta olduğu gibi kaybetmekte vardır
istenmemekte.
acısa da olmaktır bu hayatta aşk,
bazen ise acımasına rağmen gitmektir.
aslında hiç istemesen de,
bazen gitmesini bilmektir aşk.
yanlışlarını, hatalarını alıp gitmek.
aşkta kazanmaktır aslında istenilen,
ama hayatta olduğu gibi kaybetmekte vardır
istenmemekte.
nedense akla şiir gibi cümleler getiren bir çeşit duygu yada yaşama biçimi. örnek vermek gerekirse
kimyonsuz kokoreç gibidir aşk, tat vermez ama doyurur.
kimyonsuz kokoreç gibidir aşk, tat vermez ama doyurur.
sonunda can acıtsa da yine de onsuz yapılamayan duygu.
"üstada sormuşlar: kırılan kalp yine sever mi? diye.
üstad da "evet" demiş.
adam "peki" demiş, "üstadım siz hiç kırılan bardaktan su içtiniz mi?"
üstad da cevap vermiş: peki sen hiç bardak kırıldı diye su içmekten vazgeçtin mi?"
"üstada sormuşlar: kırılan kalp yine sever mi? diye.
üstad da "evet" demiş.
adam "peki" demiş, "üstadım siz hiç kırılan bardaktan su içtiniz mi?"
üstad da cevap vermiş: peki sen hiç bardak kırıldı diye su içmekten vazgeçtin mi?"
..Hem fuzuli aşkı anlatırken hep acıdan, elemden, ayrılıktan, yanmaktan, parçalanmaktan bahsediyordu. Aşk ayrılığının bir azap olduğunu söylüyor, sonra da azabın "a-z-b" kökünden türediğini, bununda "lezzet" demek olduğunu söylüyordu. Demek ki aşkın azabında bir lezzet vardı ve dertleri zevk edinmeyince aşkın tadı çıkmıyordu...
iskender Pala / Babil'de Ölüm istanbul'da Aşk
iskender Pala / Babil'de Ölüm istanbul'da Aşk
charles bukowski'ye göre gün ağarmadan peydah olan sisin günün ilk ışıklarıyla ortadan kalkmasına benzeyen bir fenomendir. şair burda günün ışıklarını gerçeklik olarak refere etmektedir. sis de malumunuz. buna göre, gerçek sissizdir ve hissizdir.
mader der ki: aşk bir kaçıştır, insanın sığındığı bir sığınak; yüreği
yaralı olanların, çaresizlerin kurduğu bir hayaldir aşk...
yaralı olanların, çaresizlerin kurduğu bir hayaldir aşk...
kişiden kişiye değişik şekillerde tarif edilecek duygu.
içinden çıkılmayacak büyük sorunsal . bu aşk biz mutlu olalım diyemi çıktı aşık mı olduğunuzu hissediyosunuz hemen uzaklaşın ordan dertten kederden başka birşey getirmez insana hem zaten sonu hep kötü biter .
aşk kısaca acının zevk alınan halidir. çoğu zaman zevk alamazsın acısıyla kalırsın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar