bugün
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor12
- nervio ile travertenlere gitmek4
- yanık akrep dumanı çekmek5
- türk ateisti7
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması2
- seferihisar2
- şimdi mokv olacaktı4
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım5
- zorunlu eğitim6
- yunanistan29
- ali vefa6
- sözlükten birinden hoşlanmak5
- hastalığın kader parametrelerinin dışında olması3
- dünüşü4
- la ilahe illallah3
- sidretü l münteha2
- şımarık insan belirtileri2
- en son aldığınız iltifat14
- sevişirken video çekmek11
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- sabahın köründe denize girmek3
- abd ve israil'in iran'ı vurma planı3
- tekne turu14
- 53 bin düzensiz göçmenin geri dönüşü3
- ismet efendi'nin yurdumuza ziyareti3
- eğitimin anlamsızlığı3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- bezaz'a gidip bir top basma ve pazen alan kezo2
- zengin yuzırlar2
- dünüşüyle evlenen adam2
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek2
- mokv'u kulaklarından tutup tavana asmak2
- dekolteye bakar mısınız15
- irmik helvası vs un helvası18
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- japonya23
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- zor günler sonsuza kadar sürmeyecek2
- yazarlara gelen son mesaj3
- gürcistan26
- sözlük yazarı dövmek3
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- nureddin mahmud zengi2
- cem küçük10
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- üşüyen erkek12
bazı türlerinde, gerçeğinin hiçbir zaman geçmediği, yalnızca zamanın elinden güncelliğini aldığı duyu.
üstünden yıllar geçtikçe ardından dahada uzaktan ama daha olgun bir sızıyla baktığınız olayların içindeki şey.
üstünden yıllar geçtikçe ardından dahada uzaktan ama daha olgun bir sızıyla baktığınız olayların içindeki şey.
rusça gorki demektir. maksim gorki çektiği keder ve acılardan mütevellit kendisine bu lakabı seçmiş. rus ama çok arabesk bir tarafı varmış. yaşasaydı ibo dinler çiköfte yerdik. o da bana yazdıklarından okurdu.
Bugünün acısı, dünün hazzının anısıdır. *
kişiye; büyüme, olgunlaşma, güç ve yaratıcılık gibi ödüller kazandırabilen, buna karşılık birey üzerinde yıkıcı etkileride olabilen kavramdır.
hayatı yapmak istediklerin yerine,yapmak zorunda kaldıkların arasına almaktır acı...
mehmet zeki sulak'ın "hayatın akışı" adlı şiir kitabından acı adlı şiiri.
bu bahtımın karanlığı,
kalbim ağlar acı acı,
uğradığım haksızlığa,
kalbim ağlar acı acı.
yuvama verdim bir düzen,
emeğimdir suda yüzen,
haksızlıktır beni ezen,
kalbim ağlar acı acı.
kastım bir yuva kurmaktı,
işimi düzene sokmaktı,
yavrularla yaşamaktı,
kalbim ağlar acı acı.
zamanlar çok yuva yıkar,
haklı olan haksız çıkar,
gözyaşlarım dinmez akar,
kalbim ağlar acı acı.
zeki söyler bu sözleri,
uzağa dalmış gözleri,
takatsız kalmış dizleri,
kalbim ağlar acı acı.
bu bahtımın karanlığı,
kalbim ağlar acı acı,
uğradığım haksızlığa,
kalbim ağlar acı acı.
yuvama verdim bir düzen,
emeğimdir suda yüzen,
haksızlıktır beni ezen,
kalbim ağlar acı acı.
kastım bir yuva kurmaktı,
işimi düzene sokmaktı,
yavrularla yaşamaktı,
kalbim ağlar acı acı.
zamanlar çok yuva yıkar,
haklı olan haksız çıkar,
gözyaşlarım dinmez akar,
kalbim ağlar acı acı.
zeki söyler bu sözleri,
uzağa dalmış gözleri,
takatsız kalmış dizleri,
kalbim ağlar acı acı.
ağızı yaksa da alınan hazın onu bastırdığı tattır. acı yemenin acıyı dindirdiği söylenir.
mide hastalarının baş düşmanıdır, yemeleri durumunda mide kanamaları dahi görülmüştür.
mide hastalarının baş düşmanıdır, yemeleri durumunda mide kanamaları dahi görülmüştür.
Yaşamak uğruna
ölmek bu olsa gerek
Sevmek uğruna
acı çekmek bu olsa gerek
Hayat uğruna
savaşmak bu olsa gerek
Peki ya senin uğruna
Üzülmek niye?
yılmaz erdoğan
ölmek bu olsa gerek
Sevmek uğruna
acı çekmek bu olsa gerek
Hayat uğruna
savaşmak bu olsa gerek
Peki ya senin uğruna
Üzülmek niye?
yılmaz erdoğan
Acı belki de şiddetli bir zevkten başka bir şey değildir.
karşılaşılması halinde; insan vücudunun inanılmaz boyutlarda direnç gösterdiği hissiyat. his elle tutulmaz, gözle görülmez ama gerçek can acısı, yani et acısı daha önce karşılaşmadığınız bir boyutta kana karıştığında nesneleşir, insanı şaşırtır, ete kemiğe bürünür. zamane maydanoz romantiklerinin dillerine doladıkları aşk acısı vs laf-ı kelamlarına münasip bir yerinizle gülersiniz o hisle yoğrulurken. morfinmiş, (bkz: yeşil reçete) imiş, (bkz: kırmızı reçete) imiş, vız gelir tırıs gider. zordur velhasıl kelam bir o kadar da gerçek ve ilahi acıyı yaşamak atlatmak.
