bugün
- ibne miyim acaba diye sorgulamak7
- en güzel sevişme11
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar14
- namazında niyazında erkek10
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması8
- boyumun kaç cm olduğunu itiraf ediyorum4
- sözlükte birbiriyle kavga eden yazarlar5
- pinhani4
- tai lung8
- yeni parti33
- bu koyden olsam ne olacak18
- vermio11
- true'yi yedirmeyiz7
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- bir organınızdan vazgeçmeniz gerekse9
- true çaylak olsun kampanyası9
- nervio35
- bir kilo patatesin 50 lira olması9
- ahmet sezer bey'in esprilerine gülmeyen insan6
- enayimiknatisii6
- insan olmaya ceyrek kala19
- sinsice kavga izleyen yazarlar9
- imamların maaşı çok diyen öğretmen10
- seri gizli artı oy veren melek15
- ioçk'nın müziği4
- güne bir şarkı bırak9
- günahkarlar ölüdür2
- pire için yaktığınız en büyük yorgan4
- kirazın kilosunun 150 tl olması4
- rizeli kızlar3
- nervionun merak ettiği yazar21
- ahmet sezer bey15
- şeytan6
- meriç nehrinin yönü3
- zeynep sude oktay2
- erecto birader del kopar4
- kürt feodalizmi4
- arkadaşlar sıkıldım4
- cimer şikayetine sayın cbaşkanım diye başlamak4
- velvet53
- en büyük korkunuz9
- sözlükte aşık olmam2
- true'yi eskorta emanet etmek10
- aylık 5 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- beni kim artılıyor amk5
- kızını zenci ile evlendiren baba3
- sözlükte kavga6
- gel böyle gel2
- 15 21 itibariyle duygu durumunuz6
yayınlarının kapağında insan gözü mü yoksa öküz gözü mü olduğunu anlayamadığım kocaman bir göz bulunan, deneme sınavı çözüm kitapçığındaki açıklamaları insanı yaran nitelikte olan, gayet hoş sorular içeren yayın.
herşey üst üste gelirken yapamadıklarının toplamıdır.
gözünü kapatıp beklemektir o son darbeyi. ya da milyonlarca yıl gibi süren biriktirdiklerinle saf ve keskin bir kusmuk kokusu gibi karşılaşıvermektir.
acıdan ölünür mü diye düşünmektir ve hiçbirzaman bu acının öldürmeyeceğini bilmektir.
hayattan uzaklaşmak ve hiç yaşamamış olmayı istemektir. bir dakikasını bile özlemeden dünyanın..ağlamak için bile çok geç olduğunu farketmektir son köşeden sessizce dönerken.
boğazındakiler, endişeler, hüzünler ve bir safran halindeki acı. artık vazgeçişin son demlerini yaşarken bir tuhaf rahatlamadır belki de acı.. ya da tüm dünya yıkılırken ıslıklar çalarak eller cepte yürüyebilmek.. ağlarken daha mı küçülüyormuyum acaba diye aynaya bakabilmek; acıyı görmek gözlerinde ve daha derininde. ve hiçbir zaman çıkmayacağını anladığın bir leke gibi gözlerinde..
artık ne kadar gülsen de silinmez bu izler diye düşünmek.. ve acının izlerine dokunmak.. her izde yabancılaşmak kendine. ve her gözyaşında kaçmak kendinden çığlıklarla.. yaralı bir kalple neler yapılırsa onları yapmak. kırık dökük bi hayattan arta kalanı ellerinde tutmak..
ve hep acı, hep keskin, hep acıtan.. kimseciklerin bilmediği, göremediği, gösteremediğin acın.. boyundan büyük, yaşından büyük, tuzlu damlalar arasında boğazı yakan acım...
gözünü kapatıp beklemektir o son darbeyi. ya da milyonlarca yıl gibi süren biriktirdiklerinle saf ve keskin bir kusmuk kokusu gibi karşılaşıvermektir.
acıdan ölünür mü diye düşünmektir ve hiçbirzaman bu acının öldürmeyeceğini bilmektir.
hayattan uzaklaşmak ve hiç yaşamamış olmayı istemektir. bir dakikasını bile özlemeden dünyanın..ağlamak için bile çok geç olduğunu farketmektir son köşeden sessizce dönerken.
boğazındakiler, endişeler, hüzünler ve bir safran halindeki acı. artık vazgeçişin son demlerini yaşarken bir tuhaf rahatlamadır belki de acı.. ya da tüm dünya yıkılırken ıslıklar çalarak eller cepte yürüyebilmek.. ağlarken daha mı küçülüyormuyum acaba diye aynaya bakabilmek; acıyı görmek gözlerinde ve daha derininde. ve hiçbir zaman çıkmayacağını anladığın bir leke gibi gözlerinde..
artık ne kadar gülsen de silinmez bu izler diye düşünmek.. ve acının izlerine dokunmak.. her izde yabancılaşmak kendine. ve her gözyaşında kaçmak kendinden çığlıklarla.. yaralı bir kalple neler yapılırsa onları yapmak. kırık dökük bi hayattan arta kalanı ellerinde tutmak..
ve hep acı, hep keskin, hep acıtan.. kimseciklerin bilmediği, göremediği, gösteremediğin acın.. boyundan büyük, yaşından büyük, tuzlu damlalar arasında boğazı yakan acım...
dişini sıkarsın. gözünden yaş damlamasın diye bi yere odaklanır, bakarsın. yutkunamassın. sanki kızgın bir bıçakla göğsüne çizik atıyorlarmış gibi hissedersin ama gözünden dökülen yaşlar o ateşi söndürebilemez. için bazı şeyleri kaldırabilemez. üç harfin oluşturduğu koca bir sözcüğü anlatmaya cebindeki kırık, dökük, eskimiş kelimelerin yetebilemez. susarsın...
insana varlığını hissettiren nadir şeylerden biri; bazıları için nimet, bazıları için felaket. *
grup genç tarafından da bestelenmiştir; ama en güzel hali sacit onan tarafından seslendirilmiş versiyonu.
başlangıç noktaları aynı olan iki ışının birleşim kümesidir açı.
zaviye de denir.
Bir objektifin gördüğü alanın dereceyle belirlenmesi.
türk dil kurumu tarafından "yön,anlayış biçimi" olarak tanımlanmış kelime, kavram. Açı'daki - matematiksel anlamda- "doğru"lar birbirlerini keserler yani içiçe geçmiş durumdadırlar. Bu anlamda bir konuya "geniş açı"dan yaklaşmak terimi yanlıştır. Çünkü gerçek anlamıyla konunun bütünselliği de hesaba katılırsa o konuya başka bir açıdan bakmaya gerek yoktur. Ortada kavram karmaşası da buradan başlar. Oradaki gereksinim yeni bir açı değil, yeni bir yaklaşımdır.
Çıkış noktaları aynı olan en az iki ışının birleşimine açı denir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar