bugün
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban7
- sarapci koala hatayi8
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği12
- sözlüğün en güzel kadını26
- mossad ajanı dinciler4
- ilticanın terk edilmesi5
- flörtü bir üst seviyeye taşıyan detaylar3
- özgür özel ikiyüzlülüğü3
- kova burcunun bağımlılık yapıyor olması5
- instagram tedavisi olmayan hastalıktır4
- en kötü chp başkanı3
- chp yandaş oldu3
- iremga4
- türkiye fransa maçı sonrası montella tartışması3
- dünya39
- özkanlar5
- pis hissettiren şeyler7
- kemal kılıçdaroğlu'nun bop taki rolü2
- cenaze evinde yemek dağıtmak4
- özgür özel mallığı2
- türk olmaktan neden mi utanıyorum3
- protest şarkı yazmak2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- arkadaşlar ben saçımı hangi renge boyayacağım ya5
- israil11
- amerika birleşik devletleri29
- iltica7
- erdoğan'ın bm konuşmasına eşiyle el ele gitmesi4
- boğa burcu kadını2
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta8
- dacia striker'in türkiye de üretime başlaması3
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- patates kızartması ve ketçap ikilisi3
- suriyede bi milyon arabın ölümü3
- öğrenci sorusunun felsefi ağırlığı2
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- ghosting2
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak11
- tuba büyüküstün3
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- istanbul5
- menemen2
- galatasaray6
- atatürk diyor ki13
- bir kaç kişinin sözlüğü oyuncağı haline getirmesi2
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları8
- cumartesi sabahlari2
- gece araba sürerken yan cama yapışan kanlı eller3
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- kahrolsun sütyenler memelere özgürlük2
bazı türlerinde, gerçeğinin hiçbir zaman geçmediği, yalnızca zamanın elinden güncelliğini aldığı duyu.
üstünden yıllar geçtikçe ardından dahada uzaktan ama daha olgun bir sızıyla baktığınız olayların içindeki şey.
üstünden yıllar geçtikçe ardından dahada uzaktan ama daha olgun bir sızıyla baktığınız olayların içindeki şey.
rusça gorki demektir. maksim gorki çektiği keder ve acılardan mütevellit kendisine bu lakabı seçmiş. rus ama çok arabesk bir tarafı varmış. yaşasaydı ibo dinler çiköfte yerdik. o da bana yazdıklarından okurdu.
Bugünün acısı, dünün hazzının anısıdır. *
kişiye; büyüme, olgunlaşma, güç ve yaratıcılık gibi ödüller kazandırabilen, buna karşılık birey üzerinde yıkıcı etkileride olabilen kavramdır.
hayatı yapmak istediklerin yerine,yapmak zorunda kaldıkların arasına almaktır acı...
mehmet zeki sulak'ın "hayatın akışı" adlı şiir kitabından acı adlı şiiri.
bu bahtımın karanlığı,
kalbim ağlar acı acı,
uğradığım haksızlığa,
kalbim ağlar acı acı.
yuvama verdim bir düzen,
emeğimdir suda yüzen,
haksızlıktır beni ezen,
kalbim ağlar acı acı.
kastım bir yuva kurmaktı,
işimi düzene sokmaktı,
yavrularla yaşamaktı,
kalbim ağlar acı acı.
zamanlar çok yuva yıkar,
haklı olan haksız çıkar,
gözyaşlarım dinmez akar,
kalbim ağlar acı acı.
zeki söyler bu sözleri,
uzağa dalmış gözleri,
takatsız kalmış dizleri,
kalbim ağlar acı acı.
bu bahtımın karanlığı,
kalbim ağlar acı acı,
uğradığım haksızlığa,
kalbim ağlar acı acı.
yuvama verdim bir düzen,
emeğimdir suda yüzen,
haksızlıktır beni ezen,
kalbim ağlar acı acı.
kastım bir yuva kurmaktı,
işimi düzene sokmaktı,
yavrularla yaşamaktı,
kalbim ağlar acı acı.
zamanlar çok yuva yıkar,
haklı olan haksız çıkar,
gözyaşlarım dinmez akar,
kalbim ağlar acı acı.
zeki söyler bu sözleri,
uzağa dalmış gözleri,
takatsız kalmış dizleri,
kalbim ağlar acı acı.
ağızı yaksa da alınan hazın onu bastırdığı tattır. acı yemenin acıyı dindirdiği söylenir.
mide hastalarının baş düşmanıdır, yemeleri durumunda mide kanamaları dahi görülmüştür.
mide hastalarının baş düşmanıdır, yemeleri durumunda mide kanamaları dahi görülmüştür.
Yaşamak uğruna
ölmek bu olsa gerek
Sevmek uğruna
acı çekmek bu olsa gerek
Hayat uğruna
savaşmak bu olsa gerek
Peki ya senin uğruna
Üzülmek niye?
yılmaz erdoğan
ölmek bu olsa gerek
Sevmek uğruna
acı çekmek bu olsa gerek
Hayat uğruna
savaşmak bu olsa gerek
Peki ya senin uğruna
Üzülmek niye?
yılmaz erdoğan
Acı belki de şiddetli bir zevkten başka bir şey değildir.
karşılaşılması halinde; insan vücudunun inanılmaz boyutlarda direnç gösterdiği hissiyat. his elle tutulmaz, gözle görülmez ama gerçek can acısı, yani et acısı daha önce karşılaşmadığınız bir boyutta kana karıştığında nesneleşir, insanı şaşırtır, ete kemiğe bürünür. zamane maydanoz romantiklerinin dillerine doladıkları aşk acısı vs laf-ı kelamlarına münasip bir yerinizle gülersiniz o hisle yoğrulurken. morfinmiş, (bkz: yeşil reçete) imiş, (bkz: kırmızı reçete) imiş, vız gelir tırıs gider. zordur velhasıl kelam bir o kadar da gerçek ve ilahi acıyı yaşamak atlatmak.
her an aklından geçen ve geçtikçe gülümseteni vardı. ve haliyle her an mütebessüm biri olmuştu.
uzaktadır çok uzakta...
her görüşmede ruhunu öyle sarıyor, öyle sevgisinden emin kılıyor ki; tebessümkar olmamak ne mümkün...
biliyor onun da oralarda, en zor şartlarda, vatani görevin yapılacağı en ağır ortamda dahi kendini hatırlayınca gülümsediğini.
gülümsediğinde gülümsediğimden emin ol demişti...
kahvesinden aldığı yudumu ağırca yutup tadını sindirirken yüzündeki gülümseyişin müsebbibinin resmini sehpaya incitmeden koyarken çalan kapıyı açmak üzere koridora yöneldi.
tam burada kucaklayıp mutluluktan uçururken 57 gün sonra hiç ayrılmamak üzere birleşeceklerinin sözünü vermişti. koridordan her geçiş o güne bir yaklaşıştı.
kapının açılmasıyla beliren şapkanın üzerindeki ay-yıldızı, sonrasında üzgün, bitkin ve metanetle dünyanın en zor işini yaptığının bilincinde olan yüzü...
sonrasında...
her an hatırlayış...
her an gülümseyiş...
ama... her biri bir öncekinden daha acı olan gülümseyiş...
her acı gülümseyiş; yüzüne tebessüm, damarlarına zehir veriyor, yüreğini dilik dilik ediyordu.
uzaktadır çok uzakta...
her görüşmede ruhunu öyle sarıyor, öyle sevgisinden emin kılıyor ki; tebessümkar olmamak ne mümkün...
biliyor onun da oralarda, en zor şartlarda, vatani görevin yapılacağı en ağır ortamda dahi kendini hatırlayınca gülümsediğini.
gülümsediğinde gülümsediğimden emin ol demişti...
kahvesinden aldığı yudumu ağırca yutup tadını sindirirken yüzündeki gülümseyişin müsebbibinin resmini sehpaya incitmeden koyarken çalan kapıyı açmak üzere koridora yöneldi.
tam burada kucaklayıp mutluluktan uçururken 57 gün sonra hiç ayrılmamak üzere birleşeceklerinin sözünü vermişti. koridordan her geçiş o güne bir yaklaşıştı.
kapının açılmasıyla beliren şapkanın üzerindeki ay-yıldızı, sonrasında üzgün, bitkin ve metanetle dünyanın en zor işini yaptığının bilincinde olan yüzü...
sonrasında...
her an hatırlayış...
her an gülümseyiş...
ama... her biri bir öncekinden daha acı olan gülümseyiş...
her acı gülümseyiş; yüzüne tebessüm, damarlarına zehir veriyor, yüreğini dilik dilik ediyordu.
"her uzun acı kısa bir mutlulukla ödüllendirilir, her kısa mutluluk uzun bir acıyla cezalandırılır". *
Acı, evrenin bizim dikkatimizi çekme şeklidir.
ilacı yok bazı acıların ama adı var...
Shadowlands isimli filmdeki yazar' ın söylediği gibi, "Tanrı bizi bir heykel gibi yontuyor. Bizi biraz daha güzelleştirmek ve inceltmek için vurduğu çekiç darbeleridir acı..."
heleki manevi bir acıysa, çekene yazıktır.
doğal uyuşturucudur. sizi bazen maddi bazen de manevi bir şekilde ziyaret ettiğinde , konakladığı yer dışında bir şey düşünemessiniz. mesela dişin ağrıdığı zaman kıyamet kopsa umrunda olur mu? şu aklından çıkarmadığın eski ya da yeni sevgilin ne kadar beynini meşgul eder ?
aynı şekilde manen geldiğinde de maddi dünya ile ilişkini keser. aşk acısı çeken biri tayyibi veya baykal'ı ne kadar umursar, atılan hangi gol onu heyecanlandırabilir.
acı çekmek hepimizin şüphesiz fellik fellik kaçtığı bir şey ama eğer acıya katlanabilir ve onla yaşayabilirsen dünya senin için o kadar küçülür ki.
aynı şekilde manen geldiğinde de maddi dünya ile ilişkini keser. aşk acısı çeken biri tayyibi veya baykal'ı ne kadar umursar, atılan hangi gol onu heyecanlandırabilir.
acı çekmek hepimizin şüphesiz fellik fellik kaçtığı bir şey ama eğer acıya katlanabilir ve onla yaşayabilirsen dünya senin için o kadar küçülür ki.
herkesin mutlaka yaşadığı kavram. kavram kargaşaları içinde hep acıyı dilde ki tat olarak görüyoruz ama, gerek dil de, gerek kalp te, nerde hissedilirse hissedilsin çok acı olduğu gerçeği var elbette. birde, onu yaşayarak çelik olduğumuz.
ayrılık, ölüm, unutulmak.
insan hayatını olgunlaştıran öğretici....
bazen yaşam acı çikolata gibidir.. Acı değerini artırır...
başlangıç noktaları aynı olan iki ışının birleşim kümesidir.
türkçe karakter desteğinin hayatımıza getirdiği güzelliklerden biridir.
acı mıdır, açı mıdır derdi bitmiştir.
türkçe karakter desteğinin hayatımıza getirdiği güzelliklerden biridir.
acı mıdır, açı mıdır derdi bitmiştir.
hem alışamadığımız için sürekli canımızı yakan, hem alışkanlık yaptığı için de bir şekilde arandığımız nane.
adjacent channel interference 'ın kısaltılmış halidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar