bugün
- feminen erkek davranışları5
- boğaz ağrısı5
- bol sucuklu tereyağlı çift yumurta5
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum15
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz10
- hayatını renklendirmek isteyenlere tavsiyeler4
- 3 ekim 2026 hırvatistan ingiltere maçı7
- yazarlara sözlükten gelen son mesaj5
- yazarların anlık durumları5
- akmerkez3
- avokado yiyen insan4
- kedilerin yedigi ilginc seyler16
- nickini bir görselle anlat3
- sonbaharda yapılacaklar2
- isviçre ile liechtenstein arası2
- işkembe çorbası seven kız6
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar18
- boğaziçi üniversitesi güney kampüsü2
- seni sevmeyenlere en güzel cevap3
- şeker hastalığı9
- çamaşır makinesinde yorgan yıkamak7
- pul biberli pilav6
- özel sektör de çalışmak11
- türkiye almanya dünya kupası finali3
- arkadaşlar ayıptır söylemesi çok şeysiniz2
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız4
- mini etek topuklu ayakkabı fileli çorap üçlüsü3
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi10
- kova ve oğlak burçlarını sözlükten atmak6
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- söğüşçü aco7
- sixpackli sanat tarih siyaset bilen seksi kadın3
- pasifler apartmanı4
- en ılık burç5
- ellerim bos gonlum hos14
- chemtrails2
- 3 ekim 2026 turan tovuz fenerbahçe maçı2
- hırvatistan 0 ingiltere 72
- galatasaray büyüklüğü14
- kızlar buraya bakar mısınız7
- ruh hastası aktiviteleri6
- arkadaşlar bakar mısınız14
- tekerlek toplayan cocuk4
- duygusal boşluğunu doldururken hpv kapan kız3
- sözlüğün götü en güzel yazarı14
- memur kardeşler camii2
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- yazarların sözlükte attığı son mesaj2
- cahit berkay3
- mucizelere inanıyor musunuz2
bir isim.Genelde kız çocuklarına verilir.Sözlük yazarı olarak kullanılması uygun bir nick
Ayın ilk günlerinde aldığı yay biçimidir, hilaldir.
ayrıca bkz:(#55883)
çirkin olanına hiç rastlanmamıştır *
ingilizcesi crescent olup çok sevdiğim adımdır.kendi adım diye demiyorum genel olarak güler yüzlü insanlardır.şen şakrak ve de her daim pozitif olurlar.
güzel huylu,güzel yüzlü kızlara verilir genelde bu isim,benimde hayatımda vardır bunlardan bir tane bitanemdir canımdır*
the androits grubunun yaptığı punk tarzındaki şarkıdır.tofita ayçaya ithafen yapılmış da olsa aynı adı taşımanın verdiği dayanılmaz hafiflikle esefle kınadığım şarkıdır.sözleri de şöyledir.
müzik yaptı olmadı
kimse bişey anlamadı
böyle hayat çarkını
kimse s.kine takmadı
ahh ayça sakın ağlama
senden imza isteyecekler
bu serseriler imza isteyecekler
o zaman mı yüzün gülecek
o zamana çok var şimdi gülmen gerek
gülmek sana yakışıyor ayça
müzik yaptı olmadı
file çorap giydi olmadı
göğsüne silikon yaptırdı
erkekler ona bakmadı
ahh ayça sakın ağlama
bir gün senide övecekler
ah diyeceksin oh diyeceksin
ayça kendinden geçeceksin
iş bittikten sonra çıkacaksın balkona
bir keyif sigarası içeceksin
müzik yaptı olmadı
kimse bişey anlamadı
böyle hayat çarkını
kimse s.kine takmadı
ahh ayça sakın ağlama
senden imza isteyecekler
bu serseriler imza isteyecekler
o zaman mı yüzün gülecek
o zamana çok var şimdi gülmen gerek
gülmek sana yakışıyor ayça
müzik yaptı olmadı
file çorap giydi olmadı
göğsüne silikon yaptırdı
erkekler ona bakmadı
ahh ayça sakın ağlama
bir gün senide övecekler
ah diyeceksin oh diyeceksin
ayça kendinden geçeceksin
iş bittikten sonra çıkacaksın balkona
bir keyif sigarası içeceksin
en güzel kız ismi.
çok sevdiğim freedanIn ismidir. Bu ismi taşıyan diğer ayçalar gibi çok güzel ve tatlı olmasının yanısıra çok ta delikanlıdırlar. Pek bir gözümdürler.
Genellikle kocaman gözlü, küçük kafalı, her daim gülümseyen, girdiği her yeri sıcacık yapan, sevgi dolu kızlara verilen bir isimdir. Benim hayatımda da vardır bunlardan bi tane ki kendisi tüm bu tanımlara uyar.
akgün akova şiiri.
sevgilin "çukulata götürelim," derken
sen "oyuncak alalım," diye tutturdun,
"nasıl olsa bi' gün bebeleri olacak di mi?"
"ya çocuk istemezlerse," dedi seninki kaşlarını kaldırarak
valla haksız da değil, baksana dünyaya neler ettiğimize
"aaaa," dedin, "necla üç çocuk istiyor,
kardeşsiz büyüdü ya, yokluğunu biliyor"
her zaman böylesindir,
kanije kalesi gibi savunursun düşüncelerini
"birinden biri kısır çıkarsa," diyerek bir olta daha attı karşı taraf
"o zaman evlat edinirler gül yüzlü bi' bebeyi," dedin kızgınlıkla
ve oyuncakçıya daldın tutup sevgilinin elinden
içeride kağıttan evler, ışıklı atlıkarıncalar
tavanlara asılan uçaklar ve adamım şarlo
burnu sivilceli cadılar ve top oynayan kurbağalar
aynı rafta yan yana
lahana bebeklerin önüne gelince aralandı
çocukluğunun tül perdesi
23 nisan'larda uçuşan çiçekli eteğin
denize girmeye çalışan daracık sokaklar
otlar üzerinde yavru bir tırtıl olarak yuvarlandığın bahçe
neyse,
babannenin ölmeden birkaç gün önce
sen uyurken yanına bıraktığı
bebeğin ikiz kardeşini görünce
yağmura durdu gözlerin
bak aramızda kalsın, ama ağlayınca hindistan'a benziyorsun
sen benim pakistan olduğumu biliyor musun ayça desem
şiirin içine coğrafya girecek
adlarını sevdiğim ama görmediğim şehirler
buenos aires
kopenhag
rio de janeiro
lizbon ve
semerkant girecek
ağlayınca çaldıran savaşı'nda yaralanan bir ata benziyorsun
sen benim yavuz sultan selim'in seyisi olduğumu
biliyor musun ayça desem
şiirin içine kanlı nalların tarihi girecek
uygarlığa ne katkısı olduğunu bilmediğim savaşlar
dandanakan
miryokefalon
sırpsındığı ve
otlukbeli girecek
ağlayınca incisini düşüren bir istiridyeye benziyorsun
sen benim gökyüzünü düşleyen bir denizyıldızı olduğumu
biliyor musun ayça desem
şiirin içine okyanuslar girecek
düşündükçe ürperdiğim iç denizler
mercan adaları
denizatları
ve ferit edgü'nün
her okuyuşumda
içimdeki taşraya
deniz kokusu taşıyan sözcükleri girecek:
"demirlediğimiz koyların çoğunda, demiri atar atmaz,
daha çıma almaya vakit bulamadan, kıçtan takma bir motorla,
genellikle iki çocuk yaklaşıp halatlarımızı alır
ve bir ağaca ya da kayaya çımamızı bağlarlar.
sonra dönüp sorarlar:
bir istediğiniz var mı? su, sebze, içecek, balık....?
bir seferinde, bir böcek istedim. çok geçmeden getirdiler.
bir seferinde bir ahtapot istedim. iki ahtapot getirdiler.
aynı gün incir ve üzüm istedim.
günbatımına doğru bir sepetin içinde
asma ve incir yaprakları üzerine dizilmiş
renk renk incir ve üzüm getirdiler.
yolculuğun sonuna yaklaşmıştık.
bir akşam vakti,
tekneye gene yaklaşıp sorduklarında,
isteyecek hiçbir şeyim yoktu.
bir denizkızı istedim.
gittiler ve bir daha görünmediler."
ağlayınca kumsalı içine çeken bir denizkızına benziyorsun
sen o iki çocuktan birinin ben olduğumu biliyor musun ayça desem
şiirin içine gizli aşklar girecek
ki girmesin de
biz oyuncakçıya geri dönelim
çünkü gözyaşlarını silerken sen
toz oluverdi sevgilin
zil çalan maymunların arasına baktın yok
oyuncak ayılarla oynamaya mı gitmiş, baktın yok
plastik böceklerin kutularına baktın yok
onu ararken rastladığın
tahta atın
yelelerini okşadın ve öptün gözlerinden
"hoop n'oluyo," dedi arkandan sevgilinin sesi
"burda bi' aslan varken bi' beygire mi aşık oldun"
sıkıp dişlerini dönerken ona doğru sen
gördün sana çevrilmiş tabancayı
silah uzmanlarının titiz bir oyuncak tasarımı mı desem
şeytan içine şiir doldurur mu desem
ama o
"bunu alalım necla'lara,"dedi, "plastik mermi de atıyo'muş,"
sırıtarak ekledi, "sonra, her eve gerekli bu zamanda"
sevgili ayça
fırlattığın tabanca yerini bulmadı ama
aşk defterinden sildin o anda hergeleyi
şimdi tahta atı armağan paketi yaptırırken yeni sevgilin için
dinliyorsun oyuncakçıya söylediklerimi
"kendisini kırmayan çocuğa aşık olur oyuncak
ve değil mi ki aşk
oyuncak sanıp yatağımızda sakladığımız
içi bencillik dolu bir silah"
sevgilin "çukulata götürelim," derken
sen "oyuncak alalım," diye tutturdun,
"nasıl olsa bi' gün bebeleri olacak di mi?"
"ya çocuk istemezlerse," dedi seninki kaşlarını kaldırarak
valla haksız da değil, baksana dünyaya neler ettiğimize
"aaaa," dedin, "necla üç çocuk istiyor,
kardeşsiz büyüdü ya, yokluğunu biliyor"
her zaman böylesindir,
kanije kalesi gibi savunursun düşüncelerini
"birinden biri kısır çıkarsa," diyerek bir olta daha attı karşı taraf
"o zaman evlat edinirler gül yüzlü bi' bebeyi," dedin kızgınlıkla
ve oyuncakçıya daldın tutup sevgilinin elinden
içeride kağıttan evler, ışıklı atlıkarıncalar
tavanlara asılan uçaklar ve adamım şarlo
burnu sivilceli cadılar ve top oynayan kurbağalar
aynı rafta yan yana
lahana bebeklerin önüne gelince aralandı
çocukluğunun tül perdesi
23 nisan'larda uçuşan çiçekli eteğin
denize girmeye çalışan daracık sokaklar
otlar üzerinde yavru bir tırtıl olarak yuvarlandığın bahçe
neyse,
babannenin ölmeden birkaç gün önce
sen uyurken yanına bıraktığı
bebeğin ikiz kardeşini görünce
yağmura durdu gözlerin
bak aramızda kalsın, ama ağlayınca hindistan'a benziyorsun
sen benim pakistan olduğumu biliyor musun ayça desem
şiirin içine coğrafya girecek
adlarını sevdiğim ama görmediğim şehirler
buenos aires
kopenhag
rio de janeiro
lizbon ve
semerkant girecek
ağlayınca çaldıran savaşı'nda yaralanan bir ata benziyorsun
sen benim yavuz sultan selim'in seyisi olduğumu
biliyor musun ayça desem
şiirin içine kanlı nalların tarihi girecek
uygarlığa ne katkısı olduğunu bilmediğim savaşlar
dandanakan
miryokefalon
sırpsındığı ve
otlukbeli girecek
ağlayınca incisini düşüren bir istiridyeye benziyorsun
sen benim gökyüzünü düşleyen bir denizyıldızı olduğumu
biliyor musun ayça desem
şiirin içine okyanuslar girecek
düşündükçe ürperdiğim iç denizler
mercan adaları
denizatları
ve ferit edgü'nün
her okuyuşumda
içimdeki taşraya
deniz kokusu taşıyan sözcükleri girecek:
"demirlediğimiz koyların çoğunda, demiri atar atmaz,
daha çıma almaya vakit bulamadan, kıçtan takma bir motorla,
genellikle iki çocuk yaklaşıp halatlarımızı alır
ve bir ağaca ya da kayaya çımamızı bağlarlar.
sonra dönüp sorarlar:
bir istediğiniz var mı? su, sebze, içecek, balık....?
bir seferinde, bir böcek istedim. çok geçmeden getirdiler.
bir seferinde bir ahtapot istedim. iki ahtapot getirdiler.
aynı gün incir ve üzüm istedim.
günbatımına doğru bir sepetin içinde
asma ve incir yaprakları üzerine dizilmiş
renk renk incir ve üzüm getirdiler.
yolculuğun sonuna yaklaşmıştık.
bir akşam vakti,
tekneye gene yaklaşıp sorduklarında,
isteyecek hiçbir şeyim yoktu.
bir denizkızı istedim.
gittiler ve bir daha görünmediler."
ağlayınca kumsalı içine çeken bir denizkızına benziyorsun
sen o iki çocuktan birinin ben olduğumu biliyor musun ayça desem
şiirin içine gizli aşklar girecek
ki girmesin de
biz oyuncakçıya geri dönelim
çünkü gözyaşlarını silerken sen
toz oluverdi sevgilin
zil çalan maymunların arasına baktın yok
oyuncak ayılarla oynamaya mı gitmiş, baktın yok
plastik böceklerin kutularına baktın yok
onu ararken rastladığın
tahta atın
yelelerini okşadın ve öptün gözlerinden
"hoop n'oluyo," dedi arkandan sevgilinin sesi
"burda bi' aslan varken bi' beygire mi aşık oldun"
sıkıp dişlerini dönerken ona doğru sen
gördün sana çevrilmiş tabancayı
silah uzmanlarının titiz bir oyuncak tasarımı mı desem
şeytan içine şiir doldurur mu desem
ama o
"bunu alalım necla'lara,"dedi, "plastik mermi de atıyo'muş,"
sırıtarak ekledi, "sonra, her eve gerekli bu zamanda"
sevgili ayça
fırlattığın tabanca yerini bulmadı ama
aşk defterinden sildin o anda hergeleyi
şimdi tahta atı armağan paketi yaptırırken yeni sevgilin için
dinliyorsun oyuncakçıya söylediklerimi
"kendisini kırmayan çocuğa aşık olur oyuncak
ve değil mi ki aşk
oyuncak sanıp yatağımızda sakladığımız
içi bencillik dolu bir silah"
Ayça "yarım ay" demektir.hilalden farklıdır.
alem...
avrupa resim sanatında betimlenen
azizlerin ya da hz. isa ve hz. meryem gibi
kişilerin başları çevresinde yeralan ışık halesi.
azizlerin ya da hz. isa ve hz. meryem gibi
kişilerin başları çevresinde yeralan ışık halesi.
hey gibi koca dünya gam yükümüsün, masum pozisyon şarkıları süper olan fıstık gibi olan şarkıcımız.
AYÇA Türkiye'de en çok kullanılan 264. isim (... 262. nurettin, 263. anıl, 264. ayça, 265. ziya, 266. neşe, ...). Ülkemizde yaklaşık her 1,091 kişiden birinin adı AYÇA ve ismin yaygınlık oranı binde 0.92.
AYÇA adının yaygınlık oranının Türkiye'nin resmi nüfus sayımı sonuçları ve günlük ortalama nüfus artış hızına orantılarsak ülkemizde 02-03-2009 19:21 itibariyle yaklaşık 66,220 kişinin isminin AYÇA olduğu ve AYÇA isimli kişi sayısının her yıl ortalama 1093 kişi arttığı tahmini yapılabilir.
AYÇA adının Amerika Birleşik Devletindeki yaygınlık oranı ise bir milyonda 4.27 civarında ve bu hesaba göre ABD'de yaklaşık 1,308 AYÇA yaşadığı tahmin edilebilir. ABD'nin nüfus istatistikleri dikkate alındığında Amerikada AYÇA sayısı her yıl 11 kişi artıyor.
AYÇA Türkiye'nin en yaygın 264. ismiyken, Amerika Birleşik Devletinde en yaygın 264. ad ise Victoria ismi. AYÇA adının yakın kullanım oranına sahip diğer Amerikalı isim kardeşleri arasında 262. Ryan 263. Anita 264. Victoria 265. Harris 266. Paula isimleri de sayılabilir.
"ismiDidikle.com'dan alınmıştır"
AYÇA adının yaygınlık oranının Türkiye'nin resmi nüfus sayımı sonuçları ve günlük ortalama nüfus artış hızına orantılarsak ülkemizde 02-03-2009 19:21 itibariyle yaklaşık 66,220 kişinin isminin AYÇA olduğu ve AYÇA isimli kişi sayısının her yıl ortalama 1093 kişi arttığı tahmini yapılabilir.
AYÇA adının Amerika Birleşik Devletindeki yaygınlık oranı ise bir milyonda 4.27 civarında ve bu hesaba göre ABD'de yaklaşık 1,308 AYÇA yaşadığı tahmin edilebilir. ABD'nin nüfus istatistikleri dikkate alındığında Amerikada AYÇA sayısı her yıl 11 kişi artıyor.
AYÇA Türkiye'nin en yaygın 264. ismiyken, Amerika Birleşik Devletinde en yaygın 264. ad ise Victoria ismi. AYÇA adının yakın kullanım oranına sahip diğer Amerikalı isim kardeşleri arasında 262. Ryan 263. Anita 264. Victoria 265. Harris 266. Paula isimleri de sayılabilir.
"ismiDidikle.com'dan alınmıştır"
dünyanın en güler yüzlü ablasının adıdır.
bir kız ismidir. ayrıca "yarım ay" demektir.
Bir kız ismidir ayrıca sürtüğün tekidir sözüm ona yanlış anlaşılmasın.
türkiye de çok kullanılan bir kız ismidir.
hayatınıza giren ve iz bırakan ender insanlardan birinin adıdır. onun için söylenecek çok şey olsa da sanırım en geçerlisi, bir gün gidecek bile olsa iyi ki vardır...
(bkz: kanka)
hayatınıza giren ve iz bırakan ender insanlardan birinin adıdır. onun için söylenecek çok şey olsa da sanırım en geçerlisi, bir gün gidecek bile olsa iyi ki vardır...
(bkz: kanka)
türkiye'de çok kullanılır bu isim. hususi olarak kızlar tarafından. türkçe bir isim ondan herhalde. garip yani.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar