bugün

/636
para üstü gibi;
çiğnenmese de sakız aldırtan.
ortaliga dokulmus, sacilmis kutsal duygu.
degeri sifirlanmis, agizlara peseleng olmus.
gunumuzde hakki cogunlukla verilemeyen.
zehir, zıkkım.
''aşk insana kendini çizgi film karakteri sandırır. kafana kaya düşse, üzerinden tren geçse bişey olmaz sanırsın... ama sadece sanırsın''
aşk ayaktaki nasır gibidir, ya acı çeke çeke üzerine basacaksın, ya da acı çeke çeke söküp atacaksın.
(bkz: hadi bakalım buna ne diyosunuz)
(bkz: aşk hormonların gol sevinci yaşamasıdır)
off çekerken arada ahh sesi de çıkartır aşk.
aşk kültürün dışa vurumudur. Kültürün olmadığı bir yerde , kültürden yoksun biri aşkın olanca güzelliğinden de faydalanamaz. Geriye sadece o ilkel ve bedensel zevk kalır.
aşkları da devr alırmı kalp nakli yaptıranlar?
--spoiler--
gözlerimi açsamda
sen çıksan karşıma
gel beni azad et
kayboldum karanlıkta..
--spoiler--
kıça bile sürülmeyecek kadar pis bir şeydir.
Yunan mitolojisinde dafni ile apollon arasında geçen olay, şöyle ki efenim;

http://tr.wikipedia.org/wiki/Apollon_ve_Dafni

Aşk bundan ibarettir gerisi hormonal ve psikolojiktir.
bir kere gördüğün birine duyulan özlemdir. onu aklında yok etmeye çalışırken ona daha fazla bağlanmaktır. karşılıksız sevmektir. bu dünyada bir daha asla kavuşamayacağını bilip yine de onu sevmekten vazgeçmemektir.
yoğun bir duygusallık ve paylaşım eşliğinde sevişmek.
kendi yalnızlığına babalık yapamayanı aşk kılığında gelen bir üvey anne öldürür demişti bir arkadaşım elinde boş olan dokuzuncu bomonti şişesini içmeye çalışırken, hayatının maruz kaldığı terkedilişinin ardından maç sonrası futbolcu beyanatları gibi konuşurken söylemişti bunu, evet.

çoğu zaman bambaşka eksikliklerimiz yüzünden duygularımızı aşk kılıfına sokarak saçmaladığımız anlar bir yana, her insanın gerçeğinin tadına bakmasını istediğim hadisedir.

ve kiminin söylediği gibi mutlu insanların güzel hikayeleri yoktur.
alnıma yazılmış bu kara yazı,
kader böyle imiş ağlarım bazı.

ahanda bu!
aşk bir savaştır aslında hem sevginle savaşırsın hem kendinle savaşırsın. genelde içinde bol bol gözyaşı vardır hüzün vardır ve engel... ama bazen herşey yolunda gider sanırsın bir bakmışsın bir mesaj ''bitsin artık'' diye. bu saatten sonra ne yaparsan yap eskisi gibi olmaz. ama şu bir gerçek ki bağlanırsan eğer acısı büyük olur...
insanı içten içe bitirme özelliğine sahiptir. ayrıca bir çeşit takıntıdır.
kelimelerle anlatılamayacak kadar güzel ve özel duygudur.
aşk ne kadar mutlu ederse seni, o kadar çok üzüyor, yıkıyor ve gidiyor.
Hiç görmediğin halde 131 yaşındaki bir adamı sevmektir.
gönlüme dokunmadan uzaklarımdan geçen hissiyat.
geçtiğimiz aylarda, bir sabah uyandığımda, arkadaşımdan şöyle bir mesaj almıştım.

"enurchem ya ben ne zaman hayatımın aşkını bulacağım?
benden daha bilgili ama artistlik taslamayan,
yakışıklı, zengin,
hafif kalın kaşlı,*
güler yüzlü,
uzun boylu,
çok eğlenceli ve dindar,
babamı görünce saygılı ve beyefendi,
benimle beraberken gayet duygusal ve şımarık,
benimle uğraşmayı seven, bu dünya kadar ahireti düşünüp yatırım yapan,
bana her an yeni bir şey öğreten, eğlenmeyi gerçekten seven,
benim dostlarıma benim kadar değer veren,
beni gerçekten çok seven ve bana her an yeniden aşık olan,
benimle gezmeyi seven birini istiyorum hayatımda. çok mu şey istiyorum?"

tabi ki ben bu mesajı sabah sabah okuduğumda önce amansız bir gülme krizine tutuldum. ardından beynimde çakan bir kaç şimşekle hemen defterimin başına koştum. amacım bu mesajı karikatürize etmek ve arkadaşımın ne istediğini ona en doğru şekilde anlatabilmekti. karikatürleri çizerken şıpsevdi sakızlarındaki "aşk bazen..." lerden kopya çektiğimi belirtmek isterim.

karikatürleri burada yayınlayamayacağımdan bir kaç örnek senaryo ile karikatürlerin kafanızda şekil bulmasını sağlayacağım. umarım başarılı olur.

kızımın adı park*:p
oğlumuzun adı rukh: r

aşk bazen... hayatının aşkını aramaktır.

--spoiler--
p: nerede bu hayatımın aşkı nerede?
enurchem: sabırlı olmalısın. çok yakında çıkacaktır karşına.
r: merhaba. ben rukh hayatının aşkı olabilri miyim?
p: yuh bu kadar çabuk mu? evet, evet,evet!
enurchem: yuh ya.
--spoiler--

aşk bazen... yakışıklı, zengin, hafif kalın kaşlı birine vurulmaktır.

--spoiler--
P: rukh çok yakışıklısın.
r: yapma lütfen, rica ederim.
p: ve zengin...
r: beni utandırıyorsun.
p: ve kalın kaşlı...
r: kalın kaşlı mı? hacı ne dedin sen?
p: e şey... ocakta yemeğim var gitmeliyim.
--spoiler--

aşk bazen...babanı gördüğünde saygılı ve beyefendi biriyle olmaktır.

--spoiler--
park ın babası: kim bu kalın kaşlı, çekik gözlü?
r: adım rukh efendim. kızınıza talibim.
park ın babası: benim sana verecek kızım yok, zibidi!
r: saygılar efendim, hürmetler. ancak kızınız seviyorum ben.
park ın babası:bu beyefendi tavırlarınla mı boyadın kızımın gözünü, zibidi?
r: estağfurullah efendim.
park ın babası: zibidi!
--spoiler--

aşk bazen... bu dünya kadar ahireti düşünüp o gün için yatırım yapan birini sevmektir.

--spoiler--
p: o elindeki nedir rukh?
r: bu gün ikimiz için mezar yeri aldım aşkım.
p: ahirete yatırım yapmak deyince sen bunu mu anlıyorsun?
r: ya ne anlamalıyım?
p: tartışmak istemiyorum.
r: ?!
--spoiler--

aşk bazen... sana her an yeni bir şey öğretmesidir.

--spoiler--
r: bir fili üç hamlede dolaba nasıl sokarsın?
p: nasıl?
r: dolabın kapısını açarsın, fili dolaba sokarsın, kapıyı kapatırsın.
p: rukh hep böyle misin, yoksa bu güne mi özel?
r: peki zürafayı dört hamlede dolaba sokarsın?
p: rukh kes şunu!
r: dolabın kapısını açarsın, fili çıkarırsın, zürafayı sokarsın, kapıyı kapatırsın.
p: rukh karnın mı aç?

--spoiler--

aşk bazen... seninle gezmekten zevk duymasıdır.

--spoiler--
r: bak aşkım amasya!
p: muhteşem!

r: burası hindistan aşkım, bak tac mahal.
p: olağanüstü.

r: kız kulesi
p: bayılırım kız kulesine!

r: aşkım bak, karayolu.
p: rukh gezmeyi severim derken her yeri kastetmemiştim.
r: ben seninle her yeri gezerim aşkım.
p: rukh yoruldum, susadım, acıktım anlıyor musun?
r: bak aşkım elektrik direği!
p: rukh bazen beynine oksijen gitmediğini düşünüyorum.
r: ormana mı gidelim aşkım?
p: sen insanı mezara götürürsün.
r: oraya da gidelim tabi.
--spoiler--

evet bir kaç tane örnek senaryoyu sansürledim, hepsini paylaşmadım.
bu senaryolarla çizdiğim karikatürlerdeki amacım, aşkın ısmarlama olamayacağını esprili bir dille yermekti.

aşk ısmarlama olmaz. kaşı şöyle olsun, huyu böyle olsun, yemek yapsın, gezmeyi sevsin...
ne kadar çok isteğin olursa olsun, aşık olduğun kişi asla tam manasıyla istediğin gibi biri olmaz. zaten güzelliği de buradadır. onu her haliyle sevebilmek, istemediğin yönlerine bile katlana bilmektir.

öte yandan, bir dönem öğretmenlik yaptığım eski okulumda, okul müdürüm bana aşk ne olursa olsun vazgeçmemek olduğunu söylemişti. yani eğer birine aşık olmuşsan ondan vazgeçemezmişsin. eğer vazgeçmişsen, bu aşk olmazmış. ki bu ayrı bir tartışma konusudur.
er yada geç bitecek olan ruh halidir.kalıcı olan sevgidir.
ne olduğu unutulursa iflahı siker, ortada çırılçıplak kalırsınız.
© copyright 2005 - 2026