bugün

/636
bir fotoğrafa dakikalarca başka hiçbir şey düşünmeden bakakalmaktır.
olmadığına inandığım şey. hormonların yarattığı etki ile var olduğunu düşünüyoruz, ama geçiyor ve gidiyor. geriye hiçbir şey de kalmıyor.
insanı tahmin etmediği durumlara düşürebiliryor. uzak dur lan gelmeee dediğim, fakat böle usulca ölü köpek bakışıyla bana kendini sevdiren bıdı bıdı.
Yeni biri gelene kadar, o kişiye hissettiklerin karşısında "ben daha önce hiç aşık olmamış, sen gelene kadar" demektir.
herşeyin toz pembe geldiği,bittiği an ise kamyon çarpmışa döndüren olaydır.
aşk karşımızdaki kişinin aynasında kendimizi"olumlu yönlerimizi"görme sanatıdır.
olmasa da yaratırsın aşkı ne var ki bunda. sonuçta kimse senden kaç kilo bu sevgi, aşkın kütlesi nedir diye sormuycak. aşık olmak istiyosan olursun, kendine bi sevgi yaratırsın. "ne ahlak ne de sevgi gökten dünyaya indi insanlık istedi eşfetti hepsini." değil mi zaten.
5261. entry dahil yazılanların hiç birinin yeterince ifade etmeye yetmediği 3 harftir. 29 harf ilkkez bu kadar aciz kalmaktadır duyguyu anlatmakta..
gun geçtikçe buyuyor, durduramıyoruz.
unutulmuş bir beste.
henüz güftelenmemiş bir melodi.
ve, dudaklarımızdaki tutku, her bir tebessüm aşk...
güzel bi yemek kokusudur aşk.
kokuya dayanamayıp yer bitirirsin, sonra karnın hala açtır.
(bkz: ella rubinstein vs aziz zahara)

indiğinde çıkmanın, tepeden baktığında ise dibini görmenin mümkün olmadığı dipsiz bir kuyudur.
hayatta ki en güzel duygulardan birinin adıdır.
kalbinizin yerinden çıkarmışcasına çarpmasına,metabolizmanızın hızlanmasına,adrenalin hormonunun gereğinden fazla salgılanmasına neden olan müthiş bir histir.
çok güzel şeylere sebep olur bir süre, çok mutlu eder. daha sonra bir sebepten veya sebep bulamadığınız için aşık olduğunuz kişiden ayrılırsınız. bu sefer çok derin acılara sebep olur. ölürsünüz resmen. akrebe imrenmiş saniyeler geçmez, saatler alır bir adımı. ve her saniye bedeninizden parçalar kopar. ve en kötüsü yok olamazsınız sadece acı vardır ve sonu yoktur bu acının. siz sürekli bu acı içinde yaşayacakmışsınız sanırsınız, alışmaya çalışırsınız nitekim alışırsınız da. sonra başka biri çıkar karşınıza hayatınız da gördüğünüz en güzel, tatlı, masum kişidir o, kadın. tam anlamıyla kadın; sevmeye değer. o'nun tarafından sevilmeye hevesli olursunuz. ve aşık olursunuz sonra sevgili. ve bu aşk hep öncekilerden fazla olur. ve o kız hep eskilerden daha güzel, daha masumdur.

aşk böyle büyülü bir şeydir. önce yüzünüzü güldürür; sonra hüzne boğar. siz aşka lanet ederken sanki size acımış gibi daha iyi birini çıkarır karşınıza ve yine gönlünüzü alır, nefret edemezsiniz aşktan. zira hep daha iyisini sunar bize; hep daha fazla sevgi, hep daha fazla acı.
insanın hayalindeki ruhu beğendiği bedene koymasıdır.
hakkında bu kadar çok entry girilince öldü mü dediğim şey.*
--spoiler--
sen nelere kadirsin.
--spoiler--
diye devam eden şarkıdır.
insanın kendini sevmekten vazgeçip başka bir kavramı/kişiyi/şeyi sevmesi eylemine verilen isim.
iki kişiden birinin mutlak olarak öldüğü bir intihar saldırısıdır.
mantığın tüm çığlıklarını duymanızı engelleyen kalbin ufacık fısıltılarıdır.
el değmemiş duyguları ruhun en derinlerinde hissetmektir.
o'nun kalbini hissedebilmektir.
Aşkın ziline basıp kaçıyorum haylaz çocuklar gibi. Bi gün yakalarsa fena yapıcak beni.
terkedilesi duygu..
"Umberto eco - foucault sarkacı" kitabından.
--spoiler--
- Kafanda en ufak bir ışık yaratan her şeyi kıskanıyorum.
+ iyi ya işte aşk diye buna derler.
--spoiler--
© copyright 2005 - 2026