her an aklından geçen ve geçtikçe gülümseteni vardı. ve haliyle her an mütebessüm biri olmuştu.
uzaktadır çok uzakta...
her görüşmede ruhunu öyle sarıyor, öyle sevgisinden emin kılıyor ki; tebessümkar olmamak ne mümkün...
biliyor onun da oralarda, en zor şartlarda, vatani görevin yapılacağı en ağır ortamda dahi kendini hatırlayınca gülümsediğini.
gülümsediğinde gülümsediğimden emin ol demişti...
kahvesinden aldığı yudumu ağırca yutup tadını sindirirken yüzündeki gülümseyişin müsebbibinin resmini sehpaya incitmeden koyarken çalan kapıyı açmak üzere koridora yöneldi.
tam burada kucaklayıp mutluluktan uçururken 57 gün sonra hiç ayrılmamak üzere birleşeceklerinin sözünü vermişti. koridordan her geçiş o güne bir yaklaşıştı.
kapının açılmasıyla beliren şapkanın üzerindeki ay-yıldızı, sonrasında üzgün, bitkin ve metanetle dünyanın en zor işini yaptığının bilincinde olan yüzü...
sonrasında...
her an hatırlayış...
her an gülümseyiş...
ama... her biri bir öncekinden daha acı olan gülümseyiş...
her acı gülümseyiş; yüzüne tebessüm, damarlarına zehir veriyor, yüreğini dilik dilik ediyordu.
uzaktadır çok uzakta...
her görüşmede ruhunu öyle sarıyor, öyle sevgisinden emin kılıyor ki; tebessümkar olmamak ne mümkün...
biliyor onun da oralarda, en zor şartlarda, vatani görevin yapılacağı en ağır ortamda dahi kendini hatırlayınca gülümsediğini.
gülümsediğinde gülümsediğimden emin ol demişti...
kahvesinden aldığı yudumu ağırca yutup tadını sindirirken yüzündeki gülümseyişin müsebbibinin resmini sehpaya incitmeden koyarken çalan kapıyı açmak üzere koridora yöneldi.
tam burada kucaklayıp mutluluktan uçururken 57 gün sonra hiç ayrılmamak üzere birleşeceklerinin sözünü vermişti. koridordan her geçiş o güne bir yaklaşıştı.
kapının açılmasıyla beliren şapkanın üzerindeki ay-yıldızı, sonrasında üzgün, bitkin ve metanetle dünyanın en zor işini yaptığının bilincinde olan yüzü...
sonrasında...
her an hatırlayış...
her an gülümseyiş...
ama... her biri bir öncekinden daha acı olan gülümseyiş...
her acı gülümseyiş; yüzüne tebessüm, damarlarına zehir veriyor, yüreğini dilik dilik ediyordu.
"her uzun acı kısa bir mutlulukla ödüllendirilir, her kısa mutluluk uzun bir acıyla cezalandırılır". *
Acı, evrenin bizim dikkatimizi çekme şeklidir.
ilacı yok bazı acıların ama adı var...
Shadowlands isimli filmdeki yazar' ın söylediği gibi, "Tanrı bizi bir heykel gibi yontuyor. Bizi biraz daha güzelleştirmek ve inceltmek için vurduğu çekiç darbeleridir acı..."
heleki manevi bir acıysa, çekene yazıktır.
doğal uyuşturucudur. sizi bazen maddi bazen de manevi bir şekilde ziyaret ettiğinde , konakladığı yer dışında bir şey düşünemessiniz. mesela dişin ağrıdığı zaman kıyamet kopsa umrunda olur mu? şu aklından çıkarmadığın eski ya da yeni sevgilin ne kadar beynini meşgul eder ?
aynı şekilde manen geldiğinde de maddi dünya ile ilişkini keser. aşk acısı çeken biri tayyibi veya baykal'ı ne kadar umursar, atılan hangi gol onu heyecanlandırabilir.
acı çekmek hepimizin şüphesiz fellik fellik kaçtığı bir şey ama eğer acıya katlanabilir ve onla yaşayabilirsen dünya senin için o kadar küçülür ki.
aynı şekilde manen geldiğinde de maddi dünya ile ilişkini keser. aşk acısı çeken biri tayyibi veya baykal'ı ne kadar umursar, atılan hangi gol onu heyecanlandırabilir.
acı çekmek hepimizin şüphesiz fellik fellik kaçtığı bir şey ama eğer acıya katlanabilir ve onla yaşayabilirsen dünya senin için o kadar küçülür ki.
herkesin mutlaka yaşadığı kavram. kavram kargaşaları içinde hep acıyı dilde ki tat olarak görüyoruz ama, gerek dil de, gerek kalp te, nerde hissedilirse hissedilsin çok acı olduğu gerçeği var elbette. birde, onu yaşayarak çelik olduğumuz.
ayrılık, ölüm, unutulmak.
insan hayatını olgunlaştıran öğretici....
bazen yaşam acı çikolata gibidir.. Acı değerini artırır...
başlangıç noktaları aynı olan iki ışının birleşim kümesidir.
türkçe karakter desteğinin hayatımıza getirdiği güzelliklerden biridir.
acı mıdır, açı mıdır derdi bitmiştir.
türkçe karakter desteğinin hayatımıza getirdiği güzelliklerden biridir.
acı mıdır, açı mıdır derdi bitmiştir.
hem alışamadığımız için sürekli canımızı yakan, hem alışkanlık yaptığı için de bir şekilde arandığımız nane.
adjacent channel interference 'ın kısaltılmış halidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar